Son aylarda Ak Parti'de ciddi bir değişim olacağına dair kanaatimi kamuoyuyla detaylı bir şekilde paylaştım. İl ve ilçe kongreleri ile koltuklarını sağlama aldıklarını düşünenler için geri sayım başladı. Ben Demiştim; ama siz alay etmiştiniz. Bekleyelim, görelim!
Geliyor Gelmekte Olan
AK Parti'nin seçimlerde elde ettiği başarısızlık, partide köklü bir değişimin olması gerektiğine dair kanaati güçlendirdi. Elbette ki bu başarısızlık, partililerin halktan uzaklaşması, lüks bir hayat sürmeleri ve halkı tepeden görmeleriyle yakından ilgiliydi. Bizim millet, kendisine tepeden bakanı ayaklar altına almayı gayet iyi bilir. Seçim sonuçları da bunun ispatıdır.
Ne var ki son seçimlerde “biz mesajımızı ve dersimizi aldık” gibisinden davranan Ak Partili yetkililer, kongreler sonucunda eski konumlarını muhafaza ettiler ve yaşantılarını aynı şekilde sürdürdüler. Tabi ki sahip oldukları kazanımlardan vaz geçmediler. Siz partiye gönül bağıyla mı, mide bağıyla mı bağlıydınız? Cevabı açık. Neyse.
Ak Parti tabanı bu durumdan ziyadesiyle rahatsızdı. Parti teşkilatı sahaya çıktığında halktan inanılmaz bir tepki gördü. Parti yetkilileri ise hiçbir şey olmamış gibi lüks araçlar ve gösterişli programlarla halkın arasına karışmayı sürdürdü.
Recep Tayyip Erdoğan faktörü olmasaydı, Ak Parti, barajı dahi geçemezdi. Nitekim bu parti, “oy verilmeyecek partiler” listesinde anılmaya başlandı.
Gözler Reiste
AK Parti için “bu partiye oy verilmez, reisin hatırı olmazsa” diyen yüzbinlerce insan var. Hakikaten öyle. Nice konuşmasında partideki çarpıklığa dikkat çeken reis, ince mesajlar veriyordu. Sanırım, “aklınızı başınıza alın” mahiyetindeki ifadeler bir uyarı niteliğinde idi.
Fakat partiyi kendi çiftliği olarak gören isimler bu uyarıyı dikkate almak yerine göz ardı etti. Yüzsüzlüğe bak!
Sahip olduğu makamı servet edinmek için bir araç olarak gören nice isim milyoner oldu. Sosyal medya hesapları ve trolleriyle “halkın adamı” imajını oluşturmaya çalıştılar.
Oysa kendi ailelerinden bile oy almakta zorlanan ve halktan uzak duran bu şahıslar, nasıl halkın adamı olabilirdi ki? Halk zorlukla boğuşurken onlar akçeli işlere girişiyorlardı.
Tüm bu olanlar Ak Parti içerisinde yankılanıyordu. Sayın cumhurbaşkanımız olanları işitiyordu. Soğukkanlılıkla hareket etti. Teşkilata ve partililere defaatle uyarılarda bulundu. Onca müspet uyarıya rağmen, eski tas eski hamam, cinsinden bir manzaraya şahit olduk.
Hassas süreçten geçtiğimiz için siyaseten bir hadise vukuu bulmaması ve muhalefete siyasi bir malzeme verilmemesi adına dikkat edildi. Artık, mızrak çuvala sığmıyor. Reis neşter vurmak için gün sayıyor. Yapılacaklar belli.
Ne Olur? Ne Zaman Olur?
Kulislerde yakın dönemde birçok konuda olumlu bazı gelişmeler olacağı söyleniyor. Elbette ki son söz sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’da. Bu konuda kesin bir bilgi ve tarih verebilmek pek zor olsa da sürecin hassasiyeti ve gelişmeler, kapsamlı bir değişimin ne zaman olacağı konusunda bazı ipuçları veriyor.
Memleketin kucaklaşmaya ve barışa ihtiyacı var. Sembolik bir anlam ifade etmesi babında 21 Eylül'den itibaren olumlu gelişmeler olabilir. Yani sonbaharda.
Fakat bu yeni dönemin eski kadrolarla karşılanması ve desteklenmesi mümkün değil! Artık, halkın bağrından çıkan ve cumhurun temsilini layıkıyla icra eden bir kadroyla yola devam edilecektir.
MKYK‘da bir değişim olmayacaktır; ancak parti merkez teşkilatında bazı değişiklikler olacaktır. Kapsamlı değişiklik il ve ilçe teşkilatında yaşanacak.
Bu konuda Ak Parti Mersin teşkilatı da nasibini alacak mıdır? Alacak. Net söylüyorum. Kulislerde ciddi bir rahatsızlık var. İsim ve makam vermek istemiyorum; ancak ilçe, il teşkilatları ile milletvekillerinin iletişimi özelinde genel merkezde bir rahatsızlık var. Dillendirmek istemiyorum; ama ciddi bir tartışma var.
Partililerin attıkları tweetler, yapılan imalı paylaşımlar ve takınılan tutumlar not edilmiyor mu sandınız? Nasıl olsa “teşkilat beni seçti’ diye koltuğa yayılanlar, değişim rüzgârına kapılınca, meseleyi anlarlar.
Bir sonraki seçime kadar Mersin'de köklü bir değişimin yaşanacağı kanaatindeyim; mevcut milletvekilleri içerisinde bir daha aday olamayacaklar var.
Mesela yeni dönemde ırkçı tutumuyla bilinen isimler katiyetle partide yer alamayacak. Ak Parti'nin ilçe belediye başkanlıklarını kaybettiği bölgelerde değişim kaçınılmaz. Kanaat bu yönde.
“Vay efendim beni teşkilat seçti” şeklinde bir savunma içerisinde olabilirsiniz. Ama adama sorarlar “seni teşkilat seçti; ama sen bu belediye seçimlerini neden kaybettin?”
Kendi teşkilatına ve bulunduğu ilçedeki seçimin gidişatına etki edemeyen, iradesiz insanlar elbette ki partiden uzaklaştırılacak.
İki merkez ilçede değişimin yapılacağını bizzat işittim. Öte yandan diğer ilçe başkanlarından en az üç isim daha gidici.
Buraya bir not düşelim, Tarsus Ak Parti teşkilatı genel merkezde “en güvenilir kadro” olarak biliniyor ve göz dolduruyor…
Mersin il başkanlığı konusunda benim bir duyumum yok; üstelik mevcut başkan Adem Aldemir’in güven tazelediği ve yeni dönemde canhıraş bir çalışma içerisinde olacağı kanaati genel merkezde mevcut.
Değişimin memleketimiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyorum.