Ekrem İmamoğlu neden 'SKMVA' ile suçlanıyor

Siyaset (Web Sitesi) - Web Sitesi | 03.04.2026 - 15:04, Güncelleme: 03.04.2026 - 15:04
 

Ekrem İmamoğlu neden 'SKMVA' ile suçlanıyor

Para kasasından itiraf: 'Dükkanlar ona kaldı

İddianamede Ekrem İmamoğlu'nun "suç örgütü lideri" olduğu belirtilen yapının, belediye kaynakları ve çeşitli yasa dışı gelirlerin “SİSTEM” adı verilen bir yapı içinde toplanarak aklandığı öne sürülüyor. Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Ekrem İmamoğlu ve liderliğini yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik hazırlanan kapsamlı iddianame, "Asrın Yolsuzluğu" davasında kamu kaynaklarının ve gayrimeşru gelirlerin nasıl sistematik bir şekilde aklandığına dair çarpıcı detaylar içeriyor. İddianameye göre; rüşvet, irtikap, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma gibi "öncül suçlardan" elde edilen devasa kayıt dışı fonlar, "SİSTEM" adı verilen bir havuzda toplanarak gayrimenkul alımları, paravan şirketler ve yurt dışı transferleri aracılığıyla meşru bir kılıfa sokuldu. MASAK ve BDDK raporlarıyla desteklenen iddianame, valizlerle taşınan milyonlarca eurodan, Hırvatistan'a uzanan para trafiğine ve siyasi kampanyaların finansmanına kadar uzanan 4 aşamalı bir aklama organizasyonu gözler önüne seriliyor. Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinde düzenlenen "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığını Aklama - SKMVA", iddianamenin omurgasını oluşturuyor. Savcılık makamı, örgütün temel amacının elde edilen yasa dışı kazançları "aklamak" ve piyasada "tedavüle sokmak" olduğunu vurguluyor. Bu süreçteki en kritik hamlenin, suç gelirinin gayrimeşru kaynağını gizlemek ve paranın suçla olan illiyet bağını (nedensellik bağını) kesmek olduğu belirtiliyor. Bu doğrultuda, taşınmazların gerçek değerinin altında gösterilmesi ve resmiyette farklı, gerçekte farklı kişiler üzerinde tutulması gibi "muvazaalı (danışıklı) işlemler" ve "şirket/taşınmaz emanetçiliği" yöntemleri sıklıkla kullanıldı. İddianamede, suç gelirlerinin aklanmasına yönelik somut olaylar, eylem numaralarıyla tek tek detaylandırılıyor. İşte dosyaya giren o kritik işlemler: Meydan Yakuplu Projesi: Beylikdüzü’ndeki bu projeden rüşvet ve usulsüzlükle elde edildiği iddia edilen 15 adet dükkanın devri dikkat çekiyor. Dükkanlar resmiyette örgüt yöneticisi Adem Soytekin’in üzerinde görünse de, fiilen İmamoğlu’nun şirketi İmamoğlu İnşaat’ın genel müdürü Tuncay Yılmaz tarafından yönetilen Asak Araç Kiralama şirketine devredilerek aklanma işlemi gerçekleştirildi. Bodrum LPF İnşaat Devri: İçerisinde Bodrum’da lüks bir villa ve tarlalar bulunan LPF İnşaat Anonim A.Ş., Ekrem İmamoğlu’nun tek ortak olduğu SSB Gayrimenkul’e devredildi. Bu işlemde gerçek değeri gizlemek amacıyla banka üzerinden sadece 10 milyon TL gibi düşük bir meblağ gönderildi. Ancak asıl ödeme olan 1.030.000 Euro, örgütün "sisteminden" çıkarılarak valizlerle elden teslim edildi. Güllüce Tarım ve İBB Bağlantısı: Örgüt üyesi olduğu iddia edilen Ali Nuhoğlu, İBB iştiraki Kiptaş’tan aldığı usulsüz avanslarla iki adet villa edindi. Bu villalar, Güllüce Tarım şirketi üzerinden İmamoğlu İnşaat’a muvazaalı ve bedelsiz olarak devredilerek kamu kaynağı şirket bünyesine aktarıldı. "PARA KULELERİ" Kamuoyunda uzun süre tartışılan CHP İstanbul İl Başkanlığı Binası'nın satın alınması süreci de iddianamede yer