Çözüm sırası “karma eğitim” dayatmasında!

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 28.08.2026 - 09:43, Güncelleme: 28.08.2026 - 09:43
 

Çözüm sırası “karma eğitim” dayatmasında!

Haber7 yazarı Zekeriya Say'ın kaleminden köşe yazısı

CHP ile Yeni Parti arasındaki “kavga”yla meşgul edilen Türkiye’de maalesef gerçek “sorun”lar hep ikinci planda kalıyor. Hatırlarsanız… Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 2023 yılında katıldığı bir canlı yayında, kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin, "Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum" gerekçesini öne sürdüğünü belirterek; "Milli Eğitim olarak birincil hedefim ne? Kız çocuklarının okullaşmasını sağlamaktır. O zaman veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” ifadelerini kullanmış ve “karma eğitim” ile ilgili tartışmanın fitilini ateşlemişti. Bakan Tekin’in sözleri o dönem başta malum zihniyet ve fondaş medyası olmak üzere özellikle “laikçi camiada” büyük bir hazımsızlığa sebep olmuştu. O dönem CHP adına konuşan dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, “Milli Eğitim Bakanı’nın böylesi sözler söyleyebilmesi hiçbir koşulda kabul edilemez” diyerek, parmak sallarken… “Çikolata kutularında gelen para”nın miktarına göre sipariş haberler yazdığı gerekçesiyle mahkemelik olan Cumhuriyet gazetesi ise “laik eğitime darbe vurur” başlıklı haberlerle, Bakan Tekin’in “kız okullarının açılması” yönündeki irade beyanına “gericilik” yaftası vurmuştu. Çünkü malum zihniyete göre; 3 Mart 1924’te yürürlüğe giren Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile sözde “eğitimde ikilik” ortadan kalkmış… Kızlarla erkeklerin bir arada okudukları “karma okullarla” daha demokrat(!), daha sorgulayıcı(!), daha aydınlanmacı(!) ve ezbere dayanmayan bir eğitim sistemine geçilmişti. Fakat işin aslı pek de öyle değildi.  Cumhuriyet Türkiye’sinde mezkûr yasaya rağmen ayrı kız liseleri, ayrı erkek liseleri pekâlâ açılabiliyordu. Mesela! Cumhuriyet devrimlerinin bir yansıması olan bu kanunda imzası bulunan Atatürk bile kendi çıkardığı yasadan 2 yıl sonra, 1926 yılında manevi kızları Rukiye, Nebile ve Afet hanımları… Türkiye’de yaşayan gayrimüslimlerin kızlarına eğitim vermesi için rahibeler tarafından kurulan Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’ne yazdırarak, “karma eğitim” yerine “müstakil eğitimi” tercih etmişti. Bunun yanında, ‘Çalıkuşu’nun Feride’sinden tutun da… “Türkiye’nin mücevher kızı” olarak kabul edilen Atatürk Kültür Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yakut Irmak Özden’e.. Oyuncu Ayla Algan’dan, “Kamusal alanda Allah olmaz” deme cüretinde bulunan küfürbaz yazar Mine G.Kırıkkanat’a kadar… Sözde “laikliğin teminatı” olarak gösterilen çok sayıda ünlü isim de yine yabancılar tarafından kurulan ve sadece kızlara eğitim veren Hıristiyan azınlık okullarında tahsil yapmıştı. Türkiye’de ne olduysa sadece Müslümanların hedef alındığı “28 Şubat ihanet süreci”nde oldu. Dönemin DSP’li Milli Eğitim Bakanı olan Metin Bostancıoğlu, 1999-2000 öğretim yılından itibaren, özel öğretim kurumları dâhil ülkedeki tüm okullarda “karma eğitim mecburiyeti” getirdi. Sırf kız ve erkek öğrencilerin ayrı binalarda okutulduğu İmam Hatiplerdeki müstakil eğitime son vermek için İstanbul Erkek Lisesi’ne “kız”, Çemberlitaş Kız Lisesi’ne “erkek” öğrenci alındı… O meş’um günlerin tanıkları, hayata geçirilen bu dayatma sonrası okullarda ahlakın zedelendiğini… Güya genç