Anıtkabir'de kriz: Askerin müdahale ettiği olayın perde arkası

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 01.06.2026 - 15:32, Güncelleme: 01.06.2026 - 15:32
 

Anıtkabir'de kriz: Askerin müdahale ettiği olayın perde arkası

CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel'in Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde gerçekleştirdiği Anıtkabir ziyareti sırasında yaşanan gerginlik gündem oldu. CHP Ankara İl Başkanlığı önündeki bayramlaşma programının ardından Anıtkabir'e yürüyen Özel'in, Atatürk'ün mozolesine bıraktığı çelengin üzerine eklenen yazı nedeniyle kısa süreli gerginlik yaşandı. İşte detaylar...

PLANSIZ ZİYARET VE MOZOLEDEKİ İLK GERGİNLİK Özgür Özel, Anıtkabir'e üzerinde adının yanında "CHP Genel Başkanı" yazan çelenk bırakmak isteyince gerginlik yaşandı. Özgür Özel, Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde CHP Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşma töreni gerçekleştirdi. Törenin ardından Özgür Özel, etkinliğe katılanlarla Anıtkabir'e yürüdü. Özel'in Anıtkabir'e gerçekleştirdiği ziyaret önceden planlanan resmi bir tören olmadığı için Atatürk mozolesinin olduğu alana katılımcıların girişine izin verilmedi. Özel, Atatürk mozolesine bıraktığı çelenkte yazan Cumhuriyet Halk Partisi yazısı üstüne "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" yazısını ekledi. Anıtkabir'de görevli askerler bu duruma müdahale etti. Saygı duruşunun tamamlanmasının ardından görevli asker, çelengin üzerindeki yazıyı kaldıracakken Özgür Özel yazıyı aldı ve bir kez daha katlayarak korumalarına verdi. "HAYIR, GELMEYECEĞİZ" CEVABINA RAĞMEN YAPILAN YÜRÜYÜŞ Yaşanan krize dair perde arkası detaylarını CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova şöyle aktardı; Şimdi edindiğim bilgilere göre bu yürüyüş, yani Anıtkabir'e yönelen yürüyüş planlı değildi. Yine edindiğim bilgilere göre, duyum alınması üzerine Anıtkabir Komutanlığı bir gün önce, yani bu yürüyüşün gerçekleştiği 30 Mayıs'tan önce, 29 Mayıs'ta Özgür Özel'in ekibini arayarak "Böyle bir planınız var mı?" diye sordu. Amaç tabii ki burada tedbir almaktı, eğer böyle bir plan varsa. Ancak kaynaklar, yanıtın "Hayır, gelmeyeceğiz." şeklinde olduğunu ifade ediyor. Yine de Anıtkabir Komutanlığı'nın o görüşmede, eğer Anıtkabir'e gelinecekse çelenk için kurumsal ve resmi bir yazının gerektiğini, aksi halde Anıtkabir'e çelenkle gelinmemesi gerektiğini yönergeyi hatırlatarak bildirdiği ifade ediliyor. Ancak dediğim gibi kaynaklar, bir gün öncesinde "Böyle bir niyetiniz var mı?" sorusuna CHP cephesinden, Özgür Özel cephesinden "Hayır, gelmeyeceğiz." yanıtının verildiğini aktarıyor. UYARILARA RAĞMEN İKİ AYRI ÇELENKLE GİTTİLER Ertesi gün, yani Özgür Özel'in Güvenpark'ta Ankara İl Başkanlığı önünde gerçekleştirdiği bayramlaşma programının yapıldığı gün, Valilik, Ankara Emniyeti ve Anıtkabir Komutanlığı yine duyumlar üzerine birtakım tedbirler almaya başlıyor. Ve yine Özgür Özel cephesine, "Resmi yazı yok, resmi başvuru yok, Anıtkabir'e çelenk getirmeyin." uyarısında bulunulduğu ifade ediliyor. Ancak edindiğim bilgilere göre Özgür Özel ve beraberindekiler yine de oraya iki ayrı çelenkle yürüyor. ANITKABİR YÖNERGESİ NE DİYOR? Şimdi Anıtkabir'in kurallarına göre mozoleye çelenk bırakmanın ön koşulu, hangi kurum adına gelinecekse o kurumdan resmi yazıyla ziyaretin bildirilmesi gerekiyor. Çünkü sadece kurumlar mozoleye çelenk bırakabiliyor. Ve o çelenk, resmi yazılı törenlerde her zaman izlediğimiz şekilde asker tarafından götürülüp mozolenin üzerine bırakılıyor. Gelen konuk da önüne geçip saygı duruşunda bulunuyor. Tabii ki Anıtkabir'i ayrı ayrı ziyaret eden şahıslar ya da gruplar, ellerinde güller ve karanfillerle gidip kendi çiçeklerini mozoleye bırakabiliyor. Ama çelenk meselesi farklı. Çelenk, kurumlar tarafından kurumsal ve resmi bildirimle, resmi tören sırasında asker tarafından bırakılıyor. Kaynaklar, bunun Anıtkabir yönergesinde çok açık şekilde yazdığını ifade ediyor. O nedenle zaten Özgür Özel ve beraberindekilerin dışarıdan getirdiği iki çelenk