Gülistan Doku soruşturmasında hareketli gece: Eski vali Tuncay Sonel'in eşi de tutuklanmıştı: İfadesi ortaya çıktı!
Gülistan Doku soruşturmasında hareketli gece: Eski vali Tuncay Sonel'in eşi de tutuklanmıştı: İfadesi ortaya çıktı!
Gülistan Doku soruşturması kapsamında gece saatlerinde 3 kişi daha tutuklanmıştı. Kritik isimlerin tutuklandığı soruşturmada ifadelere de ulaşıldı.
Gülistan Doku soruşturması kapsamında gece saatlerinde 3 kişi daha tutuklanmıştı. Kritik isimlerin tutuklandığı soruşturmada ifadelere de ulaşıldı.
Gülistan Doku soruşturması kapsamında, valilik konutunda çalışan tanıkların ifadeleri doğrultusunda gözaltına alınan ve sabah saatlerinde adliyeye sevk edilen tutuklu eski Vali Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in savcılıktaki ifade işlemleri tamamlandı.
ANNE SONEL DE TUTUKLANDI
Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Sonel, ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme’ suçundan tutuklandı.
Hâkimlik; tanık ifadeleri, konutta yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyaller, ruhsatsız olduğu değerlendirilen silah, soruşturma konusu araç ve iletişim kayıtları ile henüz tamamlanmayan bilirkişi incelemelerini birlikte değerlendirerek Handan Sonel’in tutuklanmasına karar verdi.
DOKU'NUN KAYBOLDUĞU ANLARDA ÇALIŞANLARA 'EVDEN ÇIKIN' TALİMATI
Soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri, vali konutunun mutfağında çalışan Selvi Yeşil’in ifadesi oldu.
Yeşil, Gülistan Doku’nun kaybolduğu 5 Ocak 2020 günü saat 13.00 ile 13.30 arasında Handan Sonel’in mutfağa panik hâlinde geldiğini ve kendisine, “Selvi Hanım hemen çıkın. Bırakın, çabuk çıkın, evinize gidin” dediğini öne sürdü.
Çalışan kadının saat 13.36 sıralarında konuttan çıktığının kamera görüntülerinden de tespit edildi.
Savcılık sorgusunda, Gülistan Doku’nun kullandığı telefonun sinyalinin saat 13.22’de kesildiğine dikkat çekilerek Sonel’e, çalışanı neden panikle konuttan gönderdiği soruldu.
Handan Sonel ise böyle bir olay yaşanmadığını savundu. İlk ifadesinde tanığın söz konusu beyanının “tehditle alındığını” ileri süren Sonel, savcılık ifadesinde ise kolluk veya adli makamları kastetmediğini, tanığın başka kişiler tarafından tehdit edilmiş olabileceğini düşündüğünü söyledi.
“TÜRKAY SONEL, OLAY SONRASI 3-4 GÜN ODASINDAN ÇIKMADI”
Selvi Yeşil, Mustafa Türkay Sonel’in kayıp olayından sonraki günlerde olağan dışı davranışlar sergilediğini de beyan etti. Tanık, Mustafa Türkay Sonel’in 5 Ocak’tan sonra 3-4 gün boyunca kahvaltı yapmadığını, odasından çıkmadığını ve okula gitmediğini söyledi.
Handan Sonel ise bu durumu Gülistan Doku olayıyla ilişkilendirmedi. Oğlunun söz konusu davranışlarının, okulda beş askerin şehit edilmesi üzerinden bazı öğrencilerle yaşadığı tartışmanın ardından meydana geldiğini savundu.
Ancak savcılık ifadesinde, oğlunun zaman zaman öğretmenevinde kaldığını söyleyen Sonel’e, jandarmada verdiği “Oğlum hiçbir gece eve gelmemezlik yapmadı” şeklindeki beyanı hatırlatıldı. Sonel, öğretmenevinde kaldığı günleri bu ifadenin dışında tuttuğunu belirtti.
Bilirkişi raporuna göre Mustafa Türkay Sonel’in telefonunun 13 Ocak gecesi ile 14 Ocak sabahı arasında Rostan mevkisinde sinyal verdiğinin sorulması üzerine ise “Bu konuda bilgim yoktur” cevabını verdi.
TÜRKAY SONEL'İN ODASINDAN ÇIKARILAN 4 KOLİDE NE VARDI?
Vali konutunda çalışan Gönül Gülmez’in beyanı da soruşturmanın önemli başlıklarından birini oluşturdu. Gülmez, Gülistan Doku’nun kaybolduğuna ilişkin haberlerin çıktığı günlere yakın bir tarihte Tuncay Sonel’in oğluna çok kızdığını, Mustafa Türkay Sonel’in kullandığı odadaki eşyaları dört koliye doldurarak çalışanlara ve korumalara “Bunları atın, gitsin” dediğini ileri sürdü.
Handan Sonel ise kolilerin içinde delil niteliğinde herhangi bir materyal bulunmadığını, oğlunun balıklarına yem olarak beslediği solucan ve böceklerin bulunduğunu söyledi. Olayın 5 Ocak’a yakın bir tarihte değil, üniversite sınavına yaklaşık bir ay kala yaşandığını belirten Sonel, eşinin oğlunun ders çalışmak yerine böceklerle uğraşmasına öfkelenerek kutuları attığını, çalışanlarla birlikte böcekleri daha sonra tek tek topladıklarını anlattı.
