TCMB Başkanı Karahan'dan yatırım uyarısı

Ekonomi (Web Sitesi) - Web Sitesi | 16.03.2026 - 16:14, Güncelleme: 16.03.2026 - 16:14
 

TCMB Başkanı Karahan'dan yatırım uyarısı

Dijitalleşmenin finansal işlemleri kolaylaştırsa da beraberinde yeni riskler getirdiğine dikkat çekerek yatırımcıları temkinli olmaya çağırdı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, dijitalleşmenin finansal işlemleri kolaylaştırsa da beraberinde yeni riskler getirdiğine dikkat çekerek yatırımcıları temkinli olmaya çağırdı. Küresel Para Haftası etkinlikleri, çocuk ve gençlerde finansal farkındalık oluşturmak amacıyla Borsa İstanbul'da düzenlenen törenle başladı. TCMB Başkanı Karahan, "Kısa sürede yüksek kazanç vadeden önerilere karşı dikkatli olunmalı" uyarısında bulundu. Dünya genelinde özellikle çocuklar ve gençlere farkındalık kazandırmak için düzenlenen Küresel Para Haftası'nın (Global Money Week) Türkiye etkinlikleri, Borsa İstanbul'da gerçekleştirilen gong töreniyle başladı. Finansal okuryazarlığı artırmak, erken yaşta finansal bilinç kazandırmak, finansal sisteme güveni ve katılımı artırmak gibi amaçlarla 2012 yılında başlatılan ve 2018'den bu yana Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) öncülüğünde yürütülen Küresel Para Haftası, 176 ülkede eş zamanlı düzenleniyor. Türkiye koordinasyonunu Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yaptığı Küresel Para Haftası'nın açılış etkinliği için Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, Borsa İstanbul ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) işbirliğinde gong töreni düzenlendi. Üniversite öğrencilerinin katıldığı törende konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, her yıl dünyanın birçok ülkesinde kutlanan Küresel Para Haftası'nın toplumun tüm kesimlerinde finansal bilinç ve farkındalığın artırmasını hedefleyen önemli bir uluslararası girişim olduğunu söyledi. Çelik, finansal okuryazarlık kavramının yalnızca bireylerin bütçelerini daha iyi yönetmelerini sağlamadığını kaydederek, "Finansal okuryazarlık aynı zamanda sağlıklı, güvenilir ve kapsayıcı bir finansal sistemin yapı taşlarındandır. Bu kavram ülkemiz açısından da yadsınamaz bir öneme sahiptir." dedi. Finansal okuryazarlık seviyesi iyi olan sistemlerde öngörülebilirliğin, yönetimin ve denetimin daha kolay olduğunu vurgulayan Çelik, bu kapsamda finansal okuryazarlığın yatırımcı güveni açısından da büyük önem arz ettiğini kaydetti. "KARARLI BİR DEZENFLASYON SÜRECİ YÜRÜTÜYORUZ" Bakan Yardımcısı Çelik, son yıllarda dünya ekonomisinin artan jeopolitik gerilimler ve küresel finansal koşullardaki sıkılaşma gibi zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirterek, Türkiye ekonomisinin küresel tüm olumsuzluklara rağmen uygulanan ekonomi programı sayesinde önemli mesafeler katettiğini söyledi. Kararlı bir dezenflasyon süreci yürüttüklerinin altını çizen Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: "Uygulanan para politikası, makro ihtiyati tedbirler ve mali disiplin sayesinde finansal istikrar güçlenmiş, ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmıştır. Bu süreçte ekonomimiz büyümesini sürdürmüş, 2025'te yüzde 3,6 büyümüştür. Böylece milli gelirimiz aynı yıl 1,6 trilyon dolar, kişi başına gelirimiz ise 18 bin dolar seviyelerine gelmiştir. Bir yandan ekonomimiz büyürken diğer yandan istihdamımız güçlü olarak seyrini korumaktadır." "GENÇLERİN PARAYI ANLAMASI VE YÖNETMESİ OLDUKÇA ÖNEMLİ" Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan da toplumda her bireyin erken yaşlardan itibaren finansal konularda farkındalığa sahip olmasının ve doğru kararlar verebilmesinin finansal istikrar için oldukça önemli olduğunu belirterek, Küresel Para Haftası'nın da bu kapsamda her yıl tüm dünyada finansal okuryazarlığın önemine vurgu