Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yapay zeka uyarısı: Akademide insan faktörü giderek azalıyor

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 06.10.2026 - 15:28, Güncelleme: 06.10.2026 - 15:28
 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan yapay zeka uyarısı: Akademide insan faktörü giderek azalıyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde “2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni”nde önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada Gazze'den medeniyet tarihine, üniversitelerin değişen misyonundan yapay zekanın akademiye etkilerine kadar önemli mesajlar verdi. Erdoğan, yapay zeka nedeniyle bilgiye erişimin kolaylaştığına dikkat çekerek, "Akademik süreçlerde de insan faktörü artık giderek azalıyor" dedi. Konuşmasının başında Harran Üniversitesi Çoksesli Koro Topluluğu tarafından seslendirilen "Fırat'ın Öbür Yakasında Unuttuklarımız" isimli dinletiye değinen Erdoğan, Gazzeli çocuklara ithaf edilen bestenin kendilerini etkilediğini söyledi. ERDOĞAN'DAN GAZZELİ ÖĞRENCİLERE DAYANIŞMA MESAJI Erdoğan, son üç yılda annelerini, babalarını, kardeşlerini ve arkadaşlarını kaybeden Gazzeli öğrencilerin eğitim kurumlarının da büyük yıkıma uğradığını belirtti. Hayat ve haysiyet mücadelesinden taviz vermeyen Gazzeli öğrencilere ve dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara dayanışma mesajı gönderen Erdoğan, "Medeniyet maskesi takan barbarlar unutsa da bizim Fırat'ın öbür yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı, onların daima yanlarında olacağımızı, haklı davalarını her şartta savunacağımızı bugün bir kere daha ve özellikle ifade ediyorum" dedi. Erdoğan, Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarında hayatını kaybedenler için de Allah'tan rahmet diledi. "MEDENİYETİMİZ SAYISIZ HAZİNELERLE DOLU" Bilim tarihindeki birikime dikkat çeken Erdoğan, Antalya'da gerçekleştirilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ndeki konuşmasına da atıfta bulundu. Erdoğan, ecdadın astronomi alanındaki çalışmalarının dahi bilim tarihinin derinliğini ortaya koyduğunu belirterek, merkezinde yer aldıkları coğrafyanın bilim ve medeniyet müktesebatı açısından sayısız hazineler barındırdığını söyledi. Bağdat'tan İstanbul'a, Kahire'den Semerkant'a, Nişabur ve Buhara'dan İznik ve Bursa'ya, oradan Balkanlar'a kadar alimlerin, talebelerin, külliyelerin ve medreselerin geniş bir coğrafyayı ihya ettiğini ifade eden Erdoğan, bu kurumlarda üretilen bilginin farklı ülkelere ulaştırıldığını kaydetti. "MAZİYE ÖVÜNMEK DEĞİL, MAZİDEN GÜÇ ALMAK ÖNEMLİ" Batı'daki üniversitelerin 11. yüzyıldan itibaren kendi eğitim ve öğretim metotları ışığında teşekkül ettiğini belirten Erdoğan, mensubu ve mirasçısı oldukları medeniyetin yalnızca bilgi üretmediğini, üretilen bilgiyi insanlığın istifadesine sunduğunu söyledi. Erdoğan, söz konusu değerlendirmeleri geçmişle övünmek amacıyla yapmadığını vurgulayarak, "Önemli olanın maziye övünmek değil, maziden güç almak, ilham almak olduğunu vurgulamak için söylüyorum" ifadelerini kullandı. Bugün bu mirası unutturmaya çalışanlar olduğunu belirten Erdoğan, gelecek nesillerin bu bilinçle yetişmesi için geçmişin hatırlatılması gerektiğini dile getirdi. "BİLGİNİN ODAĞINDA ANLAM, ANLAMIN ÇEKİRDEĞİNDE HAKİKAT VARDIR" Bilgiye ve bilime bakış açısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kendi zihin haritalarında bilginin odağında anlam, anlamın çekirdeğinde ise hakikatin bulunduğunu söyledi. Bilimin hakikate giden yol olarak ele alınmasının bu anlayışın bir yansıması olduğunu belirten Erdoğan, bilginin derinleşme, tefekkür etme ve hakikate yaklaşabilme noktasında önemli bir araç olduğunu ifade etti. Erdoğan, İmam Gazali'ye atfedilen, "Cevizin kabuğunu