TÜİK evlenme ve boşanma rakamlarını açıkladı...Ailede ürperten veriler:Son 25 yılın rekoru

Gündem 25.02.2026 - 12:50, Güncelleme: 25.02.2026 - 12:50
 

TÜİK evlenme ve boşanma rakamlarını açıkladı...Ailede ürperten veriler:Son 25 yılın rekoru

TÜİK'in açıkladığı son 2025 yılı verileri, evliliklerin azaldığını, boşanmaların son 25 yılın zirvesine çıktığını gösteriyor.

 Türkiye'nin dinamik nüfus ve sağlam aile yapısı günden güne eriyor. TÜİK'in açıkladığı son 2025 yılı verileri, evliliklerin azaldığını, boşanmaların son 25 yılın zirvesine çıktığını gösteriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sıklıkla vurgu yaptığı Türkiye aile yapısındaki tahribatı gidermeye yönelik programlar ardı ardına gelirken, yuvalardaki aşınma devam ediyor. Uzmanların ve istatistiklerin uzun süredir dikkat çektiği tehlike çanları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri ile daha yüksek sesle çalmaya başladı. Rakamlar, toplumun temel taşı olan aile kurumunun her geçen yıl daha da zayıfladığını ve tablonun acil müdahale gerektiren kriz halini aldığını gösteriyor. EVLİLİKLERDE HIZ AZALIYOR Son açıklanan 2025 yılı verileri, tablonun vahametini net bir şekilde ortaya koyuyor. 2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025 yılında 552 bin 237'ye geriledi. Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı binde 6,43'e geriledi. TÜİK verilerine göre, 2001 ile 2025 yılları arasındaki evlenme rakamları yıl yıl şöyle sıralandı:     2001: 544 bin 322     2002: 510 bin 155     2003: 565 bin 468     2004: 615 bin 357     2005: 641 bin 241     2006: 636 bin 121     2007: 638 bin 311     2008: 641 bin 973     2009: 591 bin 742     2010: 582 bin 715     2011: 592 bin 775     2012: 603 bin 751     2013: 600 bin 138     2014: 599 bin 704     2015: 602 bin 982     2016: 594 bin 493     2017: 569 bin 459     2018: 554 bin 389     2019: 542 bin 314     2020: 488 bin 335     2021: 563 bin 140     2022: 575 bin 891     2023: 567 bin 11     2024: 569 bin 983     2025: 552 bin 237 BOŞANMALARDA TARİHİ ZİRVE Yuvaların dağılmasını ifade eden boşanma rakamları rekor kırmaya devam ediyor. Devletin aileyi korumaya yönelik danışmanlık hizmetlerini artırmasına rağmen, boşanma sayıları 2025 yılında zirveye ulaştı.  2024 yılında 188 bin 963 olan boşanan çift sayısı, 2025 yılında 193 bin 793'e yükselerek 2001 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. 2001 ile 2025 yılları arasındaki toplam boşanma sayısı 3 milyon 224 bin 81 olarak hesaplandı. Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı binde 2,26'ya çıktı. Boşanmalara ilişkin son yıllardaki istatistikler şöyle:     2001: 91 bin 994     2002: 95 bin 323     2003: 92 bin 637     2004: 91 bin 022     2005: 95 bin 895     2006: 93 bin 489     2007: 94 bin 219     2008: 99 bin 663     2009: 114 bin 162     2010: 118 bin 568     2011: 120 bin 117     2012: 123 bin 325     2013: 125 bin 305     2014: 130 bin 913     2015: 131 bin 830     2016: 126 bin 164     2017: 128 bin 411     2018: 143 bin 573     2019: 156 bin 587     2020: 136 bin 570     2021: 175 bin 779     2022: 182 bin 437     2023: 173 bin 342     2024: 188 bin 963     2025: 193 bin 793 5 YILDA YUVALAR DAĞILIYOR Evliliklerin sürdürülebilirliği konusunda en büyük riskin ilk yıllarda yaşandığı görülüyor. 2025 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 34'ü evliliğin henüz ilk 5 yılı içinde, yüzde 20,3'ü ise 6 ile 10 yılı arasında gerçekleşti. İLK EVLENME YAŞI 30'A İLERLİYOR Gençlerin evlilikten uzaklaşması veya ertelemesi de istatistiklere yansıdı. 2001 yılında erkeklerde 26, kadınlarda 22,7 olan ortalama ilk evlenme yaşı, 2025 yılı itibarıyla erkeklerde 28,5'e, kadınlarda ise 26'ya yükseldi. Türkiye'de ortalama ilk evlenme yaşının her iki cinsiyette de düzenli olarak yükseldiği görülüyor. 