yaptığını söyledi. Gençlerin parayı anlamasının, yönetmesinin ve geleceğini planlamasının oldukça önemli olduğunu dile getiren Karahan, "Çünkü finansal konularda bilinçli bireyler demek, daha güçlü bireyler, daha güçlü kurumlar ve daha güçlü bir ekonomi demek." diye konuştu. Karahan, TCMB'nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak, korumak ve sürdürmek olduğunun altını çizerek, fiyat istikrarının neden önemli olduğuna ilişkin görüşlerini paylaştı. Paranın alışveriş kolaylığı, tasarruf imkanı ve fiyat karşılaştırması imkanı sağladığını kaydeden Karahan, paranın bu işlevlerini yerine getirmemesi halinde ticaretin, tasarrufun ve ekonomik kararların zorlaştığını, yüksek enflasyon döneminde bunların yaşandığını anlattı. Karahan, enflasyon ortamında insanların parayı elde tutmak yerine harcamak, döviz almak ya da başka varlıklarda değerlendirmek istediğini dile getirerek, bu davranış toplum geneline yayıldığında tasarrufun azaldığını, yatırımın zorlaştığını ve ekonomik dengenin bozulduğunu söyledi. "KISA SÜREDE YÜKSEK KAZANÇ VADEDEN ÖNERİLERE KARŞI DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR" TCMB Başkanı Karahan, ekonomide binlerce hatta yüz binlerce farklı fiyatın söz konusu olduğunu, kendilerinin bu fiyatların ortalamasını alarak bir enflasyon oranı hesapladıklarını kaydederek, ancak her hanenin harcama yapısı farklı olduğu için bazı insanların enflasyonu daha yüksek ya da daha düşük hissedebildiğini anlattı. Enflasyonun günlük hayatı bir parçası olduğunu ve etkilerinin sadece fiyatlarla sınırlı olmadığını dile getiren Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Enflasyon aynı zamanda toplumun refahını çok derinden etkiler. Sağlıklı bir ekonomide kaynakların çoğu üretime, yatırıma ve yenilikçi alanlara yönelir. Bu sayede yeni işletmeler kurulur, yeni teknolojiler geliştirilir, yeni istihdam alanları oluşur. Ama yüksek enflasyon ortamında insanlar çoğu zaman yatırıma değil, tasarruflarını korumaya odaklanır. Bu da ekonomik büyümeyi olumsuz etkiler." Karahan, finansal okuryazarlığın önemine değinerek, erken yaşlarda kazanılan finansal alışkanlıkların hayat boyu devam edeceğini, harcamayı öğrenmek kadar tasarruf etmeyi ve yatırım yapmayı öğrenmenin de oldukça önemli olduğunu vurguladı. Finansal sistemde yaşanan dijitalleşmenin büyük kolaylıklar sağlamanın yanı sıra bazı yeni riskleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Karahan, "Çok kısa sürede yüksek kazanç vadeden önerilere karşı dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü finansal nitelikte aldatma amaçlı yöntemler de dijital ortamda hızla yayılabiliyor. Bu nedenle finansal okuryazarlık artık bilgiye ulaşma becerisi, riskleri tanıma yeteneği ve doğru karar verme alışkanlığı da gerektiriyor." şeklinde konuştu. "ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLE BİR ARAYA GELECEĞİZ" TCMB Başkanı Karahan, gençlerin ekonomi ve finans konularına merak duymasının, soru sormasının ve bilinçli kararlar almasının güçlü bir toplum için büyük önem taşıdığını belirtti. Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Parayı anlamak bilinç kazandırır. Bilinç doğru kararlar getirir, doğru kararlar güçlü bir gelecek sağlar. Bireylerin finansal bilgileri ve finansal sistemin risklerine karşı farkındalıklarını önemsiyoruz. Tam da bu nedenle TCMB olarak toplumun tüm kesimleriyle daha güçlü, şeffaf ve anlaşılabilir bir iletişim kurmayı merkeze alıyoruz. 