Basit bir horlama sanılıyor!

Yaşam (Web Sitesi) - Web Sitesi | 21.02.2026 - 14:38, Güncelleme: 21.02.2026 - 14:38
 

Basit bir horlama sanılıyor!

Uzman isim uyardı: Kalbiniz ve beyniniz tehlikede

Uyku sırasında nefesin durmasıyla ortaya çıkan uyku apnesi, basit horlama sanılsa da ciddi sağlık riskleri taşıyor. Prof. Dr. Erdoğan Kunter, tedavi edilmediğinde hastalığın vücutta kalıcı hasarlara yol açabileceğini vurguladı. “Çok yorgunum ondan”, “Yastığımdan dolayı böyle oluyor” gibi sayısız bahaneyle geçiştirdiğimiz horlama, sandığınız gibi sadece masum bir gece gürültüsü değil, vücudunuzun çaldığı hayati bir alarm zili olabilir. Görmezden gelinen bu durumun altında uyku apnesi tehlikesi yatıyor olabilir. Medipol Sağlık Grubu’ndan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Kunter uyku apnesinin kalp ve beyin sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, erken teşhis ve doğru tedaviyle hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi. HORLAMA VE UYKU APNESİ ARASINDAKİ FARK Horlamanın sosyal bir problem olarak görüldüğünü, ancak uyku apnesinin horlamadan çok daha ciddi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kunter, “Horlamak bir gürültü sorunu olabilir ama uyku apnesi doğrudan kişinin hayatını etkileyen, kalp ve beyin üzerinde ciddi sorunlara yol açabilen bir durumdur. Horlama her zaman uyku apnesi anlamına gelmez, ancak horlayanların bir kısmında hastalık gelişebilir. Horlama varsa ve kişi sürekli yorgun uyanıyorsa, bunun altında uyku apnesi olabilir. Bu yüzden dikkatli olmak gerekiyor.” dedi. TEŞHİS VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ Uyku apnesinin kesin tanısının bir gece uyku laboratuvarında yapılan testlerle konulabildiğini ifade eden Prof. Kunter, “Hafif ve orta dereceli vakalarda ilaç tedavisi uygulanabilir, bazı hastalarda cerrahi girişimler gerekebilir. Bazı hastalar yatarken özel maskeler kullanarak sağlıklı uyuyabilir. Uyku apnesi kişiye özgü ilerleyebildiği için tedavi planı hastaya göre şekillendiriliyor. Çocuklarda uyku apnesi yetişkinlerden farklı seyrediyor. Gelişim çağındaki çocuklarda cerrahi müdahaleler ancak testler sonra planlanabilir.” şeklinde konuştu. KİLO VE YAŞ, HASTALIĞI ETKİLİYOR Uyku apnesinin ilerlemesinde iki ana faktörün etkili olduğunu vurgulayan Prof. Kunter, “Bunlar kilo almak ve yaş almak. Kiloyu kontrol altına alabiliriz, ancak yaşlanmayı durduramayız. İlginç olan bir durum da var; uyku apnesi olan kişiler bazen hızla kilo alabiliyor. Bu da hastalığın ilerlemesine katkı sağlıyor. Çaresiz hastalıklar değil, burada çözüm var. Ancak erken tanı kritik. Uykuda nefes durması, sürekli yorgun uyanma gibi belirtiler ihmal edilmemeli, mutlaka uyku testleri yapılmalıdır. Tedavi ile hem kalp hem de beyin sağlığı korunabilir.” uyarısında bulundu.
Uzman isim uyardı: Kalbiniz ve beyniniz tehlikede

Uyku sırasında nefesin durmasıyla ortaya çıkan uyku apnesi, basit horlama sanılsa da ciddi sağlık riskleri taşıyor. Prof. Dr. Erdoğan Kunter, tedavi edilmediğinde hastalığın vücutta kalıcı hasarlara yol açabileceğini vurguladı.

“Çok yorgunum ondan”, “Yastığımdan dolayı böyle oluyor” gibi sayısız bahaneyle geçiştirdiğimiz horlama, sandığınız gibi sadece masum bir gece gürültüsü değil, vücudunuzun çaldığı hayati bir alarm zili olabilir.

Görmezden gelinen bu durumun altında uyku apnesi tehlikesi yatıyor olabilir. Medipol Sağlık Grubu’ndan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erdoğan Kunter uyku apnesinin kalp ve beyin sağlığı üzerinde ciddi riskler oluşturduğunu belirterek, erken teşhis ve doğru tedaviyle hastaların yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini söyledi.

HORLAMA VE UYKU APNESİ ARASINDAKİ FARK

Horlamanın sosyal bir problem olarak görüldüğünü, ancak uyku apnesinin horlamadan çok daha ciddi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kunter, “Horlamak bir gürültü sorunu olabilir ama uyku apnesi doğrudan kişinin hayatını etkileyen, kalp ve beyin üzerinde ciddi sorunlara yol açabilen bir durumdur.  Horlama her zaman uyku apnesi anlamına gelmez, ancak horlayanların bir kısmında hastalık gelişebilir. Horlama varsa ve kişi sürekli yorgun uyanıyorsa, bunun altında uyku apnesi olabilir. Bu yüzden dikkatli olmak gerekiyor.” dedi.

TEŞHİS VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Uyku apnesinin kesin tanısının bir gece uyku laboratuvarında yapılan testlerle konulabildiğini ifade eden Prof. Kunter, “Hafif ve orta dereceli vakalarda ilaç tedavisi uygulanabilir, bazı hastalarda cerrahi girişimler gerekebilir. Bazı hastalar yatarken özel maskeler kullanarak sağlıklı uyuyabilir. Uyku apnesi kişiye özgü ilerleyebildiği için tedavi planı hastaya göre şekillendiriliyor. Çocuklarda uyku apnesi yetişkinlerden farklı seyrediyor. Gelişim çağındaki çocuklarda cerrahi müdahaleler ancak testler sonra planlanabilir.” şeklinde konuştu.

KİLO VE YAŞ, HASTALIĞI ETKİLİYOR

Uyku apnesinin ilerlemesinde iki ana faktörün etkili olduğunu vurgulayan Prof. Kunter, “Bunlar kilo almak ve yaş almak. Kiloyu kontrol altına alabiliriz, ancak yaşlanmayı durduramayız. İlginç olan bir durum da var; uyku apnesi olan kişiler bazen hızla kilo alabiliyor. Bu da hastalığın ilerlemesine katkı sağlıyor. Çaresiz hastalıklar değil, burada çözüm var. Ancak erken tanı kritik. Uykuda nefes durması, sürekli yorgun uyanma gibi belirtiler ihmal edilmemeli, mutlaka uyku testleri yapılmalıdır. Tedavi ile hem kalp hem de beyin sağlığı korunabilir.” uyarısında bulundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.