25 YIL BELEDİYE BAŞKANLIĞI, OĞLUNUN ARSA TİCARETİ! KOCAMAZ, ŞECAAT ARZ EDERKEN SİRKATİNİ Mİ SÖYLEDİ?

Gündem (ÖZ) - Özel | 14.10.2026 - 11:24, Güncelleme: 14.10.2026 - 11:26
 

25 YIL BELEDİYE BAŞKANLIĞI, OĞLUNUN ARSA TİCARETİ! KOCAMAZ, ŞECAAT ARZ EDERKEN SİRKATİNİ Mİ SÖYLEDİ?

Burhanettin Kocamaz’ın Mut Zeytin Festivali sonrası ticari geçmiş ile ile sosyal medya açıklamasındaki bir cümle, tartışmanın merkezine oturuyor: “Oğlum arsa aldı, arsa sattı, yap-sat yaptı.”

Atalarımız boşuna söylememiş: “Şecaat arz ederken merd-i Kıbtî sirkatin söyler!” Yani kişi kendisini överken, farkında olmadan kendi aleyhine yorumlanabilecek bir gerçeği de dile getirebilir. Şimdi gelelim asıl meseleye… Burhanettin Kocamaz, yıllarca belediye başkanlığı yapmış, Tarsus ve Mersin siyasetinde uzun süre görev almış bir isim. Belediyelerin imar planları yaptığı, arsaların değerini etkileyen kararlar aldığı bir sistemde, 25 yıl belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçinin oğlunun arsa alıp satması ve yap-sat işiyle uğraşması sizce etik açıdan sorgulanamaz mı? Elbette herkes ticaret yapabilir. Arsa alabilir, satabilir, inşaat yapabilir. Burada mesele ticaret yapmak değil; kamu gücünü uzun yıllar kullanmış bir siyasetçinin ailesinin gayrimenkul faaliyetlerinin hangi koşullarda gerçekleştiği ve kamu vicdanında nasıl karşılık bulduğudur. Çünkü imar demek, bir şehrin geleceği demektir. Bir arazinin imar durumu, yapılaşma hakkı ve plan değişiklikleri, o arazinin ekonomik değerini doğrudan etkileyebilir. Öyleyse soralım: Arsalar hangi tarihlerde alındı? Alım ve satım işlemleri hangi koşullarda gerçekleşti? Bu arazilerle ilgili imar planlarında veya yapılaşma haklarında değişiklik yapıldı mı? Yapıldıysa hangi kararlarla ve hangi gerekçelerle yapıldı? Bunlar suçlama değil, cevap bekleyen sorulardır. Sayın Kocamaz, 25 yıl belediye başkanlığı yapmış bir ismin ailesinin gayrimenkul ticaretiyle uğraşması kamuoyu tarafından sorgulandığında bundan neden rahatsız olunsun? Ticari faaliyetlerin tamamı mevzuata uygun yürütüldüyse, bunu ortaya koyacak şeffaf bilgiler zaten tartışmayı aydınlatacaktır. Kimseyi belgesiz suçlamıyoruz. Arsa alıp satmak tek başına suç değildir. Ancak yıllarca belediye yönetmiş bir siyasetçinin ailesinin ticari faaliyetleri söz konusu olduğunda, etik tartışmaların yapılması da gazeteciliğin ve kamu denetiminin doğal bir parçasıdır. Bir tarafta belediye başkanlığı, diğer tarafta arsa ticareti… Bu iki alan arasındaki olası çıkar çatışması ihtimali nasıl güvence altına alındı? İşte kamuoyunun bilmek istediği budur. Sayın Kocamaz, siz oğlunuzun arsa alıp sattığını, yap-sat yaptığını anlatmışsınız. Ben de gazeteci olarak soruyorum: 25 yıl belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçinin ailesinin bu faaliyetleri, imar yetkisinin belediyelerde olduğu bir düzende, etik açıdan sorgulanmamalı mı? Şecaat arz ederken merd-i Kıptî sirkatin söyler!
Burhanettin Kocamaz’ın Mut Zeytin Festivali sonrası ticari geçmiş ile ile sosyal medya açıklamasındaki bir cümle, tartışmanın merkezine oturuyor: “Oğlum arsa aldı, arsa sattı, yap-sat yaptı.”

Atalarımız boşuna söylememiş: “Şecaat arz ederken merd-i Kıbtî sirkatin söyler!”

Yani kişi kendisini överken, farkında olmadan kendi aleyhine yorumlanabilecek bir gerçeği de dile getirebilir.

Şimdi gelelim asıl meseleye…

Burhanettin Kocamaz, yıllarca belediye başkanlığı yapmış, Tarsus ve Mersin siyasetinde uzun süre görev almış bir isim. Belediyelerin imar planları yaptığı, arsaların değerini etkileyen kararlar aldığı bir sistemde, 25 yıl belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçinin oğlunun arsa alıp satması ve yap-sat işiyle uğraşması sizce etik açıdan sorgulanamaz mı?

Elbette herkes ticaret yapabilir. Arsa alabilir, satabilir, inşaat yapabilir. Burada mesele ticaret yapmak değil; kamu gücünü uzun yıllar kullanmış bir siyasetçinin ailesinin gayrimenkul faaliyetlerinin hangi koşullarda gerçekleştiği ve kamu vicdanında nasıl karşılık bulduğudur.

Çünkü imar demek, bir şehrin geleceği demektir. Bir arazinin imar durumu, yapılaşma hakkı ve plan değişiklikleri, o arazinin ekonomik değerini doğrudan etkileyebilir.

Öyleyse soralım:

Arsalar hangi tarihlerde alındı? Alım ve satım işlemleri hangi koşullarda gerçekleşti? Bu arazilerle ilgili imar planlarında veya yapılaşma haklarında değişiklik yapıldı mı? Yapıldıysa hangi kararlarla ve hangi gerekçelerle yapıldı?

Bunlar suçlama değil, cevap bekleyen sorulardır.

Sayın Kocamaz, 25 yıl belediye başkanlığı yapmış bir ismin ailesinin gayrimenkul ticaretiyle uğraşması kamuoyu tarafından sorgulandığında bundan neden rahatsız olunsun? Ticari faaliyetlerin tamamı mevzuata uygun yürütüldüyse, bunu ortaya koyacak şeffaf bilgiler zaten tartışmayı aydınlatacaktır.

Kimseyi belgesiz suçlamıyoruz. Arsa alıp satmak tek başına suç değildir. Ancak yıllarca belediye yönetmiş bir siyasetçinin ailesinin ticari faaliyetleri söz konusu olduğunda, etik tartışmaların yapılması da gazeteciliğin ve kamu denetiminin doğal bir parçasıdır.

Bir tarafta belediye başkanlığı, diğer tarafta arsa ticareti… Bu iki alan arasındaki olası çıkar çatışması ihtimali nasıl güvence altına alındı?

İşte kamuoyunun bilmek istediği budur.

Sayın Kocamaz, siz oğlunuzun arsa alıp sattığını, yap-sat yaptığını anlatmışsınız. Ben de gazeteci olarak soruyorum: 25 yıl belediye başkanlığı yapmış bir siyasetçinin ailesinin bu faaliyetleri, imar yetkisinin belediyelerde olduğu bir düzende, etik açıdan sorgulanmamalı mı?

Şecaat arz ederken merd-i Kıptî sirkatin söyler!

Mersin HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.