Belediyeye ömrünü vermek ne demektir ya? Bir de sürgüne göndermek.
Ben bu iki cümleyi belediyecilikten yakından uzaktan ilişiği olmayan ağızlardan duyunca çıldırıyorum. Bir haber ilişti gözüme. Basından ve belediyecilikten gelmenin, cidden çok kitap okumanın getirisi sanırım çok hızlı okurum. Mübalasız çok hızlıdır okumam bazen gözlerimin hızına ben bile yetişemem. Ve benim için anafikir ve amaç önemlidir gerisi hikâyedir.
Aslında ulusalda okuduğum haber gündemle yakından uzaktan ilişiği olmasa da, bilindik olsa da, hatta haber niteliği olmasa da gülümsetti kendimi seçim dönemindeki gibi hissettim heyecan geldi. Malumunuz siyaset, belediyecilik, entrika avcılığı kanımızı kaynatır 50yi devirsek de delikanlıyız.
Babacanlar... Belediyeye ömrünü vermek… Sürgüne göndermek… Liyakatli personel.
Vahap bey personelinden memur bir kısım ki emeklilik dönemleri yakınmış, Mersin'in ilçelerine görev için gönderilmişler. Ne var bunda?
Bunu yazanlar belediyeci olmadığı için ve bu bilgileri isim isim ilçe ilçe kendilerine servis edenler tırnak içinde ünlemli belediyeci olmadıkları için neden yapıldığını anlamayacak kadar cahiller.
Siyaseten yıpratma altında öküz altı buzağı aramayın be babacanlar Allah var yukarda vebali büyük. Yaklaşın açın kulağınızı bir dinleyiverin de öğrenin cahil kalmayın. Bilmemek değil öğrenmemek ayıp.
Nostalji yapalım seçim günlerine koy be usta bir Müslüm Baba... Eyvallah usta... Rahmet istedi Müslüm Baba hay siz çok yaşayın emi sayenizde bir Fatiha okuduk babaya.
Babacanlar belediyecilikte bir cümle vardır. ''Görev istenmez verilir sorgusuz sualsiz dayısız, amcasız yapılır.” Yok, öyle masam küçük, koltuğumu beğenmedim, yok o işi yapmam yok oraya gitmem. Belediye personeli il sınırları içinde nerede ihtiyaç duyuluyorsa görevdedir.
Burada bir parantez açayım. Belediyelerde memur çalışan çok azdır, taşeronluk sistemiyle çalışma sonrası devletimizin 2019du sanırım bizleri bir sürü sözlü mülakattan, sicil araştırmalarından geçirip kadroya aldıkları yıl tabi kadro memur gibi değildi işçi kadrosu bile gibi değildi çıkarılıyorduk eskisi gibi öze yansımayan onlar çıkarılamaz ama biz taşerondan kadrolular çıkarılır hala işten.
Hatta Cumhurbaşkanımız bu kadroya geçip ama işten çıkarılanların belediyedeki işlerine geri döneceklerine dair bir konuşma yapmıştı yanlış hatırlamıyorsam bir kaç sene önce, konunun hassasiyetini sayın cumhurbaşkanımızda n görmüştü ileri görüşlülüğü ile zira. Şimdi yine taşerona kadro çalışmaları yapılıyormuş mecliste İyi de normal işçi kadrosu işten çıkarılamazken, işten çıkarılan taşerondan kadro? Cumhurbaşkanımız ve liyakatli ekibi mutlaka bu mağduriyetleri biliyordur.
Neyse kapayalım parantezi konuyu dağıtmadan… Ama görev yeri ve görev konusunda sayıları az memurlar ve gerçek! Kadrolu işçiler nedense her defasında infial yaratan olurlar. Nasıl ki vatanın her yeri o vatanın tamamıysa, bir ilin sınırları içindeki her yer o ilin görev alanıdır ki görev tanımlarında yazar bu madde. Memur ve gerçek! Kadrolu işçiler dışında kalanların sözleşmelerinde de yazar bu madde ve imzanızı çakarsınız.
