İletişim Başkanı Duran: Provokasyonlara karşı teyakkuz halindeyiz

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 05.11.2026 - 11:26, Güncelleme: 05.11.2026 - 11:26
 

İletişim Başkanı Duran: Provokasyonlara karşı teyakkuz halindeyiz

"Ortak Gelecekte Biriz" İletişim Kampanyası lansmanında konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran "Toplumsal kardeşliğin güçlenmesinden rahatsızlık duyan çevreler var. Provokasyonlara karşı teyakkuz halindeyiz." dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan “Ortak Gelecekte Biriz” iletişim kampanyası, Ankara’da gerçekleştirilen lansman programıyla kamuoyuna tanıtıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, kampanyanın amacı ve taşıdığı mesajlar paylaşıldı. DURAN’DAN ORTAK GELECEK VE SORUMLULUK VURGUSU Programın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ortak bir gelecek etrafında buluşabilme iradesinin toplumu güçlü kılan önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bir toplumu güçlü kılan en önemli unsurlardan biri, elbette ortak bir gelecek etrafında buluşabilme iradesidir. Ortak gelecek, yalnızca geçmişten devraldığımız değerleri korumak değil, aynı zamanda gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağımıza ilişkin ortak bir sorumluluk üstlenmektir. Farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmek, birbirimizin hukukunu gözetmek ve aynı geleceğin inşasına katkı sunabilmektir.” “BİR İLETİŞİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATIYORUZ” Duran, konuşmasının devamında başlatılan iletişim çalışmalarına ilişkin şunları söyledi: “İletişim Başkanı olarak, ‘Ortak Gelecekte Birlik’ temasıyla bir iletişim seferberliği başlatıyoruz. Bugünkü panelimiz de bu iletişim seferberliğimizin ilk ayağını oluşturmaktadır. Hem panelimizin hem de Ortak Gelecekte Birlik projemizin Millî Dayanışma ve Kardeşlik Süreci’ne anlamlı katkılar sunmasını temenni ediyorum.” “GELECEK TASAVVURUMUZ TERÖRÜN SONA ERMESİNDEN İBARET DEĞİL” Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca terörün sona erdirilmesinden ibaret olmadığını belirten Duran, şöyle devam etti: “Bugün tarihî bir eşikte durmaktayız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge ideali, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla kısa sürede ülkemizin geleceğine ilişkin kapsamlı bir hedefe dönüşmüştür. Uzun yıllardır ağır bedeller ödediğimiz terör sorununu, Gazi Meclisimizde milletimizin menfaatleri doğrultusunda ve hukuki bir zeminde ele almak, ülkemiz için son derece önemli bir fırsattır. Bu süreç; gündelik yaşamdan ekonomik kalkınmaya, turizmden eğitime kadar pek çok alanda yeni imkânların kapısını aralamaktadır. Bölgeye yönelik yatırımlar artacak, enerjiden turizme yeni alanlar gelişecek, üretim ve istihdam güçlenecektir. Daha da önemlisi, artık terörün karanlık günlerinden uzaklaşarak gelecek nesillere acı ve kayıplarla dolu bir miras bırakmayacağız. Ancak özellikle vurgulamak isterim ki terörün sona ermesi başlı başına büyük bir kazanım olmakla birlikte, gelecek tasavvurumuz bundan ibaret değildir. Asıl mesele, terörün gölgesinden kurtulan Türkiye’nin sahip olduğu imkânları nasıl değerlendireceği, toplumsal bağlarını nasıl güçlendireceği ve gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağıdır.” “ORTAK GELECEĞİMİZİN TEMELİ DİYALOG VE UZLAŞIDIR” Duran, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin kabulüne ilişkin şunları kaydetti: “Güvenliğin kalıcı huzura, huzurun toplumsal bütünleşmeye, toplumsal bütünleşmenin ise ortak refah ve kalkınmaya dönüştüğü bir gelecek hedefliyoruz. Toplumsal ve ulusal huzurumuz, dış gelişmeler karşısında en büyük gücümüz ve direncimiz olacaktır. Bu tarihî hedefin TBMM’de karşılık bulması, demokrasimiz açısından ayrıca önem taşımaktadır. Meşruiyet zeminini yüce Meclisimizden alan bu sürecin, Meclisimizin otoritesi sarsılmadan ve milletimizin hassasiyetleri gözetilerek yürütülmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’un öncülüğünde Meclis çatısı altında yürütülen çalışmalar, farklı siyasi görüşleri diyalog ve uzlaşı zemininde bir araya getirmiştir. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 467 milletvekilinin onayıyla kabul edilmesi, sürecin demokratik meşruiyetini ve milletimiz adına taşıdığı önemi ortaya koymaktadır. Çünkü ortak geleceğimiz, farklı görüşlerin ve beklentilerin demokratik bir zeminde konuşulabilmesiyle inşa edilecektir. Meclis çatısı altında ortaya konulan diyalog ve uzlaşma iradesi, toplumsal hayatımız açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.” “BU TOPRAKLARIN ORTAK TARİHİ, KADERİ VE GELECEĞİ HEPİMİZE AİTTİR” Türkiye’nin terör nedeniyle yaşadığı kayıplara da değinen Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bildiğiniz üzere Türkiye, kırk yılı aşkın süredir terör nedeniyle büyük kayıplar yaşamıştır. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, canları pahasına bu vatanı savunmuş, milletimizin hafızasında silinmez bir yer edinmişlerdir. Onların fedakârlıkları ve hatıraları daima başımızın tacıdır. Bizler bin yılı aşkın süredir bu topraklarda birlikte yaşıyoruz. Etnik unsurlar, dinî topluluklar ve yerel güçler arasındaki farklılıkların ayrıştırıcı bir unsur olarak kullanılmasına izin vermemeliyiz. Bu toprakların ortak tarihi, kaderi ve geleceği hepimize aittir.” “İKİNCİ YÜZYILIN EN BÜYÜK PROJESİ” TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı: “Bu ülkede yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer toplumsal unsurlar asırlardır birlikte yaşamaktadır. Hepimiz aynı toprağın, aynı medeniyetin ve aynı geleneğin insanlarıyız. Türkler ve Kürtler yüzyıllardır yan yana yaşamış, ortak bir geçmişi paylaşmıştır. Sultan Alparslan’ın çocuklarını birbirinden ayırmak hiçbir ölçütle mümkün değildir. Geleneklerimiz, göreneklerimiz, dinimiz ve yaşam biçimlerimiz bakımından birbirimizden ayrışmış değiliz. Aksine, kız alıp kız vermiş, köylerimizi birbirimize açmış ve birlikte yaşamışızdır. Asıl mesele Türklerle Kürtler arasında değildir. Asıl mesele, bir asrı aşkın süredir bu coğrafyayı yeniden şekillendirmek isteyen emperyalist güçlerin müdahaleleridir. Çizdikleri sınırlarla aynı coğrafyanın insanlarını birbirinden ayırmaya çalışmışlardır. Cumhuriyet tarihimizin ilk yüzyılının en önemli, en zor ve en yıkıcı sorunlarından biri terör meselesi olmuştur. Yaklaşık 50 yılımızı kaybettiğimiz bu süreçte on binlerce insanımız hayatını kaybetmiş, binlerce insanımız şehit olmuş ve Türkiye’nin kaynakları büyük ölçüde bu mücadeleye harcanmıştır. En önemlisi, terör nedeniyle ülkemizin geleceğe dair umutlarının da zedelendiği dönemler yaşanmıştır.” “TERÖR TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDEN ÇIKACAK” Kurtulmuş, şöyle devam etti: “Şimdi bu ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız süreci başarıyla sürdürüyoruz. İnşallah bu süreci başarıyla sonuçlandıracağız. Terör, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en önemli sorunlarından biriydi. Terörsüz Türkiye ise Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının en büyük projesidir. İnşallah bunu gerçekleştirecek ve terörü bütün unsurlarıyla Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız. PKK terörünün sona erdirilmesi amacıyla geçmiş dönemlerde de çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Ülkeyi yönetenler ve başbakanlar o dönemlerde önemli sorumluluklar üstlenmiş, ellerini taşın altına koymuş ancak istenilen sonuç elde edilememiştir.”
"Ortak Gelecekte Biriz" İletişim Kampanyası lansmanında konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran "Toplumsal kardeşliğin güçlenmesinden rahatsızlık duyan çevreler var. Provokasyonlara karşı teyakkuz halindeyiz." dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan “Ortak Gelecekte Biriz” iletişim kampanyası, Ankara’da gerçekleştirilen lansman programıyla kamuoyuna tanıtıldı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımıyla düzenlenen programda, kampanyanın amacı ve taşıdığı mesajlar paylaşıldı.