içeri alınmıyor, buna izin verilmiyor. Yine edindiğim bilgilere göre, "Tamam, içeri girelim, saygı duruşunda bulunup çıkalım." denilmesi üzerine buna da kısıtlı olarak müsaade ediliyor. Kısıtlıdan kastım şu: Toplu halde tüm gelenlerin içeri alınması değil; Özgür Özel, belediye başkanları ve milletvekilleri gibi resmi yetkili isimlerin kapıdan içeri alınması, geri kalanların ise dışarıda tutulması yönünde bir tavır sergileniyor Anıtkabir Komutanlığı tarafından. Ancak anlıyorum ki burada da bir sıkıntı yaşanmış. POLİS ENGELİ AŞILARAK İÇERİ GİRİLDİ Kaynaklar diyor ki; kısıtlı giriş sonrası oradaki polisin kapıları kapatmaya çalışmasına rağmen bunun zorlandığı, engelin aşıldığı ve içeri girildiği ifade ediliyor. Aslında Anıtkabir'e gruplar halinde girilebiliyor. Bu normal, bunda bir yasak yok. Ama o gün toplu halde ve önceden resmi bildirimde bulunulmadan gerçekleşen bir yürüyüş sonrası hep birlikte içeri girmek istedikleri için kısıtlı bir müsaade veriliyor. "Özgür Özel, belediye başkanları ve milletvekilleri dışındakiler kalsın." deniyor. Ama yine kaynakların ifadesine göre polis engeli ve kapı aşılarak içeri giriliyor. "ŞAHISLAR ADINA ÇELENK BIRAKILAMAZ" Şimdi içeri girdiklerinde ellerinde bir çelenk yok. Bunun altını çizelim. Mozolenin önündeki çelenk, Anıtkabir Komutanlığı'na ait ve her zaman orada duruyor. Yani rutin olarak plastik çiçeklerden yapılmış sembolik bir çelenk olarak sürekli orada bulunuyor. Bu yüzden üzerinde "Anıtkabir Komutanlığı" yazan bir çelenk o. Şimdi resmi tören olacağı zaman o çelenk kaldırılıyor. Gelen resmi konuğun çelengi yine asker tarafından oraya bırakılıyor. Dolayısıyla mozole önündeki çelenk, CHP'nin ya da Özgür Özel ve beraberindekilerin getirdiği bir çelenk değil; her zaman mozolede bulunan plastik çiçeklerden yapılmış sembolik bir çelenk. Özgür Özel ve beraberindekiler içeri girdikten sonra işte o her zaman orada duran çelengin üzerine, cebinden çıkardığı ve üzerinde "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" yazılı şeridi bırakmak istiyor. Görüntülerde de bu çok net görülüyor. Burada hem resmi bir tören olmaması hem de yine Anıtkabir yönergesine aykırı şekilde bir yazı bırakılmak istenmesi üzerine oradaki görevli de sık sık engellemeye ve müdahale etmeye çalışıyor. Neden Anıtkabir yönergesine aykırı bir yazı? Çünkü dediğim gibi bunun altı özellikle çiziliyor: Çelenk sadece kurumlar tarafından, resmi bildirimle, kurumsal ve resmi törenlerde; yalnızca temsil edilen kurumun adı yazılacak şekilde bırakılabiliyor. Örneğin: "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı." Yani şahıslar adına bir çelenk bırakılamıyor. Dolayısıyla burada hem zaten resmi bir başvuru yok ve çelenkle gelinmemiş, hem de orada rutin olarak duran çelengin üzerine şahıs adına bir yazı bırakılmak istenmesi üzerine görevlinin harekete geçtiği ve bunu engellemeye çalıştığı ifade ediliyor. Netice itibarıyla da bu görüntüler ortaya çıkıyor. ESKİ BAKAN SEVİGEN'DEN SERT TEPKİ Anıtkabir'de yaşanan çelenk tartışması gündemdeki yerini korurken, Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen'den dikkat çeken açıklamalar geldi. CNN TÜRK ekranlarında konuşan Sevigen, Özgür Özel'in çelenge "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" yazısı eklemesine tepki gösterdi. "Cumhuriyet Halk Partisi'nden kimse büyük değildir" diyen Sevigen, Anıtkabir'in ve Atatürk'ün CHP için "kırmızı çizgi" olduğunu vurguladı. Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen'in açıklamaları şöyle; Çok üzgünüz. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı konumunda bulunmuş bir insanım. Atatürk bizim kutsalımızdır. Anıtkabir bizim kutsalımızdır. Buradaki problem yazı değil. Oradaki problem şu: Oradaki taşlı aralıklar vardır. Hatta Aslanlı Yol'dan giderken biliyorsunuz, orada böyle cümbür cemaat, hurra gibi yürünmez. İnsanlar yürürken ayakları yere çakılmasın diye hep başları önde olur. O, Atatürk'e bir saygıdır. O taşların aralıklı olması da bunun içindir. Orada yürürken Atatürk'e saygı görüntüsü var mıydı Allah aşkına? Sanki "Hadi gidelim, gereğini yapalım" gibi bir hava vardı. Ben mesela çok üzülüyorum. Bu konuları eleştirmek istemiyorum ama Mustafa Kemal Atatürk ve Anıtkabir, dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi'nin kırmızı çizgileridir. Buraya böyle elini kolunu sallayarak, Dingonun ahırı gibi gidemezsin. Giremezsin. Zaten çelengin üzerinde bir kişinin değil, kurumun adı yazar. Onun kuralları vardır, gelenekleri vardır. Oradaki askerler bizim kutsallarımızdır. Onlar Atatürk'ü bekliyorlar. Onlara karşı ayrı bir saygınlığımız vardır. Hem ikinci genel başkanımız İsmet Paşa'nın mezarının başında nöbet tutuyorlar hem de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda nöbet tutuyorlar. Onlar bizim kutsallarımızdır. "CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NDEN BÜYÜK MÜSÜN?" Yani ben gideceğim, kendi reklamımı koyacağım... Cumhuriyet Halk Partisi'nden büyük müsün? Orada Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi amblemini koymuyor; "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı" ifadesini koyuyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nden kimse büyük değil. O havaya girmenin bir anlamı yok. Bir genel başkan, cebinden çıkardığı bir kağıdı oraya koyma tenezzülüne eder mi? Yanında 20 tane adam var. Onlar yapsa, sen engellesen tamam anlarım. Ama sen genel başkan olarak gidip, senin ismin orada olsa ne olacak, olmasa ne olacak? Onun için ben hep baştan beri söylüyorum: Eğer 4-5 tane arkadaşıyla ilgili karar veremediysen, "Parti mi arkadaşlarım mı?" dediğimde, daha başından beri arkadaşlarım dedi, partiyi bir tarafa bıraktı. Şimdi de Allah aşkına, Cumhuriyet Halk Partisi'nin orada olması mı daha iyi, yoksa Özgür Özel'in isminin olması mı? Ben buradan bütün partililere, yöneticilere, sıradan vatandaşlara, meydanda bulunan arkadaşlarımıza sesleniyorum. Kim olursa olsun, Cumhuriyet Halk Partisi'ne emek veren iki gruba da sesleniyorum: Allah aşkına, orada Özgür Özel'in ismi mi durmalı, yoksa Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği mi? Özgür Bey sanki kendini Cumhuriyet Halk Partisi'nden daha büyük görüyor. Kime ispat edeceksin? Kemal Bey'e mi ispat ediyorsun "Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyım" diye? Neyi ispat edeceksin? Lütfen git aynaya bak, akşama kadar "Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyım" de. Ama orası kutsal bir yer kardeşim. CHP'nin oradaki çelengi sürekli sabit durur. Aynı boyutlarda getiririz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğini koyarız, orada anarız. "ÖZGÜR BEY CHP TABANINI KIŞKIRTIYOR" Ama Özgür Bey maalesef burada kendini Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstün görmeye devam ediyor. Bana göre yanlış yapıyor. Parti belli bir konuma geldi, partinin tabanını kışkırtıyor, tabanı birbirine hedef gösteriyor. Çok yanlış yaptığına inanıyorum. Bir tanesi genel başkanın koruması mıydı tam tanıyamadım; askeri itiyor, tartaklıyor. Askerler orada nöbet tutuyor, düzeni sağlıyorlar. Daha önce hatırlarsın, bazıları geliyordu; bağırıyorlardı, çağırıyorlardı. Biz de "Gökkubbeyi başınıza yıkarız" diyorduk. Şimdi Özgür Bey kendisi yapıyor. Ya Mustafa Kemal'in makamına böyle girilir mi? Anıtkabir'e böyle girilir mi? Sen böyle girdiğin zaman diğerleri neler yapar? Başkaları gelir dağıtırlar, Aslanlı Yol'un üzerine çıkarlar. Gençlerden biri ayağını koyuyor, yukarı çıkmaya çalışıyor. İstediği gibi saygısızlık yaparlar. Ama genel başkan olarak sen engelleyeceksin, örnek olacaksın. Orada abilik, babalık yapacaksın. Madem götürüyorsun, onların sorumluluğunu alacaksın. Demek ki kendi içinde, kendi yüreğinde bazı duygudan kurtulamamış.  
CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel'in Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde gerçekleştirdiği Anıtkabir ziyareti sırasında yaşanan gerginlik gündem oldu. CHP Ankara İl Başkanlığı önündeki bayramlaşma programının ardından Anıtkabir'e yürüyen Özel'in, Atatürk'ün mozolesine bıraktığı çelengin üzerine eklenen yazı nedeniyle kısa süreli gerginlik yaşandı. İşte detaylar...

