SDG’nin inine girildi: Roketlerin ambalajı bile açılmamış!

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 12.01.2026 - 11:54, Güncelleme: 12.01.2026 - 11:54
 

SDG’nin inine girildi: Roketlerin ambalajı bile açılmamış!

Büyük tuzak deşifre edildi

Halep'te terör örgütü PKK/YPG'nin paravan yapılanması SDG'nin işgalinden kurtarılan Şeyh Maksud mahallesinde, örgütün bölgedeki karanlık emellerini ve savaş hazırlığını gözler önüne seren cephaneliğe ulaşıldı. Suriye güvenlik güçlerinin 4 günde terörden arındırdığı Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine istiflenen terör silahları birer birer ele geçiriliyor. İşgalden kurtarılan Şeyh Maksud mahallesinde terör örgütü SDG'ye ait, içinde termobarik roketlerden anti-tank mayınlarına kadar binlerce ağır silahın bulunduğu devasa depolar tespit edildi.  İç güvenlik birimleri tarafından gerçekleştirilen baskınlarda, teröristlere ait devasa mühimmat depoları gün yüzüne çıkarıldı. Ele geçirilen silahların niteliği, örgütün savunma odaklı değil, büyük saldırı ve kaos planı içinde olduğunu gösterdi. VAKUMLU TERÖR Operasyon kapsamında ele geçirilen mühimmatlar arasında en dikkat çekenlerden biri, Rus menşeli RPO-A Shmel tipi roketler oldu. "Modern alev makinesi" olarak bilinen ve üzerinde Kiril alfabesiyle talimatların yer aldığı bu silahlar, meskun mahal çatışmalarında binaları ve sığınakları yok etmek için kullanılan termobarik (vakum) harp başlıkları taşıyor. Depolarda ayrıca, RPG-7 roketatarları için özel olarak üretilmiş, reaktif zırhları delme kapasitesine sahip çok sayıda PG-7AT anti-tank mühimmatı bulundu. Fabrikasyon kondisyonunda, ambalajları dahi açılmamış halde bulunan bu roketler (Lot 15-51-2007), terör örgütünün lojistik hattının ne denli faal olduğunu gösterdi.   Tonlarca mühimmat, PKM makineli tüfek şeritleri ve yolları tuzaklamak için hazırlanmış anti-tank mayınları, örgütün uzun süreli çatışma hazırlığı yaptığını belgeledi. ÇATIŞMAYI AYLARCA SÜRDÜREBİLECEK MÜHİMMAT Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Terör ve Güvenlik Uzmanı Dr. Eray Güçlüer, ele geçirilen mühimmatın ve operasyonun önemine dikkat çekti. Bölgede tahmini olarak 3 bin ila 4 bin civarında teröristin bulunduğunu belirten Güçlüer, bu unsurların büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini, bir kısmının teslim alındığını, az bir kısmının ise Fırat'ın kuzeydoğusuna kaçtığını ifade etti. Operasyonun başarısında Türkiye'nin rolüne vurgu yapan Dr. Güçlüer, Haber Global TV'de yaptığı analizde, "Burada aylarca çatışabilecek mermi ve cephaneleri olduğunu görüyoruz. Ama her şey mermi değil, taktik bilgidir. Türkiye'nin Suriye ordusunu desteklemedeki taktik ve teknik rehberliği, bu işin dört günde bitirilmesinin önünü açmıştır. Halep terör unsurlarından temizlendi" dedi. KANDİL'İN 'AKDENİZ' RÜYASI Terör örgütünün Halep'e neden bu kadar yığınak yaptığı sorusunu cevaplandıran Güçlüer, örgütün asıl hedefinin "sarı kantoncuklar" ile denize ulaşmak olduğunu belirtti. Fırat'ın kuzeydoğusuna yapılacak olası operasyonun farkında olan örgütün, çatışma cephesini genişletmek istediğini vurgulayan Güçlüer, şu çarpıcı tespitlerde bulundu: "Eğer Halep'te başarılı olsalardı, ikinci hedef İdlib olacaktı. İdlib'den Lazkiye hattına inerek, 2000'li yılların ortalarında planlanan, Suriye sınırımızın hemen dibinde sözde deniz bağlantısı olan bir 'teröristanı' inşa etme projesini tekrar deneyeceklerdi. Kandil'in talimatı 'Gidin orada çatışın, ölün ve süreci uzatın' yönündeydi. Amaçları, geçecek zaman içinde siyasal tavizler koparmak ve federatif yapı talebini tüm Suriye'ye yaymaktı." Dr. Güçlüer, ele geçirilen bu devasa cephaneliğin ve örgütün hızlı çöküşünün, bölgedeki dengeleri değiştiren kritik dönüm noktası olduğunu sözlerine ekledi.
Büyük tuzak deşifre edildi

Halep'te terör örgütü PKK/YPG'nin paravan yapılanması SDG'nin işgalinden kurtarılan Şeyh Maksud mahallesinde, örgütün bölgedeki karanlık emellerini ve savaş hazırlığını gözler önüne seren cephaneliğe ulaşıldı.

