Bugün Türkiye Belediyeler Birliği başkanlık seçiminde ortaya çıkan tablo, sadece yerel yönetimlerin değil, CHP’nin geleceğine dair tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Bu noktada Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in adı, artık sadece bir şehir yöneticisi olarak değil, potansiyel bir “ülke siyaset aktörü” olarak daha yüksek sesle konuşulmaya başlandı.
Vahap Seçer için söylenmesi gereken en temel gerçek şu: O, siyasetini gürültüyle değil, sonuçla yapan bir isim. Mersin’de kurduğu yönetim düzeni, seçim başarısını kalıcı hale getirmesi ve krizsiz bir belediye profili oluşturması, onu CHP içinde farklı bir yere taşıyor. Bugün gelinen noktada Seçer, yalnızca bir belediye başkanı değil, aynı zamanda “yönetme kapasitesi test edilmiş bir siyasetçi” olarak öne çıkıyor.
Bu çerçevede bakıldığında, bazı isimlerle yapılan karşılaştırmalar da kaçınılmaz hale geliyor. CHP’nin mevcut Genel Başkanı Özgür Özel ve İstanbul Büyükşehir eski Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, partinin ulusal siyaset sahnesinde en görünür figürleri olarak kabul ediliyor. Ancak siyaset sadece görünürlükten ibaret değil; yönetme kabiliyeti, sahada karşılık bulma gücü ve yerel başarıyı sürdürülebilir kılma becerisi de en az o kadar belirleyici.
İşte tam bu noktada Vahap Seçer’in farkı ortaya çıkıyor. O, tartışmaların merkezinde değil; işin, hizmetin ve sonuç üretmenin merkezinde duran bir siyaset tarzını temsil ediyor. Bu yönüyle değerlendirildiğinde, bazılarına göre “sessiz güç”, bazılarına göre ise “gizli liderlik potansiyeli” olarak görülüyor.
Elbette CHP’de genel başkanlık gibi bir pozisyon; sadece başarıyla değil, parti içi dengeler, örgüt yapısı ve ulusal siyasi dalgalarla şekillenen çok katmanlı bir süreçtir. Ancak siyaset tarihine bakıldığında, çoğu büyük değişimin de önce “imkânsız” denilen fikirlerle başladığı görülür.
Bugün dile getirilen şu soru bu yüzden anlamlıdır: “Vahap Seçer neden CHP Genel Başkanı olmasın?”
Bu bir iddia değil, bir tartışmadır. Ama tartışmanın kendisi bile Seçer’in siyasi ağırlığının artık yerel sınırları aştığını göstermeye yeterlidir. Siyasette bazen en güçlü çıkışlar, en çok konuşulanlar değil; en çok sonuç üretenlerden gelir.
Ve belki de bu yüzden, gelecekte CHP’nin yeni bir sayfa açması gerektiğinde, o sayfanın başlığında Vahap Seçer ismini görmek hiç de uzak bir ihtimal olmayacaktır.