buldu. Belediyelerden ve iş insanlarından rüşvet veya irtikap yoluyla toplanan, kaynağı belirsiz kayıt dışı paraların bu binanın alımında kullanıldığı belirtildi. Bu paralara resmiyet kazandırmak amacıyla geçmişe dönük sahte bağış makbuzları düzenlendiği iddia ediliyor. İnmari Oxygen ve Prime Projeleri: İmamoğlu İnşaat’ın projelerindeki konutlar, şirkette çalışan veya illiyet bağı olan Baran Gönül, Burcu Beyazoğlu gibi isimlere satılmış gibi gösterildi. Bu kişilerin, kendi mali profilleriyle uyuşmayan yüksek tutarlı nakit paraları bankaya yatırıp hemen ardından şirkete transfer ederek kaynağı belirsiz paraları finansal sisteme soktukları tespit edildi. Hırvatistan Bağlantısı: Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu’nun, suçtan elde edilen kazançları şüpheli Mehmet Selim İmamoğlu’nun hesaplarına gönderdikleri iddia ediliyor. Bu paraların bir kısmıyla lüks tekne alındığı, kalan kısmının ise yurt dışına çıkarılarak Hırvatistan’da kurulan bir şirkete aktarıldığı iddianamede yer alan en çarpıcı uluslararası bağlantılardan biri. "SİSTEM" NASIL ÇALIŞTI? İddianame, tüm bu yasa dışı fonların örgüt liderinin talimatıyla kurulan ve "SİSTEM" adı verilen bir havuzda toplandığını belirtiyor. Bu paraların yönetiminde ise Fatih Keleş ve Adem Soytekin gibi isimlerin "kasa" görevi gördüğü ifade ediliyor. Süreç, profesyonel bir kara para aklama döngüsü olarak 4 aşamada gerçekleşiyor: Gelir Elde Etme: İmar usulsüzlükleri, Cebeci bölgesi gibi alanlardaki kaçak hafriyat dökümleri veya Kültür A.Ş. ve İSFALT gibi kurumlardaki usulsüz ihalelerle devasa miktarda kayıt dışı nakit girişi sağlanıyor. Kurye ve Toplama: Toplanan rüşvet paraları, şoförler veya alt kademe personelin "kurye" olarak kullanılmasıyla, valizler ve çantalar içerisinde örgüt yöneticilerine (Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz) ulaştırılıyor. Tanık İrfan MUTLU’ya örgüt lideri Ekrem İMAMOĞLU’na bağlı hareket eden ve CHP İl Binasının satın alınma sürecinde ortaya çıkan para sayma görüntülerinde de yer alan Tuncay YILMAZ’a ait X platformunda yayınlanan fotoğraf gösterilmiş. Tanık beyanında söz konusu fotoğrafın ifadesinde belirttiği kaynağı belli olmayan 1.030.000 EURO olduğunu teşhis etmiştir Tabakalama (Gizleme): Paralar, döviz büroları ve kuyumcular üzerinden dolara veya euroya çevrilerek izi kaybettiriliyor. Ayrıca gerçek bir ticari faaliyet varmış izlenimi vermek için naylon faturalar ve sahte iş sözleşmeleriyle şirket hesapları arasında dolaştırılıyor. Bütünleşme (Meşrulaştırma): Son aşamada "aklanan" bu fonlar; lüks taşınmaz alımları, yurt içi ve yurt dışında şirket kurulumları veya Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile CHP kurultay delegelerinin finansmanı gibi siyasi kampanyalarda kullanılarak tamamen yasal sisteme entegre ediliyor. Ayrı bir detay olarak, iddianamede, Torunlar Gıda'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yaptığı 20 milyon TL'lik 'şartlı bağışın' bir makbuzu görülüyor. İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve işlenen suçlarla ilgili detaylı bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.
Para kasasından itiraf: 'Dükkanlar ona kaldı

İddianamede Ekrem İmamoğlu'nun "suç örgütü lideri" olduğu belirtilen yapının, belediye kaynakları ve çeşitli yasa dışı gelirlerin “SİSTEM” adı verilen bir yapı içinde toplanarak aklandığı öne sürülüyor.

