Haluk Levent size ibret olsun!

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 13.07.2026 - 11:09, Güncelleme: 13.07.2026 - 11:09
 

Haluk Levent size ibret olsun!

Haber7 Yazarı Zekeriya Say'ın kaleminden köşe yazısı

“Rock” müziğinin Türkiye'deki önemli temsilcilerinden olan Haluk Levent, 1989 yılında bir merakla başlamış şarkı söylemeye. Kafeteryalarda gitarının tellerine hafif hafif dokunurken, biraz da etrafındakilerin ısrarıyla kendisini sahnelerde bulmuş. Pop müziğinin revaçta olduğu 1990'lı yılların başında ilk albümünü çıkaran Levent, farklı ses ve yorumu ile dikkatleri üzerine çekse de televizyonlara çıkmak için çok uğraşmış. Aykırı görüntüsü, parasızlıktan popçular gibi iyi giyinememesi ve saçını yaptırmaması yüzünden, yönetmenlere bir türlü kendisini kabul ettirememiş. İkinci albümünde; “Bir Gece Vakti”, “Bir Yarim Olsun İsterdim”, “Yollarda Bulurum Seni” ve “Ankara” gibi çoğu hit olmuş rock ustalarının şarkılarına yer veren Levent, aradığı şöhrete bu sayede kavuşsa da parayla arasındaki sorunları bir türlü çözememiş. Takvimler 3 Temmuz 1997’yi gösterdiğinde, artık Levent’in bu sorununu tüm Türkiye öğreniyordu. Zira! 1989 yılında bir şirketi olan ve arkadaşına verdiği çekleri zamanında ödemeyen Haluk Levent, “çekte sahtecilik” suçundan kesinleşen iki yıl 10 aylık hapis cezası yüzünden, Antalya konserinin ardından gözaltına alınmıştı. Geceyi Demircikara Karakolu'nda geçiren Levent, ertesi gün Antalya Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken; “Haluk Levent olarak kaçamazdım. Bir gün konserin birinde beni yakalamalarını bekliyordum" demişti. Adaletten 4 ay izin isteyen ve bu talebi kabul görmeyen Levent, Adana E Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürülürken yaptığı açıklamada; “Unutkanlığımın cezasını çekiyorum” diyerek, aslında borcuna sadık biri olduğunu iddia ederken... “Adalet bana gösterdiği inceliği, Selim Edes’e, Engin Civan’a gösterseydi Türkiye’de hiçbir sorun kalmazdı” sözleriyle de “batık bankacıları dolaşırken” kendisinin tutuklanmasına isyan ediyordu. Levent ayrıca; “Hapisten çıktığımda, karşılarında eylemci bir Haluk Levent bulacaklar” diyerek, artık insanlık için çalışacağını da müjdeliyordu. Dediği gibi de oldu… Tam 9 ay 12 günlük hapis cezasını çeken Levent, hapisten çıkar çıkmaz ilk iş olarak Akkuyu'da kurulması planlanan nükleer santrali, saçlarını keserek protesto etti. Tahliye edildikten sonra “yoklama kaçağı” olduğu için bu kez “Askerlik” vazifesiyle karşı karşıya olan Haluk Levent’e, o dönem gazetelerde köşe yazarlığı yapan Gani Müjde’den ilginç bir teklif geldi. Müjde, 27.04.1998’de “Haluk Levent'in tost – iti” başlığıyla kaleme aldığı köşesinde; “Artık çek kullanılmayacak. Titan zinciri daha karlı...” şeklinde bir not düşüyordu. Derken… Çok geçmeden sanatçı, sözleri Sezen Cumhur Önal'a ait “Seni Andıkça” adlı şarkıyı “Mektup” ismiyle izinsiz kullandığı için “47 milyar liralık” maddi ve manevi tazminat cezasına çarptırıldı. Mahkeme kararı sonrası Haluk Levent’in yaptığı; “Sezen Cumhur’a ‘Haluk Levent’in parasını yedim’ zevkini tattırmayacağım. Parayı vermeyeceğim. Cezası neyse, gidip yatacağım” açıklaması oldukça ibretlikti. Çünkü! “Tuvalet sıklığında konsere çıkan!” yani 2001 yılında tefecilere olan borçlarını kapatmak için 3 günde bir konser veren Haluk Levent, her ne kadar “ödeyeceğim” dese de kimseye borcunu ödemiyordu. Tabii bu arada “siyaset” yapmayı da ihmal etmiyordu. 