2025 yılından bu yana birçok şehirde düzenlediğimiz para politikası ve makroekonomik görünüm toplantılarıyla, reel sektör temsilcileri ile bir araya geliyoruz ve vatandaşlarımızla doğrudan iletişim kuruyoruz. Bu yıl üniversitelere de giderek benzer toplantılar kapsamında üniversite öğrencileri ile bir araya geleceğiz." "HİÇBİR SURETLE YÜKSEK KAZANÇ VAATLERİNE İNANMAMALIYIZ" SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise Küresel Para Haftası'nın, çocuklara ve gençlere erken yaşlardan itibaren bilinçli yatırım yapmanın önemini vurgulamak, tasarruf alışkanlığı kazandırmak, emek ve üretimin değerini anlatmak gibi pek çok konunun konuşulduğu ve tartışıldığı bir farkındalık kampanyası olduğunu söyledi. Finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik kendilerinin yaptığı çalışmalardan bahseden Gönül, "Çocukluk yaşlarından başlayarak özellikle gençlerin ilk para kazanmaya başlayacağı zamanlara kadar kazanılan paranın biriktirilmesi ve harcanılması noktasında farkındalığın artırılması için gerekli eğitimleri vererek bunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz." dedi. Gönül, küçük birikimlerin geleceğin büyük birikimlerine döndüğünü vurgulayarak, "Eğer parayı bugün konuşmazsak yarınki birikimlerimizi yapma şansımız olmayacaktır. Para meselesini konuşmak bizim için artık vazgeçilmez olmuştur. Özellikle çalışmaya ve para kazanmaya başladığı ilk yıllardan itibaren biriktirmek, doğru kararlar vermek önem taşımaktadır." diye konuştu. Bu nedenle 2026 temasını "Akıllı Para" olarak belirlediklerini aktaran Gönül, "Akıllı parayı kullanmak, akılcı bir biçimde kullanmak önem taşıyor. Hiçbir suretle yüksek kazanç vaatlerine inanmamamız ve bu tür spekülatif hareketlerden uzak durulması gerektiğini defalarca söyledik." ifadesini kullandı. "YAKLAŞIK 18 MİLYON GENCE ULAŞMAYI PLANLIYORUZ" İbrahim Ömer Gönül, finansal okuryazarlığın artırılmasının önemine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı: "Kurulumuz ile Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından Küresel Para Haftası kapsamında hayata geçirilen projelerimizle yaklaşık 18 milyon gence ulaşmayı planlıyoruz. Özellikle üniversitelerde yapılan bu seminerler, konferanslar büyük önem taşımaktadır. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz gong töreni aslında sembolik bir zaman anlam taşıyor. Bir piyasa açılışını ifade ettiği kadar aynı zamanda bilinçli yatırım kültürünün de açılışını temsil ediyor. Unutmayalım ki parayı korumak, parayı konuşmakla başlar. Parayı konuşmak ise öğrenmekle, sormakla ve bilinçlenmekle başlar." "BUGÜNE KADAR 176 ÜLKEDE 71 MİLYON ÇOCUK VE GENCE ULAŞILDI" TSPB Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz de 2012 yılında başlatılan Küresel Para Haftası etkinlikleri kapsamında bugüne kadar 176 ülkede 71 milyon çocuk ve gence ulaşılarak onlara finansal okuryazarlık konusunda çok değerli bir farkındalık tohumu ekildiğini söyledi. Söz konusu etkinliklerin Türkiye'de bu yıl itibarıyla SPK'nin koordinasyonunda bir dizi etkinlikte kutlanacak olmasının son derece anlamlı ve değerli olduğunu dile getiren Karagöz, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bu güçlü koordinasyon sayesinde finansal eğitim çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşacağına, kamu, finans sektörü ve eğitim dünyası arasında daha etkin bir işbirliği zemini oluşacağına da yürekten inanıyoruz. Amacımız çok net; gençlerimize kaynakları doğru kullanmayı, bilinçli tüketimi, tasarruf kültürünü ve girişimci bir bakış açısını daha küçük yaşlardan itibaren aşılamak. Finansal kararların hayatımızın her alanını doğrudan etkilediği, dijitalleşmeyle birlikte gençlerin finansal ekosistemle çok erken yaşta tanıştığı bu çağda finansal okuryazarlık artık bir ayrıcalık değil, temel bir yaşam becerisidir."
Dijitalleşmenin finansal işlemleri kolaylaştırsa da beraberinde yeni riskler getirdiğine dikkat çekerek yatırımcıları temkinli olmaya çağırdı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, dijitalleşmenin finansal işlemleri kolaylaştırsa da beraberinde yeni riskler getirdiğine dikkat çekerek yatırımcıları temkinli olmaya çağırdı.

