Murat Ağırel'in canlı yayında Bakan Bolat’a yönelik iftiraları saat farkıyla deşifre oldu
Murat Ağırel'in canlı yayında Bakan Bolat’a yönelik iftiraları saat farkıyla deşifre oldu
Bakan Bolat hakkında canlı yayında asılsız iddialar ortaya atıp "Basın danışmanını aradım, ulaşamadım" diyerek algı operasyonuna soyunan gazeteci Murat Ağırel kendi kazdığı kuyuya düştü.
Bakan Bolat hakkında canlı yayında asılsız iddialar ortaya atıp "Basın danışmanını aradım, ulaşamadım" diyerek algı operasyonuna soyunan gazeteci Murat Ağırel kendi kazdığı kuyuya düştü.
Televizyon ekranlarında gazetecilik maskesi arkasına sığınarak mesnetsiz iddialarla algı oluşturmaya çalışan, medya tetikçisi Murat Ağırel'in gazetecilik ahlakına sığmayan oyunu, Ticaret Bakanlığı Basın Müşaviri Bekir Kaplan'ın olayı belgelerle aydınlığa kavuşturmasıyla son buldu. Bakan Bolat'ı “fon krizi” üzerinden hedef alan Ağırel, stüdyoda yöneltilen soru üzerine bakanlığın basın danışmanına ulaşmaya çalıştığını ancak yanıt alamadığını öne sürdü. Ancak işin perde arkası aralanınca uyanıklık yapmaya çalışan Ağırel'in, kendisinde hiç bulunmayan bir numarayı yayından saatler sonra temin edip aradığı ve canlı yayında milyonların gözünün içine baka baka gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu Kaplan tarafından belgelendi.
CANLI YAYINDA "ULAŞAMADIM" HİKAYESİ
Tartışmanın fitili, Sözcü TV’de “Gazeteci Masası” adlı programdaki canlı yayın sırasında gazeteci İsmail Saymaz'ın Ağırel'e yönelttiği soruyla ateşlendi. Saat 21.49 sıralarında canlı yayında Ticaret Bakanlığı Basın Danışmanı Bekir Kaplan’ı arayıp aramadığı sorulan Murat Ağırel, hiç tereddüt etmeden aradığını fakat ulaşamadığını iddia etti. İddiaların ardından kamuoyuna açıklama yapan Ticaret Bakanlığı Basın Müşaviri Bekir Kaplan, ne bir telefon ne de bir mesaj aldığını belirterek Ağırel'in canlı yayında “apaçık bir yalan söylediğini ve mesnetsiz iftiralarda bulunduğunu” vurguladı. Bilgi almak isteyen hiçbir basın mensubuna kapılarını kapatmadıklarını hatırlatan Kaplan, teyit edilmemiş iddialarla kamuoyunun yanıltılmasına sert tepki gösterdi.
DÜZMECE BEYANI ELE VERDİ
Yalanının yüzüne vurulması üzerine sosyal medya hesabından uzun bir savunma metni kaleme alan ve düzmece telefon kayıtlarını paylaşan Murat Ağırel, kendisini kurtarmaya çalışırken çok daha vahim bir çelişkiyle kendi kazdığı kuyuya düştü.
“Sizinle daha önce hiç görüşmedik. Telefon numaranız da bende kayıtlı değildi. Numaranızı buldum, sizi aradım ve mesaj gönderdim. Arama ve mesaj kayıtlarını da paylaşıyorum” ifadelerini sosyal medya hesabı üzerinden paylaşan Ağırel, gazetecilik ilkeleri ve bilgi kaynakları üzerine felsefe yaparak durumu geçiştirmeye çalıştı.
Ancak paylaştığı arama kayıtlarıyla kendi sahtekarlığını tescillemiş oldu.
KAPLAN EKRANLARDAKİ OYUNU DAKİKA DAKİKA BOZDU
Murat Ağırel'in paylaştığı kayıtların ardından süreci dakika dakika gözler önüne seren Bekir Kaplan, uyanık geçinen Ağırel'in acemiliğini tek tek deşifre etti. Kaplan'ın paylaştığı kronolojik verilere göre,
-
21.49 - İsmail Saymaz’ın canlı yayında size, “Bakan’ın basın danışmanını aradınız mı?” diye sorduğu ve sizin de “Evet, ulaşamadım.” şeklinde yanıt verdiğiniz saat.
-
23.22 - Benim, İsmail Saymaz’ı aradığım ancak ulaşamadığım saat.
-
23.26 - İsmail Saymaz’ın bana geri dönüş yaptığı ve benim, sizin telefon numaranızı istediğim saat.
