Escort Bingöl Escort Mersin Escort Akdeniz Escort Anamur Escort Yenişehir Escort Silifke Escort Erdemli Escort Mezitli Escort Samsun Escort İlkadım Escort Atakum Escort Bursa Escort Antalya Escort Alanya Escort Manavgat Escort Muratpaşa Escort Kumluca Escort Kaş Escort Konyaaltı Escort Kemer Escort Kilis Escort Aksaray Escort Uşak Escort Batman Escort Şanlıurfa Escort Adana Escort Seyhan Escort Çukurova Escort Yozgat Escort Kahramanmaraş Escort Adıyaman Escort Kocaeli Escort İzmit Escort Gebze Escort Karabük Escort Mardin Escort İzmir Escort Bergama Escort Konak Escort Çiğli Escort Karşıyaka Escort Çeşme Escort Buca Escort Urla Escort Bornova Escort Gaziemir Escort Bayraklı Escort Balçova Escort Ağrı Escort Tekirdağ Escort Ankara Escort Mamak Escort Polatlı Escort Sincan Escort Etimesgut Escort Haymana Escort Pursaklar Escort Çankaya Escort Keçiören Escort Kütahya Escort Giresun Escort Kırıkkale Escort Bilecik Escort Isparta Escort Van Escort Osmaniye Escort Kars Escort Sivas Escort Niğde Escort Sakarya Escort Siirt Escort Afyonkarahisar Escort Kastamonu Escort Bitlis Escort Karaman Escort Kırşehir Escort Denizli Escort Burdur Escort Sinop Escort Erzurum Escort Düzce Escort Edirne Escort Erzincan Escort Aydın Escort Malatya Escort Konya Escort Muğla Escort Bodrum Escort Marmaris Escort Fethiye Escort Milas Escort Dalaman Escort Datça Escort İstanbul Escort Kayaşehir Escort Kağıthane Escort Kurtköy Escort Nişantaşı Escort Üsküdar Escort Beşiktaş Escort Bağcılar Escort Sultanbeyli Escort Fatih Escort Bahçelievler Escort Merter Escort Esenler Escort Zeytinburnu Escort Sarıyer Escort Maltepe Escort Mecidiyeköy Escort Ataşehir Escort Şerifali Escort Güngören Escort Kadıköy Escort Küçükçekmece Escort Ümraniye Escort Pendik Escort Büyükçekmece Escort Sancaktepe Escort Beykoz Escort Çekmeköy Escort Çatalca Escort Eyüpsultan Escort Kartal Escort Esenyurt Escort Beylikdüzü Escort Beyoğlu Escort Bayrampaşa Escort Tuzla Escort Şişli Escort Fulya Escort Avcılar Escort Başakşehir Escort Bakırköy Escort Ardahan Escort Kırklareli Escort Amasya Escort Zonguldak Escort Bolu Escort Muş Escort Hatay Escort Şırnak Escort Bayburt Escort Çorum Escort Çankırı Escort Gaziantep Escort Nizip Escort Şehitkamil Escort Şahinbey Escort Tunceli Escort Rize Escort Eskişehir Escort Ordu Escort Kayseri Escort Artvin Escort Iğdır Escort Nevşehir Escort Balıkesir Escort Hakkari Escort Trabzon Escort Tokat Escort Gümüşhane Escort Diyarbakır Escort Manisa Escort Bartın Escort Çanakkale Escort Elazığ Escort Yalova
Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | Haber Girişi: 17.09.2022 - 17:12, Güncelleme: 17.09.2022 - 17:12

Başkan Erdoğan'dan heyecanlandıran "sosyal konut projesi" açıklaması

 

