Epstein belgelerinde FETÖ çıktı: Alçak planlamalar gün yüzünde! Siyasi nüfusu kontrol etme stratejisi

Gündem 22.11.2025 - 09:07, Güncelleme: 22.11.2025 - 09:07
 

Epstein belgelerinde FETÖ çıktı: Alçak planlamalar gün yüzünde! Siyasi nüfusu kontrol etme stratejisi

ABD Kongresi’nin denetim arşivlerinden çıkan e-postalar, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen için 15 Temmuz sonrası ABD’de kurulan savunma ağının Jeffrey Epstein’a kadar uzandığını, örgütün karanlık bir lobi-iletişim mekanizmasıyla hem medya yönetimi hem de siyasi nüfuz arayışına girdiğini, ayrıca Gülen çevresiyle ilişkili isimlerin İngiliz Kraliyet Ailesi’ne kadar uzanan bağlantılar kurduğuna işaret eden dikkat çekici temaslar bulunduğunu ortaya koyuyor.

ABD Kongresi’nin denetim arşivlerinden sızan e-posta zincirleri, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen ile Jeffrey Epstein arasında çok derin ve stratejik bir bağlantı kurulduğunu ortaya koydu. Bu belgeler, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Washington’da organize edilen kriz yönetimi operasyonunun hukuki, medya ve siyasi bütünlüğe dayalı bir 'savunma merkezi' tarafından yürütüldüğünü gösteriyor. GÜLEN’İN 'SAVUNMA MAKİNESİ' ABD’DE ÖRGÜTLENDİ Kayıtlarda, Gülen’in avukatı Reid Weingarten (Steptoe & Johnson LLP), medya sorumlusu Kathy King ve hukuk ekibinden Michael Miller ile Michael Keough’un koordineli şekilde çalıştığı net biçimde görülüyor. Bu ekip, Gülen’in Türkiye’ye iadesiyle ilgili süreci, kamuoyu iletişimini ve medya stratejilerini planlamış; sadece hukuki savunma değil, aynı zamanda kapsamlı bir iletişim operasyonu yürütmüş.  Weingarten, 5 Ağustos 2016 tarihli 'Audio Recording – Fethullah Gülen' başlıklı e-posta zincirini Jeffrey Epstein’a iletmiş. Bu yazışmada, soru-cevap videosunun analizinden, Reuters, BBC ve Al Arabiya gibi medya organlarının gülen hakkındaki haberlerinin değerlendirmesine kadar birçok strateji ortaklaşa tartışılmış.  Ayrıca, savunma ekibi medyanın dilini, tonunu ve yayınlarını anlık olarak takip edip nasıl cevap vereceklerini planlamış; video içeriklerinin manipülasyonunu önlemek için kontrollü yayılım yöntemleri üzerinde durmuş!   EPSTEIN, SİYASİ NÜFUZ İÇİN KULLANILDI Belgeler açıkça gösteriyor ki, Weingarten yalnızca hukuki danışman değil; Epstein’ı siyasi nüfuz için aktif bir araç olarak kullanmış. Weingarten, Epstein’a Gülen’in iadesine karşı lobi yapması; ABD Adalet Bakanlığı ile temaslarda girişimci olması için e-postalar göndermiş.  Dahası, Epstein’ın da Weingarten’a yazdığı bir başka mesajda, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki konsoloslukta öldürülmesine ait ses kayıtlarına dikkat çektiği görülüyor. Epstein, bu kaydın “Türklerin nasıl elde ettiğini” sorguluyor.  Bu bileşke yazışmalar, Epstein’ın doğrudan bir finansör değil, aynı zamanda stratejik bir aktör gibi gözükmesine işaret ediyor. GÜLEN’İN ÇEVRESİ KRALİYET İLE İLİŞKİLENDİRİLİYOR Belgelerde ayrıca FETÖ yapılanmasıyla yakın ilişki içinde olan Selman Türk adı geçiyor. İddialara göre, eski Goldman Sachs çalışanı Selman Türk, 2019’da Prens Andrew’a yaklaşık 1 milyon dolar para göndermiş ve Crown Estate’e ait bir konutta kira ödemeden kalmış.  Aynı dönemde Türk, Nazareth, Pensilvanya’daki Gülen’in yerleşkesine çok yakın bir bölgede mülk satın almış.  Bu, Gülen çevresinin İngiliz Kraliyet Ailesi ile olası bağlantılarını gösteren son derece rahatsız edici bir tablo ortaya koyuyor. Ayrıca, Türk’ün 2016’da İpek Üniversitesi ile bağlantılı bir şirket kurduğu ve Gülen hareketiyle bağlantılı iş insanlarıyla ilişkide bulunduğu yönünde bilgiler var. 
ABD Kongresi’nin denetim arşivlerinden çıkan e-postalar, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen için 15 Temmuz sonrası ABD’de kurulan savunma ağının Jeffrey Epstein’a kadar uzandığını, örgütün karanlık bir lobi-iletişim mekanizmasıyla hem medya yönetimi hem de siyasi nüfuz arayışına girdiğini, ayrıca Gülen çevresiyle ilişkili isimlerin İngiliz Kraliyet Ailesi’ne kadar uzanan bağlantılar kurduğuna işaret eden dikkat çekici temaslar bulunduğunu ortaya koyuyor.