Küresel Para Haftası etkinlikleri, çocuk ve gençlerde finansal farkındalık oluşturmak amacıyla Borsa İstanbul'da düzenlenen törenle başladı. TCMB Başkanı Karahan, "Kısa sürede yüksek kazanç vadeden önerilere karşı dikkatli olunmalı" uyarısında bulundu.

Dünya genelinde özellikle çocuklar ve gençlere farkındalık kazandırmak için düzenlenen Küresel Para Haftası'nın (Global Money Week) Türkiye etkinlikleri, Borsa İstanbul'da gerçekleştirilen gong töreniyle başladı.

Finansal okuryazarlığı artırmak, erken yaşta finansal bilinç kazandırmak, finansal sisteme güveni ve katılımı artırmak gibi amaçlarla 2012 yılında başlatılan ve 2018'den bu yana Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) öncülüğünde yürütülen Küresel Para Haftası, 176 ülkede eş zamanlı düzenleniyor.

Türkiye koordinasyonunu Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) yaptığı Küresel Para Haftası'nın açılış etkinliği için Hazine ve Maliye Bakanlığı, SPK, Borsa İstanbul ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) işbirliğinde gong töreni düzenlendi.

Üniversite öğrencilerinin katıldığı törende konuşan Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Osman Çelik, her yıl dünyanın birçok ülkesinde kutlanan Küresel Para Haftası'nın toplumun tüm kesimlerinde finansal bilinç ve farkındalığın artırmasını hedefleyen önemli bir uluslararası girişim olduğunu söyledi.

Çelik, finansal okuryazarlık kavramının yalnızca bireylerin bütçelerini daha iyi yönetmelerini sağlamadığını kaydederek, "Finansal okuryazarlık aynı zamanda sağlıklı, güvenilir ve kapsayıcı bir finansal sistemin yapı taşlarındandır. Bu kavram ülkemiz açısından da yadsınamaz bir öneme sahiptir." dedi.

Finansal okuryazarlık seviyesi iyi olan sistemlerde öngörülebilirliğin, yönetimin ve denetimin daha kolay olduğunu vurgulayan Çelik, bu kapsamda finansal okuryazarlığın yatırımcı güveni açısından da büyük önem arz ettiğini kaydetti.

"KARARLI BİR DEZENFLASYON SÜRECİ YÜRÜTÜYORUZ"

Bakan Yardımcısı Çelik, son yıllarda dünya ekonomisinin artan jeopolitik gerilimler ve küresel finansal koşullardaki sıkılaşma gibi zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirterek, Türkiye ekonomisinin küresel tüm olumsuzluklara rağmen uygulanan ekonomi programı sayesinde önemli mesafeler katettiğini söyledi.

Kararlı bir dezenflasyon süreci yürüttüklerinin altını çizen Çelik, sözlerini şöyle tamamladı:

"Uygulanan para politikası, makro ihtiyati tedbirler ve mali disiplin sayesinde finansal istikrar güçlenmiş, ekonomimizin şoklara karşı dayanıklılığı artmıştır. Bu süreçte ekonomimiz büyümesini sürdürmüş, 2025'te yüzde 3,6 büyümüştür. Böylece milli gelirimiz aynı yıl 1,6 trilyon dolar, kişi başına gelirimiz ise 18 bin dolar seviyelerine gelmiştir. Bir yandan ekonomimiz büyürken diğer yandan istihdamımız güçlü olarak seyrini korumaktadır."

"GENÇLERİN PARAYI ANLAMASI VE YÖNETMESİ OLDUKÇA ÖNEMLİ"

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan da toplumda her bireyin erken yaşlardan itibaren finansal konularda farkındalığa sahip olmasının ve doğru kararlar verebilmesinin finansal istikrar için oldukça önemli olduğunu belirterek, Küresel Para Haftası'nın da bu kapsamda her yıl tüm dünyada finansal okuryazarlığın önemine vurgu yaptığını söyledi.