kırıp özüne inemeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder" sözünü de bu yaklaşımın özlü ifadelerinden biri olarak aktardı. Asırlara yayılan anlam arayışının temel gayesinin bilginin özüne nüfuz etmek, bilgiyi idrakle buluşturmak ve manayı kavrayabilmek olduğunu belirten Erdoğan, ilmi ve alimi baş tacı eden ecdadın da bu anlayışla hareket ettiğini söyledi. "ÜNİVERSİTELER BİLGİNİN SADECE ÖĞRETİLDİĞİ YERLER DEĞİL" Üniversitelerin tarihsel süreçte değişen misyonuna da değinen Erdoğan, geçmişte üniversitelerin öncelikli amacının mevcut bilginin aktarılması olduğunu belirtti. 19. yüzyıldan itibaren araştırma faaliyetlerinin de ağırlık kazandığını ifade eden Erdoğan, üniversitelerin yalnızca bilginin öğretildiği değil, aynı zamanda yeni bilgilerin üretildiği araştırma kurumlarına dönüştüğünü söyledi. Devam eden süreçte ekonomik ve toplumsal katkının da üniversitelerin misyonlarına eklendiğini belirten Erdoğan, bugünün üniversitelerinin mevcut bilgiyi öğrencilere aktaran, araştırmalarla yeni bilgilere ulaşan ve elde edilen bilgileri toplumla paylaşarak sorunların çözümüne katkı sunan kurumlar olduğunu ifade etti. Erdoğan, üniversitelerden beklentilerinin de bu doğrultuda olduğunu söyledi. YAPAY ZEKA UYARISI Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişimin üniversiteler açısından bazı alanlarda sınayıcı hale geldiğini belirten Erdoğan, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığına dikkat çekti. Yapay zeka modelleri üzerinden kaynağa ve bilgiye ulaşmanın araştırma sürecinde sarf edilen emeği büyük oranda devre dışı bıraktığını ifade eden Erdoğan, bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasının beraberinde bazı riskler getirdiğini söyledi. Erdoğan, "Bilgiyi karşılaştırmalı olarak ele almanın, onu sorgulamanın, diğer kaynaklar üzerinden rasyonel bir değerlendirmeye tabi tutmanın önemi giderek azalıyor" dedi. Kaynağa ulaşan yolların kısaldığını belirten Erdoğan, araştırma sürecinde harcanan emeğin kıymetinin ve getirilerinin unutulduğunu dile getirdi. "AKADEMİDE YOLDA OLMAK KİMİ ZAMAN MENZİLE ULAŞMAKTAN DAHA FAYDALIDIR" Akademik araştırma süreçlerinin önemine dikkat çeken Erdoğan, "Oysa akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır" ifadelerini kullandı. Yapay zekanın akademik süreçlerde insan faktörünü giderek azalttığını belirten Erdoğan, ortaya çıkan bilgilerin doğruluğu ve kullanılan kaynakların güvenilirliğinin de çoğu zaman sorgulandığını söyledi. "ANA AKTÖR İNSAN OLMAZSA AKTARILAN BİLGİ SAĞLIKLI OLMAZ" Öğrenci ile akademisyen arasındaki ilişkinin yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, hocanın öğrencisiyle tecrübesini paylaştığını, ona bilimsel kültür kazandırdığını ve öğrenme sürecini takip ettiğini söyledi. Akademisyenin öğrencinin nerelerde zorlandığını ölçtüğünü, gerektiğinde onu yeni kaynaklara ve araştırmalara yönlendirdiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şayet burada ana aktör insan olmazsa, aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz." "HİÇBİR ÇABA HARCANMADAN EDİNİLEN BİLGİ SUYA YAZILAN YAZI GİBİDİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilginin kalıcı olmayacağını belirterek, "Hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilgi, suya yazılan yazı misali anında silinir, kaybolur, unutulur" dedi. Üniversitelerin özellikle yapay zeka ve yeni teknolojiler çerçevesinde öğretim usul ve esaslarını yeniden değerlendirmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu konular üzerinde etraflıca düşünülmesi gerektiğini söyledi. "ÜNİVERSİTE SAYIMIZI 208'E ÇIKARDIK" Eğitime yapılan yatırımları insana ve geleceğe yapılan yatırım olarak gördüklerini belirten Erdoğan, son 24 yılda yükseköğretim alanında önemli adımlar attıklarını