Suriye güvenlik güçlerinin 4 günde terörden arındırdığı Halep'in Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine istiflenen terör silahları birer birer ele geçiriliyor.

İşgalden kurtarılan Şeyh Maksud mahallesinde terör örgütü SDG'ye ait, içinde termobarik roketlerden anti-tank mayınlarına kadar binlerce ağır silahın bulunduğu devasa depolar tespit edildi. 

İç güvenlik birimleri tarafından gerçekleştirilen baskınlarda, teröristlere ait devasa mühimmat depoları gün yüzüne çıkarıldı. Ele geçirilen silahların niteliği, örgütün savunma odaklı değil, büyük saldırı ve kaos planı içinde olduğunu gösterdi.

VAKUMLU TERÖR

Operasyon kapsamında ele geçirilen mühimmatlar arasında en dikkat çekenlerden biri, Rus menşeli RPO-A Shmel tipi roketler oldu. "Modern alev makinesi" olarak bilinen ve üzerinde Kiril alfabesiyle talimatların yer aldığı bu silahlar, meskun mahal çatışmalarında binaları ve sığınakları yok etmek için kullanılan termobarik (vakum) harp başlıkları taşıyor.

Depolarda ayrıca, RPG-7 roketatarları için özel olarak üretilmiş, reaktif zırhları delme kapasitesine sahip çok sayıda PG-7AT anti-tank mühimmatı bulundu. Fabrikasyon kondisyonunda, ambalajları dahi açılmamış halde bulunan bu roketler (Lot 15-51-2007), terör örgütünün lojistik hattının ne denli faal olduğunu gösterdi.

 

Tonlarca mühimmat, PKM makineli tüfek şeritleri ve yolları tuzaklamak için hazırlanmış anti-tank mayınları, örgütün uzun süreli çatışma hazırlığı yaptığını belgeledi.

ÇATIŞMAYI AYLARCA SÜRDÜREBİLECEK MÜHİMMAT

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Terör ve Güvenlik Uzmanı Dr. Eray Güçlüer, ele geçirilen mühimmatın ve operasyonun önemine dikkat çekti. Bölgede tahmini olarak 3 bin ila 4 bin civarında teröristin bulunduğunu belirten Güçlüer, bu unsurların büyük bölümünün etkisiz hale getirildiğini, bir kısmının teslim alındığını, az bir kısmının ise Fırat'ın kuzeydoğusuna kaçtığını ifade etti.

Operasyonun başarısında Türkiye'nin rolüne vurgu yapan Dr. Güçlüer, Haber Global TV'de yaptığı analizde, "Burada aylarca çatışabilecek mermi ve cephaneleri olduğunu görüyoruz. Ama her şey mermi değil, taktik bilgidir. Türkiye'nin Suriye ordusunu desteklemedeki taktik ve teknik rehberliği, bu işin dört günde bitirilmesinin önünü açmıştır. Halep terör unsurlarından temizlendi" dedi.

KANDİL'İN 'AKDENİZ' RÜYASI

Terör örgütünün Halep'e neden bu kadar yığınak yaptığı sorusunu cevaplandıran Güçlüer, örgütün asıl hedefinin "sarı kantoncuklar" ile denize ulaşmak olduğunu belirtti. Fırat'ın kuzeydoğusuna yapılacak olası operasyonun farkında olan örgütün, çatışma cephesini genişletmek istediğini vurgulayan Güçlüer, şu çarpıcı tespitlerde bulundu:

"Eğer Halep'te başarılı olsalardı, ikinci hedef İdlib olacaktı. İdlib'den Lazkiye hattına inerek, 2000'li yılların ortalarında planlanan, Suriye sınırımızın hemen dibinde sözde deniz bağlantısı olan bir 'teröristanı' inşa etme projesini tekrar deneyeceklerdi. Kandil'in talimatı 'Gidin orada çatışın, ölün ve süreci uzatın' yönündeydi. Amaçları, geçecek zaman içinde siyasal tavizler koparmak ve federatif yapı talebini tüm Suriye'ye yaymaktı."

Dr. Güçlüer, ele geçirilen bu devasa cephaneliğin ve örgütün hızlı çöküşünün, bölgedeki dengeleri değiştiren kritik dönüm noktası olduğunu sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.