Cumhuriyet’e “terbiyeli, aydın, hanımefendi” kızlar yetiştirmesiyle nam salan Notre Dame De Sion Fransız Kız Lisesi karma eğitime geçtiğinde, erkekleri gören kızların "Aaa! Erkek!" diye bağırıp delikanlılardan makas aldıklarını, durmadan onları “mıncırdıklarını” anlatmıştı. Türkiye’de sözde “ilericilik” adına zorunlu hale getirilen “karma eğitim” modeliyle okullarda “fingirdeşme”nin önü resmi olarak açılırken… Batılı ülkelerde ise aynı günlerde “karma liselerin” zararı tartışılıyordu. Merkezi Münih’te bulunan Almanya Devlet Pedogoji ve Eğitim Araştırmaları Enstitüsü’nde yürütülen bir araştırmada; “Karma eğitim, sanıldığı gibi öğrenciler açısından verimli değil. Hatta yüzyılın en büyük pedogojik yanlışı” sonucuna varılmıştı. Başta ABD ve Danimarka olmak üzere pek çok ülke ise “öğrencilerin derse odaklanmasına engel olduğu, verimi düşürdüğü, taciz ve şiddeti tetiklediği” gerekçesiyle, liselerde “karma eğitim” yerine “tercihe dayalı” eğitim sistemine doğru yöneliş başlamıştı. Dahası… Hillary Clinton ve Madeleine Albright gibi dünyaya yön veren kadınların “kız üniversiteleri”nden mezun olduğu Amerika’da bırakın liseleri, sadece kız öğrencileri kabul eden üniversite sayısı 84’e yükseldi. Yine eğitimde “ileri seviyedeki” ülkelerden Japonya’da da “kadın üniversiteleri” bir asırdan fazla süredir kesintisiz eğitim veriyor. Türkiye’deki bu ihtiyacı gören ve “tavsiye” niteliğinde kararlar alan “Milli Eğitim Şurası”, 2014 yılındaki toplantısında, “Bu ülkede 70 yıl boyunca ayrı kız liseleri, ayrı erkek liseleri açılabiliyordu. Karma eğitim 28 Şubat’ın uygulaması. Biz, Atatürk döneminin uygulamasına geri dönülsün diyoruz” savunması getirilmişti. O günden sonra bu sorunu ilk kez açıkça dile getiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 2023’teki meşhur açıklaması,  “Kemalist” düşünce yapısında olan ve “Atatürk istismarı”ndan nemalanların kimyasını bozmuştu. Meğer hasar, tahmin ettiğimden de büyükmüş… Malum “kafa” şu sırlar… Karaman’da bulunan ve aynı binalarda hizmet veren “karma öğrenci pansiyonları”nda, yangın tedbirleri kapsamında atılacak adımlar yüzünden ortalığı ayağa kaldırıyor. Olası bir afet durumunda can kaybının önüne geçilmesi için “yangın merdivenleri” ile “sprinkler sistemlerinin” yanı sıra “binaların tamamen kız veya tamamen erkek yurduna çevrilmesini” tavsiye eden müfettişlerin tavsiyelerini çarpıtan seküler yobazlar.. Bu önlemleri, “Karma eğitimi ayıklama adımı” olarak çarpıtarak, “laik ve bilimsel eğitimin yok edilmek istendiğini” öne sürüyor. Kendisine “ilahiyatçı” diyen Cemil Kılıç gibi bazı tipler ise hiçbir bilimsel veri olmadığı halde belli ki geçmişe ait bazı tecrübeler üzerinden çıkarımlar yaparak, “Tek cinsiyetli eğitimin eşcinsel yönelimlere alan açacağını” iddia ederek… Atatürk döneminde uygulanan “tercihli eğitim modeli” yerine… 28 Şubat’ta dayatılan “karma eğitim modelinde” ısrar ediyor… Gördüğünüz gibi… “Bilimsel araştırmalara” itibar etmek yerine kendi dogmatik fikirlerini topluma dayatmayı alışkanlık haline getiren ve işlerine gelmediğinde örnek aldıkları Batı’ya bile sırtlarını dönen seküler yobazların,  “Atatürkçülüğü” de samimi değil… O yüzden, bu “gerici kafa”lardan çıkan çelişkili açıklamalara bakılmadan, “karma eğitim” dayatması da bu vesileyle sorun olmaktan çıkarılmalıdır!
Haber7 yazarı Zekeriya Say'ın kaleminden köşe yazısı

CHP ile Yeni Parti arasındaki “kavga”yla meşgul edilen Türkiye’de maalesef gerçek “sorun”lar hep ikinci planda kalıyor.

