Zeynel BOĞAN
Köşe Yazarı
Zeynel BOĞAN
 

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP

Türkiye siyasetinde bazı gerçekler vardır ki anketlerle, sosyal medya rüzgârlarıyla ya da dönemsel siyasi krizlerle kolay kolay değişmez. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yıllardır koruduğu kemik oy yapısı da bunların başında geliyor. Bugün kim ne söylerse söylesin, hangi araştırma şirketi hangi oranı açıklarsa açıklasın CHP’nin sosyolojik tabanı belirli bir siyasi refleksle hareket ediyor. Bu refleks; liderden bağımsız, dönemsel tartışmalardan bağımsız ve hatta adaylardan bağımsız şekilde sandıkta kendisini gösteriyor. Yıllardır yapılan saha gözlemleri ve seçmen davranış analizleri şunu net biçimde ortaya koyuyor: CHP seçmeninin önemli bir bölümü için parti yalnızca bir siyasi tercih değil, aynı zamanda bir kimlik meselesidir. İşte bu yüzden seçim günü geldiğinde, sandık başında 6 okun dışında başka bir pusulaya mühür vurmak birçok CHP gönüllüsü açısından neredeyse imkânsız hale geliyor. Bugün siyasi gündem CHP içerisindeki liderlik tartışmaları üzerinden şekilleniyor. Kimi çevreler yeni mağduriyet hikâyeleri oluşturarak yeni siyasi oluşumların zeminini hazırlamaya çalışıyor. Özellikle Ekrem İmamoğlu ekseninde konuşulan yeni parti iddiaları, kamuoyunda ciddi bir tartışma başlığına dönüşmüş durumda. Ancak Türkiye siyasetini yalnızca gündelik popülerlik üzerinden okumaya çalışanlar, CHP’nin sosyolojik gerçekliğini gözden kaçırıyor. Çünkü CHP seçmeni çoğu zaman kişilere değil, doğrudan parti kimliğine bağlı hareket ediyor. Bugün yeni bir parti kurulsa, farklı isimler ortaya çıksa, hatta geçici bir rüzgâr oluşsa bile bunun kalıcı bir kopuş üretmesi kolay görünmüyor. Türkiye’de merkez sol seçmenin önemli bir bölümü için CHP hâlâ “ana adres” olma özelliğini koruyor. Bu nedenle bugün yaşanan tartışmaların birkaç ay sonra çok farklı bir noktaya evrilmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Siyasette hafıza kısa olabilir ama sosyolojik gerçekler kolay değişmez. Bugün tartışılan ayrışmaların, yarın yeniden CHP çatısı altında toparlanma ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Önümüzdeki süreçte yapılacak kamuoyu araştırmalarında, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden aktif bir siyasi figür olarak öne çıkması halinde CHP’nin yeniden iktidarın en güçlü alternatifi olarak gösterilmesi sürpriz olmayacaktır. Çünkü Türkiye’de seçmen davranışı sadece gündemin sıcaklığıyla değil, yıllardır oluşmuş aidiyet duygusuyla şekilleniyor. Ekrem İmamoğlu’nun ileride nasıl bir siyasi yol izleyeceği, hangi isim altında nasıl bir hareket başlatacağı elbette ayrı bir tartışma konusu olabilir. Ancak hangi isimle, hangi sloganla, hangi kadroyla yola çıkılırsa çıkılsın CHP’nin köklü sosyolojik yapısından ciddi bir kopuş yaratmanın sanıldığı kadar kolay olmadığı da ortadadır. Siyasette bazen en büyük güç; görünmeyen, ölçülmesi zor ama seçim günü sandıkta ortaya çıkan sadakattir. CHP’nin yıllardır koruduğu en önemli siyasi sermaye de tam olarak budur.
Ekleme Tarihi: 25 Mayıs 2026 -Pazartesi

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP

Türkiye siyasetinde bazı gerçekler vardır ki anketlerle, sosyal medya rüzgârlarıyla ya da dönemsel siyasi krizlerle kolay kolay değişmez. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yıllardır koruduğu kemik oy yapısı da bunların başında geliyor. Bugün kim ne söylerse söylesin, hangi araştırma şirketi hangi oranı açıklarsa açıklasın CHP’nin sosyolojik tabanı belirli bir siyasi refleksle hareket ediyor. Bu refleks; liderden bağımsız, dönemsel tartışmalardan bağımsız ve hatta adaylardan bağımsız şekilde sandıkta kendisini gösteriyor.

Yıllardır yapılan saha gözlemleri ve seçmen davranış analizleri şunu net biçimde ortaya koyuyor: CHP seçmeninin önemli bir bölümü için parti yalnızca bir siyasi tercih değil, aynı zamanda bir kimlik meselesidir. İşte bu yüzden seçim günü geldiğinde, sandık başında 6 okun dışında başka bir pusulaya mühür vurmak birçok CHP gönüllüsü açısından neredeyse imkânsız hale geliyor.

Bugün siyasi gündem CHP içerisindeki liderlik tartışmaları üzerinden şekilleniyor. Kimi çevreler yeni mağduriyet hikâyeleri oluşturarak yeni siyasi oluşumların zeminini hazırlamaya çalışıyor. Özellikle Ekrem İmamoğlu ekseninde konuşulan yeni parti iddiaları, kamuoyunda ciddi bir tartışma başlığına dönüşmüş durumda. Ancak Türkiye siyasetini yalnızca gündelik popülerlik üzerinden okumaya çalışanlar, CHP’nin sosyolojik gerçekliğini gözden kaçırıyor.

Çünkü CHP seçmeni çoğu zaman kişilere değil, doğrudan parti kimliğine bağlı hareket ediyor. Bugün yeni bir parti kurulsa, farklı isimler ortaya çıksa, hatta geçici bir rüzgâr oluşsa bile bunun kalıcı bir kopuş üretmesi kolay görünmüyor. Türkiye’de merkez sol seçmenin önemli bir bölümü için CHP hâlâ “ana adres” olma özelliğini koruyor.

Bu nedenle bugün yaşanan tartışmaların birkaç ay sonra çok farklı bir noktaya evrilmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Siyasette hafıza kısa olabilir ama sosyolojik gerçekler kolay değişmez. Bugün tartışılan ayrışmaların, yarın yeniden CHP çatısı altında toparlanma ihtimali oldukça yüksek görünüyor.

Önümüzdeki süreçte yapılacak kamuoyu araştırmalarında, özellikle Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden aktif bir siyasi figür olarak öne çıkması halinde CHP’nin yeniden iktidarın en güçlü alternatifi olarak gösterilmesi sürpriz olmayacaktır. Çünkü Türkiye’de seçmen davranışı sadece gündemin sıcaklığıyla değil, yıllardır oluşmuş aidiyet duygusuyla şekilleniyor.

Ekrem İmamoğlu’nun ileride nasıl bir siyasi yol izleyeceği, hangi isim altında nasıl bir hareket başlatacağı elbette ayrı bir tartışma konusu olabilir. Ancak hangi isimle, hangi sloganla, hangi kadroyla yola çıkılırsa çıkılsın CHP’nin köklü sosyolojik yapısından ciddi bir kopuş yaratmanın sanıldığı kadar kolay olmadığı da ortadadır.

Siyasette bazen en büyük güç; görünmeyen, ölçülmesi zor ama seçim günü sandıkta ortaya çıkan sadakattir. CHP’nin yıllardır koruduğu en önemli siyasi sermaye de tam olarak budur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.