Turist Kemal ortada kaldı

Altılı masa etrafından kümelenen zillet ittifakının potansiyel cumhurbaşkanı adayı gibi hareket eden CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Amerika’ya gerçekleştirdiği sözde ‘teknolojik gezi’ kılıflı icazet seferi fiyaskoya dönüştü. CHP lideri Kılıçdaroğlu bugün sonra erecek 4 günlük gezide, daha önce görüşecekleri ilan edilen ABD’li senatör Bernie Sanders ve eski ABD Başkanı Barack Obama ile diğer senatörlerden randevu bile alamayarak sap gibi ortada kaldı.

Teknoloji yok hakaret var

Beraberinde götürdüğü birçok fondaş gazeteciyle birlikte ortada kalan ve Amerika’da ne yapacağını şaşıran Kılıçdaroğlu, çareyi tamamlandığında binlerce öğrenciye hizmet verecek olan TURKEN Vakfı’na ait gökdelen inşaatının önüne giderek Başkan Erdoğan ile ailesine dil uzatmakta bulurken, zaman ayarlı icazet gezisine arka bahçesi konumundaki TELE1 TV’den de sert eleştiriler yükseldi. CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yakınlığı ile bilinen ve geziye davet edilmeyen TELE1 TV’nin Washington temsilcisi Yılmaz Polat, Kılıçdaroğlu’nun gezinin bir skandala dönüştüğünü ve ülkede istediği isimlerle görüşemediğini itiraf etti.

Randevular gerçekleşmedi

Zeynel Lüle’nin Habere Doğru programına katılan Polat, şunları söyledi: “Tamamen teknolojiye yönelik bir gezi deniyor ama işin perde arkası öyle değil. Evet, birtakım isimlerle randevu talep edildi ama bu randevular gerçekleşmedi. Bernie Sanders o isimlerden biri. Fakat Sanders’ın ABD’de esamesi okunmuyor. ABD’de iki kez seçim kaybetti. Bu isimle görüşmenin pek bir yankısı olmayacaktı. Son ana kadar bu isim konuşuldu ama randevu alınamadı. Başka isimler de var. İlk kez bunu açıklayacağım. O programı yapanlar büyük stratejik hata yapılmıştır. Eski Başkan Obama’dan da randevu talep edildi, fakat bu talep de karşılıksız kaldı. Teknoloji merkezleri okullar tabii ki de önemli ama Türkiye’nin en ciddi cumhurbaşkanı adayının yönetimden isimlerle de bir araya gelmesi gerekiyordu. Muhatabınız benim artık diyebilmeliydi. O yüzden aday olduktan sonra gelmesi gerektiğini yazdım.”

Fiyaskoyla sonuçlanacağı belliydi

Bay Kemal’in yaşadığı gezi görünümlü icazet rezaletini Akit’e değerlendiren İbn Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Hakkı Öcal, şunları dile getirdi: “Gezinin fiyaskoyla sonuçlanacağı baştan belliydi. Böyle bir geziye bırakın aday olmadan, adaylıkta da çıkılmaz. Seçim kazanılır, seçimin verdiği güçle çıkar pazarlığını yaparsın. Şu anda Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili dedikodu zaten Amerika’dan icazet alacağı şeklinde. Sen şuan da kalkıp da profesörlerle veya Hintli bir çocuğun mikroskobundan hayran hayran bakmak için Amerikalara neden gidersin? O mikroskoplardan Türkiye’de binlercesi var. Git TÜBİTAK’a, git İzmit körfezindeki ARGE merkezlerine. Şu anda senin potansiyel aday olarak kaçınman gereken en büyük yafta, Amerika’dan icazet aldığı dedikodusudur. Amerika Başkanı Biden’ın çıkıp açıkça, ‘Biz orada muhalefeti destekleyeceğiz, Recep Tayyip’i yıkacağız’ dediği zaman sana otomatik olarak şaibe geliyor. Senin bu şaibeden kurtulman lazımken, tam tersine sen gidiyorsun orada bir takım profesörlerle görüşmeye. Kim yer bunu? Dolayısıyla Yılmaz Polat haklı olarak gelecekti, bakacaktı sen kiminle görüşüyorsun diye soru soracaktı. Yılmaz Bey de gerekeni yaptı ve maskelerini düşürdü. Helal olsun.”

Sap gibi ortada kaldı

Gazeteci Şükrü Sak da, şunları söyledi: “Kılıçdaroğlu’nun ziyareti, Türkiye’de yaklaşan seçimler öncesinde olması açısından çok manidâr bulunmuş ve ‘icâzet almaya gidiyor’ yorumları yapılmıştı. ABD Başkanı Biden’ın seçim çalışmaları sırasında ‘Erdoğan’a karşı Türkiye’deki muhalefeti her türlü desteklememiz lazım’ açıklamasıyla birlikte düşündüğümüzde, bu yorum daha da öne çıkıyor. Fakat tuhaf bir şekilde, Kılıçdaroğlu’nun ABD’ye niye gittiği, özellikle siyasi açıdan bir netlik kazanmadı. Bundan daha tuhaf olanı ise CHP kanadından yapılan ‘Bilim adamlarıyla görüşüyor’ şeklindeki açıklamalara rağmen ABD’ye giden Kılıçdaroğlu’nun ordan sürekli saçma sapan videolar çekerek sosyal medya hesabından paylaşmasıdır. İnsan ister istemez ‘ne alakâ?’ diye düşünüyor. Öyle ya video çekmek için mi gittin tâ ABD’ye? Bu noktada, ‘Acaba muhatap alan mı olmadı da Bay Kemal o yüzden mi sap gibi ortada kaldı?’ diye sormamız gerekiyor.”