Hatırlarsanız…

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 2023 yılında katıldığı bir canlı yayında, kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin, "Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum" gerekçesini öne sürdüğünü belirterek;

"Milli Eğitim olarak birincil hedefim ne? Kız çocuklarının okullaşmasını sağlamaktır. O zaman veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” ifadelerini kullanmış ve “karma eğitim” ile ilgili tartışmanın fitilini ateşlemişti.

Bakan Tekin’in sözleri o dönem başta malum zihniyet ve fondaş medyası olmak üzere özellikle “laikçi camiada” büyük bir hazımsızlığa sebep olmuştu.

O dönem CHP adına konuşan dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, “Milli Eğitim Bakanı’nın böylesi sözler söyleyebilmesi hiçbir koşulda kabul edilemez” diyerek, parmak sallarken…

“Çikolata kutularında gelen para”nın miktarına göre sipariş haberler yazdığı gerekçesiyle mahkemelik olan Cumhuriyet gazetesi ise “laik eğitime darbe vurur” başlıklı haberlerle, Bakan Tekin’in “kız okullarının açılması” yönündeki irade beyanına “gericilik” yaftası vurmuştu.

Çünkü malum zihniyete göre;

3 Mart 1924’te yürürlüğe giren Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile sözde “eğitimde ikilik” ortadan kalkmış…

Kızlarla erkeklerin bir arada okudukları “karma okullarla” daha demokrat(!), daha sorgulayıcı(!), daha aydınlanmacı(!) ve ezbere dayanmayan bir eğitim sistemine geçilmişti.

Fakat işin aslı pek de öyle değildi.

 Cumhuriyet Türkiye’sinde mezkûr yasaya rağmen ayrı kız liseleri, ayrı erkek liseleri pekâlâ açılabiliyordu.

Mesela!

Cumhuriyet devrimlerinin bir yansıması olan bu kanunda imzası bulunan Atatürk bile kendi çıkardığı yasadan 2 yıl sonra, 1926 yılında manevi kızları Rukiye, Nebile ve Afet hanımları…

Türkiye’de yaşayan gayrimüslimlerin kızlarına eğitim vermesi için rahibeler tarafından kurulan Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’ne yazdırarak, “karma eğitim” yerine “müstakil eğitimi” tercih etmişti.

Bunun yanında,

‘Çalıkuşu’nun Feride’sinden tutun da…

“Türkiye’nin mücevher kızı” olarak kabul edilen Atatürk Kültür Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yakut Irmak Özden’e..

Oyuncu Ayla Algan’dan, “Kamusal alanda Allah olmaz” deme cüretinde bulunan küfürbaz yazar Mine G.Kırıkkanat’a kadar…

Sözde “laikliğin teminatı” olarak gösterilen çok sayıda ünlü isim de yine yabancılar tarafından kurulan ve sadece kızlara eğitim veren Hıristiyan azınlık okullarında tahsil yapmıştı.

Türkiye’de ne olduysa sadece Müslümanların hedef alındığı “28 Şubat ihanet süreci”nde oldu.

Dönemin DSP’li Milli Eğitim Bakanı olan Metin Bostancıoğlu, 1999-2000 öğretim yılından itibaren, özel öğretim kurumları dâhil ülkedeki tüm okullarda “karma eğitim mecburiyeti” getirdi.

Sırf kız ve erkek öğrencilerin ayrı binalarda okutulduğu İmam Hatiplerdeki müstakil eğitime son vermek için İstanbul Erkek Lisesi’ne “kız”, Çemberlitaş Kız Lisesi’ne “erkek” öğrenci alındı…

O meş’um günlerin tanıkları, hayata geçirilen bu dayatma sonrası okullarda ahlakın zedelendiğini…

Güya genç Cumhuriyet’e “terbiyeli, aydın, hanımefendi” kızlar yetiştirmesiyle nam salan Notre Dame De Sion Fransız Kız Lisesi karma eğitime geçtiğinde, erkekleri gören kızların "Aaa! Erkek!" diye bağırıp delikanlılardan makas aldıklarını, durmadan onları “mıncırdıklarını” anlatmıştı.