Başkan Erdoğan'dan heyecanlandıran "sosyal konut projesi" açıklaması

Özbekistan ziyareti sonrası ABD'ye hareket etmeden önce basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesi hakkında konuştu. Projeye başvuranların sayısının 2 milyonu aştığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Arzın yapılması noktasında bizim bir sıkıntımız yok. Şimdi bir görmüş olduk arz-talep dengesini. Demek ki arz-talep dengesi, talep istikametinde gözüküyor. Öyleyse demek ki seçimin ertesinde yeniden bir hamle yapılabilir. O zamana kadar da zaten bu inşaatların kabası bitmiş olur, yüzde 50-60 oranında ilerlenmiş olur. Çünkü orada işin tamamen bitmesi 1,5-2 yılı bulur. Bir taraftan da tabi kuraların çekilmesi, ondan sonra yerleşmeler başlar. Bu arada da biz işin ikinci etabına başlamış oluruz. Burada bizim para pul sıkıntısı yok. Tabii burada talebin yoğunluğu ortada. Onun için diyorum ki Allah nasip ederse seçimden sonra yeni bir etabı inşallah başlatacağız" şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Özbekistan ziyareti sonunda ABD'ye hareket etmeden önce gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Soruları cevaplamadan önce genel bir değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: "Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in davetine icabetle, Şanhay İşbirliği Zirvesine ilk kez ‘özel misafir’ olarak katıldım. Türkiye 2012 yılından bu yana Teşkilatın diyalog ortağıdır. Ülkemiz, Teşkilatın Enerji Kulübü Üst Düzey Grubunun Dönem Başkanlığını da üstlenmiş, 2017 yılında Grubun Üçüncü Yüksek Düzeyli Grup Toplantısı’na Ankara’da evsahipliği yapmıştır.Teşkilat ile Türkiye arasında belli bir müktesebat oluşmuş durumdadır. Şangay İşbirliği Teşkilatı kuruluşundan itibaren gerek güvenlik, gerekse ekonomi ve ticaret alanlarında ciddi mesafeler kat etmiş, bu çerçevede genişlemesini sürdürmüştür. Küresel ekonomide Asya kıtasının oynadığı belirleyici rol zaten ortadadır. Avrasya coğrafyasının yüzde 60’ını kapsayan Teşkilat coğrafyasında 3,2 milyar insan yaşıyor.Teşkilat üyeleri 20 trilyon dolara ulaşan bir ekonomik büyüklükle küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 30’dan fazlasını üretiyor. Türkiye’nin, Yeniden Asya Girişimi kapsamında kıta ülkeleriyle işbirliğimizi ikili ve çoktaraflı düzeyde daha da geliştirme iradesi katidir. Zirvedeki hitabımdatarihi, kültürel, insani bağlara sahip olduğumuz atayurdu Asya’nın güvenlik, istikrar ve refahının teminini, dış politika önceliklerimiz arasında telakki ettiğimizi belirttik.Bölgemizde ve ötesinde güvenlik ve istikrarın sağlanması için işbirliğine verdiğimiz önemin altını çizdik.Zirvede salgın sonrası iyileşme döneminde ekonomilerimizin dayanıklılığını artırmak amacıyla birlikte atabileceğimiz adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunduk. Görüşmelerde ayrıca, küresel ekonomik gelişmeleri de ele aldık. Küresel enflasyonla mücadelede işbirliğinin önemine değindik. Teşkilat bünyesinde ülkemizle işbirliğinin daha da geliştirilmesi yönünde irade ve istek bulunduğunu memnuniyetle müşahede ettik.Bu Zirve, ülkemizin önceliklerini vurgulamak ve Teşkilatı ilgilendiren temel konularda sağlayabileceğimiz katkıları dile getirmek bakımından önemli bir vesile teşkil etti. Zirve marjında Azerbaycan, Çin, Moğolistan, Özbekistan, Rusya ve İran’ın cumhurbaşkanları ile Pakistan ve Hindistan’ın başbakanlarıyla verimli ikili görüşmeler de gerçekleştirdik. Görüşmelerimde ikili ilişkilerimizin yanısıra, güncel küresel meselelere dair fikir teatisinde bulunduk.İstişarelerimizin ve temaslarımızın hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum." SORU: Türkiye’nin Şanhay İşbirliği Örgütü’nün içerisindeki yeri ve gelecek vizyonu hakkında bir soru yöneltmek istiyorum. Malum Avrasya coğrafyasının yaklaşık yüzde 60’ına ve dünya nüfusunun yüzde 40’ına hitap eden bir örgütten bahsediyoruz. Örgüt içinden Türkiye’ye üyelik çağrıları veya davet var mı? Zaman zaman bunun bir ‘eksen değişikliği’ olabileceği tartışmaları da yapılıyor. Bununla ilgili değerlendirmenizi merak ediyorum. Bir de malum Rusya-Ukrayna Savaşı devam ediyor, Çin-Tayvan-ABD gerilimi var. Bütün bu çatışmalarla ilgili, burada görüştüğünüz liderlere ne tür öneri ve telkinleriniz oldu? Her şeyden önce, bu teşkilat, Şangay Beşlisi diye başladı ama artık beşli olmaktan çıkmış vaziyette. Şu an üye sayısı 9’a ulaşmış durumda. 3 gözlemci üyesi bulunuyor. Ayrıca bizim gibi diyalog ortağı olan 9 ülke var. Görüştüğüm liderlerin hemen hemen hepsi de özellikle Rusya-Ukrayna Savaşında tansiyonu düşürmek için oynadığımız rol sebebiyle bize teşekkür ettiler. ‘Burada aldığınız rolden dolayı gerçekten sizleri takdir ve tebrik ederiz’ dediler. Hepsi ikili görüşmelerimizde gelip işi buraya bağladılar. Çünkü Rusya-Ukrayna Savaşında dünyadaki bu görünen güçler içerisinde ‘Ne yapabiliriz, bu işi nasıl çözeriz?’ gibi bir durum yok maalesef. Biz ise başından itibaren sürdürdüğümüz o denge politikasıyla gerek batıya gerekse başta Amerika olmak üzere hepsine gereken cevabı, yaptığımız girişimlerle vermiş olduk. Tabii en önemlisi bu tahıl koridoru meselesi. Bununla ilgili olarak attığımız adımlar hakkında Sayın Putin’le burada yaptığımız görüşmede de konuştuk. Malum tahıl koridorunun gelişmekte olan ülkelerden ziyade az gelişmiş ülkelere yönelik çalıştırılması gerekiyor. Bizim burada oynadığımız asıl rol bu. Burada da onu yine konuştuk; ‘biz az gelişmiş ülkelere bu tahıl koridorunu kullandırtalım, onlara ulaşalım, bunun gayreti içerisinde olalım’ dedik. Tabii Sayın Putin de onun üzerinde özenle duruyor. Bundan sonraki süreçte de biz bunu inşallah en ideal şekilde çalıştırarak az gelişmiş ülkelere bu koridoru nasıl kullandırtacağız, buralara nasıl ulaşacağız, buralara ne yapabiliriz bunun takipçisi olacağız. Bütün bu ülkeler bunun üzerinde de durdular, duruyorlar. Tabii biz de aynı şekilde bunun üzerinde durduk, duruyoruz… Tabii biz Şangay Beşlisi içerisinde üye konumunda değiliz. Biz şu anda buraya ev sahibi Özbekistan’ın davetiyle özel konuk olarak katıldık. Tabii Şevket Bey ile bizim özel bir hukukumuz var. Bu özel hukukumuz dolayısıyla beni ve İlham Bey’i buraya özel olarak davet etmiş oldu. Şimdi bundan sonraki süreç ise bu işin en ileri kademesine doğru atılacak bir adımdır. Bu adımda tabii önümüzdeki dönemin ev sahibi olacak Hindistan’daki görüşmelerde belki gündeme daha ileri seviyede gelecek. Üye olmak-olmamak hepsi ayrı ama bizim bu ülkelerle olan münasebetlerimiz, bu atılan adımla çok daha farklı bir konuma taşınmış olacaktır. SORU: Kastettiğiniz üye olmak mı? Tabii. Hedef o. SORU: Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırıları yeniden başladı. Burada Rusya’nın da dahil olduğu anlaşmaların ihlali anlamı çıkıyor. Türkiye ve Azerbaycan arasında Şuşa Mutabakatı imzalanmıştı. Bu beyannamede yer alan bir maddede‘ Azerbaycan’a yapılan saldırının Türkiye’ye de yapılmış bir saldırı olduğu’ belirtiliyordu. Çatışmaların daha da şiddetlenmesi durumunda teçhizatın, SİHA’ların,İHA’ların yanı sıra bölgeye bir askeri birlik gönderilmesi, sevk edilmesi durumuda söz konusu mu acaba? Ermenistan’ın provokasyonları karşılığında Azerbaycan başlattığı operasyonu tamamladığını söylüyor. Operasyonu bitirdiğine göre de bunu şimdi dalgalandırmanın bir anlamı yok. İlham Bey’den aldığım bilgilere göre Azerbaycanlı kardeşlerimiz şu anda kendilerini güvenli bir konuma taşımış oldular. Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik provokasyonlarından vazgeçmesi, evvelce verdiği taahhütlere uygun davranarak bir an önce barış ve işbirliğine odaklanması burada önem taşıyor. Bizim dileğimiz, bölgemizde yürütülen normalleşme süreçlerinin başarıyla nihayete erdirilmesi ve bölgesel barış ve istikrarın kalıcı olarak sağlanmasıdır. SORU: Tahıl koridoruyla ilgili olarak Rusya’nın gemilerine hem garanti verilmemesi hem el konulması durumundan dolayı Rus gemileri kendi tahıllarını, tahılla beraber gübreyi de çıkartamıyor. En önemli meselelerden bir tanesi de bu. Avrupa Birliği yasaklamış, ambargo koymuş ama gübre meselesinde özellikle kendilerine alıyorlar. Asya, Afrika, Latin, Amerika ülkelerine hala yasak devam ediyor. Bu kapsamda Rusya’yla özellikle bu gönderilemeyen bölgelere -tahıldan bahsettiniz ama- gübrenin de gönderilmesi söz konusu olabilecek mi? Tabii gerek Rusya’dan gerek Ukrayna’dan gelen her türlü ürün -bu tahıl ürünü olabilir, gübre olabilir- bunların hepsi içinbiz ilgili ülkeyle muhakkak müzakereleri, görüşmeleri yapıyoruz. Gerek Dışişleri gerek ilgili bakanlar olsun, hepsi muhataplarıyla da görüşmek suretiyle adımlarımızı buna göre atıyoruz. Şu ana kadar adımları böyle karşılıklı müzakereyle,istişareyle attığımız için de henüz böyle ciddi bir falso ortaya çıkmadı. Sayın Putin’le burada yaptığımız görüşmede de bu sürecin aynı ihtiyatla sürdürülmesi konusunda mutabık kaldık. SORU: Rusya Federasyonu’nun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyabileceğine dair bazı yorumlar yapılıyordu bir süredir. Bu konu gündeme geldi mi ya da görüşmeleriniz de geliyor mu? Tanıma veya mevcut pozisyonları biraz daha ileri taşıma yönünde bir yaklaşım ortaya koyabilirler mi? Geçenlerde de manidar karşılanan bir büyükelçi atamaları oldu Kıbrıs’a. Bunun ötesinde Türkiye ile Rusya’nın mevcut iş birliği alanlarını Doğu Akdeniz’de daha da genişletmeleri gibi ilave birtakım adımlar söz konusu olabilir mi? Aslında buna ilave olarak sizin yakından takip ettiğinizi bildiğim,Akkuyu konusunda da, Akkuyu’nun gecikmemesi yönünde sizin de özellikle takip ettiğiniz yeni bir süreç vardı. Bu konuda bizimle paylaşabileceğiniz detay var mı? Kuzey Kıbrıs konusundaki tutumumuzu sadece Rusya’ya değil, tüm uluslararası topluma anlatıyoruz, beklentilerimizi gerekçeleriyle izah ediyoruz.Akkuyu ile ilgili olarak da mutabakat sağlandı. Bu mutabakatla birlikte de şu anda oradaki Türk firması ICile mutabık kaldılar. Bundan sonraki süreci hızla devam ettirerek, 2023 içerisinde de birinci üniteyi inşallah bitirip birinci ünitenin açılışını yapabileceğiz. SORU: Burada İran Cumhurbaşkanı ile de görüştünüz. İran'la Türkiye arasında bir sorun var mı?Çünkü Karabağ ve Suriye konusunda İran’daalt kademelerdenTürkiye’ye yönelik biraz da üslupsuz açıklamalar geliyor. Bu anlamda Türkiye’nin, Karabağ ya da Zengezur Koridoru konusundaki tutumu ve Suriye’deki pozisyonundanİran ne kadar rahatsız ve bu görüşmede bu gündeme geldi mi? İkinci olarak da bu zirvede Astana Sürecine ilişkin herhangi bir temasınız oldu mu? Doğrusu Astana Sürecini biz bu Zirvede aramızda görüşmedik. Ama muhataplarımla Suriye meselesinin kalıcı çözümüne dair meseleleri ayrıca ele alıyoruz. Karabağ konusunda da tüm bölge ülkelerinin Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne koşulsuz ve güçlü destek vermeleri önemli.20 Ekim’de Zengilan Havalimanının açılışını yapacağız. İlham Bey bu havalimanının açılışına özellikle zaten bizden tarih aldı ve biz de tarihi verdik. ‘Zengilan’ın açılışını yaptıktan sonra da Cebrail’e geçer inşallah töreni de orada yaparız’ dedi. Mutabık kaldık. Belki bazı liderleri de oraya ayrıca kendisi çağıracak. SORU: Zirvede bir fotoğraf çıktı ortaya. Türkiye bu fotoğraf karesini konuşuyor. Fotoğraftan gördüğümüz, siz bir şeyler anlatıyorsunuz, diğer liderler de dinliyorlar. Hepsine birden hitap eder gibi bir haliniz vardı orada. Nasıl oluştu o kare ve ne anlatıyordunuz o anda? İlham Bey o koltuğu bana bıraktı, kendisi yandaki koltuğa geçti. Çoğu Rusça bildiği için tercüman da konuştuklarımızı Rusça’ya çeviriyordu. Oradaki sohbetimiz tabii hepsinin bayağı hoşuna gitti. Güzel bir anı oldu. SORU: O kare üzerine “Masa böyle kurulur” ya da “Diğer masadakiler dağılabilir” şeklinde yansımalar oldu, yorumlar yapıldı. Ama biliyorsunuz bizimki altı kişilik masa değil… (gülüşmeler) SORU:(HACI YAKIŞIKLI) Açıkladığınız Sosyal Konut Projeleri ve Gençlik ve Spor Bakanlığının yurtları bu haftanın en önemli iki başlığıydı. Muhalefet cephesi buna eleştiriyle beton ekonomisi demeye başladı. Geçen sene ‘yurtlarda yer yok, hükümet yurt yapmamış’ diyorlardı. Proje açıkladığınız zaman da ‘hükümet sürekli betona yatırım yapıyor’ noktasında eleştiri getiriyorlar. Kanal İstanbul'a da köprülere de yollara da bu şekilde eleştiri getirmişlerdi. Sizin bu yatırımlarınıza yönelik muhalefet cephesi ‘Bunlar hep beton ekonomisidir’ sözünü sürekli tekrarlıyor. Sizin bu husustaki bu eleştirilere yorumunuz nedir? Betonsuz ne bina oluyor ne yol oluyor ne köprü oluyor. Bunlar böyle diyor ama dedikleri şeylerin akla, mantığa sığar bir yanı var mı? 105 yeni yurt açılışı yaptık. Bu 105 yurt açılışının ötesinde bu sene arz olarak öğrenci talebinden çok çok fazlayız. Bütün bunlara rağmen şu anda ‘Daha da artı değer meydana getirelim, herhangi bir sıkıntı kesinlikle olmasın’ diyoruz. Böyle bir çalışma şu anda ortada. Yurtlarımızda 2002 yılında 182 bin olan yatak kapasitesi 2022 yılında 850 bine çıktı. Bizim yurtlar gerçekten çok lüks. Ben yurtları dolaşıyorum, bakıyorum. Yemekler hakeza öyle. Ücretler çok çok