Gençlerin parayı anlamasının, yönetmesinin ve geleceğini planlamasının oldukça önemli olduğunu dile getiren Karahan, "Çünkü finansal konularda bilinçli bireyler demek, daha güçlü bireyler, daha güçlü kurumlar ve daha güçlü bir ekonomi demek." diye konuştu.

Karahan, TCMB'nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak, korumak ve sürdürmek olduğunun altını çizerek, fiyat istikrarının neden önemli olduğuna ilişkin görüşlerini paylaştı.

Paranın alışveriş kolaylığı, tasarruf imkanı ve fiyat karşılaştırması imkanı sağladığını kaydeden Karahan, paranın bu işlevlerini yerine getirmemesi halinde ticaretin, tasarrufun ve ekonomik kararların zorlaştığını, yüksek enflasyon döneminde bunların yaşandığını anlattı.

Karahan, enflasyon ortamında insanların parayı elde tutmak yerine harcamak, döviz almak ya da başka varlıklarda değerlendirmek istediğini dile getirerek, bu davranış toplum geneline yayıldığında tasarrufun azaldığını, yatırımın zorlaştığını ve ekonomik dengenin bozulduğunu söyledi.

"KISA SÜREDE YÜKSEK KAZANÇ VADEDEN ÖNERİLERE KARŞI DİKKATLİ OLMAK GEREKİYOR"

TCMB Başkanı Karahan, ekonomide binlerce hatta yüz binlerce farklı fiyatın söz konusu olduğunu, kendilerinin bu fiyatların ortalamasını alarak bir enflasyon oranı hesapladıklarını kaydederek, ancak her hanenin harcama yapısı farklı olduğu için bazı insanların enflasyonu daha yüksek ya da daha düşük hissedebildiğini anlattı.

Enflasyonun günlük hayatı bir parçası olduğunu ve etkilerinin sadece fiyatlarla sınırlı olmadığını dile getiren Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Enflasyon aynı zamanda toplumun refahını çok derinden etkiler. Sağlıklı bir ekonomide kaynakların çoğu üretime, yatırıma ve yenilikçi alanlara yönelir. Bu sayede yeni işletmeler kurulur, yeni teknolojiler geliştirilir, yeni istihdam alanları oluşur. Ama yüksek enflasyon ortamında insanlar çoğu zaman yatırıma değil, tasarruflarını korumaya odaklanır. Bu da ekonomik büyümeyi olumsuz etkiler."

Karahan, finansal okuryazarlığın önemine değinerek, erken yaşlarda kazanılan finansal alışkanlıkların hayat boyu devam edeceğini, harcamayı öğrenmek kadar tasarruf etmeyi ve yatırım yapmayı öğrenmenin de oldukça önemli olduğunu vurguladı.

Finansal sistemde yaşanan dijitalleşmenin büyük kolaylıklar sağlamanın yanı sıra bazı yeni riskleri de beraberinde getirdiğini kaydeden Karahan, "Çok kısa sürede yüksek kazanç vadeden önerilere karşı dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü finansal nitelikte aldatma amaçlı yöntemler de dijital ortamda hızla yayılabiliyor. Bu nedenle finansal okuryazarlık artık bilgiye ulaşma becerisi, riskleri tanıma yeteneği ve doğru karar verme alışkanlığı da gerektiriyor." şeklinde konuştu.

"ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİ İLE BİR ARAYA GELECEĞİZ"

TCMB Başkanı Karahan, gençlerin ekonomi ve finans konularına merak duymasının, soru sormasının ve bilinçli kararlar almasının güçlü bir toplum için büyük önem taşıdığını belirtti.

Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Parayı anlamak bilinç kazandırır. Bilinç doğru kararlar getirir, doğru kararlar güçlü bir gelecek sağlar. Bireylerin finansal bilgileri ve finansal sistemin risklerine karşı farkındalıklarını önemsiyoruz. Tam da bu nedenle TCMB olarak toplumun tüm kesimleriyle daha güçlü, şeffaf ve anlaşılabilir bir iletişim kurmayı merkeze alıyoruz. 2025 yılından bu yana birçok şehirde düzenlediğimiz para politikası ve makroekonomik görünüm toplantılarıyla, reel sektör temsilcileri ile bir araya geliyoruz ve vatandaşlarımızla doğrudan iletişim kuruyoruz. Bu yıl üniversitelere de giderek benzer toplantılar kapsamında üniversite öğrencileri ile bir araya geleceğiz."