söyledi. Erdoğan, göreve geldiklerinde 76 olan üniversite sayısının 208'e, 190 olan yurt sayısının 877'ye, 182 bin olan yatak kapasitesinin ise 1 milyona çıkarıldığını açıkladı. "EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ GÜÇLENDİRDİK" Yükseköğretime erişim imkanlarının genişletilmesini önemli bir kazanım olarak gördüklerini belirten Erdoğan, Türkiye'de farklı gelir gruplarından gençlerin yükseköğretime ulaşabilmesi için devlet imkanlarının seferber edildiğini söyledi. Erdoğan, "Zenginin çocuğu okurken fakirin çocuğu yükseköğretim imkanından yoksun kalmasın, hayallerini ertelemek mecburiyetinde kalmasın, hayata 5-0 geriden başlamasın istedik" dedi. Bu kapsamda üniversite harçlarının kaldırıldığını, lisans, yüksek lisans ve doktora burslarının artırıldığını belirten Erdoğan, üniversite ve yurtların altyapılarının yenilendiğini, fiziksel şartların iyileştirildiğini ve dijital imkanların güçlendirildiğini kaydetti. Erdoğan ayrıca üniversite öğrencilerinin aylık 1.600 liraya barınma ihtiyacının karşılandığını ve iki öğün ücretsiz yemek verildiğini söyledi. "ÜNİVERSİTELERİN YAYGINLAŞMASINA KARŞI ÇIKMAK FIRSAT EŞİTLİĞİNE KARŞI ÇIKMAKTIR" 81 ile üniversite açılmasına yönelik eleştirilere de değinen Erdoğan, üniversitelerin yaygınlaşmasına karşı çıkmanın eğitimde fırsat eşitliğine karşı çıkmak anlamına geldiğini söyledi. Eğitimin toplumsal geçişte halen belirleyici olduğu ülkelerde üniversitelerin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Erdoğan, işçi, emekçi ve çiftçi çocuklarının da yükseköğretim imkanlarından faydalanabilmesi gerektiğini ifade etti. "TÜRK ÜNİVERSİTELERİNİN YURT DIŞINA AÇILMASI YUMUŞAK GÜCÜMÜZÜ ARTIRIYOR" Türk üniversitelerinin yurt dışına açılmasına yönelik eleştirilere de karşı çıkan Erdoğan, uluslararası öğrencilerin Türkiye açısından önemli bir imkan olduğunu belirtti. Amerika ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin uluslararası öğrencilerden önemli gelir elde ettiğini belirten Erdoğan, bunun kültür, ticaret ve bilim politikalarının bir aracı olarak kullanıldığını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin daha fazla nitelikli uluslararası öğrenci çekmesi gerektiğini ifade etti. "YANLIŞ VARSA DÜZELTİLİR, NOKSAN VARSA TAMAMLANIR" Yükseköğretim sisteminde eksiklikler ve düzeltilmesi gereken hatalar olabileceğini belirten Erdoğan, bazı imkanların suiistimal edildiği örneklerin de bulunabileceğini söyledi. Bunların 81 ile üniversite açma politikasını toptancı bir anlayışla hedef almak için gerekçe olamayacağını ifade eden Erdoğan, "Yanlış varsa düzeltilir, noksan varsa tamamlanır. Hata yapan, istismar eden, verilen imkanları kötüye kullanan varsa bunların da hesabı sorulur" dedi. Yapıcı eleştirilere açık olduklarını belirten Erdoğan, "Ama ellerinde sadece çekiç olanların her sorunu çivi olarak görmelerine de sonuna kadar karşıyız" ifadelerini kullandı. KADIN AKADEMİSYENLERİN ORANI YÜZDE 47,17'YE ULAŞTI Kadınların akademide hak ettikleri yerlere gelmesini önemsediklerini belirten Erdoğan, üniversitelerdeki kadın akademisyenlerin oranının yüzde 47,17'ye ulaştığını açıkladı. Erdoğan, uzun yıllar çalışma ve eğitim hakları engellenen kadınların akademide daha güçlü şekilde yer almasının kendileri açısından önemli olduğunu söyledi. "ÜNİVERSİTE KAPILARINI YENİDEN AÇTIK" 30 Temmuz'da Meclis'ten geçirilen kanunla çeşitli sebeplerle eğitim hayatı yarım kalan gençlere üniversite kapılarının yeniden açıldığını belirten Erdoğan, yükseköğretim sisteminin güçlendirilmesi amacıyla çok sayıda yasal ve idari düzenleme yaptıklarını ifade etti. Erdoğan, aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini söyledi. "6,3 MİLYON ÖĞRENCİMİZ VE 208 ÜNİVERSİTEMİZ VAR" Türkiye'nin yükseköğretimdeki mevcut durumuna ilişkin rakamları da paylaşan Erdoğan, yaklaşık 6,3 milyon öğrenci, 208 üniversite ve 190 bin akademik personel bulunduğunu belirtti. Türkiye'nin dünyanın en geniş yükseköğretim ailelerinden birine sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, bağımsız kuruluşların sıralamalarına göre makale ve derleme türündeki yayın sayısında 213 ülke arasında 15. sırada yer aldıklarını söyledi. Erdoğan, özellikle araştırma üniversitelerinde nitelikli yayın oranının yüzde 79'a ulaştığını ve OECD ortalamasının yakalandığını kaydetti. 