düşük. İşin böyle bir güzelliği de var. Bütün bunların yanında da tabii benim iftihar ettiğim bir şey de şu;öğrenci kişilik buluyor. Özellikle ‘Bu benim yurdum’ diyebiliyor. Biz ranzalarda kaldık. Şimdi üç yatak, karyola, çalışma odası, gardırobu her şeyi içinde. Yurtlar böyle…Birçoğu da manzarasıyla her şeyiyle çok çok farklı. Geçen gün Cebeci Öğrenci Yurdunun açılışını yaptım. Gençlik yıllarımda öğrenciliğimde Ankara’ya geldiğimde Cebeci Öğrenci Yurdunda arkadaşlarımlabir gece, iki gece beraber kalırdım. O yurt ile bunlar mukayese edilmez. İşte onu yıktık, şimdi sıfır yeni yaptık. Açılışı yaptık, odaları bir dolaştık. O zaman erkek yurduydu. Şimdi 4 bin kişilik bir kız yurdu oldu. Yani ‘Betonfilan’ diyorlar ama bir gel, gez, gör, bak neyin nesidir? ‘Hakikaten nasıl bir yurt, bir göreyim şunu’ diye bir dertleri yok. SORU: (HACI YAKIŞIKLI) Temel eleştiri aslında teknolojiye yatırım yerine buraya yatırım yaptığınız şeklinde; “fabrika kurmuyor, fabrika açmıyor’ şeklinde… İşte Bay Kemal TEKNOFEST’e geldiği gün Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır onu gezdirirken ona aslında güzel bir ders verdi zaten; epeyce anlattı ona bazı şeyleri ama anlamaz. SORU: TOKİ’nin sosyal konut ve arsa konusunda yapacağı arz çok konuşuldu. İkinci gününde başvurular 2 milyonu aştı. Talebin bu kadar çok olması, ihtiyacın da çok olduğunun bir göstergesi. İleriki dönemde bu arzın daha da artacağına dair bir eğilim var mı? Arzın yapılması noktasında bizim bir sıkıntımız yok. Şimdi bir görmüş olduk arz-talep dengesini. Demek ki arz-talep dengesi, talep istikametinde gözüküyor. Öyleyse demek ki seçimin ertesinde yeniden bir hamle yapılabilir. O zamana kadar da zaten bu inşaatların kabası bitmiş olur, yüzde 50-60 oranında ilerlenmiş olur. Çünkü orada işin tamamen bitmesi 1,5-2 yılı bulur. Bir taraftan da tabi kuraların çekilmesi, ondan sonra yerleşmeler başlar. Bu arada da biz işin ikinci etabına başlamış oluruz. Burada bizim para pul sıkıntısı yok. Tabii burada talebin yoğunluğu ortada. Onun için diyorum ki Allah nasip ederse seçimden sonra yeni bir etabı inşallah başlatacağız. Çünkü bizim arsa noktasında filan sıkıntımız yok. Arsa noktasında sıkıntı olmadıktan sonra, yeter ki iş yapacak bir iktidar olsun. İş yapacak iktidar da biziz. Tabii Bay Kemal ve avanesi ona da bir şey uydururlar. Ben arkadaşlara da söyledim, ‘Arkadaşlar hiç oyalanmayalım, Türkiye’nin dört bir yanında planlamaya göre hemen temel atmaya başlayalım. Yıl sonunu beklemeyeceksiniz’ dedim. Talimatı verdim ve yıl sonuna varmadan biz şu anda hangi şehirde ne kadar yapıyoruz, ona göre bir taraftan da temelleri atıp inşaatlara başlayacağız. SORU: Bunların yapılmayacağına dönük bir eleştiri var. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tweeti var; Sosyal Konut Projesini desteklediğini ama bunların boş vaatler olduğunu söylüyor. Başvuru için alınan 500 liranın geri ödenmeyeceği, bunun bir seçim yatırımı olduğuna dair eleştiriler var. Bu ilk defa yapılan bir şey değil ki. Biz TOKİ vasıtasıyla bundan önce zaten 1 milyon 170 bin konutu yaptık, teslim ettik. Şu anda TOKİ konutlarında oturanlar var, bize dualar ediyorlar. İşte en son geçenlerde Esenler’de teslimat yaptık ve o daireleri ziyaret ettik. Bizimkinin ispatı var. İspat-ı vücut etmişiz biz. SORU: Yeni Ekonomik Model meyvelerini vermeye başladı. Son zamanlarda içeriden ve dışarıdan‘Türkiye bu paraları nereden buluyor?’ diye sorular geliyor. Siz de şimdi söylediniz ‘para sorun değil’ diye. Sahi Türkiye bu paraları nereden buluyor? Çalışıyoruz, çalıştığınız zaman para da geliyor. Ülkemize duyulan güvenle dışarıdan da geliyor. HazineMaliye, Merkez Bankası el ele vererek üretken bir ekonomiyi büyütüyor. Çünkü bizim bu attığımız adımlar, tüketim ekonomisinin veya israf ekonomisinin neticesi değil tam aksine üretim ekonomisinin bir neticesidir. Üretim ekonomisinin neticesi olarak da şu anda biz hasılayı toplamaya başladık. İşte şu an itibarıyla mesela Merkez Bankamızın rezervi 115 milyar dolar civarında. Şimdi bunlara kalsa, bunlar Merkez Bankasının rezervini adeta sıfırlanmış gibi gösteriyorlar ama tablo öyle değil. SORU: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluş yıl dönümünde söylediği skandal sözler çok tepki çekti, çok eleştirildi. Siz de eleştirdiniz. Yani sanki işgalci Yunanistan’ı değil neredeyse Osmanlı ve atalarımızı suçladı. ‘Yunanistan neredeyse hiçbir şey yapmış değil, bütün olan bitenden Osmanlı sorumluymuş’ gibi ifade etti. Bu konuda sizin değerlendirmenizi merak ediyorum. Bu adamın istikameti filan yok. Bu pusulayı şaşırmış ve terbiyeden uzak. Tarihini hakaretle ifade etmeye çalışan bir insan, bir defa bu milletin bir evladı olamaz. Bu millet, bu ecdatla anılıyor. Bu ecdatla şu anda biz iftihar ediyoruz. Ama ne yazık ki siyasetin içinde olmaktan öte, parti başkanı olanlarda bile ve üstelik tarihçiyim dedikleri halde bunu yapanların olması gerçekten bir akıl tutulmasıdır.33 sene Osmanlı’yı idare eden bir Sultan Abdülhamid’e utanmadan, sıkılmadan öyle yakıştırmalar yapılması asla kabul edilemez. Bir de Merdan Yanardağ diye birisi var. O da Osmanlı hakkında ahlaksız ifadeler kullanıyor, hakaretler ediyor. Bu ifadeleri kesinlikle nefret suçuna da girer. Tabii bunların üzerine gitmemiz lazım. Yani bu meydan o kadar boş değil. Bunu bilmeleri gerekecek. Ecdadımıza eğer layık olacaksak bunlara hukuk çerçevesinde gereğini yapmamız lazım.    
Özbekistan ziyareti sonrası ABD'ye hareket etmeden önce basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut projesi hakkında konuştu. Projeye başvuranların sayısının 2 milyonu aştığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Arzın yapılması noktasında bizim bir sıkıntımız yok. Şimdi bir görmüş olduk arz-talep dengesini. Demek ki arz-talep dengesi, talep istikametinde gözüküyor. Öyleyse demek ki seçimin ertesinde yeniden bir hamle yapılabilir. O zamana kadar da zaten bu inşaatların kabası bitmiş olur, yüzde 50-60 oranında ilerlenmiş olur. Çünkü orada işin tamamen bitmesi 1,5-2 yılı bulur. Bir taraftan da tabi kuraların çekilmesi, ondan sonra yerleşmeler başlar. Bu arada da biz işin ikinci etabına başlamış oluruz. Burada bizim para pul sıkıntısı yok. Tabii burada talebin yoğunluğu ortada. Onun için diyorum ki Allah nasip ederse seçimden sonra yeni bir etabı inşallah başlatacağız" şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  Özbekistan ziyareti sonunda ABD'ye hareket etmeden önce gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