Liyakate gelince evet bu detay, madem bu isimler emekliliğe yakın o zaman işi en iyi bilen bu saygıdeğer memur personellerin merkezden ilçelere oradaki personeli yetiştirmek için gitmeleri bence on numara beş yıldız bir hamle Mersin halkına hizmetin kurumsal akışı için.
Engin tecrübelerini geride bırakacakları görev teslimi arkadaşlarına veriyorlar. Sürgün derken ne demek sürgün? Vatan toprağının her yeri hizmet yeridir ve kutsaldır. İstanbul gibi mega şehirde binlerce belediye personeli saatlerce yol gidiyor görev yerlerine ulaşmak için, tabi hep merkezde kalmaya alışık Mersindeki memur kadrolu personel bunu sürgün gibi görebilir bunu da makul karşılamalı. Büyükşehrin toplu taşıma araçları ilin her yetine gidiyor diğer ulaşımlarda keza ve her memurun kendi hususi aracıda vardır yani ulaşımda sorunda yok Ama kendilerine çok özel bir görev verilmiş Mersin halkına hizmette yerlerine bırakacakları personeli engin tecrübelerinden öğretiler sunmak. Belediyecilik mesleğini onurla devredecekler bu çok daha anlamlı. Emeklilikte memur ve kadrolu işçinin emekli maaşları şimdi aldıkları çalışırken yani maaşlarından yarı yarıya düşüyormuş acep niye ki?
Aaa ben liyakat değince Macit başkan döneminde ve sonrası Burhaneddin başkan döneminde memur ve kadrolu işçi ilçe müdür ve şeflerine bazı sorumluluğunu üstlendiğim projelerde o konularda brifing vermiştim ki o zaman taşeron işçisiydim 2019da dediğim gibi gerçek olmayan kadrolu işçi olmuştuk…
Geçmişe mazi geleceğe niyazi...
Liyakata takıldım okuduğum yazıda Vahap beyin ''iki akrabası Serdal Gökayaz ve Semih Gökayaz gibi isimleri üst düzey yönetime getiren."
Bu iki isim için bence akrabalık sıfatı liyakat, güvenilirlik ve başarılı kariyer geçmişlerin yanında çok geride kalan bir madde. Her iki isim de kariyerlerinde, liyakarlarında, güvenilirliklerinde, kenti tanımalarında rüştünü ispatlamış isimler. Vahap bey ve ailesi maddi anlamda gözü gönlü tok bir aile olduğu içinde ayrıca kente hizmette bu iki ismin görev almaları bir önemli kıstas.
Bu iki isimin tekrardan hedefe konmasıda bildik bir durum yine.
Malumunuz Mersinlilerin hızlı tren imtihanı suyla olmuş hatta komik yorumlar okumuştuk Meski Vahap Seçer Başkanlığında kendisine ait olmayan byaratılmış bsuni krizi işte o liyakatli ekipler sayesinde çözdü. Gökayazlardaında içinde olduğu liyatli Büyükşehir ve Meski Mersin halkına 7-24 hizmette...
Halkın suni krizlere aldanmadığıda ortaya çıktı bu son olaylarla. Hani lokantalar, okullar hijyen salgın hastalıklar diye infial yaratan Aliler fazla yağlı yemek yemişlerki kabus görmüşlet demek ki, aslında siyasi entrika o şu bu fırsatta yaralanmacılığı geçin.
Esas konu ne biliyormusunuz aslında? Düzelebilen bir susuzlukta bile nekadar zorlandı insanlar hazır sular, depolar, güneş enerjileri, kısmi verilen sular vs vs vs ile sorunun çözümüne kadar idare edildi. Peki dünyanın hele hele ülkemizin 10 sene sonrası susuzlukla imtihanında ne olucaz? Su artık olmadığı için musluklardan akmazsa? Göller, nehirler kurursa?
Kimi kime şikayet edicez? Bir insan kaç gün susuz yaşar? Ya o günler çok yakınsa?