6 ÜNİVERSİTE İLK 500'E GİRDİ Türkiye'nin üniversite sıralamalarındaki konumunun alınan mesafeyi küresel ölçekte tescil ettiğini belirten Erdoğan, 2026 yılında 2'si ilk 300 içinde olmak üzere toplam 6 üniversitenin dünyanın ilk 500'ünde yer aldığını söyledi. Erdoğan, orta vadede en az 2 Türk üniversitesinin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini hedeflediklerini açıkladı. Başarıda emeği geçen akademisyenleri tebrik eden Erdoğan, elde edilen rakamların önemli olmakla birlikte yeterli olmadığını vurguladı. "AKADEMİNİN ASLİ MİSYONU YENİ FİKİRLER ORTAYA KOYMAKTIR" Hiçbir kariyer hesabının bilginin ve araştırmanın önüne geçmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, akademisyenlerden çağa anlam verecek fikirler, kavramlar, modeller, sistemler ve teknik yenilikler geliştirmelerini beklediklerini söyledi. Erdoğan, akademinin asli misyonunun birbirini tekrar eden, yalnızca atıf ve alıntılardan oluşan çalışmalar yapmak yerine yeni tezler, yeni argümanlar ve sınanmayı bekleyen yeni fikirler ortaya koymak olduğunu ifade etti. ÜNİVERSİTELERİN EKONOMİ VE TOPLUMA KATKISI ARTIRILACAK Üniversitelerin "üçüncü misyonlarına" daha fazla yoğunlaşmasını istediklerini belirten Erdoğan, yükseköğretimin ekonomiye ve topluma katkısının artırılması gerektiğini söyledi. Reel sektörün ihtiyaçlarıyla uyumlu bir yükseköğrenim sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırılmasının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirten Erdoğan, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin sayısının en aza indirilmesinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, bunun başarılması halinde eğitimini tamamlayan gençlerin üretim ve istihdamda daha fazla yer alacağını ve Türkiye'nin önemli bir potansiyelinin harekete geçirileceğini söyledi. MESLEKİ EĞİTİMDE YENİ MODEL: 120 BİN ÖĞRENCİ 2018'de başlatılan organize sanayi bölgesi meslek yüksekokulları projesinde yüzde 90'a varan istihdam oranlarına ulaşıldığını belirten Erdoğan, 7 ilde pilot uygulama olarak başlatılan işletmede mesleki eğitim modelinin şimdi daha ileri taşınacağını açıkladı. Erdoğan, ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Konya ve Gaziantep'te, 185 mesleki ön lisans programında öğrenim gören 120 bin öğrenciyle sürecin başlatılacağını söyledi. Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kariyer Planlama Platformu'nun da bu alandaki önemli bir ihtiyacı karşılayacağına inandığını ifade etti. ERDOĞAN'DAN AKADEMİK YIL MESAJI Konuşmasının sonunda 2026-2027 akademik yılının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, ödül sahiplerini tebrik ederek akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür etti. Erdoğan, katılımcıları sevgi ve saygıyla selamlayarak konuşmasını tamamladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde “2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni”nde önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada Gazze'den medeniyet tarihine, üniversitelerin değişen misyonundan yapay zekanın akademiye etkilerine kadar önemli mesajlar verdi. Erdoğan, yapay zeka nedeniyle bilgiye erişimin kolaylaştığına dikkat çekerek, "Akademik süreçlerde de insan faktörü artık giderek azalıyor" dedi.