2001 ile 2025 yılları arasındaki ilk evlenme yaşı verileri şu şekilde:     2001: Erkek 26,0 – Kadın 22,7     2002: Erkek 26,4 – Kadın 23,2     2003: Erkek 26,4 – Kadın 23,1     2004: Erkek 26,5 – Kadın 23,2     2005: Erkek 26,5 – Kadın 23,2     2006: Erkek 26,6 – Kadın 23,3     2007: Erkek 26,6 – Kadın 23,3     2008: Erkek 26,7 – Kadın 23,4     2009: Erkek 26,8 – Kadın 23,5     2010: Erkek 27,0 – Kadın 23,7     2011: Erkek 27,1 – Kadın 23,8     2012: Erkek 27,2 – Kadın 23,9     2013: Erkek 27,3 – Kadın 24,1     2014: Erkek 27,3 – Kadın 24,2     2015: Erkek 27,5 – Kadın 24,4     2016: Erkek 27,6 – Kadın 24,5     2017: Erkek 27,7 – Kadın 24,6     2018: Erkek 27,8 – Kadın 24,8     2019: Erkek 27,9 – Kadın 25,0     2020: Erkek 27,9 – Kadın 25,1     2021: Erkek 28,1 – Kadın 25,4     2022: Erkek 28,2 – Kadın 25,6     2023: Erkek 28,3 – Kadın 25,7     2024: Erkek 28,3 – Kadın 25,8     2025: Erkek 28,5 – Kadın 26,0 ÇOCUK NÜFUS ORANI ERİYOR Aile yapısındaki sarsıntı, ülkenin demografik gücünü de vuruyor. Türkiye'nin dinamik nüfus gücünü oluşturan çocuk nüfusunun genel nüfusa oranı hızla azalıyor. 1935'li yıllarda nüfusun yüzde 45'i çocuklardan oluşurken, 2000'lerde bu rakam yüzde 35 seviyelerine, günümüzde ise yüzde 26'lara kadar geriledi. TÜİK projeksiyonlarına göre bu oranın 2080 yılında yüzde 19'a kadar düşmesi bekleniyor. Evliliklerin azalması ve boşanmaların artması, çocuk nüfusundaki bu erimenin en temel sebepleri arasında gösteriliyor. PARÇALANAN AİLELERİN MAĞDURU ÇOCUKLAR Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşanırken 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2025 yılında yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verildi. EVLENEN DE DOĞURMUYOR Doğum hızında önlenemeyen düşüş sürüyor. Nüfusun kendini yenileyebilmesi için kritik eşik 2,10 iken, Türkiye bu sınırın çok altına savrulmuş durumda. 2024 verilerine göre doğurganlık hızı, Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine geriledi. 2001: 2,38 2014: 2,19 2015: 2,16 2016: 2,11 2017: 2,08 2018: 2 Eğer bu hız 1,10 seviyesine düşerse, toplumun 100 yıl içinde nüfusunun yüzde 80 ila 90’ının silinme riski bulunuyor. BM projeksiyonları, bu tablonun düzelmemesi halinde 2100 yılında Türkiye nüfusunun 38 milyona, hatta en kötü senaryoda 25 milyona kadar düşebileceğine işaret ediyor. HÜKÜMETİN ÖNÜNDEKİ EN ZOR PROBLEM Bütün veriler bir araya geldiğinde, Türkiye'nin geleceği adına en büyük tehdidin ekonomik veya dış politik krizlerden ziyade, aile yapısındaki bu çöküş olduğu anlaşılıyor. Yıllar içinde 615 binlerden 552 binlere düşen evlilikler ve 118 binlerden 193 binlere fırlayan boşanmalar, hükümetin önündeki en zor ve çözümü en acil problem olarak duruyor. Ortaya çıkan bu vahim tablo, aile kurumunu korumak ve gençleri evliliğe teşvik etmek için çok daha hassas, kapsamlı ve kritik bir devlet politikasının hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor. 2019: 1,89 2020: 1,77 2021: 1,71 2022: 1,63 2023: 1,51 2023: 1,51 2024: 1,48   DEMOGRAFİK FIRTINAYI DURDURMAK İÇİN SEFERBERLİK Rakamlar, aile yapısındaki "varoluşsal tehdide" karşı hükümetin 2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ederek yapısal tedbirler almaya hazırlanmasının ne kadar hayati bir adım olduğunu ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen “Aile ve Nüfus 10 Yılı” kapsamında 2025 yılında hayata geçirilen ve planlanan bazı programlar şunlar: Yeni doğum destekleri: 1 Ocak 2025’ten itibaren 1. çocuk için 5.000 TL tek seferlik, 2. çocuk için 5 yaşına kadar aylık 1.500 TL ve 3. çocuk için aylık 5.000 TL düzenli ödeme sistemi başladı. Aile ve Gençlik Fonu: Yeni evlenecek gençlere 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz 150 bin TL faizsiz kredi desteği pilot illerden bütün Türkiye’ye yaygınlaştırılıyor. Konut desteği: 3 ve üzeri çocuğu olan dul kadınlara 500 bin TL’ye kadar konut desteği sağlanıyor. 
TÜİK'in açıkladığı son 2025 yılı verileri, evliliklerin azaldığını, boşanmaların son 25 yılın zirvesine çıktığını gösteriyor.
  • Türkiye'nin dinamik nüfus ve sağlam aile yapısı günden güne eriyor. TÜİK'in açıkladığı son 2025 yılı verileri, evliliklerin azaldığını, boşanmaların son 25 yılın zirvesine çıktığını gösteriyor.

