Hata, samur kürk olsa sırtlarına almıyorlar!
Hata, samur kürk olsa sırtlarına almıyorlar!
2019 yılıydı…
2019 yılıydı…
CHP’li Mansur Yavaş, göreve geldikten iki ay sonra, 13 günlük bayram tatilini geçirmek için kızına ev aldığı İngiltere’ye gitti.
Yavaş Londra’da tatilin tadını çıkarırken, 9 Haziran 2019’da Ankara’yı sel bastı.
Yaşanan felakette 3 masum sivil boğularak can verdi.
Felaketin ardından açıklama yapan Mansur Yavaş,
“Bizler hiçbir mazerete sığınmadan, kentimizin yıllarca ihmal edilmiş altyapı hizmetlerini sağlamak için projelerimizi ivedilikle hayata geçireceğiz” sözünü verdi.
2022 yılına gelindiğinde ise “3 yılda çeyrek asırlık Gökçek döneminden 2 kat daha fazla altyapı yatırımı yapmakla” övündü.
Buna rağmen, her seferinde başkent en ufak yağışta sel sularına teslim oldu.
Şimdi de Ankara, Yavaş’ın beceriksizliği yüzünden susuzluğu yaşıyor.
Ekrem İmamoğlu sorumluğundaki İstanbul’u anlatmaya bile gerek yok…
İmamoğlu, başkanlığının 50. gününde çıktığı ilk tatilinde Bodrum’da gününü gün ederken, İstanbul’da aniden bastıran sağanak yağış, mega kenti felç etti.
‘Sessiz’ olarak tanınan bir evsiz, Unkapanı alt geçidinde sel sularında boğularak can verdi.
Derken, aradan yaklaşık 2 yıllık bir süre geçti.
Dönemin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Twitter hesabından bir duyuru yaptı.
“Her yağmurda sel basan bir İstanbul devralmıştık” diyerek geçmiş yönetimi karalayan İmamoğlu, 9 Haziran 2021 tarihli duyurusunda, “Şimdiye kadar yapılmış en büyük altyapı yatırımıyla bütün noktalardaki sorunları tek tek çözdük” diyerek “İstanbul’da taşkınları bitirdik” iddiasında bulundu.
Tam bir hafta sonra, 16 Haziran 2021’de etkili olan sağanak yağış, İstanbul’u sular altında bıraktı.
Takvimler 10 Temmuz 2022’yi gösterdiğinde ise tüm İslam âlemi gibi İstanbul halkı da Kurban Bayramı’nın ikinci gününü idrak ederken, aniden bastıran yağmur sonrası Esenyurt, Beykoz ve Sarıyer başta olmak üzere İstanbul’un birçok ilçesinde su taşkınları meydana geldi.
Bir ay sonra, 16 Ağustos 2022’de gerçekleşen sağanak yağış, bu kez İstanbul’un Anadolu Yakasının neredeyse tamamında etkili oldu.
Çok değil, 10 gün sonra, 26 Ağustos 2022’de İstanbul’u bir kez daha sel bastı.
5 Eylül 2022’de bastıran sağanak yağışta ise Arnavutköy, Başakşehir ve Küçükçekmece ilçeleri resmen felaketi yaşadı. Sel baskınlarında 2 kişi hayatını kaybederken, 31 kişi de yaralandı.
CHP’li İBB yönetiminin, yıllardır şehrin dört bir tarafını “10 milyar 600 milyon lira yatırım yaptık, İstanbul'daki su taşkınları sorununu çözdük” afişleriyle donatmasına rağmen hala en ufak yağmurda, İstanbul sel suları altında kalıyor.
Sel sularıyla problemli şehirlerden biri de CHP’nin kalesi konumundaki İzmir.
Öyle ki, altyapı yetersizliği nedeniyle iki damla yağmur yağsa anında sel suları denizle birleşiyor.
Tabii yağmur yağmayınca da tıpkı başkent Ankara’da olduğu gibi anında İzmir’de alarm zilleri susuzluk için çalıyor.
2020’nin son günlerinde yine böyle bir durum yaşandı.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 11 Aralık 2020 tarihinde yapılan açıklamada, Cuma namazından sonra bütün camilerde yağmur duası yapılacağı duyuruldu.
Tam o süreçte İzmir’de yaşanan yoğun yağışın ardından kentte sel felaketi meydana geldi.
“Bidon kafa” hakaretinin sahibi ve Sözcü Gazetesi’nin “İzmirli” olmakla övünen yazarı Yılmaz Özdil, katıldığı bir televizyon kanalında, bu durumu kahkahalar eşliğinde anlatarak;
“Ben şu an İzmir’deyim. Bize gavur İzmir diyorlar ama dua en çok burada tuttu. 3 günden beri burada yağmur var. Diyanet galiba duanın ayarını kaçırdı’ ifadeleriyle, yağmur duasıyla alay etti.
Oysa iki kişinin hayatını kaybettiği selin sebebi “duanın ayarının” kaçmasından ziyade, 1999’dan beri CHP’nin elinde olan İzmir’deki altyapı yetersizliğiydi.
Yönettikleri şehrin caddelerini temizlemek, vatandaşlarının çöplerini toplamak ve gereken altyapı çalışmalarını yapmak yerine “cek- cak”larla halkı oyalayan CHP’liler yüzünden tüm bu felaket yaşanmıştı.
6 yıldır yağan her yağmurdan sonra kendi başkanlarının çapsızlığı yüzünden İzmir, Ankara ve İstanbul’un sel suları altında kalmasını görmezden gelen ve “duanın ayarı kaçtı” diyerek Müslümanlarla dalga geçen CHP’li yöneticiler, şimdi de yaşanan susuzluğu iktidara ve dindar insanlara mal etmeye başladılar.
CHP'li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, altyapı yatırımlarını hızlandırmak yerine, “Camilere ücretsiz su veriyoruz, bu da kayıp-kaçakta sayılıyor” diyerek, yaşanan su krizinin sorumluluğunu camilere verilen ücretsiz suya bağlayarak büyük bir skandala imza attı.
Kamuoyu bu saçma açıklamanın şokunu atlatamamışken bu defa devreye CHP lideri Özgür Özel girdi.
11 Ocak’ta, Denizli mitinginde konuşan Özel, Ankara'da tam 4 aydır yaşanan su krizi üzerinden iktidara yüklendi ve "Biliyorsunuz yağmur duası diye bir şey var. AK Partililer yağmur yağmasın duasındalar. Tayyip Erdoğan başta. Yağmur yağmasın Ankara susuz kalsın, İstanbul susuz kalsın... Yağmur yağmasın diye dua eden tek zihniyet AK Parti’nin kara düzenidir, yazıklar olsun” dedi.
Görüyorsunuz değil mi?
Yağmur yağar, CHP’li başkanların yönettiği kentleri sel basarsa, “Hükümetin atadığı Diyanet duanın ayarını kaçırmış…” oluyor…
Yağmur yağmaz ve halk susuzluk içinde perişan olursa, bu sefer de ya DSİ’yi hedef alıyorlar ya da “Tayyip Erdoğan başta olmak üzere iktidar üyeleri yağmur yağmasın diye duaya çıkıyor…” iftirasını atıyorlar.
Adamlar öyle kızarmaz bir yüze sahipler ki;
Hata, samurdan bir kürk olsa bile sırtlarına almıyorlar!
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.