PLANSIZ ZİYARET VE MOZOLEDEKİ İLK GERGİNLİK

Özgür Özel, Anıtkabir'e üzerinde adının yanında "CHP Genel Başkanı" yazan çelenk bırakmak isteyince gerginlik yaşandı. Özgür Özel, Kurban Bayramı'nın 4'üncü gününde CHP Ankara İl Başkanlığı'nın önünde bayramlaşma töreni gerçekleştirdi. Törenin ardından Özgür Özel, etkinliğe katılanlarla Anıtkabir'e yürüdü.

Özel'in Anıtkabir'e gerçekleştirdiği ziyaret önceden planlanan resmi bir tören olmadığı için Atatürk mozolesinin olduğu alana katılımcıların girişine izin verilmedi.

Özel, Atatürk mozolesine bıraktığı çelenkte yazan Cumhuriyet Halk Partisi yazısı üstüne "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" yazısını ekledi.

Anıtkabir'de görevli askerler bu duruma müdahale etti. Saygı duruşunun tamamlanmasının ardından görevli asker, çelengin üzerindeki yazıyı kaldıracakken Özgür Özel yazıyı aldı ve bir kez daha katlayarak korumalarına verdi.

"HAYIR, GELMEYECEĞİZ" CEVABINA RAĞMEN YAPILAN YÜRÜYÜŞ

Yaşanan krize dair perde arkası detaylarını CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova şöyle aktardı;

Şimdi edindiğim bilgilere göre bu yürüyüş, yani Anıtkabir'e yönelen yürüyüş planlı değildi. Yine edindiğim bilgilere göre, duyum alınması üzerine Anıtkabir Komutanlığı bir gün önce, yani bu yürüyüşün gerçekleştiği 30 Mayıs'tan önce, 29 Mayıs'ta Özgür Özel'in ekibini arayarak "Böyle bir planınız var mı?" diye sordu. Amaç tabii ki burada tedbir almaktı, eğer böyle bir plan varsa. Ancak kaynaklar, yanıtın "Hayır, gelmeyeceğiz." şeklinde olduğunu ifade ediyor.