ABD Kongresi’nin denetim arşivlerinden sızan e-posta zincirleri, FETÖ elebaşı Fethullah Gülen ile Jeffrey Epstein arasında çok derin ve stratejik bir bağlantı kurulduğunu ortaya koydu. Bu belgeler, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Washington’da organize edilen kriz yönetimi operasyonunun hukuki, medya ve siyasi bütünlüğe dayalı bir 'savunma merkezi' tarafından yürütüldüğünü gösteriyor.

GÜLEN’İN 'SAVUNMA MAKİNESİ' ABD’DE ÖRGÜTLENDİ

Kayıtlarda, Gülen’in avukatı Reid Weingarten (Steptoe & Johnson LLP), medya sorumlusu Kathy King ve hukuk ekibinden Michael Miller ile Michael Keough’un koordineli şekilde çalıştığı net biçimde görülüyor. Bu ekip, Gülen’in Türkiye’ye iadesiyle ilgili süreci, kamuoyu iletişimini ve medya stratejilerini planlamış; sadece hukuki savunma değil, aynı zamanda kapsamlı bir iletişim operasyonu yürütmüş. 

Weingarten, 5 Ağustos 2016 tarihli 'Audio Recording – Fethullah Gülen' başlıklı e-posta zincirini Jeffrey Epstein’a iletmiş. Bu yazışmada, soru-cevap videosunun analizinden, Reuters, BBC ve Al Arabiya gibi medya organlarının gülen hakkındaki haberlerinin değerlendirmesine kadar birçok strateji ortaklaşa tartışılmış. 

Ayrıca, savunma ekibi medyanın dilini, tonunu ve yayınlarını anlık olarak takip edip nasıl cevap vereceklerini planlamış; video içeriklerinin manipülasyonunu önlemek için kontrollü yayılım yöntemleri üzerinde durmuş!

 

EPSTEIN, SİYASİ NÜFUZ İÇİN KULLANILDI

Belgeler açıkça gösteriyor ki, Weingarten yalnızca hukuki danışman değil; Epstein’ı siyasi nüfuz için aktif bir araç olarak kullanmış. Weingarten, Epstein’a Gülen’in iadesine karşı lobi yapması; ABD Adalet Bakanlığı ile temaslarda girişimci olması için e-postalar göndermiş. 

Dahası, Epstein’ın da Weingarten’a yazdığı bir başka mesajda, Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul’daki konsoloslukta öldürülmesine ait ses kayıtlarına dikkat çektiği görülüyor. Epstein, bu kaydın “Türklerin nasıl elde ettiğini” sorguluyor. 

Bu bileşke yazışmalar, Epstein’ın doğrudan bir finansör değil, aynı zamanda stratejik bir aktör gibi gözükmesine işaret ediyor.

GÜLEN’İN ÇEVRESİ KRALİYET İLE İLİŞKİLENDİRİLİYOR

Belgelerde ayrıca FETÖ yapılanmasıyla yakın ilişki içinde olan Selman Türk adı geçiyor. İddialara göre, eski Goldman Sachs çalışanı Selman Türk, 2019’da Prens Andrew’a yaklaşık 1 milyon dolar para göndermiş ve Crown Estate’e ait bir konutta kira ödemeden kalmış. 

Aynı dönemde Türk, Nazareth, Pensilvanya’daki Gülen’in yerleşkesine çok yakın bir bölgede mülk satın almış.  Bu, Gülen çevresinin İngiliz Kraliyet Ailesi ile olası bağlantılarını gösteren son derece rahatsız edici bir tablo ortaya koyuyor.

Ayrıca, Türk’ün 2016’da İpek Üniversitesi ile bağlantılı bir şirket kurduğu ve Gülen hareketiyle bağlantılı iş insanlarıyla ilişkide bulunduğu yönünde bilgiler var. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.