Cumhuriyet Halk Partili (CHP) Ekrem İmamoğlu ve liderliğini yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik hazırlanan kapsamlı iddianame, "Asrın Yolsuzluğu" davasında kamu kaynaklarının ve gayrimeşru gelirlerin nasıl sistematik bir şekilde aklandığına dair çarpıcı detaylar içeriyor.

İddianameye göre; rüşvet, irtikap, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma gibi "öncül suçlardan" elde edilen devasa kayıt dışı fonlar, "SİSTEM" adı verilen bir havuzda toplanarak gayrimenkul alımları, paravan şirketler ve yurt dışı transferleri aracılığıyla meşru bir kılıfa sokuldu.

MASAK ve BDDK raporlarıyla desteklenen iddianame, valizlerle taşınan milyonlarca eurodan, Hırvatistan'a uzanan para trafiğine ve siyasi kampanyaların finansmanına kadar uzanan 4 aşamalı bir aklama organizasyonu gözler önüne seriliyor.

Türk Ceza Kanunu'nun 282. maddesinde düzenlenen "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığını Aklama - SKMVA", iddianamenin omurgasını oluşturuyor. Savcılık makamı, örgütün temel amacının elde edilen yasa dışı kazançları "aklamak" ve piyasada "tedavüle sokmak" olduğunu vurguluyor.

Bu süreçteki en kritik hamlenin, suç gelirinin gayrimeşru kaynağını gizlemek ve paranın suçla olan illiyet bağını (nedensellik bağını) kesmek olduğu belirtiliyor.

Bu doğrultuda, taşınmazların gerçek değerinin altında gösterilmesi ve resmiyette farklı, gerçekte farklı kişiler üzerinde tutulması gibi "muvazaalı (danışıklı) işlemler" ve "şirket/taşınmaz emanetçiliği" yöntemleri sıklıkla kullanıldı.

İddianamede, suç gelirlerinin aklanmasına yönelik somut olaylar, eylem numaralarıyla tek tek detaylandırılıyor. İşte dosyaya giren o kritik işlemler:

Meydan Yakuplu Projesi: Beylikdüzü’ndeki bu projeden rüşvet ve usulsüzlükle elde edildiği iddia edilen 15 adet dükkanın devri dikkat çekiyor. Dükkanlar resmiyette örgüt yöneticisi Adem Soytekin’in üzerinde görünse de, fiilen İmamoğlu’nun şirketi İmamoğlu İnşaat’ın genel müdürü Tuncay Yılmaz tarafından yönetilen Asak Araç Kiralama şirketine devredilerek aklanma işlemi gerçekleştirildi.

Bodrum LPF İnşaat Devri: İçerisinde Bodrum’da lüks bir villa ve tarlalar bulunan LPF İnşaat Anonim A.Ş., Ekrem İmamoğlu’nun tek ortak olduğu SSB Gayrimenkul’e devredildi. Bu işlemde gerçek değeri gizlemek amacıyla banka üzerinden sadece 10 milyon TL gibi düşük bir meblağ gönderildi. Ancak asıl ödeme olan 1.030.000 Euro, örgütün "sisteminden" çıkarılarak valizlerle elden teslim edildi.

Güllüce Tarım ve İBB Bağlantısı: Örgüt üyesi olduğu iddia edilen Ali Nuhoğlu, İBB iştiraki Kiptaş’tan aldığı usulsüz avanslarla iki adet villa edindi. Bu villalar, Güllüce Tarım şirketi üzerinden İmamoğlu İnşaat’a muvazaalı ve bedelsiz olarak devredilerek kamu kaynağı şirket bünyesine aktarıldı.

