İsrail - Yunan ittifakının korkusu Mavi Vatan: 'Ankara'ya gerçek bir bedel ödetilmeli'

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 20.05.2026 - 12:40, Güncelleme: 20.05.2026 - 12:40
 

İsrail - Yunan ittifakının korkusu Mavi Vatan: 'Ankara'ya gerçek bir bedel ödetilmeli'

'Mavi Vatan' yasa tasarısının önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulması beklenirken, Ankara'da yaşanan bu gelişmeler İsrail - Yunan ittifakının korkulu rüyası oldu.

Türkiye'nin denizlerdeki sınırlarını temsil eden 'Mavi Vatan', TBMM koridorlarında konuşulmaya başlandığı andan itibaren Yunan - İsrail kamuoylarının "asıl korkusuna" dönüştü. İsrailli strateji analisti Shay Gal, Yunan medya kuruluşu Newsbreak'te yayınladığı bir yazıda Türkiye'nin Mavi Vatan doktrinini iç hukuka entegre etme çabalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu. Gal, "Ankara'nın deniz kurgusunun bir bedeli olacak" başlıklı makalesinde, Türkiye'nin Karadeniz'den Ege ve Doğu Akdeniz'e kadar uzanan deniz çevresinde jeopolitik kontrol sağlamak amacıyla gayriresmi bir kanunu uygulamaya çalıştığını öne sürdü. İsrailli analist, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf olmamasını bahane ederek Ankara'nın kendi kıta sahanlığındaki egemenlik haklarını yok saymaya çalıştı. Gal, Türkiye'nin bağımsız politikalarını Avrupa ve NATO'ya dayattığını öne sürerek küstah bir değerlendirmede bulundu: "Türkiye'nin uluslararası çerçeveyi reddedip aynı zamanda Avrupa, NATO ve komşu ülkelerden kendi icadı olan keyfi bir denizcilik rejimini kabul etmelerini talep etmesi tamamen kabul edilemez." Türkiye'nin 2019 yılında Libya ile imzaladığı ve Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştiren meşru Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı da İsrailli ismin hedefindeydi. Gal, uluslararası toplumun bu anlaşmaya yeterince tepki göstermediğini iddia ederek, Türkiye'nin bu durumdan cesaret aldığını ve kendi etki alanlarını genişlettiğini savundu. Analiste göre bu durum sadece Yunanistan için değil, küresel deniz güvenliği için de bir tehdit oluşturuyor. "ANKARA'YA GERÇEK BİR BEDEL ÖDETİLMELİ" Gal, diplomatik protestoların artık yetersiz kaldığını belirterek Türkiye'ye karşı hukuki, donanma, diplomatik ve ekonomik düzeyde eşzamanlı bir cephe açılması çağrısında bulundu. NATO'nun 5. Maddesi'nin Türkiye'ye kalkan olamayacağını iddia eden analist, haddini aşan şu tehditkar ifadeleri kullandı: "Ne Ankara'nın haritaları ne de bunları dayatmak için seferber edilen Türk gemileri sonsuza kadar yüzmeyecektir. Atina ve Lefkoşa korkak tepkileri bir kenara bırakıp güçlü ittifaklara ve sürekli donanma varlığına yatırım yapmalıdır. Ankara'ya gerçek bir bedel ödetilmeli."
'Mavi Vatan' yasa tasarısının önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulması beklenirken, Ankara'da yaşanan bu gelişmeler İsrail - Yunan ittifakının korkulu rüyası oldu.

Türkiye'nin denizlerdeki sınırlarını temsil eden 'Mavi Vatan', TBMM koridorlarında konuşulmaya başlandığı andan itibaren Yunan - İsrail kamuoylarının "asıl korkusuna" dönüştü.

İsrailli strateji analisti Shay Gal, Yunan medya kuruluşu Newsbreak'te yayınladığı bir yazıda Türkiye'nin Mavi Vatan doktrinini iç hukuka entegre etme çabalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Gal, "Ankara'nın deniz kurgusunun bir bedeli olacak" başlıklı makalesinde, Türkiye'nin Karadeniz'den Ege ve Doğu Akdeniz'e kadar uzanan deniz çevresinde jeopolitik kontrol sağlamak amacıyla gayriresmi bir kanunu uygulamaya çalıştığını öne sürdü.

İsrailli analist, Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf olmamasını bahane ederek Ankara'nın kendi kıta sahanlığındaki egemenlik haklarını yok saymaya çalıştı.

Gal, Türkiye'nin bağımsız politikalarını Avrupa ve NATO'ya dayattığını öne sürerek küstah bir değerlendirmede bulundu:

"Türkiye'nin uluslararası çerçeveyi reddedip aynı zamanda Avrupa, NATO ve komşu ülkelerden kendi icadı olan keyfi bir denizcilik rejimini kabul etmelerini talep etmesi tamamen kabul edilemez."

Türkiye'nin 2019 yılında Libya ile imzaladığı ve Doğu Akdeniz'deki dengeleri değiştiren meşru Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı da İsrailli ismin hedefindeydi.

Gal, uluslararası toplumun bu anlaşmaya yeterince tepki göstermediğini iddia ederek, Türkiye'nin bu durumdan cesaret aldığını ve kendi etki alanlarını genişlettiğini savundu.

Analiste göre bu durum sadece Yunanistan için değil, küresel deniz güvenliği için de bir tehdit oluşturuyor.

"ANKARA'YA GERÇEK BİR BEDEL ÖDETİLMELİ"

Gal, diplomatik protestoların artık yetersiz kaldığını belirterek Türkiye'ye karşı hukuki, donanma, diplomatik ve ekonomik düzeyde eşzamanlı bir cephe açılması çağrısında bulundu.

NATO'nun 5. Maddesi'nin Türkiye'ye kalkan olamayacağını iddia eden analist, haddini aşan şu tehditkar ifadeleri kullandı:

"Ne Ankara'nın haritaları ne de bunları dayatmak için seferber edilen Türk gemileri sonsuza kadar yüzmeyecektir. Atina ve Lefkoşa korkak tepkileri bir kenara bırakıp güçlü ittifaklara ve sürekli donanma varlığına yatırım yapmalıdır. Ankara'ya gerçek bir bedel ödetilmeli."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.