Mevcut rektörün süresinin tamamlanmasına 6 ay kadar kısa bir süre kala Mersin Üniversitesi rektör adayları kulis faaliyetlerine başladılar.
Fakat bir sorun var. Adayların hiçbiri görünür olarak, açıktan adaylıklarını ve adaylık çalışmalarını açık etmek istemiyorlar. “Kafasını kaldıranın kafasına vuruyorlar” diyor bir aday. Bu nedenle isimlerinin geçmemesini özellikle rica ediyorlar.
Buna rağmen bize ulaşan veya ulaştırılan bilgilerden kulislerin hareketlendiği belli oluyor. Gazetemize ulaşan kulis bilgileri gün geçtikçe artıyor. Daha önceki dönemde de başvuru yapan adaylar yanında yeni isimler de muhtemel adaylar listesinde yer alıyor. Öyle görünüyor ki bu dönemde başvuru sayısı önceki dönemden fazla olacak!
Mevcut rektör Prof. Dr. Erol Yaşar ikinci dönemde de atanmak için çok yönlü bir çalışma yapıyor. Bir yandan gazetelere reklam amaçlı yazılar yazdırırken diğer yandan kendini ziyaret eden herkesi memnuniyetle kabul ediyor. Kabul ve ziyaretler çok yoğunlaştı bugünlerde.
Rektör Erol Yaşar da Mersin siyasetçilerine özendi herhalde ki her adımını görünür yapmak için sosyal medyaya ağırlık vermeye başladı. Görünür olmak, görünmek yeterli oluyor herhalde. İş, icraat, eylem olmasa da olur.
PR amaçlı olarak yeni açılışlar yanında önemli devlet adamlarını davet ederek konferans düzenlemeyi bile ihmal etmiyor. Yargı mensupları, yerel siyasiler, kamu görevlileri ile ilişkilerini yoğunlaştırırken adeta bir siyasi seçime hazırlanır gibi… Kendisi için “Erol Hoca zaten akademik değil bir siyasi kişilik“ diyor bir başka aday. Yerel siyasetçilerin kendileri veya yakınları için kadro tahsisi sözü verdiği iddiaları da yayılıyor.
Rektör Erol Yaşar’ın İsrail merkezli 1xHub adlı teknoloji şirketiyle olan ticari ve proje ortaklıkları olan Etisan Holding ile yaptığı anlaşma adayların çoğu tarafından eleştiriliyor.
Etisan Proje ve Yapı Kredi bankası ile “ödeme ve geçiş sistemleri” ile ilgili bir proje üzerine 29 Temmuz’da iş birliği imzalayan rektör Prof. Dr. Erol Yaşar’ın tekrar atanmasının önündeki en büyük engel olduğu yorumu yapılırken Etisan Proje ve Yapı Kredi bankası ortaklığı nedeniyle üniversite personelinin maaş işlemlerinin de yine çok düşük bir promosyonla Yapı Kredi bankasına verileceği iddiası da mevcut rektöre yönelik eleştirilerden bir diğeri.
Mersin Üniversitesi Camisinin orijinal mimarisinin değiştirilmesi, aynı caminin birçok kez açılışının yapılması kutsal değerlerin istismarı olarak değerlendirilirken diğer adayların özellikle din istismarının sona erdirilmesi gereği üzerinde durmaları bir başka ilginç eleştiri konusu olarak görünmektedir.
Kulis bilgileri geldikçe mevcut rektöre yönelik eleştirileri yazmaya devam edeceğiz. Yüksek lisans ve doktora eğitimi sürecinden başlayan şaibelerle ilgili eleştiriler de var. Çok eleştiri var…
Rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet İsmail Yağcı ve Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk’ün adaylık çalışmaları ile ilgili bilgi geliyor.
Bilgisayar Mühendisliği Bölümünden “Bilgi İşlem Daire Başkanı Prof. Dr. Erdinç Avaroğlu gizli aday” diyenler var.
Mühendislik Fakültesinden Prof. Dr. Mustafa Taşkın yanında rektör yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Çağrı Çetin ve sendika yetkilisi olan Prof. Dr. Hakan Alptürker’in desteğini alan Eğitim Bilimleri Enstitüsü müdürü Prof. Dr. Hakan Akdağ’ın adaylığının kesin olduğu iddia ediliyor.
Prof. Dr. Hakan Akdağ’ın “Neden açıktan adaylığını ilan etmiyorsun” sorusuna “kafasını kaldıranın kafasına vuruyorlar” diyerek mevcut yönetimin muhtemel adaylar üzerindeki baskısını ifade ettiği yorumları yapılıyor.
“Doç. Dr. Buğra Sarı’ya yakın Tıp Fakültesinden birisi de aday” diyorlar.
Mevcut Eğitim Fakültesi dekanı Prof. Dr. Mutlu Nisa Ünaldı Coral yerine Prof. Dr. Tuğba Yanpar’ı dekan yapmak isteyen rektörün sözünde durmadığı, bu nedenle aynı zamanda rektör danışmanı olan Yanpar’ın aday olma olasılığının arttığı bilgisi de var.
Eğitim fakültesinde muhtemel aday olarak adı geçen Prof. Dr. Lütfi Üredi’nin soruşturmalardan dolayı kafasını kaldıramadığı, daha fazla soruşturma açılmasından çekindiği için adaylığını açıklamadığı iddia ediliyor.
Spor Bilimleri Fakültesi eski dekanı Prof. Dr. Yunus Yıldırım’ın rektör Erol Yaşar ile yaşadığı sorunlardan dolayı rektör adayı olmasının kesinleştiği bilgisi var.
Tıp Fakültesinden bir önceki rektör Prof. Dr. Ahmet Çamsarı’ya yakın Prof. Dr. İsmail Türkay Özcan ismi de muhtemel adaylar içinde geçiyor.
Farklı ortamlarda mevcut rektörün beceriksizliğinden bahseden, fakat “Erol Hocanın suyuna gittiğini” ifade eden Prof. Dr. Ayla Özer adı da geçiyor.
Mühendislik Fakültesi eski dekanı Prof. Dr. Emre Akın da adı geçen adaylar içinde.
Bir dönem Selçuk Üniversitesinde çalışırken FETÖ iltisaklı olması nedeniyle açığa alınan, önceki dönemde de aday olan Prof. Dr. İsmail Şanlıoğlu’nun bile adı geçiyor.
Toros Akademi sözcüsü olarak Terörsüz Türkiye hedefine yönelik destek bildirisini okuyan Prof. Dr. Murat Yakar’ın, o tarihten beri hakkında açılan soruşturmalar, verilen cezalar ve lehine sonuçlanan mahkeme kararlarını da içine alan bir basın toplantısı ile adaylığını açıklayacağı yönünde bilgi var.
Prof. Dr. Hakan Aslan, Prof. Dr. Oktay Aydoğdu, Prof. Dr. Cemal Altan, Prof. Dr. Duygu Vefikoğlu Yılmaz, …
Dışarıdan adaylık için adı geçenler de var: Prof. Dr. Yusuf Ceylan mesela.
Bu arada “yeni rektör Karadenizli olsun” diyenler de varmış!
Kim olursa olsun kendi çıkarını, siyasi kariyerini önceleyen değil, Mersin’i ve Mersin Üniversitesini düşünen, liyakati esas alan, devlet ve milletin değerlerine hassasiyet gösteren akademik vizyonlu, ufuk sahibi, vicdanlı birisi olsun!
Mersin için hayırlısı olsun!