"HİÇBİR SURETLE YÜKSEK KAZANÇ VAATLERİNE İNANMAMALIYIZ"

SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ise Küresel Para Haftası'nın, çocuklara ve gençlere erken yaşlardan itibaren bilinçli yatırım yapmanın önemini vurgulamak, tasarruf alışkanlığı kazandırmak, emek ve üretimin değerini anlatmak gibi pek çok konunun konuşulduğu ve tartışıldığı bir farkındalık kampanyası olduğunu söyledi.

Finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik kendilerinin yaptığı çalışmalardan bahseden Gönül, "Çocukluk yaşlarından başlayarak özellikle gençlerin ilk para kazanmaya başlayacağı zamanlara kadar kazanılan paranın biriktirilmesi ve harcanılması noktasında farkındalığın artırılması için gerekli eğitimleri vererek bunu yaygınlaştırmaya çalışıyoruz." dedi.

Gönül, küçük birikimlerin geleceğin büyük birikimlerine döndüğünü vurgulayarak, "Eğer parayı bugün konuşmazsak yarınki birikimlerimizi yapma şansımız olmayacaktır. Para meselesini konuşmak bizim için artık vazgeçilmez olmuştur. Özellikle çalışmaya ve para kazanmaya başladığı ilk yıllardan itibaren biriktirmek, doğru kararlar vermek önem taşımaktadır." diye konuştu.

Bu nedenle 2026 temasını "Akıllı Para" olarak belirlediklerini aktaran Gönül, "Akıllı parayı kullanmak, akılcı bir biçimde kullanmak önem taşıyor. Hiçbir suretle yüksek kazanç vaatlerine inanmamamız ve bu tür spekülatif hareketlerden uzak durulması gerektiğini defalarca söyledik." ifadesini kullandı.

"YAKLAŞIK 18 MİLYON GENCE ULAŞMAYI PLANLIYORUZ"

İbrahim Ömer Gönül, finansal okuryazarlığın artırılmasının önemine işaret ederek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Kurulumuz ile Milli Eğitim Bakanlığı Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü tarafından Küresel Para Haftası kapsamında hayata geçirilen projelerimizle yaklaşık 18 milyon gence ulaşmayı planlıyoruz. Özellikle üniversitelerde yapılan bu seminerler, konferanslar büyük önem taşımaktadır. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz gong töreni aslında sembolik bir zaman anlam taşıyor. Bir piyasa açılışını ifade ettiği kadar aynı zamanda bilinçli yatırım kültürünün de açılışını temsil ediyor. Unutmayalım ki parayı korumak, parayı konuşmakla başlar. Parayı konuşmak ise öğrenmekle, sormakla ve bilinçlenmekle başlar."

"BUGÜNE KADAR 176 ÜLKEDE 71 MİLYON ÇOCUK VE GENCE ULAŞILDI"

TSPB Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz de 2012 yılında başlatılan Küresel Para Haftası etkinlikleri kapsamında bugüne kadar 176 ülkede 71 milyon çocuk ve gence ulaşılarak onlara finansal okuryazarlık konusunda çok değerli bir farkındalık tohumu ekildiğini söyledi.

Söz konusu etkinliklerin Türkiye'de bu yıl itibarıyla SPK'nin koordinasyonunda bir dizi etkinlikte kutlanacak olmasının son derece anlamlı ve değerli olduğunu dile getiren Karagöz, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu güçlü koordinasyon sayesinde finansal eğitim çalışmalarının daha geniş kitlelere ulaşacağına, kamu, finans sektörü ve eğitim dünyası arasında daha etkin bir işbirliği zemini oluşacağına da yürekten inanıyoruz. Amacımız çok net; gençlerimize kaynakları doğru kullanmayı, bilinçli tüketimi, tasarruf kültürünü ve girişimci bir bakış açısını daha küçük yaşlardan itibaren aşılamak. Finansal kararların hayatımızın her alanını doğrudan etkilediği, dijitalleşmeyle birlikte gençlerin finansal ekosistemle çok erken yaşta tanıştığı bu çağda finansal okuryazarlık artık bir ayrıcalık değil, temel bir yaşam becerisidir."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.