Konuşmasının başında Harran Üniversitesi Çoksesli Koro Topluluğu tarafından seslendirilen "Fırat'ın Öbür Yakasında Unuttuklarımız" isimli dinletiye değinen Erdoğan, Gazzeli çocuklara ithaf edilen bestenin kendilerini etkilediğini söyledi.

ERDOĞAN'DAN GAZZELİ ÖĞRENCİLERE DAYANIŞMA MESAJI

Erdoğan, son üç yılda annelerini, babalarını, kardeşlerini ve arkadaşlarını kaybeden Gazzeli öğrencilerin eğitim kurumlarının da büyük yıkıma uğradığını belirtti.

Hayat ve haysiyet mücadelesinden taviz vermeyen Gazzeli öğrencilere ve dünyanın dört bir yanındaki mazlumlara dayanışma mesajı gönderen Erdoğan, "Medeniyet maskesi takan barbarlar unutsa da bizim Fırat'ın öbür yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı, onların daima yanlarında olacağımızı, haklı davalarını her şartta savunacağımızı bugün bir kere daha ve özellikle ifade ediyorum" dedi.

Erdoğan, Gazze ve işgal altındaki Filistin topraklarında hayatını kaybedenler için de Allah'tan rahmet diledi.

"MEDENİYETİMİZ SAYISIZ HAZİNELERLE DOLU"

Bilim tarihindeki birikime dikkat çeken Erdoğan, Antalya'da gerçekleştirilen 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ndeki konuşmasına da atıfta bulundu.

Erdoğan, ecdadın astronomi alanındaki çalışmalarının dahi bilim tarihinin derinliğini ortaya koyduğunu belirterek, merkezinde yer aldıkları coğrafyanın bilim ve medeniyet müktesebatı açısından sayısız hazineler barındırdığını söyledi.

Bağdat'tan İstanbul'a, Kahire'den Semerkant'a, Nişabur ve Buhara'dan İznik ve Bursa'ya, oradan Balkanlar'a kadar alimlerin, talebelerin, külliyelerin ve medreselerin geniş bir coğrafyayı ihya ettiğini ifade eden Erdoğan, bu kurumlarda üretilen bilginin farklı ülkelere ulaştırıldığını kaydetti.

"MAZİYE ÖVÜNMEK DEĞİL, MAZİDEN GÜÇ ALMAK ÖNEMLİ"

Batı'daki üniversitelerin 11. yüzyıldan itibaren kendi eğitim ve öğretim metotları ışığında teşekkül ettiğini belirten Erdoğan, mensubu ve mirasçısı oldukları medeniyetin yalnızca bilgi üretmediğini, üretilen bilgiyi insanlığın istifadesine sunduğunu söyledi.

Erdoğan, söz konusu değerlendirmeleri geçmişle övünmek amacıyla yapmadığını vurgulayarak, "Önemli olanın maziye övünmek değil, maziden güç almak, ilham almak olduğunu vurgulamak için söylüyorum" ifadelerini kullandı.

Bugün bu mirası unutturmaya çalışanlar olduğunu belirten Erdoğan, gelecek nesillerin bu bilinçle yetişmesi için geçmişin hatırlatılması gerektiğini dile getirdi.

"BİLGİNİN ODAĞINDA ANLAM, ANLAMIN ÇEKİRDEĞİNDE HAKİKAT VARDIR"

Bilgiye ve bilime bakış açısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, kendi zihin haritalarında bilginin odağında anlam, anlamın çekirdeğinde ise hakikatin bulunduğunu söyledi.

Bilimin hakikate giden yol olarak ele alınmasının bu anlayışın bir yansıması olduğunu belirten Erdoğan, bilginin derinleşme, tefekkür etme ve hakikate yaklaşabilme noktasında önemli bir araç olduğunu ifade etti.

Erdoğan, İmam Gazali'ye atfedilen, "Cevizin kabuğunu kırıp özüne inemeyen, cevizin hepsini kabuk zanneder" sözünü de bu yaklaşımın özlü ifadelerinden biri olarak aktardı.