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sıklıkla vurgu yaptığı Türkiye aile yapısındaki tahribatı gidermeye yönelik programlar ardı ardına gelirken, yuvalardaki aşınma devam ediyor.

  • Uzmanların ve istatistiklerin uzun süredir dikkat çektiği tehlike çanları, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı Evlenme ve Boşanma İstatistikleri ile daha yüksek sesle çalmaya başladı. Rakamlar, toplumun temel taşı olan aile kurumunun her geçen yıl daha da zayıfladığını ve tablonun acil müdahale gerektiren kriz halini aldığını gösteriyor.

  • EVLİLİKLERDE HIZ AZALIYOR

  • Son açıklanan 2025 yılı verileri, tablonun vahametini net bir şekilde ortaya koyuyor. 2024 yılında 569 bin 983 olan evlenen çift sayısı, 2025 yılında 552 bin 237'ye geriledi.

  • Bin nüfus başına düşen evlenme sayısını ifade eden kaba evlenme hızı binde 6,43'e geriledi.

  • TÜİK verilerine göre, 2001 ile 2025 yılları arasındaki evlenme rakamları yıl yıl şöyle sıralandı:

  •     2001: 544 bin 322

  •     2002: 510 bin 155

  •     2003: 565 bin 468

  •     2004: 615 bin 357

  •     2005: 641 bin 241

  •     2006: 636 bin 121

  •     2007: 638 bin 311

  •     2008: 641 bin 973

  •     2009: 591 bin 742

  •     2010: 582 bin 715

  •     2011: 592 bin 775

  •     2012: 603 bin 751

  •     2013: 600 bin 138

  •     2014: 599 bin 704

  •     2015: 602 bin 982

  •     2016: 594 bin 493

  •     2017: 569 bin 459

  •     2018: 554 bin 389

  •     2019: 542 bin 314

  •     2020: 488 bin 335

  •     2021: 563 bin 140

  •     2022: 575 bin 891

  •     2023: 567 bin 11

  •     2024: 569 bin 983

  •     2025: 552 bin 237

  • BOŞANMALARDA TARİHİ ZİRVE

  • Yuvaların dağılmasını ifade eden boşanma rakamları rekor kırmaya devam ediyor. Devletin aileyi korumaya yönelik danışmanlık hizmetlerini artırmasına rağmen, boşanma sayıları 2025 yılında zirveye ulaştı. 