Tanık ile şüphelinin olayın tarihi, kutuların sayısı ve içeriği konusundaki farklı anlatımları, soruşturmadaki temel çelişkilerden biri olarak hâkimlik kararına yansıdı
ÖNCEKİ ARAMADA YOKTU, SONRAKİ ARAMADA BULUNDU
Savcılığın tutuklama talebinde en fazla üzerinde durduğu konulardan biri, Handan Sonel’in ikametinde ele geçirilen dijital materyaller oldu. Başsavcılık yazısına göre daha önce Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma kapsamında yapılan aramada bulunmayan 3 cep telefonu, 3 tablet, 2 hard disk, bir flaş bellek, bir harici bellek ve bir MacBook, sonraki aramada ele geçirildi.
Savcılık, söz konusu materyallerin ilk aramadan sonra ikamete getirilmiş olabileceğini değerlendirdi. Dijital cihazların soruşturmayla ilgili delil içerme ihtimaline karşı incelemeye alındığı belirtildi. Hâkimlik de bu materyallerin önceki aramada bulunmamasını, delillerin karartılması veya yönlendirilmesi şüphesi bakımından dikkate aldı.
RUHSATSIZ TABANCA SORUSUNA “NEREDEN GELDİ, BİLMİYORUM” CEVABI
Handan Sonel’in evinde yapılan aramada SIG Sauer marka bir tabanca ile üç şarjör de ele geçirildi. Savcılık sorgusunda, silahın Tuncay Sonel adına kayıtlı silahlar arasında bulunmadığı ve yapılan sorgulamalarda ruhsat kaydına rastlanmadığı belirtildi.
Handan Sonel, tabancanın kullanılmamış ve kutusunda olduğunu savunarak, gerçek silah olduğunu dahi bilmediğini söyledi. Silahın hediye edilip edilmediğini, nereden ve kimden temin edildiğini bilmediğini ifade eden Sonel, eşine ait iki tabanca bulunduğunu ancak onların da ruhsat durumuna vakıf olmadığını belirtti.
TANIĞIN 100 BİN LİRA KARŞILIĞINDA “CESEDİ YOK ET” İDDİASI SORULDU
Dosyadaki en ağır suçlamalardan biri hükümlü tanık Turan Güler’den geldi. Güler’in, Handan Sonel’in Gülistan Doku’nun cesedini alıp yok etmesi karşılığında kendisine 100 bin lira verdiği ve Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan Doku’yu iki el ateş ederek öldürdüğünü söylediği tutanaklara yansıdı.
Handan Sonel ise Turan Güler’i tanımadığını ve adını dahi daha önce duymadığını savundu. “Beni tanımaz, ben de onu tanımam. 100 bin lira vermedim” diyen Sonel, tanığın iddiasını destekleyen herhangi bir somut delil bulunmadığını söyledi.
“ARABALAR TEMİZ ÇIKTI” BİLGİSİNİ HANDAN SONEL'E KİM VERDİ?
Handan Sonel’in cezaevinde tutuklu bulunan oğlu Mustafa Türkay Sonel ile yaptığı görüşmedeki sözleri de sorgulandı. Kayıt altına alınan görüşmede Sonel’in oğluna, “Arabalar temiz çıkıyor” dediği belirtildi.
Savcılık, araç incelemeleri henüz tamamlanmadan ve dosyada gizlilik kararı bulunurken bu bilgiye nasıl ulaştığını, kendisine bilgi sızdıran bir kişi olup olmadığını sordu. Sonel, söz konusu bilgiyi sosyal medyada gördüğünü savundu.
OPERASYONDAN SONRA 15 YILLIK HATTINI KAPATTI
Soruşturma kapsamında Handan Sonel’in iletişim trafiği de incelendi. Sonel’in yaklaşık 15-20 yıldır kullandığı, eşi adına kayıtlı telefon hattını, soruşturma kapsamında yapılan operasyon ve eşinin gözaltına alınmasının hemen ardından kullanmayı bıraktığı tespit edildi.
Savcılık, operasyonun ardından kızının adına yeni bir hat çıkartılmasının nedenini sordu. Sonel, eski hattını kimsenin kendisine “abuk sabuk sorular” yöneltmemesi için kullanmadığını söyledi. El konulan telefonun geri verileceğini düşündüğünü ve eski SIM kartın başka telefonda kullanılabileceğini bilmediğini söyledi.
DOKU'YA AİT SİM KARTIN YETKİSİZ ESKİ POLİSE GÖNDERİLMESİ KONUSUNDAN HABERDARDI
Savcılık, Gülistan Doku’nun ailesi tarafından çıkartılan yedek SIM kartın, Tuncay Sonel’in talimatıyla adli makamlara bildirilmeden Ankara’daki eski polis Gökhan Ertok’a gönderildiği iddiasını da sordu. Handan Sonel, bu işlem hakkında bilgisi olmadığını söyledi.
Ancak savcılık ifadesinde, olaydan sonra eşinin telefonda bir kişiyle “SIM kart” hakkında konuştuğunu duyduğunu kabul etti. Görüşmenin ne zaman ve kiminle yapıldığını bilmediğini savundu. “Eşim işini gelip bana anlatmazdı” diyen Sonel, soruşturmanın ayrıntılarını basından öğrendiğini söyledi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.