Yine de Anıtkabir Komutanlığı'nın o görüşmede, eğer Anıtkabir'e gelinecekse çelenk için kurumsal ve resmi bir yazının gerektiğini, aksi halde Anıtkabir'e çelenkle gelinmemesi gerektiğini yönergeyi hatırlatarak bildirdiği ifade ediliyor. Ancak dediğim gibi kaynaklar, bir gün öncesinde "Böyle bir niyetiniz var mı?" sorusuna CHP cephesinden, Özgür Özel cephesinden "Hayır, gelmeyeceğiz." yanıtının verildiğini aktarıyor.

UYARILARA RAĞMEN İKİ AYRI ÇELENKLE GİTTİLER

Ertesi gün, yani Özgür Özel'in Güvenpark'ta Ankara İl Başkanlığı önünde gerçekleştirdiği bayramlaşma programının yapıldığı gün, Valilik, Ankara Emniyeti ve Anıtkabir Komutanlığı yine duyumlar üzerine birtakım tedbirler almaya başlıyor. Ve yine Özgür Özel cephesine, "Resmi yazı yok, resmi başvuru yok, Anıtkabir'e çelenk getirmeyin." uyarısında bulunulduğu ifade ediliyor. Ancak edindiğim bilgilere göre Özgür Özel ve beraberindekiler yine de oraya iki ayrı çelenkle yürüyor.

ANITKABİR YÖNERGESİ NE DİYOR?

Şimdi Anıtkabir'in kurallarına göre mozoleye çelenk bırakmanın ön koşulu, hangi kurum adına gelinecekse o kurumdan resmi yazıyla ziyaretin bildirilmesi gerekiyor. Çünkü sadece kurumlar mozoleye çelenk bırakabiliyor. Ve o çelenk, resmi yazılı törenlerde her zaman izlediğimiz şekilde asker tarafından götürülüp mozolenin üzerine bırakılıyor. Gelen konuk da önüne geçip saygı duruşunda bulunuyor. Tabii ki Anıtkabir'i ayrı ayrı ziyaret eden şahıslar ya da gruplar, ellerinde güller ve karanfillerle gidip kendi çiçeklerini mozoleye bırakabiliyor. Ama çelenk meselesi farklı. Çelenk, kurumlar tarafından kurumsal ve resmi bildirimle, resmi tören sırasında asker tarafından bırakılıyor.

Kaynaklar, bunun Anıtkabir yönergesinde çok açık şekilde yazdığını ifade ediyor. O nedenle zaten Özgür Özel ve beraberindekilerin dışarıdan getirdiği iki çelenk içeri alınmıyor, buna izin verilmiyor.

Yine edindiğim bilgilere göre, "Tamam, içeri girelim, saygı duruşunda bulunup çıkalım." denilmesi üzerine buna da kısıtlı olarak müsaade ediliyor.

Kısıtlıdan kastım şu: Toplu halde tüm gelenlerin içeri alınması değil; Özgür Özel, belediye başkanları ve milletvekilleri gibi resmi yetkili isimlerin kapıdan içeri alınması, geri kalanların ise dışarıda tutulması yönünde bir tavır sergileniyor Anıtkabir Komutanlığı tarafından. Ancak anlıyorum ki burada da bir sıkıntı yaşanmış.

POLİS ENGELİ AŞILARAK İÇERİ GİRİLDİ

Kaynaklar diyor ki; kısıtlı giriş sonrası oradaki polisin kapıları kapatmaya çalışmasına rağmen bunun zorlandığı, engelin aşıldığı ve içeri girildiği ifade ediliyor. Aslında Anıtkabir'e gruplar halinde girilebiliyor. Bu normal, bunda bir yasak yok. Ama o gün toplu halde ve önceden resmi bildirimde bulunulmadan gerçekleşen bir yürüyüş sonrası hep birlikte içeri girmek istedikleri için kısıtlı bir müsaade veriliyor.

