CHP’nin kadınları kime emanet
CHP’nin kadınları kime emanet
Haber7 yazarı Zekeriya Say'ın köşe yazısı.
Haber7 yazarı Zekeriya Say'ın köşe yazısı.
Aylin Nazlıaka…
2010 yılında, “ CHP PM üyesi” olarak siyaset sahnesine çıktı…
Güya “istihdam uzmanı” olarak işsizliğin çözümü için çalışacaktı.
“İşsizseniz işimiz sizsiniz” sloganıyla geliştirdiği “GenceArtı” projesiyle özellikle
lise ve üniversite mezunu işsiz gençleri, iş dünyasının temsilcileriyle buluşturacaktı.
2011 yılına gelindiğinde sadece 200 gence internet bağlantılı canlı eğitim, 100’e yakın öğrenciye burs, 42 öğrenciye de staj olanağı sunabildiği için aslında bu alanda pek de iyi olmadığını keşfetti.
Yine de bu küçücük çalışması bile 12 Haziran 2011 seçimlerinde Ankara 1. Bölgeden milletvekili seçilmesine yetti.
Tabii bu sırada ilginç bir protesto ile karşılaştı.
Gençler için istihdam projeleri geliştireceğini öne süren Aylin Nazlıaka’nın, meğer seçim çalışmaları için kiraladığı otobüsün parasını vermediği ortaya çıktı.
Aracıyla CHP Genel Merkezi önüne gelen Kurtuluş Kara adlı vatandaş, otobüsünün 15 gün için kiralandığını, üzerine Aylin Nazlıaka için giydirme tabir edilen reklamın yapıştırıldığını, ses düzeneği kurulduğunu, fakat parasını alamadığını öne sürerek protesto eylemi yaptı.
Derken..
Çok geçmeden Aylin Nazlıaka’nın oturduğu sitede kaçak su kullandığı tespit edildi. ASKİ ekipleri CHP’li Nazlıaka’nın oturduğu sitedeki kaçak tesisatı sökerek, şebeke hattını bağladı.
Para pul işleriyle ilgilenmesi halinde siyasette mesafe kat edemeyeceğini fark eden Nazlıaka, kısa süre içerisinde “feminist” yönünü keşfetti.
Elini köylü kadınların omzuna koymaktan imtina etse de Meclis’te kadınların ve Allah’ın lanetlediği eşcinsellerin sözde sorunları için çalışmalara başladı.
Eşcinseller için Meclis’te soru önergesi veren ilk isimlerden biri olan Aylin Nazlıaka, dönemin Aileden Sorumlu Bakanı Fatma Şahin’i de sırf “LGBT” ifadesini kullanmadığı için, “Sayın Şahin, LGBT demekten mi çekinmektedir?” diyerek, aklınca eleştirmeyi de ihmal etmedi.
Aylin Nazlıaka’yı kamuoyunda “tanınır” yapan da benzer bir “utanç” ifadesi oldu.
Başkan Erdoğan’ın, 2012 yılında yaptığı;
“Sezaryenle doğumlara karşı olan bir başbakanım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Ha anne karnında bir çocuğu öldürürsünüz ha doğduktan sonra öldürürsünüz. Hiçbir farkı yok” açıklamasını sindirmekte zorlanan CHP’li Aylin Nazlıaka, “Başbakan ‘vajina’ bekçiliğini bıraksın” şeklinde iğrenç ifadeler kullandı.
2015 yılında, Mersin’de vahşi bir şekilde bıçaklanarak öldürülen, ardından da cesedi yakılan Özgecan Aslan için dans etmesi ise kamuoyunda büyük tepki topladı.
Twitter’daki şahsi hesabından dans ettiğini gösteren bir fotoğrafını yayınlayan ve “Dünyada bir milyar kadınla, kadın cinayetlerine, enseste, tacize, tecavüze dur demek için dans ettik. #ÖzgecanArslan” paylaşımını yapan CHP’li Aylin Nazlıaka, “dünyada bir cinayeti dansla” protesto eden ilk kişi olarak tarihe geçerken…
Onun gülerek yaptığı bu çirkin dansına tepki gösteren Başkan Erdoğan, “Dans edeceğine Fatiha oku... Onu da bilmiyorsan bir rahmet eyle” sözleriyle Nazlıaka’yı eleştirdi.
