Ekonomi savaşına Çin de dahil oldu
Ekonomi savaşına Çin de dahil oldu
Gemilere el koymaya başladı
Gemilere el koymaya başladı
Dünyanın enerji akışı Hürmüz Boğazı'nda kilitlenirken, Kızıldeniz tekrardan alev alma riskiyle karşı karşıya. Küresel ekonomi, son zamanların en kötü dönemini yaşıyor.
Dünya genelinde taşınan malların yüzde 80’inden fazlası deniz yoluyla hareket ederken, bu dev akışın büyük bölümü yalnızca birkaç stratejik boğaz ve kanala bağımlı. Ortadoğu’daki savaş, küresel enerji akışının kalbi olan Hürmüz Boğazı’nda ciddi bir kırılmaya yol açtı. Günlük yaklaşık 15 milyon varillik petrol akışının geçtiği bu hat üzerindeki riskler, enerji piyasalarında zincirleme etkiler yaratırken, alternatif rotaların sınırlı kapasitesi krizin derinleşmesine neden oluyor. Suudi Arabistan’ın doğu-batı boru hattını tam kapasite kullanmasına rağmen kaybı telafi edememesi, darboğazın sistemik etkisini ortaya koyuyor.
KIZILDENİZ'İN RENGİ DEĞİŞİYOR
Bu tabloya Kızıldeniz cephesinde artan gerilim ekleniyor. Daha önce füze ve İHA saldırılarıyla Babül Mendeb'de birçok kez farklı ülkelere ait gemileri hedef alan Husilerin ABD-İran savaşına dahil olması, Hint Okyanusu ile Kızıldeniz'i birbirine bağlayan dar bir deniz geçidi olan Bab el-Mandeb Boğazı’nu potansiyel bir aksama riskiyle karşı karşıya bırakıyor. Bu durum küresel enerji arzı ve ticaret konusunda endişeleri artırıyor. Süveyş’e uzanan bu hattının güvenliği konusundaki endişeler, şirketleri daha uzun ve maliyetli rotalara yönelmeye zorluyor. Bu durum yalnızca deniz taşımacılığını değil, tedarik zincirlerinin tamamını etkileyerek maliyetleri yukarı çekiyor.
ÇİN, PANAMA BANDRALI GEMİLERE EL KOYUYOR
Öte yandan, küresel ticaretin Atlantik-Pasifik bağlantısını sağlayan Panama Kanalı çevresinde yaşanan siyasi gerilimler, krizin coğrafi olarak genişlediğini gösteriyor. Panama Yüksek Mahkemesi, ocak ayı sonlarında, Hong Kong merkezli CK Hutchison'ın Panama Limanları Şirketi'ne Panama Kanalı'nın Pasifik ve Atlantik taraflarındaki Balboa ve Cristobal terminallerini işletme hakkı veren imtiyazları geçersiz kılmıştı. Çin, Hutchison'ın liman imtiyazlarına karşı verilen karara kesinlikle karşı çıktığını ve bunu "kötü niyetli bir eylem" olarak nitelendirmişti. Bu gelişme siyasi bir çekişmeyi tetikledi. Çin mart başından bu yana Panama bayraklı gemilere yönelik denetimleri artırdı ve yaklaşık 70 gemiyi limanlarında alıkoydu. Bu da Panama Kanalı üzerinden akan ticaretin giderek daha fazla jeopolitik bir araç haline geldiğine işaret ediyor. Lojistik uzmanlarına göre küresel ticaret, dar ve kırılgan geçitlere aşırı bağımlı. Bu geçitlerde yaşanan her kriz, yalnızca bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik dalgalanmalar yaratıyor.
SAVAŞTA YENİ CEPHELER NAVLUNU YÜKSELTİYOR
Ortadoğu’da yeni cephelerle genişleyen savaş, küresel ticaretin yüzde 80’den fazlasının gerçekleştirildiği denizyolu taşımacılığında navlunu yukarı çekmeye devam ediyor. Drewry Dünya Konteyner Endeksi (WCI) geçen hafta 40'lık konteyner başına yüzde 5 artışla 2 bin 279 dolara yükseldi. Böylece endekste üst üste dördüncü haftada da artış kaydedildi. Buna karşın, son bir ayda endeksteki daralma yüzde 20’yi aştı. En sert yükseliş ise Avrupa–Çin hattında görüldü. EKONOMİ gazetesine konuşan denizcilik sektörü sektör temsilcileri, Panama Kanalı’nda yaşanan sıkıntının ilk etapta özellikle Çin–ABD hattını etkileyeceğini, ancak bu hatta oluşacak bir sıkışıklığın konteyner ve gemi arzı üzerinden diğer bölgeleri de etkileyebileceğini belirtti. Süveyş Kanalı’nda yaşanan kapanma riskinin de navlun üzerindeki baskıyı artırdığı ifade ediliyor.