2003 yılında AK Parti konserini “program yoğunluğu” gerekçesiyle iptal eden Levent, kâh Almanya'da PKK /KADEK'in düzenlediği konsere katılıyordu… Kah CHP Kartal İlçe Örgütü için mescit bahçesinde şarkı söylüyordu. “Biz bu ülke sevdalısıyız, cumhuriyetçiyiz, kuvayı milliyeciyiz" nutukları atan Levent’in başı, çok geçmeden yine ödemediği borçlar yüzünden derde giriyordu. *  26 Mayıs 2004’te, 70 bin dolarlık borcu yüzünden Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü'ndeki Bahar Şenliği konserinde gözaltına alındı ve tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi. * Burada 5 gün hapis yatan Levent, 9 Ağustos 2005 tarihinde bu defa Rumelihisarı'ndaki konserinde icra şoku yaşadı. Levent'in 200 milyar olan borcunu faizi ile tahsil etmek isteyen avukatlar, icra memurları ile gelerek bilet gişesinde toplanan paraya el koymak istedi. * 18 Ekim 2005’e ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), batık bankalardan kaynaklanan alacakları nedeniyle haczettiği ‘Prestij Müzik’e kayıtlı Haluk Levent’in marka ismini 100 bin liraya satışa çıkardı ama satın alan çıkmadı. * 13 Temmuz 2007’de gerçekleşen “Gecekuşu Operasyonu” ise Haluk Levent’in başka bir yüzünü ortaya çıkardı. Bir çetenin telefonlarını dinlemeye alan polis ekipleri, şarkıcı Haluk Levent’in suç örgütüyle bağlantılı “Irina” isimli kadınla birlikte olduğu, bunun karşılığında kredi kartından 100 dolar havale yaptığı tespit edildi. Bununla yetinmeyen Levent’in çetenin gönderdiği kadına “Seni klibimde oynatacağım” sözü verdiği de tespit edildi. * Sadece 4 ay sonra, Haluk Levent bu kez hakkında başlatılan bir icra takibi nedeniyle mal beyanında bulunmadığı gerekçesiyle 10 günlük disiplin hapis cezasına çarptırıldı. Tutuklanan Levent, paranın ödenmesi üzerine serbest kaldı. * 2008 yılına da hızlı başlayan Haluk Levent hakkında, bu defa Transtel Makine Şirketi'ni 4,5 milyon lira dolandırdığı için 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. 10 yıl içinde piyasaya çıkmış ve çıkacak tüm CD ve DVD'lerinin telif hakları ile gelirlerini satma karşılığı sözleşme imzaladığı firmaya 4.5 milyon lira takan Levent, 2 Mayıs 2008’de Almanya konserinin dönüşünde, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na iner inmez gözaltına alındı. İfade verip, serbest bırakıldı. * Ekonomik açıdan zor günler geçiren ve yüz binlerce lira borcu bulunan Haluk Levent, bu olaydan sadece 13 gün sonra kendisi yargıya başvurarak, “borçlu olduğu tefecileri” şikâyet etti. Onun bu perişan halini gören Sedanur Yıldız adlı hayranı, “Gecekondumuzu satıp Haluk Bey'e verelim” teklifinde bulundu. * Takvimler 11 Haziran 2009’u gösterdiğinde Haluk Levent, bu kez de Antalya'da bir okulun mezuniyet gecesinde verdiği konserin ardından sivil polisler tarafından gözaltına alındı. Yaklaşık iki saat boyunca polis merkezinde ifade veren Levent, daha sonra serbest bırakıldı. * Nisan 2010’da ise Antalya'da, Yılmaz Solma isimli bir restoran sahibini dolandırdığı iddiasıyla Levent’e 1 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı... Bu olaydan 15 gün sonra, 15 Nisan 2010’da ise acayip bir şey oldu. * Haluk Levent, tefecilere olan borcunu sildirmek için çete tuttuğu iddiasıyla İstanbul’da gözaltına alındı. * İfadesi alındıktan sonra serbest kalan Levent yaklaşık 20 gün sonra Çanakkale'nin Yenice İlçesi'nde bir sürücü kursunun şehit ailelerine yardım amacıyla organize ettiği konserden sonra yine polis tarafından gözaltına alındı. * 1 Temmuz 2010’da ise İstanbul Ataşehir'de, Belediye Festival Alanı'nda gerçekleşen “2. Kardeş Türküler Festivali”nden sonra da alacaklarının şikayetiyle gözaltına alındı ve Ümraniye Cezaevi’ne gönderildi. * 13 Ağustos’ta ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve yağmaya teşebbüse azmettirmek” suçlarından hakkında açılan davada, 9 yıldan 16.5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi. * 2 Aralık 2011’de de Kıbrıs’ta gözaltına alınan şarkıcı Haluk Levent, 30 gün tutuklu kaldıktan sonra Türkiye’ye iade edildi. * Borçları nedeniyle başı dertte olan ve taahhütlerini yerine getirmediği için zaman zaman cezaevine giren Haluk Levent, 1 Temmuz 2012’de konser için geldiği Kuşadası'nda “alacaklılarım tehdit ediyor” diye bu defa kendi isteğiyle karakola sığındı.   