Asırlara yayılan anlam arayışının temel gayesinin bilginin özüne nüfuz etmek, bilgiyi idrakle buluşturmak ve manayı kavrayabilmek olduğunu belirten Erdoğan, ilmi ve alimi baş tacı eden ecdadın da bu anlayışla hareket ettiğini söyledi.

"ÜNİVERSİTELER BİLGİNİN SADECE ÖĞRETİLDİĞİ YERLER DEĞİL"

Üniversitelerin tarihsel süreçte değişen misyonuna da değinen Erdoğan, geçmişte üniversitelerin öncelikli amacının mevcut bilginin aktarılması olduğunu belirtti.

19. yüzyıldan itibaren araştırma faaliyetlerinin de ağırlık kazandığını ifade eden Erdoğan, üniversitelerin yalnızca bilginin öğretildiği değil, aynı zamanda yeni bilgilerin üretildiği araştırma kurumlarına dönüştüğünü söyledi.

Devam eden süreçte ekonomik ve toplumsal katkının da üniversitelerin misyonlarına eklendiğini belirten Erdoğan, bugünün üniversitelerinin mevcut bilgiyi öğrencilere aktaran, araştırmalarla yeni bilgilere ulaşan ve elde edilen bilgileri toplumla paylaşarak sorunların çözümüne katkı sunan kurumlar olduğunu ifade etti.

Erdoğan, üniversitelerden beklentilerinin de bu doğrultuda olduğunu söyledi.

YAPAY ZEKA UYARISI

Yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişimin üniversiteler açısından bazı alanlarda sınayıcı hale geldiğini belirten Erdoğan, bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar kolaylaştığına dikkat çekti.

Yapay zeka modelleri üzerinden kaynağa ve bilgiye ulaşmanın araştırma sürecinde sarf edilen emeği büyük oranda devre dışı bıraktığını ifade eden Erdoğan, bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasının beraberinde bazı riskler getirdiğini söyledi.

Erdoğan, "Bilgiyi karşılaştırmalı olarak ele almanın, onu sorgulamanın, diğer kaynaklar üzerinden rasyonel bir değerlendirmeye tabi tutmanın önemi giderek azalıyor" dedi.

Kaynağa ulaşan yolların kısaldığını belirten Erdoğan, araştırma sürecinde harcanan emeğin kıymetinin ve getirilerinin unutulduğunu dile getirdi.

"AKADEMİDE YOLDA OLMAK KİMİ ZAMAN MENZİLE ULAŞMAKTAN DAHA FAYDALIDIR"

Akademik araştırma süreçlerinin önemine dikkat çeken Erdoğan, "Oysa akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır" ifadelerini kullandı.

Yapay zekanın akademik süreçlerde insan faktörünü giderek azalttığını belirten Erdoğan, ortaya çıkan bilgilerin doğruluğu ve kullanılan kaynakların güvenilirliğinin de çoğu zaman sorgulandığını söyledi.

"ANA AKTÖR İNSAN OLMAZSA AKTARILAN BİLGİ SAĞLIKLI OLMAZ"

Öğrenci ile akademisyen arasındaki ilişkinin yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmadığını vurgulayan Erdoğan, hocanın öğrencisiyle tecrübesini paylaştığını, ona bilimsel kültür kazandırdığını ve öğrenme sürecini takip ettiğini söyledi.

Akademisyenin öğrencinin nerelerde zorlandığını ölçtüğünü, gerektiğinde onu yeni kaynaklara ve araştırmalara yönlendirdiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şayet burada ana aktör insan olmazsa, aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz."

"HİÇBİR ÇABA HARCANMADAN EDİNİLEN BİLGİ SUYA YAZILAN YAZI GİBİDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilginin kalıcı olmayacağını belirterek, "Hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilgi, suya yazılan yazı misali anında silinir, kaybolur, unutulur" dedi.

Üniversitelerin özellikle yapay zeka ve yeni teknolojiler çerçevesinde öğretim usul ve esaslarını yeniden değerlendirmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, bu konular üzerinde etraflıca düşünülmesi gerektiğini söyledi.

"ÜNİVERSİTE SAYIMIZI 208'E ÇIKARDIK"

Eğitime yapılan yatırımları insana ve geleceğe yapılan yatırım olarak gördüklerini belirten Erdoğan, son 24 yılda yükseköğretim alanında önemli adımlar attıklarını söyledi.