  • 2024 yılında 188 bin 963 olan boşanan çift sayısı, 2025 yılında 193 bin 793'e yükselerek 2001 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

  • 2001 ile 2025 yılları arasındaki toplam boşanma sayısı 3 milyon 224 bin 81 olarak hesaplandı.

  • Bin nüfus başına düşen boşanma sayısını ifade eden kaba boşanma hızı binde 2,26'ya çıktı.

  • Boşanmalara ilişkin son yıllardaki istatistikler şöyle:

  •     2001: 91 bin 994

  •     2002: 95 bin 323

  •     2003: 92 bin 637

  •     2004: 91 bin 022

  •     2005: 95 bin 895

  •     2006: 93 bin 489

  •     2007: 94 bin 219

  •     2008: 99 bin 663

  •     2009: 114 bin 162

  •     2010: 118 bin 568

  •     2011: 120 bin 117

  •     2012: 123 bin 325

  •     2013: 125 bin 305

  •     2014: 130 bin 913

  •     2015: 131 bin 830

  •     2016: 126 bin 164

  •     2017: 128 bin 411

  •     2018: 143 bin 573

  •     2019: 156 bin 587

  •     2020: 136 bin 570

  •     2021: 175 bin 779

  •     2022: 182 bin 437

  •     2023: 173 bin 342

  •     2024: 188 bin 963

  •     2025: 193 bin 793

  • 5 YILDA YUVALAR DAĞILIYOR

  • Evliliklerin sürdürülebilirliği konusunda en büyük riskin ilk yıllarda yaşandığı görülüyor. 2025 yılında gerçekleşen boşanmaların yüzde 34'ü evliliğin henüz ilk 5 yılı içinde, yüzde 20,3'ü ise 6 ile 10 yılı arasında gerçekleşti.

  • İLK EVLENME YAŞI 30'A İLERLİYOR

  • Gençlerin evlilikten uzaklaşması veya ertelemesi de istatistiklere yansıdı. 2001 yılında erkeklerde 26, kadınlarda 22,7 olan ortalama ilk evlenme yaşı, 2025 yılı itibarıyla erkeklerde 28,5'e, kadınlarda ise 26'ya yükseldi.

  • Türkiye'de ortalama ilk evlenme yaşının her iki cinsiyette de düzenli olarak yükseldiği görülüyor.

  • 2001 ile 2025 yılları arasındaki ilk evlenme yaşı verileri şu şekilde:

  •     2001: Erkek 26,0 – Kadın 22,7

  •     2002: Erkek 26,4 – Kadın 23,2

  •     2003: Erkek 26,4 – Kadın 23,1

  •     2004: Erkek 26,5 – Kadın 23,2

  •     2005: Erkek 26,5 – Kadın 23,2

  •     2006: Erkek 26,6 – Kadın 23,3

  •     2007: Erkek 26,6 – Kadın 23,3

  •     2008: Erkek 26,7 – Kadın 23,4

  •     2009: Erkek 26,8 – Kadın 23,5

  •     2010: Erkek 27,0 – Kadın 23,7

  •     2011: Erkek 27,1 – Kadın 23,8

  •     2012: Erkek 27,2 – Kadın 23,9

  •     2013: Erkek 27,3 – Kadın 24,1

  •     2014: Erkek 27,3 – Kadın 24,2

  •     2015: Erkek 27,5 – Kadın 24,4

  •     2016: Erkek 27,6 – Kadın 24,5

  •     2017: Erkek 27,7 – Kadın 24,6

  •     2018: Erkek 27,8 – Kadın 24,8

  •     2019: Erkek 27,9 – Kadın 25,0

  •     2020: Erkek 27,9 – Kadın 25,1

  •     2021: Erkek 28,1 – Kadın 25,4

  •     2022: Erkek 28,2 – Kadın 25,6

  •     2023: Erkek 28,3 – Kadın 25,7

  •     2024: Erkek 28,3 – Kadın 25,8

  •     2025: Erkek 28,5 – Kadın 26,0

  • ÇOCUK NÜFUS ORANI ERİYOR

  • Aile yapısındaki sarsıntı, ülkenin demografik gücünü de vuruyor.