Derken… Bir hayranının, o dönem Twitter’da aktif olan Haluk Levent’e, “Parti kur, oy verelim abi” şeklindeki esprisi ve birkaç sandıkta adının yazılı olduğu pusulaların çıkması, şarkıcının aklına parlak bir fikir getirdi. Sözde zor durumdaki insanlara yardım etmek amacıyla “Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP)’unu kuran Levent, insanların parasız dileklerini yerine getirmeye başladı. Mezun olan öğrencilere “kavalyelik” yapan, “düğünlere”, “özel günlere” giden Levent’in AHBAP’ı, Türkiye’de en çok konuşulan dernek oldu. Öyle ki “estetik” olmak isteyenler bile ondan yardım alıyordu. Kısa sürede gönüllü ordusuna dönüşen AHBAP sayesinde artık Haluk Levent’in ayağı karakoldan ve cezaevinden kesilmişti. Adeta bir “iyilik perisine” dönüşen Levent, yüz nakli ile tanınan ve 1500 lira borcu nedeniyle hapse düşen Recep Sert’in bile imdadına koşarak sadece hapisten çıkarmakla kalmadı, kalan borçlarını da ödedi. AHBAP Derneği sayesinde geçmişini temizleyen ve 2021 yılında üniversitelerle yeni proje üretip kamuoyuna sunacağını açıklayan Haluk Levent, 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen ve 11 ili yerle bir eden ikiz depremlerde ise biraz da “istemezükçü” zihniyetin desteğiyle, adeta “kahraman” ilan edildi. Deprem bölgesinde tam 337 bin 727 çadır kurulmasında katkısı olan 158 yılllık Kızılay’ı yerden yere vuran seküler yobazlar.. Kızılay’ın çadır üretmek için kurduğu iştirak şirketi Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş.’den sadece 2.050 adet çadıra, işçilik ve hammadde bedeli olarak yaklaşık 46 milyon TL ödeyerek satın alan Levent’i göklere çıkardı. Ahmet Davutoğlu’na yakınlığıyla bilinen “Karar gazetesi” bile, hem de hiç utanmadan 9 Şubat 2023’te “Nerede Bu Devlet” manşetini atarak, “devletin reaksiyon gösteremediğini”, “Kızılay’ın enkaz altında kaldığını”… “Haluk Levent ve sosyal medya fenomenlerinin ise yardımları organize ettiğini” yazdı!.. Ve nihayet dün!!! 2012’den beri yolu karakola düşmeyen Haluk Levent’in “parayı nasıl bulduğu” deşifre oldu. Meğer!.. Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent, 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL bahis oynamış… 390 milyon TL’yi kumarda kaybeden Levent, dernek hesabından asistanı Yeliz Kaya hesabına 120 milyon TL para aktarmış. Yetmemiş… Bir gayrimenkul alımı için 15 Ocak tarihinde 250 bin dolar, 15 Şubat tarihinde 1 milyon 250 bin dolar ve 30 Mart tarihinde 1 milyon 250 bin dolar olmak üzere toplamda 3 senet vererek, Ahbap Derneği’ni “Gayrikabili rücu” (iptal edilemez şekilde) “Kefil” göstermiş. Bitmemiş… Ahbap Derneği çalışanları Emrah Gödeliner, Zafer Yay ve Yeliz Kaya isimleri şahısların IBAN hesaplarını kullanarak, milyonlarca liralık nakit akışı sağlamış. Bu da kesmemiş… Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran ile 60 milyon dolar değerinde 22 taşınmazın pazarlığını yapmış… Bu arada… Eskiden fahişelere kredi kartından sadece “100 dolar” aktaran ve klibinde oynatma sözü veren Haluk Levent Efendi, Ekrem İmamoğlu gibi ünlü isimlerle birlikte olduğunu itiraf eden Portekizli manken Tessy Ramos Correia’ya da defalarca elden “1000 dolar” ödemiş. Ne yalan söyleyeyim… Bildim bileli ekonomik sorunlar yaşayan ve bir ayağı cezaevinde olan Haluk Levent’in bir şeyler çevirdiğini düşünüyordum ama bu kadarını ben bile tahmin etmiyordum. Demek ki kafesin anahtarını tilkiye verirseniz, tavukların başına gelecekleri kestirmeniz gerekiyormuş!.. Ne diyelim… Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına kızıp, önüne gelen isimlere yanlayan ve onları baş tacı edenler, umarım artık kimin peşinden gittiklerini iyi araştırıp, öyle karar verirler… Aksi halde bir yardım derneğini bile talan edenler ülkenin varlıklarını nasıl yağmalarlar siz tahmin edin!..
Haber7 Yazarı Zekeriya Say'ın kaleminden köşe yazısı