-
23.31 - Benim sizi aradığım, ancak telefonuma cevap vermediğiniz saat.
-
23.39 - Sizin, paylaşmış olduğunuz arama kaydında da görüldüğü üzere, beni aradığınız saat.
İşte Kaplan’ın paylaştığı bu belgelerle Ağırel’in ekranlardaki düzenlediği oyunu elinde patladı.
KRONOLOJİK GERÇEKLER ALGI OPERASYONUNU ÇÖKERTTİ
Saat 21.49'da yapılan canlı yayında elinde olmayan bir numarayı aramış gibi gösteren, ardından gece saat 23.39'da gerçekleştirdiği aramayı "Aradım ama ulaşamadım" yalanına kalkan yapmaya çalışan Ağırel'in yalanı elinde patladı.
Ortaya çıkan kronolojinin ardından Ağırel'e seslenen Kaplan, henüz elinde dahi bulunmayan bir numaranın yayından önce nasıl aranmış olabileceği sorusunu yönelterek, meselenin gazetecilik kisvesiyle örtülemeyecek kadar bariz bir kurgudan ibaret olduğunu gözler önüne serdi.
Ağırel’in kirli tezgahını başına yıkan Kaplan, “Bu çelişkiyi ortaya koymak ‘soruları susturmak’ değildir. Tam tersine, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına yapılması gereken şeydir. Dolayısıyla meselenin üzerini ‘gazetecilik’, ‘cevap hakkı’ veya ‘farklı kaynaklardan bilgi edinme’ tartışmasıyla örtmeye çalışmak, ortadaki kronolojik çelişkiyi ortadan kaldırmaz” ifadelerini kullandı.
Kaplan, Kamuoyunu ilgilendiren bir konuda, gerçeği farklı göstererek kurgulamak, bahsi geçen konuda soruları cevaplamaz ve yalnızca asıl meselenin üzerini örtme çabası olduğunu belirterek uyarıda bulundu.
AĞIREL NE DEDİ? BAKAN NE YANIT VERDİ?
Ağırel katıldığı canlı yayın sırasında, “Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın fon satın aldığı ve kriz patlamadan önce sattığı ortaya çıktı” demişti.
Bakan Bolat mesnetsiz iddialara sosyal medya hesabından, “Bu akşam Sözcü TV yayınında 16 Eylül’den beri yürütülen 7 kuruluşa ait fon soruşturmaları ile alakalı olarak şahsımı hedef alan ve ‘fonda parası olup, krizden önce çekti, hesabı kapattı’, ‘fona 400 koydu, krizden önce çekti, 800 aldı’ şeklinde başta Murat Ağırel’in haysiyetsizce iftirasına konu olan açıklamalar konusunda, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve tümüyle mesnetsiz, yalan yanlış iddialara açıklık getirilmesi amacıyla” sert tepki göstererek kamuoyuna açıklamada bulundu.
BAKAN BOLAT'TAN SUÇ DUYURUSU
Bakan Bolat, İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulundu.
Saymaz ve Ağırel'in, "kurgusal ve asılsız bilgileri manipülatif bir şekilde iç içe geçirip alenen yayarak, kamuoyu nezdinde Bakan Bolat'ın bahse konu hukuka aykırı fiili bizzat işlediği yönünde kasıtlı bir algı ve intiba oluşturmaya çalıştığı" belirtilen dilekçede, televizyon yayınının ardından sosyal medya mecralarında kamuoyunun yanıltılmasına sebebiyet verilmeye devam edildiği vurgulandı.
Saymaz ve Ağırel'in planlı ve gerçeğe aykırı eylemlerinin "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "hakaret", "iftira" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu ifade edilen dilekçede, şunlar kaydedildi:
"Yapılan paylaşımlar ile bakanlığımızın toplum nezdindeki saygınlığının azaltılması amaçlanmıştır. Ayrıca yapılan bu saldırılar, sayın bakanımızın şahsında esasen devlet tüzel kişiliğini hedef almış açıklamalardır. Devlet ve kurumlarını yıpratmaya yönelik olan ve devlet aleyhine yapılan bu tür saldırıların cezalandırılması anayasal düzen ve demokratik hukuk devletinin korunması için bir gerekliliktir. Bakanlığımız milli yararı gerçekleştirmenin en üst makamlarından olmakla birlikte devlet tüzel kişiliğinin de temsil makamıdır. Dolayısıyla hem bakanlığımızın hem de devletin manevi şahsiyetini alenen tahkir eden kişilerin cezalandırılmasının devlet yararına olduğu şüphesizdir."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.