Uzan isim uyardı! Ameliyat sonrası hareket korkusu ağrıyı kalıcı hale getiriyor

Sağlık (Web Sitesi) - Web Sitesi | 10.08.2026 - 10:45, Güncelleme: 10.08.2026 - 10:45
 

Uzan isim uyardı! Ameliyat sonrası hareket korkusu ağrıyı kalıcı hale getiriyor

Medipol Sağlık Grubu’ndan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Emine Işıl Üstün, “Kinezyofobi” olarak adlandırılan hareket korkusunun kronik ağrı hastalarında yaşam kalitesini düşürdüğünü belirterek, önemli açıklamalar yaptı.

Ağrının yeniden başlayacağı endişesiyle hareket etmekten kaçınmak, zamanla tedavinin önündeki en büyük engellerden biri haline gelebiliyor. Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Emine Işıl Üstün, uzun süren ağrıların bazı hastalarda “hareket korkusu” geliştirdiğini belirterek, bu durumun doğru rehabilitasyon ve bireyselleştirilmiş egzersiz programlarıyla aşılabileceğini ifade etti. HAREKET KORKUSU AĞRIYI BESLİYOR Kinezyofobinin, kişinin ağrı nedeniyle yeniden yaralanacağı endişesiyle hareket etmekten kaçınması olduğunu belirten Doç. Dr. Üstün, “Ağrı, vücudumuzun bize verdiği doğal bir uyarıdır. Ancak uzun süre ağrı yaşayan kişilerde bu durum zamanla hareket etmeye karşı aşırı korkuya dönüşebiliyor. Kişi ağrısı azalmış olsa bile eğilmekten, kalkmaktan ya da günlük yaşamda rahatlıkla yapabileceği hareketlerden kaçınabiliyor.” dedi. KRONİK AĞRISI OLANLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA Hareket korkusunun özellikle uzun süreli bel ve boyun ağrısı yaşayanlarda, fibromiyalji hastalarında ve ortopedik ameliyat geçiren kişilerde daha sık görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Üstün, “Ameliyat bölgesine zarar verme ya da yeniden incinme endişesi hastaları gereğinden fazla hareketsiz bırakabiliyor. Bu durum ağrıyı artırırken, artan ağrı da korkuyu besleyerek bir kısır döngü oluşturuyor.” diye konuştu. TEDAVİDE EN ETKİLİ YÖNTEM BİREYSEL EGZERSİZ Hareket korkusunun doğru yaklaşımla tedavi edilebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Üstün, “Hastaların hareketten tamamen kaçınması yerine, kendilerine özel planlanan egzersiz programlarıyla kademeli olarak günlük yaşama dönmeleri gerekiyor. Bazı hastalarda psikolojik destek de tedavinin önemli bir parçası olabiliyor. Kronik ağrıda en önemli yaklaşım, kişiye özel planlanan rehabilitasyon programlarıyla hastayı yeniden güvenli hareket etmeye teşvik etmektir.” şeklinde konuştu.
Medipol Sağlık Grubu’ndan Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Emine Işıl Üstün, “Kinezyofobi” olarak adlandırılan hareket korkusunun kronik ağrı hastalarında yaşam kalitesini düşürdüğünü belirterek, önemli açıklamalar yaptı.

Ağrının yeniden başlayacağı endişesiyle hareket etmekten kaçınmak, zamanla tedavinin önündeki en büyük engellerden biri haline gelebiliyor.

Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Emine Işıl Üstün, uzun süren ağrıların bazı hastalarda “hareket korkusu” geliştirdiğini belirterek, bu durumun doğru rehabilitasyon ve bireyselleştirilmiş egzersiz programlarıyla aşılabileceğini ifade etti.

HAREKET KORKUSU AĞRIYI BESLİYOR

Kinezyofobinin, kişinin ağrı nedeniyle yeniden yaralanacağı endişesiyle hareket etmekten kaçınması olduğunu belirten Doç. Dr. Üstün, “Ağrı, vücudumuzun bize verdiği doğal bir uyarıdır. Ancak uzun süre ağrı yaşayan kişilerde bu durum zamanla hareket etmeye karşı aşırı korkuya dönüşebiliyor. Kişi ağrısı azalmış olsa bile eğilmekten, kalkmaktan ya da günlük yaşamda rahatlıkla yapabileceği hareketlerden kaçınabiliyor.” dedi.

KRONİK AĞRISI OLANLAR DAHA FAZLA RİSK ALTINDA

Hareket korkusunun özellikle uzun süreli bel ve boyun ağrısı yaşayanlarda, fibromiyalji hastalarında ve ortopedik ameliyat geçiren kişilerde daha sık görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Üstün, “Ameliyat bölgesine zarar verme ya da yeniden incinme endişesi hastaları gereğinden fazla hareketsiz bırakabiliyor. Bu durum ağrıyı artırırken, artan ağrı da korkuyu besleyerek bir kısır döngü oluşturuyor.” diye konuştu.

TEDAVİDE EN ETKİLİ YÖNTEM BİREYSEL EGZERSİZ

Hareket korkusunun doğru yaklaşımla tedavi edilebildiğini vurgulayan Doç. Dr. Üstün, “Hastaların hareketten tamamen kaçınması yerine, kendilerine özel planlanan egzersiz programlarıyla kademeli olarak günlük yaşama dönmeleri gerekiyor. Bazı hastalarda psikolojik destek de tedavinin önemli bir parçası olabiliyor. Kronik ağrıda en önemli yaklaşım, kişiye özel planlanan rehabilitasyon programlarıyla hastayı yeniden güvenli hareket etmeye teşvik etmektir.” şeklinde konuştu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.