“Rock” müziğinin Türkiye'deki önemli temsilcilerinden olan Haluk Levent, 1989 yılında bir merakla başlamış şarkı söylemeye.

Kafeteryalarda gitarının tellerine hafif hafif dokunurken, biraz da etrafındakilerin ısrarıyla kendisini sahnelerde bulmuş.

Pop müziğinin revaçta olduğu 1990'lı yılların başında ilk albümünü çıkaran Levent, farklı ses ve yorumu ile dikkatleri üzerine çekse de televizyonlara çıkmak için çok uğraşmış.

Aykırı görüntüsü, parasızlıktan popçular gibi iyi giyinememesi ve saçını yaptırmaması yüzünden, yönetmenlere bir türlü kendisini kabul ettirememiş.

İkinci albümünde;

“Bir Gece Vakti”, “Bir Yarim Olsun İsterdim”, “Yollarda Bulurum Seni” ve “Ankara” gibi çoğu hit olmuş rock ustalarının şarkılarına yer veren Levent, aradığı şöhrete bu sayede kavuşsa da parayla arasındaki sorunları bir türlü çözememiş.

Takvimler 3 Temmuz 1997’yi gösterdiğinde, artık Levent’in bu sorununu tüm Türkiye öğreniyordu.

Zira!

1989 yılında bir şirketi olan ve arkadaşına verdiği çekleri zamanında ödemeyen Haluk Levent, “çekte sahtecilik” suçundan kesinleşen iki yıl 10 aylık hapis cezası yüzünden, Antalya konserinin ardından gözaltına alınmıştı.

Geceyi Demircikara Karakolu'nda geçiren Levent, ertesi gün Antalya Emniyet Müdürlüğü'ne götürülürken;

“Haluk Levent olarak kaçamazdım. Bir gün konserin birinde beni yakalamalarını bekliyordum" demişti.

Adaletten 4 ay izin isteyen ve bu talebi kabul görmeyen Levent, Adana E Tipi Kapalı Cezaevi'ne götürülürken yaptığı açıklamada;

“Unutkanlığımın cezasını çekiyorum” diyerek, aslında borcuna sadık biri olduğunu iddia ederken...