ENERJİNİN KİLİT KAPISI
Hürmüz Boğazı, küresel enerji sisteminin en kritik geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Basra Körfezi’ni açık denizlere bağlayan bu dar su yolu, Suudi Arabistan, Irak, İran, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük üreticilerin ihracatı için vazgeçilmez bir hat. Boğazın en dar geçiş koridorunun yaklaşık 3 kilometre olması, trafiği hem yoğun hem de kırılgan hale getiriyor. Her gün onlarca tanker bu dar hat üzerinden Asya pazarlarına ulaşmak zorunda. Bu nedenle bölgede yaşanan her askeri gerilim, yalnızca yerel bir güvenlik sorunu değil, küresel enerji fiyatlarını doğrudan etkileyen bir risk haline geliyor. Son krizle birlikte Hürmüz’deki akışın kesintiye uğraması, alternatif altyapıların yetersizliğini ortaya koydu. Suudi Arabistan’ın doğu-batı boru hattı gibi seçenekler devreye alınsa da, bu hatların kapasitesi kaybı telafi etmeye yetmiyor. Bu durum, Hürmüz’ün yalnızca bir geçiş noktası değil, aynı zamanda küresel ekonominin “tekil kırılma noktalarından” biri olduğunu bir kez daha gösteriyor.
TİCARETİN GÜNEY KAPISI
Babül Mendeb Boğazı, Kızıldeniz’i Aden Körfezi üzerinden Hint Okyanusu’na bağlayan ve Asya-Avrupa ticaretinin kritik halkasını oluşturan stratejik bir geçit. En dar noktası yaklaşık 32 kilometre olan bu boğaz, Süveyş Kanalı ile birlikte küresel deniz ticaretinin en yoğun kullanılan koridorlarından birinin girişini oluşturuyor. Küresel petrol taşımacılığının yaklaşık yüzde 10’u bu hat üzerinden gerçekleşirken, her gün milyonlarca varil enerji ürünü bu rotadan dünya pazarlarına ulaşıyor. Aynı zamanda konteyner taşımacılığı açısından da hayati önemde olan bu koridor, küresel ticaretin yaklaşık yüzde 12’sine hizmet ediyor. Çatışmalar, Süveyş üzerinden Avrupa’ya uzanan ticaret akışını tehdit ediyor. Alternatif olarak Ümit Burnu’na yönelmek ise binlerce kilometrelik ek mesafe ve ciddi maliyet artışı anlamına geliyor. Bu nedenle Babül Mendeb’de yaşanacak bir aksama, yalnızca bölgesel değil, küresel tedarik zincirlerinde ciddi kırılmalara yol açabilecek potansiyele sahip.
YENİ CEPHE
Panama Kanalı, Atlantik ve Pasifik okyanularını birbirine bağlayan ve küresel ticaretin yaklaşık yüzde 6’sını taşıyan stratejik bir mühendislik harikası olarak tanımlanıyor. Panama Kanalı, 366 metre uzunluğa ve yaklaşık 49 metre genişliğe sahip ve 12.600'den fazla konteyner taşıyabilen Neopanamax tipi gemileri ağırlayabiliyor; bu da eski kilitlerin getirdiği yaklaşık 5.000 TEU'luk önceki sınırın iki katından fazla. Bugün Panama Kanalı 170'ten fazla ülkede yaklaşık 1900 limanı birbirine bağlayarak neredeyse 180 denizcilik rotasına hizmet veriyor. Her yıl bu koridordan 14 binden fazla gemi geçiyor ve tahmini değeri yaklaşık 270 milyar dolar olan, küresel ticaretin yaklaşık yüzde 6'sına denk gelen mallar taşıyor. Ayrıca ,kanaldan geçen kargonun yüzde 70'inden fazlası ya ABD çıkışlı ya da ABD’ye yol alıyor. Kanalın sunduğu mesafe avantajı da bu gerilimler nedeniyle anlamını yitirebilir. Alternatif rotalara yönelmek, binlerce kilometrelik ek mesafe ve artan maliyet anlamına geliyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.