Trump yönetiminden Körfez'e yeniden inşa baskısı: 39 milyar dolarlık pazarlık masada

Dünya (Web Sitesi) - Web Sitesi | 25.04.2026 - 12:59, Güncelleme: 25.04.2026 - 12:59
 

Trump yönetiminden Körfez'e yeniden inşa baskısı: 39 milyar dolarlık pazarlık masada

ABD yönetimi, İran'ın misilleme saldırıları sırasında Körfez ülkelerinin hasar gören altyapılarını onarmak için Amerikan şirketlerini kullanmaları için baskı yapıyor. Washington'ın bu hamlesi bölgede "duyarsızlık" olarak nitelendirildi.

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik savaşı sırasında gerçekleşen misilleme saldırıları, Körfez bölgesindeki kritik altyapı tesislerinde ağır hasara yol açtı. Trump yönetimi, bu yıkımı bir ekonomik fırsata dönüştürmek amacıyla Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle temaslarını sıkılaştırdı. Washington, Amerikan mühendislik, imalat ve inşaat firmalarının bu ülkelerdeki yeniden yapılanma sürecinde en ön safta yer almasını istiyor. KÖRFEZ'İN BAĞIMLILIĞINI ARTIRMAYA ÇALIŞIYOR Trump yönetiminin "Önce Amerika" dış politikası doğrultusunda hareket eden ABD'li yetkililer, Körfez ülkeleriyle yaptıkları görüşmelerde ekonomik ortaklığın önemine vurgu yapıyor. Washington, bölge ülkelerinin güvenlikleri için ABD'ye olan bağımlılıklarını, ekonomik ihalelerde Amerikan şirketlerine avantaj sağlama noktasında bir koz olarak kullanıyor. Bu strateji, ekonomik devlet yönetimi anlayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor. 39 MİLYAR DOLARLIK ONARIM FATURASI Bölgedeki hasarın boyutu dudak uçuklattı. Rystad Energy tarafından yapılan tahminlere göre, sadece enerji bağlantılı altyapıdaki onarım maliyetlerinin 39 milyar dolara kadar ulaşabileceği belirtiliyor. Bu rakama İran'daki hasarlar dahil edilmezken, Körfez ülkelerinin enerji tesislerini eski haline getirmek için devasa bir bütçe ayırması gerekiyor. ABD ise bu dev bütçenin Amerikan şirketlerinin kasasına girmesi için diplomatik kanalları zorluyor. ABD’DE KENDİ FİRMASINI ŞART KOŞTU İran'ın hava saldırılarından en çok etkilenen ülkeler arasında Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri yer alıyor. Suudi Arabistan ve Umman'ın bu saldırılardan daha az etkilendiği belirtilirken, özellikle Bahreyn'deki stratejik tesisler ağır darbe aldı. Dünyanın en büyük tek sahalı alüminyum eritme tesislerinden biri olan Aluminium Bahrain (Alba) ve Bahreyn'in Bapco rafinerisi, saldırılar sonrası mücbir sebep ilan etmek zorunda kaldı. ABD, bu tür devasa tesislerin onarımında kendi firmalarının imzasının bulunmasını şart koşuyor. KÖRFEZ'İN TEPKİSİ: DUYARSIZLIK Washington'ın bu ticari hamlesi bölge başkentlerinde soğuk duş etkisine neden oldu. MEE'ye konuşan bir Arap yetkili, ABD'nin bu baskısını "biraz duyarsız" olarak nitelendirdi. Körfez ülkelerinin hala çatışmaların yeniden alevlenmesinden endişe duyduğunu ve ABD'nin bölgesel güvenlik taahhütleri konusunda tetikte olduğunu belirten yetkili, yıkımın ortasında ihale pazarlığı yapılmasından duyulan rahatsızlığı dile getirdi. ESKİ ABD’Lİ YETKİLİ İFŞA ETTİ ABD'nin bu süreçteki en önemli kozlarından biri de finansal mekanizmalar. Eski bir ABD yetkilisi MEE'ye verdiği demeçte, “ABD'nin, Körfez ülkelerinin takas hattı kullanarak ABD firmalarına yeniden yapılanma için taahhütte bulunmaları karşılığında bir uzlaşma aradığını görebiliyorum” diyerek sürecin perde arkasındaki pazarlığı ifşa etti. Bu durum, Washington'ın finansal destek veya kolaylıkları, Amerikan şirketlerine verilecek ihalelerle ilişkilendirdiğini gösteriyor.
ABD yönetimi, İran'ın misilleme saldırıları sırasında Körfez ülkelerinin hasar gören altyapılarını onarmak için Amerikan şirketlerini kullanmaları için baskı yapıyor. Washington'ın bu hamlesi bölgede "duyarsızlık" olarak nitelendirildi.