Soruları cevaplamadan önce genel bir değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:

" Özbekistan Cumhurbaşkanı Sayın Şevket Mirziyoyev’in davetine icabetle, Şanhay İşbirliği Zirvesine ilk kez ‘özel misafir’ olarak katıldım. Türkiye 2012 yılından bu yana Teşkilatın diyalog ortağıdır. Ülkemiz, Teşkilatın Enerji Kulübü Üst Düzey Grubunun Dönem Başkanlığını da üstlenmiş, 2017 yılında Grubun Üçüncü Yüksek Düzeyli Grup Toplantısı’na Ankara’da evsahipliği yapmıştır.Teşkilat ile Türkiye arasında belli bir müktesebat oluşmuş durumdadır.

Şangay İşbirliği Teşkilatı kuruluşundan itibaren gerek güvenlik, gerekse ekonomi ve ticaret alanlarında ciddi mesafeler kat etmiş, bu çerçevede genişlemesini sürdürmüştür. Küresel ekonomide Asya kıtasının oynadığı belirleyici rol zaten ortadadır. Avrasya coğrafyasının yüzde 60’ını kapsayan Teşkilat coğrafyasında 3,2 milyar insan yaşıyor.Teşkilat üyeleri 20 trilyon dolara ulaşan bir ekonomik büyüklükle küresel gayri safi yurtiçi hasılanın yüzde 30’dan fazlasını üretiyor.

Türkiye’nin, Yeniden Asya Girişimi kapsamında kıta ülkeleriyle işbirliğimizi ikili ve çoktaraflı düzeyde daha da geliştirme iradesi katidir.

Zirvedeki hitabımdatarihi, kültürel, insani bağlara sahip olduğumuz atayurdu Asya’nın güvenlik, istikrar ve refahının teminini, dış politika önceliklerimiz arasında telakki ettiğimizi belirttik.Bölgemizde ve ötesinde güvenlik ve istikrarın sağlanması için işbirliğine verdiğimiz önemin altını çizdik.Zirvede salgın sonrası iyileşme döneminde ekonomilerimizin dayanıklılığını artırmak amacıyla birlikte atabileceğimiz adımlara ilişkin değerlendirmelerde bulunduk. Görüşmelerde ayrıca, küresel ekonomik gelişmeleri de ele aldık. Küresel enflasyonla mücadelede işbirliğinin önemine değindik. Teşkilat bünyesinde ülkemizle işbirliğinin daha da geliştirilmesi yönünde irade ve istek bulunduğunu memnuniyetle müşahede ettik.Bu Zirve, ülkemizin önceliklerini vurgulamak ve Teşkilatı ilgilendiren temel konularda sağlayabileceğimiz katkıları dile getirmek bakımından önemli bir vesile teşkil etti.

Zirve marjında Azerbaycan, Çin, Moğolistan, Özbekistan, Rusya ve İran’ın cumhurbaşkanları ile Pakistan ve Hindistan’ın başbakanlarıyla verimli ikili görüşmeler de gerçekleştirdik. Görüşmelerimde ikili ilişkilerimizin yanısıra, güncel küresel meselelere dair fikir teatisinde bulunduk.İstişarelerimizin ve temaslarımızın hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ediyorum."

