MERSİN SEVDALISI MISINIZ, YOKSA MERSİN’İN KADERİNE Mİ TALİPSİNİZ?
MERSİN SEVDALISI MISINIZ, YOKSA MERSİN’İN KADERİNE Mİ TALİPSİNİZ?
Birileri yine kapalı kapılar ardında özel görüşmeler yapıyor… İl başkanı belirliyor, kurum müdürlerini görevden aldırıyor, yerlerine kimin atanacağına dair hesaplar yapıyor. Ankara’ya gidip bir bürokratı şikâyet ediyor, diğerini göklere çıkarıyor.
Birileri yine kapalı kapılar ardında özel görüşmeler yapıyor… İl başkanı belirliyor, kurum müdürlerini görevden aldırıyor, yerlerine kimin atanacağına dair hesaplar yapıyor. Ankara’ya gidip bir bürokratı şikâyet ediyor, diğerini göklere çıkarıyor.
Sorsanız hepsi Mersin sevdalısı!
Peki, soralım: Mersin’de kaç kişinin hayatına dokundunuz? Bu şehre, bu kente yaşayan insanlara ne faydanız oldu?
Beyler, siyasi kimliğinizin olması, Ankara’da birilerini tanımanız size Mersin’in bürokratları üzerinde tahakküm kurma hakkı vermez. Birilerini görevden aldırmak, birilerini makamlara taşımak üzerinden siyaset yapmak, Mersin’e hizmet etmek değildir.
Mersin kimsenin şahsi hesaplarının, kapalı kapılar ardında yapılan pazarlıkların oyun alanı değildir.
Mersin sevdası, Ankara’da kiminle görüştüğünüzle değil, Mersin için ne yaptığınızla ölçülür.
Şimdi soruyorum:
Mersin’in bürokratlarından ne istiyorsunuz beyler? Bu şehre hizmet mi etmek istiyorsunuz, yoksa şehrin bütün makamlarını kendi siyasi hesaplarınıza göre dizayn etmek mi?
Unutmayın; Ankara’da tanıdıklarınız olabilir, siyasi gücünüz olabilir. Ama bunların hiçbiri size Mersin adına sınırsız söz söyleme hakkı vermez.
Mersin sahipsiz değil. Bu şehir, birkaç kişinin kapalı kapılar ardında kurduğu hesaplardan çok daha büyüktür.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.