"Özgür Özel, belediye başkanları ve milletvekilleri dışındakiler kalsın." deniyor. Ama yine kaynakların ifadesine göre polis engeli ve kapı aşılarak içeri giriliyor.

"ŞAHISLAR ADINA ÇELENK BIRAKILAMAZ"

Şimdi içeri girdiklerinde ellerinde bir çelenk yok. Bunun altını çizelim. Mozolenin önündeki çelenk, Anıtkabir Komutanlığı'na ait ve her zaman orada duruyor. Yani rutin olarak plastik çiçeklerden yapılmış sembolik bir çelenk olarak sürekli orada bulunuyor. Bu yüzden üzerinde " Anıtkabir Komutanlığı" yazan bir çelenk o. Şimdi resmi tören olacağı zaman o çelenk kaldırılıyor. Gelen resmi konuğun çelengi yine asker tarafından oraya bırakılıyor.

Dolayısıyla mozole önündeki çelenk, CHP'nin ya da Özgür Özel ve beraberindekilerin getirdiği bir çelenk değil; her zaman mozolede bulunan plastik çiçeklerden yapılmış sembolik bir çelenk.

Özgür Özel ve beraberindekiler içeri girdikten sonra işte o her zaman orada duran çelengin üzerine, cebinden çıkardığı ve üzerinde "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" yazılı şeridi bırakmak istiyor. Görüntülerde de bu çok net görülüyor. Burada hem resmi bir tören olmaması hem de yine Anıtkabir yönergesine aykırı şekilde bir yazı bırakılmak istenmesi üzerine oradaki görevli de sık sık engellemeye ve müdahale etmeye çalışıyor.

Neden Anıtkabir yönergesine aykırı bir yazı? Çünkü dediğim gibi bunun altı özellikle çiziliyor: Çelenk sadece kurumlar tarafından, resmi bildirimle, kurumsal ve resmi törenlerde; yalnızca temsil edilen kurumun adı yazılacak şekilde bırakılabiliyor. Örneğin: "Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı."

Yani şahıslar adına bir çelenk bırakılamıyor. Dolayısıyla burada hem zaten resmi bir başvuru yok ve çelenkle gelinmemiş, hem de orada rutin olarak duran çelengin üzerine şahıs adına bir yazı bırakılmak istenmesi üzerine görevlinin harekete geçtiği ve bunu engellemeye çalıştığı ifade ediliyor. Netice itibarıyla da bu görüntüler ortaya çıkıyor.

ESKİ BAKAN SEVİGEN'DEN SERT TEPKİ

Anıtkabir'de yaşanan çelenk tartışması gündemdeki yerini korurken, Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen'den dikkat çeken açıklamalar geldi. CNN TÜRK ekranlarında konuşan Sevigen, Özgür Özel'in çelenge "CHP Genel Başkanı Özgür Özel" yazısı eklemesine tepki gösterdi. "Cumhuriyet Halk Partisi'nden kimse büyük değildir" diyen Sevigen, Anıtkabir'in ve Atatürk'ün CHP için "kırmızı çizgi" olduğunu vurguladı.

Devlet Eski Bakanı Mehmet Sevigen'in açıklamaları şöyle;

Çok üzgünüz. Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı konumunda bulunmuş bir insanım. Atatürk bizim kutsalımızdır. Anıtkabir bizim kutsalımızdır. Buradaki problem yazı değil. Oradaki problem şu: Oradaki taşlı aralıklar vardır. Hatta Aslanlı Yol'dan giderken biliyorsunuz, orada böyle cümbür cemaat, hurra gibi yürünmez. İnsanlar yürürken ayakları yere çakılmasın diye hep başları önde olur. O, Atatürk'e bir saygıdır. O taşların aralıklı olması da bunun içindir. Orada yürürken Atatürk'e saygı görüntüsü var mıydı Allah aşkına? Sanki "Hadi gidelim, gereğini yapalım" gibi bir hava vardı.