ABD ile İsrail'in İran'a yönelik savaşı sırasında gerçekleşen misilleme saldırıları, Körfez bölgesindeki kritik altyapı tesislerinde ağır hasara yol açtı. Trump yönetimi, bu yıkımı bir ekonomik fırsata dönüştürmek amacıyla Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle temaslarını sıkılaştırdı. Washington, Amerikan mühendislik, imalat ve inşaat firmalarının bu ülkelerdeki yeniden yapılanma sürecinde en ön safta yer almasını istiyor.

KÖRFEZ'İN BAĞIMLILIĞINI ARTIRMAYA ÇALIŞIYOR

Trump yönetiminin "Önce Amerika" dış politikası doğrultusunda hareket eden ABD'li yetkililer, Körfez ülkeleriyle yaptıkları görüşmelerde ekonomik ortaklığın önemine vurgu yapıyor. Washington, bölge ülkelerinin güvenlikleri için ABD'ye olan bağımlılıklarını, ekonomik ihalelerde Amerikan şirketlerine avantaj sağlama noktasında bir koz olarak kullanıyor. Bu strateji, ekonomik devlet yönetimi anlayışının bir parçası olarak değerlendiriliyor.

39 MİLYAR DOLARLIK ONARIM FATURASI

Bölgedeki hasarın boyutu dudak uçuklattı. Rystad Energy tarafından yapılan tahminlere göre, sadece enerji bağlantılı altyapıdaki onarım maliyetlerinin 39 milyar dolara kadar ulaşabileceği belirtiliyor. Bu rakama İran'daki hasarlar dahil edilmezken, Körfez ülkelerinin enerji tesislerini eski haline getirmek için devasa bir bütçe ayırması gerekiyor. ABD ise bu dev bütçenin Amerikan şirketlerinin kasasına girmesi için diplomatik kanalları zorluyor.

ABD’DE KENDİ FİRMASINI ŞART KOŞTU

İran'ın hava saldırılarından en çok etkilenen ülkeler arasında Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri yer alıyor. Suudi Arabistan ve Umman'ın bu saldırılardan daha az etkilendiği belirtilirken, özellikle Bahreyn'deki stratejik tesisler ağır darbe aldı. Dünyanın en büyük tek sahalı alüminyum eritme tesislerinden biri olan Aluminium Bahrain (Alba) ve Bahreyn'in Bapco rafinerisi, saldırılar sonrası mücbir sebep ilan etmek zorunda kaldı. ABD, bu tür devasa tesislerin onarımında kendi firmalarının imzasının bulunmasını şart koşuyor.

KÖRFEZ'İN TEPKİSİ: DUYARSIZLIK

Washington'ın bu ticari hamlesi bölge başkentlerinde soğuk duş etkisine neden oldu. MEE'ye konuşan bir Arap yetkili, ABD'nin bu baskısını "biraz duyarsız" olarak nitelendirdi. Körfez ülkelerinin hala çatışmaların yeniden alevlenmesinden endişe duyduğunu ve ABD'nin bölgesel güvenlik taahhütleri konusunda tetikte olduğunu belirten yetkili, yıkımın ortasında ihale pazarlığı yapılmasından duyulan rahatsızlığı dile getirdi.

ESKİ ABD’Lİ YETKİLİ İFŞA ETTİ

ABD'nin bu süreçteki en önemli kozlarından biri de finansal mekanizmalar. Eski bir ABD yetkilisi MEE'ye verdiği demeçte, “ABD'nin, Körfez ülkelerinin takas hattı kullanarak ABD firmalarına yeniden yapılanma için taahhütte bulunmaları karşılığında bir uzlaşma aradığını görebiliyorum” diyerek sürecin perde arkasındaki pazarlığı ifşa etti. Bu durum, Washington'ın finansal destek veya kolaylıkları, Amerikan şirketlerine verilecek ihalelerle ilişkilendirdiğini gösteriyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.