“Adalet bana gösterdiği inceliği, Selim Edes’e, Engin Civan’a gösterseydi Türkiye’de hiçbir sorun kalmazdı” sözleriyle de “batık bankacıları dolaşırken” kendisinin tutuklanmasına isyan ediyordu.

Levent ayrıca;

“Hapisten çıktığımda, karşılarında eylemci bir Haluk Levent bulacaklar” diyerek, artık insanlık için çalışacağını da müjdeliyordu.

Dediği gibi de oldu…

Tam 9 ay 12 günlük hapis cezasını çeken Levent, hapisten çıkar çıkmaz ilk iş olarak Akkuyu'da kurulması planlanan nükleer santrali, saçlarını keserek protesto etti.

Tahliye edildikten sonra “yoklama kaçağı” olduğu için bu kez “Askerlik” vazifesiyle karşı karşıya olan Haluk Levent’e, o dönem gazetelerde köşe yazarlığı yapan Gani Müjde’den ilginç bir teklif geldi.

Müjde, 27.04.1998’de “Haluk Levent'in tost – iti” başlığıyla kaleme aldığı köşesinde;

“Artık çek kullanılmayacak. Titan zinciri daha karlı...” şeklinde bir not düşüyordu.

Derken…

Çok geçmeden sanatçı, sözleri Sezen Cumhur Önal'a ait “Seni Andıkça” adlı şarkıyı “Mektup” ismiyle izinsiz kullandığı için “47 milyar liralık” maddi ve manevi tazminat cezasına çarptırıldı.

Mahkeme kararı sonrası Haluk Levent’in yaptığı;

“Sezen Cumhur’a ‘Haluk Levent’in parasını yedim’ zevkini tattırmayacağım. Parayı vermeyeceğim. Cezası neyse, gidip yatacağım” açıklaması oldukça ibretlikti.

Çünkü!

“Tuvalet sıklığında konsere çıkan!” yani 2001 yılında tefecilere olan borçlarını kapatmak için 3 günde bir konser veren Haluk Levent, her ne kadar “ödeyeceğim” dese de kimseye borcunu ödemiyordu.

Tabii bu arada “siyaset” yapmayı da ihmal etmiyordu.

2003 yılında AK Parti konserini “program yoğunluğu” gerekçesiyle iptal eden Levent, kâh Almanya'da PKK /KADEK'in düzenlediği konsere katılıyordu…

Kah CHP Kartal İlçe Örgütü için mescit bahçesinde şarkı söylüyordu.

“Biz bu ülke sevdalısıyız, cumhuriyetçiyiz, kuvayı milliyeciyiz" nutukları atan Levent’in başı, çok geçmeden yine ödemediği borçlar yüzünden derde giriyordu.

*  26 Mayıs 2004’te, 70 bin dolarlık borcu yüzünden Marmara Üniversitesi Göztepe Kampüsü'ndeki Bahar Şenliği konserinde gözaltına alındı ve tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderildi.

* Burada 5 gün hapis yatan Levent, 9 Ağustos 2005 tarihinde bu defa Rumelihisarı'ndaki konserinde icra şoku yaşadı. Levent'in 200 milyar olan borcunu faizi ile tahsil etmek isteyen avukatlar, icra memurları ile gelerek bilet gişesinde toplanan paraya el koymak istedi.

* 18 Ekim 2005’e ise Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), batık bankalardan kaynaklanan alacakları nedeniyle haczettiği ‘Prestij Müzik’e kayıtlı Haluk Levent’in marka ismini 100 bin liraya satışa çıkardı ama satın alan çıkmadı.

* 13 Temmuz 2007’de gerçekleşen “Gecekuşu Operasyonu” ise Haluk Levent’in başka bir yüzünü ortaya çıkardı.

Bir çetenin telefonlarını dinlemeye alan polis ekipleri, şarkıcı Haluk Levent’in suç örgütüyle bağlantılı “Irina” isimli kadınla birlikte olduğu, bunun karşılığında kredi kartından 100 dolar havale yaptığı tespit edildi. Bununla yetinmeyen Levent’in çetenin gönderdiği kadına “Seni klibimde oynatacağım” sözü verdiği de tespit edildi.