Erdoğan, göreve geldiklerinde 76 olan üniversite sayısının 208'e, 190 olan yurt sayısının 877'ye, 182 bin olan yatak kapasitesinin ise 1 milyona çıkarıldığını açıkladı.

"EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİNİ GÜÇLENDİRDİK"

Yükseköğretime erişim imkanlarının genişletilmesini önemli bir kazanım olarak gördüklerini belirten Erdoğan, Türkiye'de farklı gelir gruplarından gençlerin yükseköğretime ulaşabilmesi için devlet imkanlarının seferber edildiğini söyledi.

Erdoğan, "Zenginin çocuğu okurken fakirin çocuğu yükseköğretim imkanından yoksun kalmasın, hayallerini ertelemek mecburiyetinde kalmasın, hayata 5-0 geriden başlamasın istedik" dedi.

Bu kapsamda üniversite harçlarının kaldırıldığını, lisans, yüksek lisans ve doktora burslarının artırıldığını belirten Erdoğan, üniversite ve yurtların altyapılarının yenilendiğini, fiziksel şartların iyileştirildiğini ve dijital imkanların güçlendirildiğini kaydetti.

Erdoğan ayrıca üniversite öğrencilerinin aylık 1.600 liraya barınma ihtiyacının karşılandığını ve iki öğün ücretsiz yemek verildiğini söyledi.

"ÜNİVERSİTELERİN YAYGINLAŞMASINA KARŞI ÇIKMAK FIRSAT EŞİTLİĞİNE KARŞI ÇIKMAKTIR"

81 ile üniversite açılmasına yönelik eleştirilere de değinen Erdoğan, üniversitelerin yaygınlaşmasına karşı çıkmanın eğitimde fırsat eşitliğine karşı çıkmak anlamına geldiğini söyledi.

Eğitimin toplumsal geçişte halen belirleyici olduğu ülkelerde üniversitelerin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Erdoğan, işçi, emekçi ve çiftçi çocuklarının da yükseköğretim imkanlarından faydalanabilmesi gerektiğini ifade etti.

"TÜRK ÜNİVERSİTELERİNİN YURT DIŞINA AÇILMASI YUMUŞAK GÜCÜMÜZÜ ARTIRIYOR"

Türk üniversitelerinin yurt dışına açılmasına yönelik eleştirilere de karşı çıkan Erdoğan, uluslararası öğrencilerin Türkiye açısından önemli bir imkan olduğunu belirtti.

Amerika ve İngiltere gibi gelişmiş ülkelerin uluslararası öğrencilerden önemli gelir elde ettiğini belirten Erdoğan, bunun kültür, ticaret ve bilim politikalarının bir aracı olarak kullanıldığını söyledi.

Erdoğan, Türkiye'nin daha fazla nitelikli uluslararası öğrenci çekmesi gerektiğini ifade etti.

"YANLIŞ VARSA DÜZELTİLİR, NOKSAN VARSA TAMAMLANIR"

Yükseköğretim sisteminde eksiklikler ve düzeltilmesi gereken hatalar olabileceğini belirten Erdoğan, bazı imkanların suiistimal edildiği örneklerin de bulunabileceğini söyledi.

Bunların 81 ile üniversite açma politikasını toptancı bir anlayışla hedef almak için gerekçe olamayacağını ifade eden Erdoğan, "Yanlış varsa düzeltilir, noksan varsa tamamlanır. Hata yapan, istismar eden, verilen imkanları kötüye kullanan varsa bunların da hesabı sorulur" dedi.

Yapıcı eleştirilere açık olduklarını belirten Erdoğan, "Ama ellerinde sadece çekiç olanların her sorunu çivi olarak görmelerine de sonuna kadar karşıyız" ifadelerini kullandı.

KADIN AKADEMİSYENLERİN ORANI YÜZDE 47,17'YE ULAŞTI

Kadınların akademide hak ettikleri yerlere gelmesini önemsediklerini belirten Erdoğan, üniversitelerdeki kadın akademisyenlerin oranının yüzde 47,17'ye ulaştığını açıkladı.

Erdoğan, uzun yıllar çalışma ve eğitim hakları engellenen kadınların akademide daha güçlü şekilde yer almasının kendileri açısından önemli olduğunu söyledi.

