Sel ve taşkınlar modern köprüleri yıkarken 'Eğri Köprü' ayakta! İşte köprünün gizemi

Gündem (Web Sitesi) - Web Sitesi | 23.05.2026 - 11:19, Güncelleme: 23.05.2026 - 11:19
 

Sel ve taşkınlar modern köprüleri yıkarken 'Eğri Köprü' ayakta! İşte köprünün gizemi

Türkiye'de son yılların en yağışlı dönemi yaşanırken Tokat’ta bazı köprüler taşkın riskine karşı yıkıldı. Yakın dönemde inşa edilen köprüler yıkılırken, Sivas’ta 8 asırdır ayakta kalan Eğri Köprü", günümüz mimarilerine örnek oluyor. İşte köprününün gizemi...

KÖPRÜLER YIKILDI  Yurt genelinde etkili olan bahar yağmurları, birçok noktada sel ve taşkınlara sebep oldu. Şehirler ve ilçelerden geçen akarsularda su seviyesinin yükselmesiyle çeşitli tedbirler alınmaya başladı.  Tokat’ta taşkın riskine karşı 2 köprü kontrollü şekilde yıkıldı. Modern mimari ile inşa edilen köprüler yıkılırken asırlara meydan okuyan taş köprülerin yüzyıllardır ayakta kalması dikkat çekti.  Sivas’ta yer alan ve Türkiye’nin en uzun nehri üzerine inşa edilen Tarihi Eğri Köprü, artan su seviyesine rağmen dimdik ayakta duruyor. Selçuklular döneminde inşa edilen ve uzunluğu 173 metre olan köprü, yıllardır coşkuyla akan ırmak suyuna göğüs geriyor. Ortasındaki eğim ile hırçın Kızılırmak suyunda dalgakıran görevi gören köprüde 18 adet kemer bulunuyor. Köprünün mimarisi ile ilgili bilgiler veren Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, şunları kaydetti:  "Tarihi Eğri Köprü mimari özelliklerinden anlaşılacağı üzere Selçuklular döneminde inşa edildiği düşünülmektedir. Eğri Köprü ile ilgili her hangi bir kitabe bulunamadığı için kesin bir tarihlendirme yapılmıyor ancak yapının geçirdiği restorasyonlara ait bir takım kitabeler bulunmakta.Bu kitabelerde tarihi köprünün restorasyon aşamalarında detaylarını bilme imkanı sunuyor. "V" ŞEKLİNDE TASARLANDI  Tarihi Eğri Köprü kesme taştan inşa edilmiş, 18 kemerli bir köprüdür. Yaklaşık olarak 173 metre uzunluğunda, 4.6 metre genişliğindedir. Klasik bir Selçuklu köprüsü diyebiliriz. Ancak Eğri Köprü’yü diğer Selçuklu köprülerinden ayıran en önemli özelliği isminden de anlaşılacağı üzere ters ‘v’ şeklinde tasarlanmasıdır. Bu konuyla ilgili çok farklı görüşler olmakla birlikte kabul göreni, yoğun bir şekilde akan Kızılırmak’ın akış hızını kesmek için köprünün böyle eğri bir biçimde tasarlanarak suyun baskı kuvvetini kırmak yönünde bir mimari tasarım olduğu düşünülüyor. Özellikle son yıllarda artan yağışlar ve eriyen karlarla birlikte Kızılırmak yatağında ciddi anlamda bir sel ve taşkın riskinin oluşma ihtimaline karşı, muhtemelen ustalarında bu taşkın ve selden köprünün etkilenmemesi, yıkılmaması amacıyla köprünün böyle bir eğimle inşa edildiğini düşünüyoruz. Özellikle son yıllarda ülkemizde artan yağışlarla birlikte oluşan sel ve taşkınların ciddi maddi hasarlara, can kayıplarına neden olduğunu bilmekteyiz. Dönemin mimarları da bu gibi durumları göz önünde bulundurarak mimari tasarımlarda oluşabilecek bu tür sorunlara karşı kendi içerisinde mimari çözümler üretmiştir. Bunun en büyün örneğinin de Tarihi Eğri Köprü’de görmekteyiz." Modern mimarilerin daha sağlam ve dayanıklı olmasının beklendiğini söyleyen Budaktaş,k konuşmasını şöyle tamamladı:  "Günümüzde sel ve taşkınlardan dolayı modern inşa teknikleriyle inşa edilen köprülerin daha sağlam daha dayanıklı olmasını bekliyoruz. Ancak Türkiye genelinde gördüğümüz üzere tarihi eser olarak değerlendirdiğimiz köprülerin çok daha sağlıklı, sağlam bir şekilde ayakta durduğunu görüyoruz. Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen günümüze sağlam bir şekilde ulaştığını görebiliyoruz. Bunun temel sebebi Eğri Köprü’nün mimari tasarımının çok sağlam ve sağlıklı bir şekilde yapılmış olması. YÜZYILLARDIR AYAKTA  Sel ve taşkınların önlenmesi için böyle bir mimari çözüm üretilirken aynı zamanda malzeme ve işçilikte çok önemli. 18 kemerden oluşan bu tarihi köprü çok sağlam ayaklar üzerinde oturmaktadır. Ayaklar ırmağa sağlam yerleştirildiği için suyun itki kuvvetini mümkün olduğu kadar kıracak şekilde tasarlanmıştır. Yapılan kemerli tasarımında bu itki kuvvetini kırması noktasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. İnşa sürecinde kullanılan kesme taşlarda çok sağlam bir şekilde yerleştiriliyor. Günümüz köprüleri inşa edilirken aslında sadece köprü olarak bakmamak gerekiyor, inşa faaliyetleri özellikle temel anlamında çok sağlam zeminlere oturmadığı için bugün maalesef bu faciaları yaşayabiliyoruz. Çünkü binaları ya da tarihi eserleri ayakta tutan şey temeldir, temel ne kadar sağlam olursa yapı o kadar sağlıklı olur. Eğri köprüde 18 kemerin oturmuş olduğu ayaklar çok kalın kütleler halinde inşa edilmiş ve köprünün ırmak içerisine yüz yıllarca sağlam bir şekilde oturmasını sağlamıştır."  
Türkiye'de son yılların en yağışlı dönemi yaşanırken Tokat’ta bazı köprüler taşkın riskine karşı yıkıldı. Yakın dönemde inşa edilen köprüler yıkılırken, Sivas’ta 8 asırdır ayakta kalan Eğri Köprü", günümüz mimarilerine örnek oluyor. İşte köprününün gizemi...