Ben mesela çok üzülüyorum. Bu konuları eleştirmek istemiyorum ama Mustafa Kemal Atatürk ve Anıtkabir, dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi'nin kırmızı çizgileridir. Buraya böyle elini kolunu sallayarak, Dingonun ahırı gibi gidemezsin. Giremezsin.

Zaten çelengin üzerinde bir kişinin değil, kurumun adı yazar. Onun kuralları vardır, gelenekleri vardır. Oradaki askerler bizim kutsallarımızdır. Onlar Atatürk'ü bekliyorlar. Onlara karşı ayrı bir saygınlığımız vardır. Hem ikinci genel başkanımız İsmet Paşa'nın mezarının başında nöbet tutuyorlar hem de Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün huzurunda nöbet tutuyorlar. Onlar bizim kutsallarımızdır.

"CUMHURİYET HALK PARTİSİ'NDEN BÜYÜK MÜSÜN?"

Yani ben gideceğim, kendi reklamımı koyacağım... Cumhuriyet Halk Partisi'nden büyük müsün? Orada Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi amblemini koymuyor; "Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı" ifadesini koyuyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nden kimse büyük değil. O havaya girmenin bir anlamı yok. Bir genel başkan, cebinden çıkardığı bir kağıdı oraya koyma tenezzülüne eder mi? Yanında 20 tane adam var. Onlar yapsa, sen engellesen tamam anlarım. Ama sen genel başkan olarak gidip, senin ismin orada olsa ne olacak, olmasa ne olacak?

Onun için ben hep baştan beri söylüyorum: Eğer 4-5 tane arkadaşıyla ilgili karar veremediysen, "Parti mi arkadaşlarım mı?" dediğimde, daha başından beri arkadaşlarım dedi, partiyi bir tarafa bıraktı. Şimdi de Allah aşkına, Cumhuriyet Halk Partisi'nin orada olması mı daha iyi, yoksa Özgür Özel'in isminin olması mı?

Ben buradan bütün partililere, yöneticilere, sıradan vatandaşlara, meydanda bulunan arkadaşlarımıza sesleniyorum. Kim olursa olsun, Cumhuriyet Halk Partisi'ne emek veren iki gruba da sesleniyorum: Allah aşkına, orada Özgür Özel'in ismi mi durmalı, yoksa Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği mi? Özgür Bey sanki kendini Cumhuriyet Halk Partisi'nden daha büyük görüyor. Kime ispat edeceksin? Kemal Bey'e mi ispat ediyorsun "Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyım" diye? Neyi ispat edeceksin? Lütfen git aynaya bak, akşama kadar "Ben Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyım" de. Ama orası kutsal bir yer kardeşim. CHP'nin oradaki çelengi sürekli sabit durur. Aynı boyutlarda getiririz, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliğini koyarız, orada anarız.

"ÖZGÜR BEY CHP TABANINI KIŞKIRTIYOR"

Ama Özgür Bey maalesef burada kendini Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstün görmeye devam ediyor. Bana göre yanlış yapıyor. Parti belli bir konuma geldi, partinin tabanını kışkırtıyor, tabanı birbirine hedef gösteriyor. Çok yanlış yaptığına inanıyorum.

Bir tanesi genel başkanın koruması mıydı tam tanıyamadım; askeri itiyor, tartaklıyor. Askerler orada nöbet tutuyor, düzeni sağlıyorlar. Daha önce hatırlarsın, bazıları geliyordu; bağırıyorlardı, çağırıyorlardı. Biz de "Gökkubbeyi başınıza yıkarız" diyorduk. Şimdi Özgür Bey kendisi yapıyor. Ya Mustafa Kemal'in makamına böyle girilir mi? Anıtkabir'e böyle girilir mi?

Sen böyle girdiğin zaman diğerleri neler yapar? Başkaları gelir dağıtırlar, Aslanlı Yol'un üzerine çıkarlar. Gençlerden biri ayağını koyuyor, yukarı çıkmaya çalışıyor. İstediği gibi saygısızlık yaparlar. Ama genel başkan olarak sen engelleyeceksin, örnek olacaksın. Orada abilik, babalık yapacaksın. Madem götürüyorsun, onların sorumluluğunu alacaksın. Demek ki kendi içinde, kendi yüreğinde bazı duygudan kurtulamamış.

 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.