DURAN’DAN ORTAK GELECEK VE SORUMLULUK VURGUSU

Programın açılış konuşmasını yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ortak bir gelecek etrafında buluşabilme iradesinin toplumu güçlü kılan önemli unsurlardan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bir toplumu güçlü kılan en önemli unsurlardan biri, elbette ortak bir gelecek etrafında buluşabilme iradesidir. Ortak gelecek, yalnızca geçmişten devraldığımız değerleri korumak değil, aynı zamanda gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağımıza ilişkin ortak bir sorumluluk üstlenmektir. Farklılıklarımızla birlikte yaşayabilmek, birbirimizin hukukunu gözetmek ve aynı geleceğin inşasına katkı sunabilmektir.”

“BİR İLETİŞİM SEFERBERLİĞİ BAŞLATIYORUZ”

Duran, konuşmasının devamında başlatılan iletişim çalışmalarına ilişkin şunları söyledi:

“İletişim Başkanı olarak, ‘Ortak Gelecekte Birlik’ temasıyla bir iletişim seferberliği başlatıyoruz. Bugünkü panelimiz de bu iletişim seferberliğimizin ilk ayağını oluşturmaktadır. Hem panelimizin hem de Ortak Gelecekte Birlik projemizin Millî Dayanışma ve Kardeşlik Süreci’ne anlamlı katkılar sunmasını temenni ediyorum.”

“GELECEK TASAVVURUMUZ TERÖRÜN SONA ERMESİNDEN İBARET DEĞİL”

Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca terörün sona erdirilmesinden ibaret olmadığını belirten Duran, şöyle devam etti:

“Bugün tarihî bir eşikte durmaktayız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge ideali, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla kısa sürede ülkemizin geleceğine ilişkin kapsamlı bir hedefe dönüşmüştür. Uzun yıllardır ağır bedeller ödediğimiz terör sorununu, Gazi Meclisimizde milletimizin menfaatleri doğrultusunda ve hukuki bir zeminde ele almak, ülkemiz için son derece önemli bir fırsattır. Bu süreç; gündelik yaşamdan ekonomik kalkınmaya, turizmden eğitime kadar pek çok alanda yeni imkânların kapısını aralamaktadır. Bölgeye yönelik yatırımlar artacak, enerjiden turizme yeni alanlar gelişecek, üretim ve istihdam güçlenecektir. Daha da önemlisi, artık terörün karanlık günlerinden uzaklaşarak gelecek nesillere acı ve kayıplarla dolu bir miras bırakmayacağız. Ancak özellikle vurgulamak isterim ki terörün sona ermesi başlı başına büyük bir kazanım olmakla birlikte, gelecek tasavvurumuz bundan ibaret değildir. Asıl mesele, terörün gölgesinden kurtulan Türkiye’nin sahip olduğu imkânları nasıl değerlendireceği, toplumsal bağlarını nasıl güçlendireceği ve gelecek nesillere nasıl bir ülke bırakacağıdır.”

“ORTAK GELECEĞİMİZİN TEMELİ DİYALOG VE UZLAŞIDIR”

Duran, Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin kabulüne ilişkin şunları kaydetti:

“Güvenliğin kalıcı huzura, huzurun toplumsal bütünleşmeye, toplumsal bütünleşmenin ise ortak refah ve kalkınmaya dönüştüğü bir gelecek hedefliyoruz. Toplumsal ve ulusal huzurumuz, dış gelişmeler karşısında en büyük gücümüz ve direncimiz olacaktır. Bu tarihî hedefin TBMM’de karşılık bulması, demokrasimiz açısından ayrıca önem taşımaktadır. Meşruiyet zeminini yüce Meclisimizden alan bu sürecin, Meclisimizin otoritesi sarsılmadan ve milletimizin hassasiyetleri gözetilerek yürütülmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş’un öncülüğünde Meclis çatısı altında yürütülen çalışmalar, farklı siyasi görüşleri diyalog ve uzlaşı zemininde bir araya getirmiştir. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin 467 milletvekilinin onayıyla kabul edilmesi, sürecin demokratik meşruiyetini ve milletimiz adına taşıdığı önemi ortaya koymaktadır. Çünkü ortak geleceğimiz, farklı görüşlerin ve beklentilerin demokratik bir zeminde konuşulabilmesiyle inşa edilecektir. Meclis çatısı altında ortaya konulan diyalog ve uzlaşma iradesi, toplumsal hayatımız açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir.”

“BU TOPRAKLARIN ORTAK TARİHİ, KADERİ VE GELECEĞİ HEPİMİZE AİTTİR”

Türkiye’nin terör nedeniyle yaşadığı kayıplara da değinen Duran, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bildiğiniz üzere Türkiye, kırk yılı aşkın süredir terör nedeniyle büyük kayıplar yaşamıştır. Şehitlerimiz ve gazilerimiz, canları pahasına bu vatanı savunmuş, milletimizin hafızasında silinmez bir yer edinmişlerdir. Onların fedakârlıkları ve hatıraları daima başımızın tacıdır. Bizler bin yılı aşkın süredir bu topraklarda birlikte yaşıyoruz. Etnik unsurlar, dinî topluluklar ve yerel güçler arasındaki farklılıkların ayrıştırıcı bir unsur olarak kullanılmasına izin vermemeliyiz. Bu toprakların ortak tarihi, kaderi ve geleceği hepimize aittir.”

“İKİNCİ YÜZYILIN EN BÜYÜK PROJESİ”

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

“Bu ülkede yaşayan Türkler, Kürtler, Araplar ve diğer toplumsal unsurlar asırlardır birlikte yaşamaktadır. Hepimiz aynı toprağın, aynı medeniyetin ve aynı geleneğin insanlarıyız. Türkler ve Kürtler yüzyıllardır yan yana yaşamış, ortak bir geçmişi paylaşmıştır. Sultan Alparslan’ın çocuklarını birbirinden ayırmak hiçbir ölçütle mümkün değildir. Geleneklerimiz, göreneklerimiz, dinimiz ve yaşam biçimlerimiz bakımından birbirimizden ayrışmış değiliz. Aksine, kız alıp kız vermiş, köylerimizi birbirimize açmış ve birlikte yaşamışızdır. Asıl mesele Türklerle Kürtler arasında değildir. Asıl mesele, bir asrı aşkın süredir bu coğrafyayı yeniden şekillendirmek isteyen emperyalist güçlerin müdahaleleridir. Çizdikleri sınırlarla aynı coğrafyanın insanlarını birbirinden ayırmaya çalışmışlardır. Cumhuriyet tarihimizin ilk yüzyılının en önemli, en zor ve en yıkıcı sorunlarından biri terör meselesi olmuştur. Yaklaşık 50 yılımızı kaybettiğimiz bu süreçte on binlerce insanımız hayatını kaybetmiş, binlerce insanımız şehit olmuş ve Türkiye’nin kaynakları büyük ölçüde bu mücadeleye harcanmıştır. En önemlisi, terör nedeniyle ülkemizin geleceğe dair umutlarının da zedelendiği dönemler yaşanmıştır.”

“TERÖR TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİNDEN ÇIKACAK”

Kurtulmuş, şöyle devam etti:

“Şimdi bu ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız süreci başarıyla sürdürüyoruz. İnşallah bu süreci başarıyla sonuçlandıracağız. Terör, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının en önemli sorunlarından biriydi. Terörsüz Türkiye ise Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının en büyük projesidir. İnşallah bunu gerçekleştirecek ve terörü bütün unsurlarıyla Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız. PKK terörünün sona erdirilmesi amacıyla geçmiş dönemlerde de çeşitli girişimlerde bulunulmuştur. Ülkeyi yönetenler ve başbakanlar o dönemlerde önemli sorumluluklar üstlenmiş, ellerini taşın altına koymuş ancak istenilen sonuç elde edilememiştir.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.