Bir ara…
Atatürk’ün resminin indirilmesiyle başlayan tartışmalar sonrası CHP’den ihraç edilen Aylin Nazlıaka, 2020 yılında ise parti meclisinin aldığı kararla döndüğü CHP’nin Kadın Kolları Genel Başkanı oldu.
“Kadının halinden en iyi kadın anlar” sözleriyle geldiği yeni görevinde ilk iş olarak koca soyadına savaş açan ve bu durumu “Kimlik mücadelemiz, var olma mücadelemizdir” diye kutsayan Nazlıaka…
İstanbul Sözleşmesi’nin feshine dair Cumhurbaşkanı Kararı’nın iptali istemiyle Danıştay’a dava açmaktan tutun da…
Daha dün bir veli şikâyetiyle müdür ve öğretmenlerin okuldan uzaklaştırılmasına sebep olan 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Yasası için “Kırmızıçizgimizdir. Ona asla dokunamazsınız, dokundurtmayacağız, buna izin vermeyeceğiz” açıklamasına kadar, çeşitli aksiyonların içerisinde yer aldı.
Geçtiğimiz yıl Diyanet İşleri Başkanlığınca tüm camilerde okutulan “tesettür hutbesi”ni ise,
“Diyanet önce kendine baksın sonra kadınları düşünsün, hatta hiç düşünmesin” sözleriyle hedef aldı.
Yetmedi…
Hutbe sonrası başlatılan Diyanet’e yönelik karalama kampanyasına katılarak;
“ Kadınlar ne Diyanet’e ne iktidara sığar”.. dedi..
Hızını alamamış olmalı ki;
“Kadınların ne giyeceğine Diyanet karar veremez. Bu ülkenin kadınları karanlık dayatma ve Diyanet fetvalarına sığmaz.” sözleriyle, tıpkı CHP Genel Başkanı Özgür Özel gibi İslami değerleri “karanlık dayatmalar” olarak yaftaladı.
Evet!
Her fırsatta AK Parti’ye saldıran, onları “kadın düşmanı” olmakla itham eden ve olası CHP iktidarında “kadın haklarını savunacaklarını” iddia eden CHP Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aylin Nazlıaka, ne hikmetse bugüne kadar partisinde yaşanan “taciz, tecavüz ve gayrimeşru ilişki rezaletleri” hakkında tek kelime etmedi.
Partisindeki onlarca mağdur kadın varken bir tanesi için bile çıtı çıkmadı.
İşbu Aylin Nazılaka dün de kameralar karşısına geçerek…
Uşak'ta 21 yaşındaki belediye çalışanı ile otelde basılan CHP'li Özkan Yalım'ı…
Bolu’da Öznur Ç. adlı belediye çalışanını şantajla birlikteliğe zorlayan Tanju Özcan’ı…
Görele'de şüpheli bir kazada can veren 16 yaşındaki Tauna Torun adlı kız çocuğunu taciz eden CHP'li Hasbi Dede'yi unutarak;
"Bizim iktidarımızda kadınların güvencesi olan laiklik yeniden tüm Türkiye'de hakim olacak. Bizim iktidarımızda, hiçbir kadın güvenlik sorunu yaşamayacak, istismara uğramayacak, çalışmak zorunda kalmayacak. Herkesin onurlu güvenli ve eşit bir yaşam hakkının olduğu bir Türkiye olacak. Ve biz bu düzeni değiştirmekte kararlıyız." sözleriyle
“Kadınları CHP'nin koruyacağını” iddia etti.
Düşünün…
Bu ifadeleri kullanan kişi, maazallah CHP’nin iktidara gelmesi halinde muhtemelen “Aile Bakanlığı” koltuğuna oturacak…
Sizce partisindeki rezillikleri görmezden gelen bu kafaya “aile” ve “kadın” emanet edilir mi?
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.