"ÜNİVERSİTE KAPILARINI YENİDEN AÇTIK"

30 Temmuz'da Meclis'ten geçirilen kanunla çeşitli sebeplerle eğitim hayatı yarım kalan gençlere üniversite kapılarının yeniden açıldığını belirten Erdoğan, yükseköğretim sisteminin güçlendirilmesi amacıyla çok sayıda yasal ve idari düzenleme yaptıklarını ifade etti.

Erdoğan, aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini söyledi.

"6,3 MİLYON ÖĞRENCİMİZ VE 208 ÜNİVERSİTEMİZ VAR"

Türkiye'nin yükseköğretimdeki mevcut durumuna ilişkin rakamları da paylaşan Erdoğan, yaklaşık 6,3 milyon öğrenci, 208 üniversite ve 190 bin akademik personel bulunduğunu belirtti.

Türkiye'nin dünyanın en geniş yükseköğretim ailelerinden birine sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, bağımsız kuruluşların sıralamalarına göre makale ve derleme türündeki yayın sayısında 213 ülke arasında 15. sırada yer aldıklarını söyledi.

Erdoğan, özellikle araştırma üniversitelerinde nitelikli yayın oranının yüzde 79'a ulaştığını ve OECD ortalamasının yakalandığını kaydetti.

6 ÜNİVERSİTE İLK 500'E GİRDİ

Türkiye'nin üniversite sıralamalarındaki konumunun alınan mesafeyi küresel ölçekte tescil ettiğini belirten Erdoğan, 2026 yılında 2'si ilk 300 içinde olmak üzere toplam 6 üniversitenin dünyanın ilk 500'ünde yer aldığını söyledi.

Erdoğan, orta vadede en az 2 Türk üniversitesinin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini hedeflediklerini açıkladı.

Başarıda emeği geçen akademisyenleri tebrik eden Erdoğan, elde edilen rakamların önemli olmakla birlikte yeterli olmadığını vurguladı.

"AKADEMİNİN ASLİ MİSYONU YENİ FİKİRLER ORTAYA KOYMAKTIR"

Hiçbir kariyer hesabının bilginin ve araştırmanın önüne geçmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, akademisyenlerden çağa anlam verecek fikirler, kavramlar, modeller, sistemler ve teknik yenilikler geliştirmelerini beklediklerini söyledi.

Erdoğan, akademinin asli misyonunun birbirini tekrar eden, yalnızca atıf ve alıntılardan oluşan çalışmalar yapmak yerine yeni tezler, yeni argümanlar ve sınanmayı bekleyen yeni fikirler ortaya koymak olduğunu ifade etti.

ÜNİVERSİTELERİN EKONOMİ VE TOPLUMA KATKISI ARTIRILACAK

Üniversitelerin "üçüncü misyonlarına" daha fazla yoğunlaşmasını istediklerini belirten Erdoğan, yükseköğretimin ekonomiye ve topluma katkısının artırılması gerektiğini söyledi.

Reel sektörün ihtiyaçlarıyla uyumlu bir yükseköğrenim sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırılmasının öncelikli konular arasında bulunduğunu belirten Erdoğan, ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerin sayısının en aza indirilmesinin önemine dikkat çekti.

Erdoğan, bunun başarılması halinde eğitimini tamamlayan gençlerin üretim ve istihdamda daha fazla yer alacağını ve Türkiye'nin önemli bir potansiyelinin harekete geçirileceğini söyledi.

MESLEKİ EĞİTİMDE YENİ MODEL: 120 BİN ÖĞRENCİ

2018'de başlatılan organize sanayi bölgesi meslek yüksekokulları projesinde yüzde 90'a varan istihdam oranlarına ulaşıldığını belirten Erdoğan, 7 ilde pilot uygulama olarak başlatılan işletmede mesleki eğitim modelinin şimdi daha ileri taşınacağını açıkladı.

Erdoğan, ilk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Konya ve Gaziantep'te, 185 mesleki ön lisans programında öğrenim gören 120 bin öğrenciyle sürecin başlatılacağını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Kariyer Planlama Platformu'nun da bu alandaki önemli bir ihtiyacı karşılayacağına inandığını ifade etti.

ERDOĞAN'DAN AKADEMİK YIL MESAJI

Konuşmasının sonunda 2026-2027 akademik yılının hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, ödül sahiplerini tebrik ederek akademisyenlere ve öğrencilere teşekkür etti.

Erdoğan, katılımcıları sevgi ve saygıyla selamlayarak konuşmasını tamamladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.