"PARA KULELERİ"

Kamuoyunda uzun süre tartışılan CHP İstanbul İl Başkanlığı Binası'nın satın alınması süreci de iddianamede yer buldu.

Belediyelerden ve iş insanlarından rüşvet veya irtikap yoluyla toplanan, kaynağı belirsiz kayıt dışı paraların bu binanın alımında kullanıldığı belirtildi.

Bu paralara resmiyet kazandırmak amacıyla geçmişe dönük sahte bağış makbuzları düzenlendiği iddia ediliyor.

İnmari Oxygen ve Prime Projeleri: İmamoğlu İnşaat’ın projelerindeki konutlar, şirkette çalışan veya illiyet bağı olan Baran Gönül, Burcu Beyazoğlu gibi isimlere satılmış gibi gösterildi. Bu kişilerin, kendi mali profilleriyle uyuşmayan yüksek tutarlı nakit paraları bankaya yatırıp hemen ardından şirkete transfer ederek kaynağı belirsiz paraları finansal sisteme soktukları tespit edildi.

Hırvatistan Bağlantısı:  Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu’nun, suçtan elde edilen kazançları şüpheli Mehmet Selim İmamoğlu’nun hesaplarına gönderdikleri iddia ediliyor. Bu paraların bir kısmıyla lüks tekne alındığı, kalan kısmının ise yurt dışına çıkarılarak Hırvatistan’da kurulan bir şirkete aktarıldığı iddianamede yer alan en çarpıcı uluslararası bağlantılardan biri.

"SİSTEM" NASIL ÇALIŞTI?

İddianame, tüm bu yasa dışı fonların örgüt liderinin talimatıyla kurulan ve "SİSTEM" adı verilen bir havuzda toplandığını belirtiyor.

Bu paraların yönetiminde ise Fatih Keleş ve Adem Soytekin gibi isimlerin "kasa" görevi gördüğü ifade ediliyor.

Süreç, profesyonel bir kara para aklama döngüsü olarak 4 aşamada gerçekleşiyor:

Gelir Elde Etme: İmar usulsüzlükleri, Cebeci bölgesi gibi alanlardaki kaçak hafriyat dökümleri veya Kültür A.Ş. ve İSFALT gibi kurumlardaki usulsüz ihalelerle devasa miktarda kayıt dışı nakit girişi sağlanıyor.

Kurye ve Toplama: Toplanan rüşvet paraları, şoförler veya alt kademe personelin "kurye" olarak kullanılmasıyla, valizler ve çantalar içerisinde örgüt yöneticilerine (Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz) ulaştırılıyor.

Tanık İrfan MUTLU’ya örgüt lideri Ekrem İMAMOĞLU’na bağlı hareket eden ve CHP İl Binasının satın alınma sürecinde ortaya çıkan para sayma görüntülerinde de yer alan Tuncay YILMAZ’a ait X platformunda yayınlanan fotoğraf gösterilmiş. Tanık beyanında söz konusu fotoğrafın ifadesinde belirttiği kaynağı belli olmayan 1.030.000 EURO olduğunu teşhis etmiştir

Tabakalama (Gizleme): Paralar, döviz büroları ve kuyumcular üzerinden dolara veya euroya çevrilerek izi kaybettiriliyor. Ayrıca gerçek bir ticari faaliyet varmış izlenimi vermek için naylon faturalar ve sahte iş sözleşmeleriyle şirket hesapları arasında dolaştırılıyor.

Bütünleşme (Meşrulaştırma): Son aşamada "aklanan" bu fonlar; lüks taşınmaz alımları, yurt içi ve yurt dışında şirket kurulumları veya Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile CHP kurultay delegelerinin finansmanı gibi siyasi kampanyalarda kullanılarak tamamen yasal sisteme entegre ediliyor.

Ayrı bir detay olarak, iddianamede, Torunlar Gıda'nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yaptığı 20 milyon TL'lik 'şartlı bağışın' bir makbuzu görülüyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve işlenen suçlarla ilgili detaylı bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması talep ediliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.