* Sadece 4 ay sonra, Haluk Levent bu kez hakkında başlatılan bir icra takibi nedeniyle mal beyanında bulunmadığı gerekçesiyle 10 günlük disiplin hapis cezasına çarptırıldı. Tutuklanan Levent, paranın ödenmesi üzerine serbest kaldı.

* 2008 yılına da hızlı başlayan Haluk Levent hakkında, bu defa Transtel Makine Şirketi'ni 4,5 milyon lira dolandırdığı için 7 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. 10 yıl içinde piyasaya çıkmış ve çıkacak tüm CD ve DVD'lerinin telif hakları ile gelirlerini satma karşılığı sözleşme imzaladığı firmaya 4.5 milyon lira takan Levent, 2 Mayıs 2008’de Almanya konserinin dönüşünde, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na iner inmez gözaltına alındı. İfade verip, serbest bırakıldı.

* Ekonomik açıdan zor günler geçiren ve yüz binlerce lira borcu bulunan Haluk Levent, bu olaydan sadece 13 gün sonra kendisi yargıya başvurarak, “borçlu olduğu tefecileri” şikâyet etti.

Onun bu perişan halini gören Sedanur Yıldız adlı hayranı, “Gecekondumuzu satıp Haluk Bey'e verelim” teklifinde bulundu.

* Takvimler 11 Haziran 2009’u gösterdiğinde Haluk Levent, bu kez de Antalya'da bir okulun mezuniyet gecesinde verdiği konserin ardından sivil polisler tarafından gözaltına alındı. Yaklaşık iki saat boyunca polis merkezinde ifade veren Levent, daha sonra serbest bırakıldı.

* Nisan 2010’da ise Antalya'da, Yılmaz Solma isimli bir restoran sahibini dolandırdığı iddiasıyla Levent’e 1 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı...

Bu olaydan 15 gün sonra, 15 Nisan 2010’da ise acayip bir şey oldu.

* Haluk Levent, tefecilere olan borcunu sildirmek için çete tuttuğu iddiasıyla İstanbul’da gözaltına alındı.

* İfadesi alındıktan sonra serbest kalan Levent yaklaşık 20 gün sonra Çanakkale'nin Yenice İlçesi'nde bir sürücü kursunun şehit ailelerine yardım amacıyla organize ettiği konserden sonra yine polis tarafından gözaltına alındı.

* 1 Temmuz 2010’da ise İstanbul Ataşehir'de, Belediye Festival Alanı'nda gerçekleşen “2. Kardeş Türküler Festivali”nden sonra da alacaklarının şikayetiyle gözaltına alındı ve Ümraniye Cezaevi’ne gönderildi.

* 13 Ağustos’ta ise “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak ve yağmaya teşebbüse azmettirmek” suçlarından hakkında açılan davada, 9 yıldan 16.5 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

* 2 Aralık 2011’de de Kıbrıs’ta gözaltına alınan şarkıcı Haluk Levent, 30 gün tutuklu kaldıktan sonra Türkiye’ye iade edildi.

* Borçları nedeniyle başı dertte olan ve taahhütlerini yerine getirmediği için zaman zaman cezaevine giren Haluk Levent, 1 Temmuz 2012’de konser için geldiği Kuşadası'nda “alacaklılarım tehdit ediyor” diye bu defa kendi isteğiyle karakola sığındı.  

Derken…

Bir hayranının, o dönem Twitter’da aktif olan Haluk Levent’e, “Parti kur, oy verelim abi” şeklindeki esprisi ve birkaç sandıkta adının yazılı olduğu pusulaların çıkması, şarkıcının aklına parlak bir fikir getirdi.

Sözde zor durumdaki insanlara yardım etmek amacıyla “Anadolu Halk ve Barış Platformu (AHBAP)’unu kuran Levent, insanların parasız dileklerini yerine getirmeye başladı.

Mezun olan öğrencilere “kavalyelik” yapan, “düğünlere”, “özel günlere” giden Levent’in AHBAP’ı, Türkiye’de en çok konuşulan dernek oldu.