  • Türkiye'nin dinamik nüfus gücünü oluşturan çocuk nüfusunun genel nüfusa oranı hızla azalıyor. 1935'li yıllarda nüfusun yüzde 45'i çocuklardan oluşurken, 2000'lerde bu rakam yüzde 35 seviyelerine, günümüzde ise yüzde 26'lara kadar geriledi. TÜİK projeksiyonlarına göre bu oranın 2080 yılında yüzde 19'a kadar düşmesi bekleniyor. Evliliklerin azalması ve boşanmaların artması, çocuk nüfusundaki bu erimenin en temel sebepleri arasında gösteriliyor.

  • PARÇALANAN AİLELERİN MAĞDURU ÇOCUKLAR

  • Kesinleşen boşanma davaları sonucunda 2025 yılında 193 bin 793 çift boşanırken 191 bin 371 çocuk velayete verildi. Boşanma davaları sonucu, çocukların velayetinin çoğunlukla anneye verildiği görüldü. Çocukların velayetinin 2025 yılında yüzde 74,6'sı anneye, yüzde 25,4'ü babaya verildi.

  • EVLENEN DE DOĞURMUYOR

    Doğum hızında önlenemeyen düşüş sürüyor. Nüfusun kendini yenileyebilmesi için kritik eşik 2,10 iken, Türkiye bu sınırın çok altına savrulmuş durumda. 2024 verilerine göre doğurganlık hızı, Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine geriledi.

  • 2001: 2,38

  • 2014: 2,19

  • 2015: 2,16

  • 2016: 2,11

  • 2017: 2,08

  • 2018: 2

  • Eğer bu hız 1,10 seviyesine düşerse, toplumun 100 yıl içinde nüfusunun yüzde 80 ila 90’ının silinme riski bulunuyor. BM projeksiyonları, bu tablonun düzelmemesi halinde 2100 yılında Türkiye nüfusunun 38 milyona, hatta en kötü senaryoda 25 milyona kadar düşebileceğine işaret ediyor.

  • HÜKÜMETİN ÖNÜNDEKİ EN ZOR PROBLEM

  • Bütün veriler bir araya geldiğinde, Türkiye'nin geleceği adına en büyük tehdidin ekonomik veya dış politik krizlerden ziyade, aile yapısındaki bu çöküş olduğu anlaşılıyor.

    Yıllar içinde 615 binlerden 552 binlere düşen evlilikler ve 118 binlerden 193 binlere fırlayan boşanmalar, hükümetin önündeki en zor ve çözümü en acil problem olarak duruyor.

    Ortaya çıkan bu vahim tablo, aile kurumunu korumak ve gençleri evliliğe teşvik etmek için çok daha hassas, kapsamlı ve kritik bir devlet politikasının hayata geçirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

  • 2019: 1,89

  • 2020: 1,77

  • 2021: 1,71

  • 2022: 1,63

  • 2023: 1,51

  • 2023: 1,51

  • 2024: 1,48

  •  
  • DEMOGRAFİK FIRTINAYI DURDURMAK İÇİN SEFERBERLİK

    Rakamlar, aile yapısındaki "varoluşsal tehdide" karşı hükümetin 2026-2035 dönemini "Aile ve Nüfus 10 Yılı" ilan ederek yapısal tedbirler almaya hazırlanmasının ne kadar hayati bir adım olduğunu ortaya koyuyor.

    Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen “Aile ve Nüfus 10 Yılı” kapsamında 2025 yılında hayata geçirilen ve planlanan bazı programlar şunlar:

    Yeni doğum destekleri: 1 Ocak 2025’ten itibaren 1. çocuk için 5.000 TL tek seferlik, 2. çocuk için 5 yaşına kadar aylık 1.500 TL ve 3. çocuk için aylık 5.000 TL düzenli ödeme sistemi başladı.

    Aile ve Gençlik Fonu: Yeni evlenecek gençlere 48 ay vadeli, 2 yıl geri ödemesiz 150 bin TL faizsiz kredi desteği pilot illerden bütün Türkiye’ye yaygınlaştırılıyor.

    Konut desteği: 3 ve üzeri çocuğu olan dul kadınlara 500 bin TL’ye kadar konut desteği sağlanıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.