SORU: Türkiye’nin Şanhay İşbirliği Örgütü’nün içerisindeki yeri ve gelecek vizyonu hakkında bir soru yöneltmek istiyorum. Malum Avrasya coğrafyasının yaklaşık yüzde 60’ına ve dünya nüfusunun yüzde 40’ına hitap eden bir örgütten bahsediyoruz. Örgüt içinden Türkiye’ye üyelik çağrıları veya davet var mı? Zaman zaman bunun bir ‘eksen değişikliği’ olabileceği tartışmaları da yapılıyor. Bununla ilgili değerlendirmenizi merak ediyorum. Bir de malum Rusya-Ukrayna Savaşı devam ediyor, Çin-Tayvan-ABD gerilimi var. Bütün bu çatışmalarla ilgili, burada görüştüğünüz liderlere ne tür öneri ve telkinleriniz oldu?

Her şeyden önce, bu teşkilat, Şangay Beşlisi diye başladı ama artık beşli olmaktan çıkmış vaziyette. Şu an üye sayısı 9’a ulaşmış durumda. 3 gözlemci üyesi bulunuyor. Ayrıca bizim gibi diyalog ortağı olan 9 ülke var. Görüştüğüm liderlerin hemen hemen hepsi de özellikle Rusya-Ukrayna Savaşında tansiyonu düşürmek için oynadığımız rol sebebiyle bize teşekkür ettiler. ‘Burada aldığınız rolden dolayı gerçekten sizleri takdir ve tebrik ederiz’ dediler. Hepsi ikili görüşmelerimizde gelip işi buraya bağladılar. Çünkü Rusya-Ukrayna Savaşında dünyadaki bu görünen güçler içerisinde ‘Ne yapabiliriz, bu işi nasıl çözeriz?’ gibi bir durum yok maalesef. Biz ise başından itibaren sürdürdüğümüz o denge politikasıyla gerek batıya gerekse başta Amerika olmak üzere hepsine gereken cevabı, yaptığımız girişimlerle vermiş olduk. Tabii en önemlisi bu tahıl koridoru meselesi. Bununla ilgili olarak attığımız adımlar hakkında Sayın Putin’le burada yaptığımız görüşmede de konuştuk. Malum tahıl koridorunun gelişmekte olan ülkelerden ziyade az gelişmiş ülkelere yönelik çalıştırılması gerekiyor. Bizim burada oynadığımız asıl rol bu. Burada da onu yine konuştuk; ‘biz az gelişmiş ülkelere bu tahıl koridorunu kullandırtalım, onlara ulaşalım, bunun gayreti içerisinde olalım’ dedik.

Tabii Sayın Putin de onun üzerinde özenle duruyor. Bundan sonraki süreçte de biz bunu inşallah en ideal şekilde çalıştırarak az gelişmiş ülkelere bu koridoru nasıl kullandırtacağız, buralara nasıl ulaşacağız, buralara ne yapabiliriz bunun takipçisi olacağız. Bütün bu ülkeler bunun üzerinde de durdular, duruyorlar. Tabii biz de aynı şekilde bunun üzerinde durduk, duruyoruz… Tabii biz Şangay Beşlisi içerisinde üye konumunda değiliz. Biz şu anda buraya ev sahibi Özbekistan’ın davetiyle özel konuk olarak katıldık. Tabii Şevket Bey ile bizim özel bir hukukumuz var. Bu özel hukukumuz dolayısıyla beni ve İlham Bey’i buraya özel olarak davet etmiş oldu. Şimdi bundan sonraki süreç ise bu işin en ileri kademesine doğru atılacak bir adımdır. Bu adımda tabii önümüzdeki dönemin ev sahibi olacak Hindistan’daki görüşmelerde belki gündeme daha ileri seviyede gelecek. Üye olmak-olmamak hepsi ayrı ama bizim bu ülkelerle olan münasebetlerimiz, bu atılan adımla çok daha farklı bir konuma taşınmış olacaktır.

SORU: Kastettiğiniz üye olmak mı?

Tabii. Hedef o.

SORU: Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik saldırıları yeniden başladı. Burada Rusya’nın da dahil olduğu anlaşmaların ihlali anlamı çıkıyor. Türkiye ve Azerbaycan arasında Şuşa Mutabakatı imzalanmıştı. Bu beyannamede yer alan bir maddede‘ Azerbaycan’a yapılan saldırının Türkiye’ye de yapılmış bir saldırı olduğu’ belirtiliyordu. Çatışmaların daha da şiddetlenmesi durumunda teçhizatın, SİHA’ların,İHA’ların yanı sıra bölgeye bir askeri birlik gönderilmesi, sevk edilmesi durumuda söz konusu mu acaba?

Ermenistan’ın provokasyonları karşılığında Azerbaycan başlattığı operasyonu tamamladığını söylüyor. Operasyonu bitirdiğine göre de bunu şimdi dalgalandırmanın bir anlamı yok. İlham Bey’den aldığım bilgilere göre Azerbaycanlı kardeşlerimiz şu anda kendilerini güvenli bir konuma taşımış oldular. Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik provokasyonlarından vazgeçmesi, evvelce verdiği taahhütlere uygun davranarak bir an önce barış ve işbirliğine odaklanması burada önem taşıyor. Bizim dileğimiz, bölgemizde yürütülen normalleşme süreçlerinin başarıyla nihayete erdirilmesi ve bölgesel barış ve istikrarın kalıcı olarak sağlanmasıdır.

SORU: Tahıl koridoruyla ilgili olarak Rusya’nın gemilerine hem garanti verilmemesi hem el konulması durumundan dolayı Rus gemileri kendi tahıllarını, tahılla beraber gübreyi de çıkartamıyor. En önemli meselelerden bir tanesi de bu. Avrupa Birliği yasaklamış, ambargo koymuş ama gübre meselesinde özellikle kendilerine alıyorlar. Asya, Afrika, Latin, Amerika ülkelerine hala yasak devam ediyor. Bu kapsamda Rusya’yla özellikle bu gönderilemeyen bölgelere -tahıldan bahsettiniz ama- gübrenin de gönderilmesi söz konusu olabilecek mi?

Tabii gerek Rusya’dan gerek Ukrayna’dan gelen her türlü ürün -bu tahıl ürünü olabilir, gübre olabilir- bunların hepsi içinbiz ilgili ülkeyle muhakkak müzakereleri, görüşmeleri yapıyoruz. Gerek Dışişleri gerek ilgili bakanlar olsun, hepsi muhataplarıyla da görüşmek suretiyle adımlarımızı buna göre atıyoruz. Şu ana kadar adımları böyle karşılıklı müzakereyle,istişareyle attığımız için de henüz böyle ciddi bir falso ortaya çıkmadı. Sayın Putin’le burada yaptığımız görüşmede de bu sürecin aynı ihtiyatla sürdürülmesi konusunda mutabık kaldık.