KÖPRÜLER YIKILDI 

Yurt genelinde etkili olan bahar yağmurları, birçok noktada sel ve taşkınlara sebep oldu.

Şehirler ve ilçelerden geçen akarsularda su seviyesinin yükselmesiyle çeşitli tedbirler alınmaya başladı. 

Tokat’ta taşkın riskine karşı 2 köprü kontrollü şekilde yıkıldı.

Modern mimari ile inşa edilen köprüler yıkılırken asırlara meydan okuyan taş köprülerin yüzyıllardır ayakta kalması dikkat çekti. 

Sivas’ta yer alan ve Türkiye’nin en uzun nehri üzerine inşa edilen Tarihi Eğri Köprü, artan su seviyesine rağmen dimdik ayakta duruyor.

Selçuklular döneminde inşa edilen ve uzunluğu 173 metre olan köprü, yıllardır coşkuyla akan ırmak suyuna göğüs geriyor.

Ortasındaki eğim ile hırçın Kızılırmak suyunda dalgakıran görevi gören köprüde 18 adet kemer bulunuyor.

Köprünün mimarisi ile ilgili bilgiler veren Sanat Tarihçisi Yunus Budaktaş, şunları kaydetti: 

"Tarihi Eğri Köprü mimari özelliklerinden anlaşılacağı üzere Selçuklular döneminde inşa edildiği düşünülmektedir.

Eğri Köprü ile ilgili her hangi bir kitabe bulunamadığı için kesin bir tarihlendirme yapılmıyor ancak yapının geçirdiği restorasyonlara ait bir takım kitabeler bulunmakta.Bu kitabelerde tarihi köprünün restorasyon aşamalarında detaylarını bilme imkanı sunuyor.

