Mersin’de Yastık Altındaki Servet Tartışması: Kocamaz’a Sorular
Mersin’de Yastık Altındaki Servet Tartışması: Kocamaz’a Sorular
Bir siyasetçinin evinden kilogramlarla altın, milyonlarca lira ve yüksek miktarda döviz çıkıyorsa, kamuoyunun sorması gereken çok basit bir soru vardır:
Bir siyasetçinin evinden kilogramlarla altın, milyonlarca lira ve yüksek miktarda döviz çıkıyorsa, kamuoyunun sorması gereken çok basit bir soru vardır:
Bu servet nereden geliyor ve neden evde tutuluyor?
İYİ Parti Mersin Milletvekili ve eski Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz’ın, kendisini polis ve savcı olarak tanıtan dolandırıcıların “FETÖ soruşturması” yalanıyla kandırıldığı ve evindeki altın ile paraları dolandırıcılara teslim ettiği kamuoyuna yansıdı.
İddialara göre Kocamaz'ın evinden yaklaşık 10 kilogram altın ve ziynet eşyası, 68 bin dolar, 1.900 euro ve yaklaşık 2 milyon 400 bin TL değerinde para çıktı.
Burada bir parantez açalım:
Kocamaz'ın dolandırılmış olması ayrı bir konu, evinde bu büyüklükte bir servetin bulunması ayrı bir konu.
Bir insanın dolandırılması elbette kabul edilemez. Ancak kamu görevi yapan bir siyasetçinin evinde bu miktarda altın ve paranın bulunması, kamuoyunun doğal olarak soru sormasına neden olur.
Şimdi meseleye daha geniş bir pencereden bakalım.
Alihan Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş hakkında yürütülen soruşturmalara ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialarda ise çok daha büyük miktarlardan söz ediliyor.
Hilmi Tuna Kuriş'e ait olduğu belirtilen adreslerden birinde yapılan aramalarda 200 kilogram külçe altın bulunduğu ileri sürülüyor.
Alihan Kuriş'in ikametinde ele geçirildiği belirtilen çelik kasada ise;
3 milyon dolar değerinde çek
27 milyon 548 bin 376 TL değerinde altın ve ziynet eşyası
bulunduğu iddia ediliyor.
Eğer bu rakamlar soruşturma dosyalarında gerçekten yer alıyorsa, ortaya çok daha büyük bir soru çıkıyor:
Türkiye'de milyonlarca liralık ve kilogramlarca altın değerindeki varlıklar neden evlerde, çelik kasalarda ve yastık altında tutuluyor?
Ve bu soruyu Burhanettin Kocamaz özelinde de sormak gerekiyor.
Sayın Kocamaz;
10 kilogram altını neden evinizde tutuyordunuz?
68 bin dolar neden evinizdeydi?
1.900 euro neden evinizdeydi?
Milyonlarca liralık nakit neden bankacılık sistemi içerisinde değil de evinizde bulunuyordu?
Bunların kaynağı nedir?
Hangi tarihlerde edinildi?
Banka kayıtları, satın alma belgeleri ve vergisel kayıtları mevcut mudur?
Kimse bu soruları “saldırı” olarak görmesin.
Soruların muhatabı siyasetçiyse, cevap da şeffaf olmalıdır.
Üstelik ortada sadece Kocamaz'ın olayı da yok.
Bir tarafta bir siyasetçinin evinden 10 kilogram altın ve milyonlarca liralık para çıkıyor.
Diğer tarafta soruşturma kapsamında olduğu ileri sürülen adreslerde 200 kilogram külçe altın, milyonlarca dolarlık çekler ve milyonlarca liralık ziynet eşyalarından söz ediliyor.
Rakamlar büyüdükçe soru da büyüyor:
Türkiye'de bu servetler nereden geliyor?
Neden bankalarda değil?
Neden kayıtlı finans sistemi yerine evlerde ve kasalarda tutuluyor?
Elbette bir kişinin evinde altın veya nakit bulunması tek başına suç değildir. Hukuka uygun şekilde edinilmiş bir mal varlığı olabilir.
Ancak kamuoyunun görevi de soru sormaktır.
Savcılığın görevi kaynağı araştırmaktır.
Siyasetçinin görevi ise şeffaf olmaktır.
O yüzden Sayın Burhanettin Kocamaz'a açıkça soruyorum:
Evinizde bulunan yaklaşık 10 kilogram altının ve milyonlarca liralık nakdin kaynağını kamuoyuna açıklayacak mısınız?
Çünkü mesele sadece dolandırıcılara kaptırılan para değildir.
Mesele, o paranın ve altının neden en başından beri evde olduğudur.
Ve vatandaşın cevabını beklediği soru tam da budur:
“Bu kadar para ve altın neden yastık altında?
Mersin HABERİ
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.