SORU: Rusya Federasyonu’nun, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıyabileceğine dair bazı yorumlar yapılıyordu bir süredir. Bu konu gündeme geldi mi ya da görüşmeleriniz de geliyor mu? Tanıma veya mevcut pozisyonları biraz daha ileri taşıma yönünde bir yaklaşım ortaya koyabilirler mi? Geçenlerde de manidar karşılanan bir büyükelçi atamaları oldu Kıbrıs’a. Bunun ötesinde Türkiye ile Rusya’nın mevcut iş birliği alanlarını Doğu Akdeniz’de daha da genişletmeleri gibi ilave birtakım adımlar söz konusu olabilir mi? Aslında buna ilave olarak sizin yakından takip ettiğinizi bildiğim,Akkuyu konusunda da, Akkuyu’nun gecikmemesi yönünde sizin de özellikle takip ettiğiniz yeni bir süreç vardı. Bu konuda bizimle paylaşabileceğiniz detay var mı?

Kuzey Kıbrıs konusundaki tutumumuzu sadece Rusya’ya değil, tüm uluslararası topluma anlatıyoruz, beklentilerimizi gerekçeleriyle izah ediyoruz.Akkuyu ile ilgili olarak da mutabakat sağlandı. Bu mutabakatla birlikte de şu anda oradaki Türk firması ICile mutabık kaldılar. Bundan sonraki süreci hızla devam ettirerek, 2023 içerisinde de birinci üniteyi inşallah bitirip birinci ünitenin açılışını yapabileceğiz.

SORU: Burada İran Cumhurbaşkanı ile de görüştünüz. İran'la Türkiye arasında bir sorun var mı?Çünkü Karabağ ve Suriye konusunda İran’daalt kademelerdenTürkiye’ye yönelik biraz da üslupsuz açıklamalar geliyor. Bu anlamda Türkiye’nin, Karabağ ya da Zengezur Koridoru konusundaki tutumu ve Suriye’deki pozisyonundanİran ne kadar rahatsız ve bu görüşmede bu gündeme geldi mi? İkinci olarak da bu zirvede Astana Sürecine ilişkin herhangi bir temasınız oldu mu?

Doğrusu Astana Sürecini biz bu Zirvede aramızda görüşmedik. Ama muhataplarımla Suriye meselesinin kalıcı çözümüne dair meseleleri ayrıca ele alıyoruz. Karabağ konusunda da tüm bölge ülkelerinin Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne koşulsuz ve güçlü destek vermeleri önemli.20 Ekim’de Zengilan Havalimanının açılışını yapacağız. İlham Bey bu havalimanının açılışına özellikle zaten bizden tarih aldı ve biz de tarihi verdik. ‘Zengilan’ın açılışını yaptıktan sonra da Cebrail’e geçer inşallah töreni de orada yaparız’ dedi. Mutabık kaldık. Belki bazı liderleri de oraya ayrıca kendisi çağıracak.

SORU: Zirvede bir fotoğraf çıktı ortaya. Türkiye bu fotoğraf karesini konuşuyor. Fotoğraftan gördüğümüz, siz bir şeyler anlatıyorsunuz, diğer liderler de dinliyorlar. Hepsine birden hitap eder gibi bir haliniz vardı orada. Nasıl oluştu o kare ve ne anlatıyordunuz o anda?

İlham Bey o koltuğu bana bıraktı, kendisi yandaki koltuğa geçti. Çoğu Rusça bildiği için tercüman da konuştuklarımızı Rusça’ya çeviriyordu. Oradaki sohbetimiz tabii hepsinin bayağı hoşuna gitti. Güzel bir anı oldu.

SORU: O kare üzerine “Masa böyle kurulur” ya da “Diğer masadakiler dağılabilir” şeklinde yansımalar oldu, yorumlar yapıldı.

Ama biliyorsunuz bizimki altı kişilik masa değil… (gülüşmeler)

SORU:(HACI YAKIŞIKLI) Açıkladığınız Sosyal Konut Projeleri ve Gençlik ve Spor Bakanlığının yurtları bu haftanın en önemli iki başlığıydı. Muhalefet cephesi buna eleştiriyle beton ekonomisi demeye başladı. Geçen sene ‘yurtlarda yer yok, hükümet yurt yapmamış’ diyorlardı. Proje açıkladığınız zaman da ‘hükümet sürekli betona yatırım yapıyor’ noktasında eleştiri getiriyorlar. Kanal İstanbul'a da köprülere de yollara da bu şekilde eleştiri getirmişlerdi. Sizin bu yatırımlarınıza yönelik muhalefet cephesi ‘Bunlar hep beton ekonomisidir’ sözünü sürekli tekrarlıyor. Sizin bu husustaki bu eleştirilere yorumunuz nedir?

Betonsuz ne bina oluyor ne yol oluyor ne köprü oluyor. Bunlar böyle diyor ama dedikleri şeylerin akla, mantığa sığar bir yanı var mı? 105 yeni yurt açılışı yaptık. Bu 105 yurt açılışının ötesinde bu sene arz olarak öğrenci talebinden çok çok fazlayız. Bütün bunlara rağmen şu anda ‘Daha da artı değer meydana getirelim, herhangi bir sıkıntı kesinlikle olmasın’ diyoruz. Böyle bir çalışma şu anda ortada. Yurtlarımızda 2002 yılında 182 bin olan yatak kapasitesi 2022 yılında 850 bine çıktı. Bizim yurtlar gerçekten çok lüks. Ben yurtları dolaşıyorum, bakıyorum. Yemekler hakeza öyle. Ücretler çok çok düşük. İşin böyle bir güzelliği de var. Bütün bunların yanında da tabii benim iftihar ettiğim bir şey de şu;öğrenci kişilik buluyor. Özellikle ‘Bu benim yurdum’ diyebiliyor. Biz ranzalarda kaldık. Şimdi üç yatak, karyola, çalışma odası, gardırobu her şeyi içinde. Yurtlar böyle…Birçoğu da manzarasıyla her şeyiyle çok çok farklı. Geçen gün Cebeci Öğrenci Yurdunun açılışını yaptım. Gençlik yıllarımda öğrenciliğimde Ankara’ya geldiğimde Cebeci Öğrenci Yurdunda arkadaşlarımlabir gece, iki gece beraber kalırdım. O yurt ile bunlar mukayese edilmez. İşte onu yıktık, şimdi sıfır yeni yaptık. Açılışı yaptık, odaları bir dolaştık. O zaman erkek yurduydu. Şimdi 4 bin kişilik bir kız yurdu oldu. Yani ‘Betonfilan’ diyorlar ama bir gel, gez, gör, bak neyin nesidir? ‘Hakikaten nasıl bir yurt, bir göreyim şunu’ diye bir dertleri yok.