Türkiye’de sözde “ilericilik” adına zorunlu hale getirilen “karma eğitim” modeliyle okullarda “fingirdeşme”nin önü resmi olarak açılırken…

Batılı ülkelerde ise aynı günlerde “karma liselerin” zararı tartışılıyordu.

Merkezi Münih’te bulunan Almanya Devlet Pedogoji ve Eğitim Araştırmaları Enstitüsü’nde yürütülen bir araştırmada;

“Karma eğitim, sanıldığı gibi öğrenciler açısından verimli değil. Hatta yüzyılın en büyük pedogojik yanlışı” sonucuna varılmıştı.

Başta ABD ve Danimarka olmak üzere pek çok ülke ise “öğrencilerin derse odaklanmasına engel olduğu, verimi düşürdüğü, taciz ve şiddeti tetiklediği” gerekçesiyle, liselerde “karma eğitim” yerine “tercihe dayalı” eğitim sistemine doğru yöneliş başlamıştı.

Dahası…

Hillary Clinton ve Madeleine Albright gibi dünyaya yön veren kadınların “kız üniversiteleri”nden mezun olduğu Amerika’da bırakın liseleri, sadece kız öğrencileri kabul eden üniversite sayısı 84’e yükseldi.

Yine eğitimde “ileri seviyedeki” ülkelerden Japonya’da da “kadın üniversiteleri” bir asırdan fazla süredir kesintisiz eğitim veriyor.

Türkiye’deki bu ihtiyacı gören ve “tavsiye” niteliğinde kararlar alan “Milli Eğitim Şurası”, 2014 yılındaki toplantısında, “Bu ülkede 70 yıl boyunca ayrı kız liseleri, ayrı erkek liseleri açılabiliyordu. Karma eğitim 28 Şubat’ın uygulaması. Biz, Atatürk döneminin uygulamasına geri dönülsün diyoruz” savunması getirilmişti.

O günden sonra bu sorunu ilk kez açıkça dile getiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 2023’teki meşhur açıklaması,  “Kemalist” düşünce yapısında olan ve “Atatürk istismarı”ndan nemalanların kimyasını bozmuştu.

Meğer hasar, tahmin ettiğimden de büyükmüş…

Malum “kafa” şu sırlar…

Karaman’da bulunan ve aynı binalarda hizmet veren “karma öğrenci pansiyonları”nda, yangın tedbirleri kapsamında atılacak adımlar yüzünden ortalığı ayağa kaldırıyor.

Olası bir afet durumunda can kaybının önüne geçilmesi için “yangın merdivenleri” ile “sprinkler sistemlerinin” yanı sıra “binaların tamamen kız veya tamamen erkek yurduna çevrilmesini” tavsiye eden müfettişlerin tavsiyelerini çarpıtan seküler yobazlar..

Bu önlemleri, “Karma eğitimi ayıklama adımı” olarak çarpıtarak, “laik ve bilimsel eğitimin yok edilmek istendiğini” öne sürüyor.

Kendisine “ilahiyatçı” diyen Cemil Kılıç gibi bazı tipler ise hiçbir bilimsel veri olmadığı halde belli ki geçmişe ait bazı tecrübeler üzerinden çıkarımlar yaparak, “Tek cinsiyetli eğitimin eşcinsel yönelimlere alan açacağını” iddia ederek…

Atatürk döneminde uygulanan “tercihli eğitim modeli” yerine…

28 Şubat’ta dayatılan “karma eğitim modelinde” ısrar ediyor…

Gördüğünüz gibi…

“Bilimsel araştırmalara” itibar etmek yerine kendi dogmatik fikirlerini topluma dayatmayı alışkanlık haline getiren ve işlerine gelmediğinde örnek aldıkları Batı’ya bile sırtlarını dönen seküler yobazların,  “Atatürkçülüğü” de samimi değil…

O yüzden, bu “gerici kafa”lardan çıkan çelişkili açıklamalara bakılmadan, “karma eğitim” dayatması da bu vesileyle sorun olmaktan çıkarılmalıdır!

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.