Öyle ki “estetik” olmak isteyenler bile ondan yardım alıyordu.

Kısa sürede gönüllü ordusuna dönüşen AHBAP sayesinde artık Haluk Levent’in ayağı karakoldan ve cezaevinden kesilmişti.

Adeta bir “iyilik perisine” dönüşen Levent, yüz nakli ile tanınan ve 1500 lira borcu nedeniyle hapse düşen Recep Sert’in bile imdadına koşarak sadece hapisten çıkarmakla kalmadı, kalan borçlarını da ödedi.

AHBAP Derneği sayesinde geçmişini temizleyen ve 2021 yılında üniversitelerle yeni proje üretip kamuoyuna sunacağını açıklayan Haluk Levent, 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen ve 11 ili yerle bir eden ikiz depremlerde ise biraz da “istemezükçü” zihniyetin desteğiyle, adeta “kahraman” ilan edildi.

Deprem bölgesinde tam 337 bin 727 çadır kurulmasında katkısı olan 158 yılllık Kızılay’ı yerden yere vuran seküler yobazlar..

Kızılay’ın çadır üretmek için kurduğu iştirak şirketi Kızılay Çadır ve Tekstil A.Ş.’den sadece 2.050 adet çadıra, işçilik ve hammadde bedeli olarak yaklaşık 46 milyon TL ödeyerek satın alan Levent’i göklere çıkardı.

Ahmet Davutoğlu’na yakınlığıyla bilinen “Karar gazetesi” bile, hem de hiç utanmadan 9 Şubat 2023’te “Nerede Bu Devlet” manşetini atarak, “devletin reaksiyon gösteremediğini”, “Kızılay’ın enkaz altında kaldığını”…

“Haluk Levent ve sosyal medya fenomenlerinin ise yardımları organize ettiğini” yazdı!..

Ve nihayet dün!!!

2012’den beri yolu karakola düşmeyen Haluk Levent’in “parayı nasıl bulduğu” deşifre oldu.

Meğer!..

Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent, 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL bahis oynamış…

390 milyon TL’yi kumarda kaybeden Levent, dernek hesabından asistanı Yeliz Kaya hesabına 120 milyon TL para aktarmış.

Yetmemiş…

Bir gayrimenkul alımı için 15 Ocak tarihinde 250 bin dolar, 15 Şubat tarihinde 1 milyon 250 bin dolar ve 30 Mart tarihinde 1 milyon 250 bin dolar olmak üzere toplamda 3 senet vererek, Ahbap Derneği’ni “Gayrikabili rücu” (iptal edilemez şekilde) “Kefil” göstermiş.

Bitmemiş…

Ahbap Derneği çalışanları Emrah Gödeliner, Zafer Yay ve Yeliz Kaya isimleri şahısların IBAN hesaplarını kullanarak, milyonlarca liralık nakit akışı sağlamış.

Bu da kesmemiş…

Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Başaran ile 60 milyon dolar değerinde 22 taşınmazın pazarlığını yapmış…

Bu arada…

Eskiden fahişelere kredi kartından sadece “100 dolar” aktaran ve klibinde oynatma sözü veren Haluk Levent Efendi, Ekrem İmamoğlu gibi ünlü isimlerle birlikte olduğunu itiraf eden Portekizli manken Tessy Ramos Correia’ya da defalarca elden “1000 dolar” ödemiş.

Ne yalan söyleyeyim…

Bildim bileli ekonomik sorunlar yaşayan ve bir ayağı cezaevinde olan Haluk Levent’in bir şeyler çevirdiğini düşünüyordum ama bu kadarını ben bile tahmin etmiyordum.

Demek ki kafesin anahtarını tilkiye verirseniz, tavukların başına gelecekleri kestirmeniz gerekiyormuş!..

Ne diyelim…

Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarına kızıp, önüne gelen isimlere yanlayan ve onları baş tacı edenler, umarım artık kimin peşinden gittiklerini iyi araştırıp, öyle karar verirler…

Aksi halde bir yardım derneğini bile talan edenler ülkenin varlıklarını nasıl yağmalarlar siz tahmin edin!..

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.