SORU: (HACI YAKIŞIKLI) Temel eleştiri aslında teknolojiye yatırım yerine buraya yatırım yaptığınız şeklinde; “fabrika kurmuyor, fabrika açmıyor’ şeklinde…

İşte Bay Kemal TEKNOFEST’e geldiği gün Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Mehmet Fatih Kacır onu gezdirirken ona aslında güzel bir ders verdi zaten; epeyce anlattı ona bazı şeyleri ama anlamaz.

SORU: TOKİ’nin sosyal konut ve arsa konusunda yapacağı arz çok konuşuldu. İkinci gününde başvurular 2 milyonu aştı. Talebin bu kadar çok olması, ihtiyacın da çok olduğunun bir göstergesi. İleriki dönemde bu arzın daha da artacağına dair bir eğilim var mı?

Arzın yapılması noktasında bizim bir sıkıntımız yok. Şimdi bir görmüş olduk arz-talep dengesini. Demek ki arz-talep dengesi, talep istikametinde gözüküyor. Öyleyse demek ki seçimin ertesinde yeniden bir hamle yapılabilir. O zamana kadar da zaten bu inşaatların kabası bitmiş olur, yüzde 50-60 oranında ilerlenmiş olur. Çünkü orada işin tamamen bitmesi 1,5-2 yılı bulur. Bir taraftan da tabi kuraların çekilmesi, ondan sonra yerleşmeler başlar. Bu arada da biz işin ikinci etabına başlamış oluruz. Burada bizim para pul sıkıntısı yok. Tabii burada talebin yoğunluğu ortada. Onun için diyorum ki Allah nasip ederse seçimden sonra yeni bir etabı inşallah başlatacağız. Çünkü bizim arsa noktasında filan sıkıntımız yok. Arsa noktasında sıkıntı olmadıktan sonra, yeter ki iş yapacak bir iktidar olsun. İş yapacak iktidar da biziz. Tabii Bay Kemal ve avanesi ona da bir şey uydururlar. Ben arkadaşlara da söyledim, ‘Arkadaşlar hiç oyalanmayalım, Türkiye’nin dört bir yanında planlamaya göre hemen temel atmaya başlayalım. Yıl sonunu beklemeyeceksiniz’ dedim. Talimatı verdim ve yıl sonuna varmadan biz şu anda hangi şehirde ne kadar yapıyoruz, ona göre bir taraftan da temelleri atıp inşaatlara başlayacağız.

SORU: Bunların yapılmayacağına dönük bir eleştiri var. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bir tweeti var; Sosyal Konut Projesini desteklediğini ama bunların boş vaatler olduğunu söylüyor. Başvuru için alınan 500 liranın geri ödenmeyeceği, bunun bir seçim yatırımı olduğuna dair eleştiriler var.

Bu ilk defa yapılan bir şey değil ki. Biz TOKİ vasıtasıyla bundan önce zaten 1 milyon 170 bin konutu yaptık, teslim ettik. Şu anda TOKİ konutlarında oturanlar var, bize dualar ediyorlar. İşte en son geçenlerde Esenler’de teslimat yaptık ve o daireleri ziyaret ettik. Bizimkinin ispatı var. İspat-ı vücut etmişiz biz.

SORU: Yeni Ekonomik Model meyvelerini vermeye başladı. Son zamanlarda içeriden ve dışarıdan‘Türkiye bu paraları nereden buluyor?’ diye sorular geliyor. Siz de şimdi söylediniz ‘para sorun değil’ diye. Sahi Türkiye bu paraları nereden buluyor?

Çalışıyoruz, çalıştığınız zaman para da geliyor. Ülkemize duyulan güvenle dışarıdan da geliyor. HazineMaliye, Merkez Bankası el ele vererek üretken bir ekonomiyi büyütüyor. Çünkü bizim bu attığımız adımlar, tüketim ekonomisinin veya israf ekonomisinin neticesi değil tam aksine üretim ekonomisinin bir neticesidir. Üretim ekonomisinin neticesi olarak da şu anda biz hasılayı toplamaya başladık. İşte şu an itibarıyla mesela Merkez Bankamızın rezervi 115 milyar dolar civarında. Şimdi bunlara kalsa, bunlar Merkez Bankasının rezervini adeta sıfırlanmış gibi gösteriyorlar ama tablo öyle değil.

SORU: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in, 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluş yıl dönümünde söylediği skandal sözler çok tepki çekti, çok eleştirildi. Siz de eleştirdiniz. Yani sanki işgalci Yunanistan’ı değil neredeyse Osmanlı ve atalarımızı suçladı. ‘Yunanistan neredeyse hiçbir şey yapmış değil, bütün olan bitenden Osmanlı sorumluymuş’ gibi ifade etti. Bu konuda sizin değerlendirmenizi merak ediyorum.

Bu adamın istikameti filan yok. Bu pusulayı şaşırmış ve terbiyeden uzak. Tarihini hakaretle ifade etmeye çalışan bir insan, bir defa bu milletin bir evladı olamaz. Bu millet, bu ecdatla anılıyor. Bu ecdatla şu anda biz iftihar ediyoruz. Ama ne yazık ki siyasetin içinde olmaktan öte, parti başkanı olanlarda bile ve üstelik tarihçiyim dedikleri halde bunu yapanların olması gerçekten bir akıl tutulmasıdır.33 sene Osmanlı’yı idare eden bir Sultan Abdülhamid’e utanmadan, sıkılmadan öyle yakıştırmalar yapılması asla kabul edilemez. Bir de Merdan Yanardağ diye birisi var. O da Osmanlı hakkında ahlaksız ifadeler kullanıyor, hakaretler ediyor. Bu ifadeleri kesinlikle nefret suçuna da girer. Tabii bunların üzerine gitmemiz lazım. Yani bu meydan o kadar boş değil. Bunu bilmeleri gerekecek. Ecdadımıza eğer layık olacaksak bunlara hukuk çerçevesinde gereğini yapmamız lazım.

 
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.