"V" ŞEKLİNDE TASARLANDI 

Tarihi Eğri Köprü kesme taştan inşa edilmiş, 18 kemerli bir köprüdür.

Yaklaşık olarak 173 metre uzunluğunda, 4.6 metre genişliğindedir. Klasik bir Selçuklu köprüsü diyebiliriz.

Ancak Eğri Köprü’yü diğer Selçuklu köprülerinden ayıran en önemli özelliği isminden de anlaşılacağı üzere ters ‘v’ şeklinde tasarlanmasıdır.

Bu konuyla ilgili çok farklı görüşler olmakla birlikte kabul göreni, yoğun bir şekilde akan Kızılırmak’ın akış hızını kesmek için köprünün böyle eğri bir biçimde tasarlanarak suyun baskı kuvvetini kırmak yönünde bir mimari tasarım olduğu düşünülüyor.

Özellikle son yıllarda artan yağışlar ve eriyen karlarla birlikte Kızılırmak yatağında ciddi anlamda bir sel ve taşkın riskinin oluşma ihtimaline karşı, muhtemelen ustalarında bu taşkın ve selden köprünün etkilenmemesi, yıkılmaması amacıyla köprünün böyle bir eğimle inşa edildiğini düşünüyoruz.

Özellikle son yıllarda ülkemizde artan yağışlarla birlikte oluşan sel ve taşkınların ciddi maddi hasarlara, can kayıplarına neden olduğunu bilmekteyiz.

Dönemin mimarları da bu gibi durumları göz önünde bulundurarak mimari tasarımlarda oluşabilecek bu tür sorunlara karşı kendi içerisinde mimari çözümler üretmiştir. Bunun en büyün örneğinin de Tarihi Eğri Köprü’de görmekteyiz."

Modern mimarilerin daha sağlam ve dayanıklı olmasının beklendiğini söyleyen Budaktaş,k konuşmasını şöyle tamamladı: 

"Günümüzde sel ve taşkınlardan dolayı modern inşa teknikleriyle inşa edilen köprülerin daha sağlam daha dayanıklı olmasını bekliyoruz.

Ancak Türkiye genelinde gördüğümüz üzere tarihi eser olarak değerlendirdiğimiz köprülerin çok daha sağlıklı, sağlam bir şekilde ayakta durduğunu görüyoruz.

Aradan yüzyıllar geçmesine rağmen günümüze sağlam bir şekilde ulaştığını görebiliyoruz. Bunun temel sebebi Eğri Köprü’nün mimari tasarımının çok sağlam ve sağlıklı bir şekilde yapılmış olması.

YÜZYILLARDIR AYAKTA 

Sel ve taşkınların önlenmesi için böyle bir mimari çözüm üretilirken aynı zamanda malzeme ve işçilikte çok önemli.

18 kemerden oluşan bu tarihi köprü çok sağlam ayaklar üzerinde oturmaktadır.

Ayaklar ırmağa sağlam yerleştirildiği için suyun itki kuvvetini mümkün olduğu kadar kıracak şekilde tasarlanmıştır.

Yapılan kemerli tasarımında bu itki kuvvetini kırması noktasında etkili olduğunu söyleyebiliriz. İnşa sürecinde kullanılan kesme taşlarda çok sağlam bir şekilde yerleştiriliyor.

Günümüz köprüleri inşa edilirken aslında sadece köprü olarak bakmamak gerekiyor, inşa faaliyetleri özellikle temel anlamında çok sağlam zeminlere oturmadığı için bugün maalesef bu faciaları yaşayabiliyoruz.

Çünkü binaları ya da tarihi eserleri ayakta tutan şey temeldir, temel ne kadar sağlam olursa yapı o kadar sağlıklı olur. Eğri köprüde 18 kemerin oturmuş olduğu ayaklar çok kalın kütleler halinde inşa edilmiş ve köprünün ırmak içerisine yüz yıllarca sağlam bir şekilde oturmasını sağlamıştır."

 

Tokat HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.