Zeynel BOĞAN
Köşe Yazarı
Zeynel BOĞAN
 

Bak Sen Şu Rektörün Yaptığına!

Rektörler, tabiri caizse üniversitelerin amiralleridir; fakat sahipleri olamazlar! Olmamalılar! Ne ilginçtir ki Mersin Üniversitesi’nin rektörü, üniversiteyi, sahip olduğu bir şirket gibi kullanmaktan geri durmuyor. Onu, bu eyleme sürükleyen etken ne olsa gerek? Rektör Bey daha yüksek mevkide bir görev alabilmenin yahut “en azından” bulunduğu konumu muhafaza etmenin derdinde. MAKAMLAR GİDİCİDİR! Rektör Bey, üniversiteye atandığından beri ne gibi bir başarı elde etti diye soracak olursanız, size uzun uzadıya bir izahatte bulunmam. Çünkü ortaya elle tutulur başarı yok. Bundan sonraki ifadeler, bana ait tespitler değildir. Açıkçası rektör Bey, Mersin'e ve akademi camiasına tozpembe bir tablo sunma gayretinde olsa da hakikat, acı gerçeği ortaya koyuyor. Rektörün, artık hayal dünyasından çıkması ve olgularla yüzleşmesi elzem halini aldı. “En kötü ihtimal, bu görevde kalırım" diye iç geçiren rektör Bey, bilimsel araştırmalar sonucunda kamuoyuna sunulan bilgilerle yüzleşmek yerine, medya aracılığıyla “mükemmel yönetici" algısında ısrar ediyor. Yok, kardeşim. Sen Mükemmel bir yönetici değilsin. İyi de değilsin. İyi olarak tanımlanabilmen için, iyi yöneticilerin icraatlarına uygun işler yapman gerekir. Yaptın mı? Sana göre evet; ama uluslararası kuruluşlar seni doğrulamıyor. Yoksa, dünyada otorite olarak kabul edilen kuruluşların senin aleyhine manipülasyon yaptığını mı düşünüyorsun? Rektör Bey, seni öveni sevebilirsin; fakat eleştirilere katlanman gerekiyor. Rektörlük döneminde memleketin bilim havzasına, üniversitemize ve kentimize ne gibi bir faydan oldu? BİZ GÜNDEM EDİNCE ETEKLERİNİZ TUTUŞUYOR Uzun zamandır Mersin Üniversitesi'nin akademik alandaki girişimlerini ve faaliyetlerini takip ediyorum. Hem eğitime olan merakımdan hem de üniversitemizin bulunduğu durumdan dolayı… Son yıllarda üniversitemiz ciddi bir başarı göstermek şöyle dursun, mevcut başarı sırasını dahi muhafaza edemiyor. Kan kaybediyor. Ben bu sorunun üniversiteden ve üniversitedeki akademik camiadan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Köklü geçmişi ve akademik potansiyeli olan bir kamu kurumundan bahsediyoruz. Daha önce nice başarılara imza atan bu kurumumuz, bugün sadece ve sadece iyi idare edilmediği için ulusal ve uluslararası raporlarda “başarısız" olarak yer alıyor. Hiç mi bu raporlar dikkate alınmaz? Ya da bu raporların ciddiye alınmaları için Erol Bey yönetimindeki Mersin Üniversitesi'nin 1. olarak gösterilmesi gerekiyor. İyi reklam olur değil mi sayın rektörüm? Böyle bir durumda basın kuruluşlarına özel haber yaptırma gereği ve telaşı hissetmezsiniz. Buna ihtiyacınız kalmaz. Belki de üniversitenin içler acısı halini biliyorsunuz; fakat zahiri kurtarma adına basın kuruluşlarının kapısını çalıyorsunuz. Sâhi, Erol Bey, Mersin Üniversitesi ile ilgili haberlerimizden sonra bazı basın kuruluşlarında sizinle ilgili övücü nitelikte haberlerin çıkması tesadüf olabilir mi? Kamuoyuna yönelik bu haberlerde sizi ve üniversiteyi zirvelere taşıyan sûni cümleleri görmek gözlerimizi yaşatıyor(!) Rektör Bey, gazetelere haber yazdırarak Mersin Üniversitesi’nin akademik alandaki gücünü ve bilimsellik indeksini yükseltmiş mi oluyorsunuz? Keşke, elle tutulur bir başarınız olsaydı da bunu memleketimiz adına bir gurur vesilesi addetse idik. YANLIŞ YAPIYORSUNUZ! Erol Bey, göz kapatmakla gece olunmayacağı gibi gazetelere yazı yazdırmakla da başarılı olunmuyor. Rektörlük görevini layıkıyla yapamıyorsunuz. Bunu ben değil bizzat üniversitede görevli isimler dile getiriyor. İnsanlar sizin yönetim anlayışınızdan şikayetçi… Bir dokun, bin âh işit kâse-i fağfur’dan… Kimi dinlesem sadece şikâyet işitiyorum. Sizin döneminizde yaşanan birçok vakaya sessiz kaldınız. Mobbingler, haksız soruşturmalar, kul hakkı, taciz, ahlaksızlık kokan birçok olaya şahidiz. Ulan, öğrencisini taciz eden hoca meslek yüksekokuluna müdür olarak atandı. Ödül verir gibi! Kaç tane mobbing hadisesine şahidim. Sizin döneminizde! Nice hocaya sadece “size rektörlük seçimlerinde destek olmadığı ya da rakip olabileceği” yani sizden olmadıkları bahanesiyle soruşturma açıldı. Dışlandılar, baskıya ve sindirilmeye maruz kaldılar. Soruyorum? Bir akademisyenin bilgi üretmesi mi, sizden olması mı önemli? Önemli olan memleketin menafii mi, sizin nüfuz elde etmeniz mi? Söyledikleriniz ve yaptıklarınız arasındaki makas açıklığı almış başını gidiyor. Dünya çapında güvenirliği olan ve bilimsel hassasiyetlerle hareket eden uluslararası kuruluşların raporları bizim size olan yaklaşımımızın esas referansıdır. Sizin referansınız nedir? Erol Bey! Gazete bültenleriyle akademik kariyer inşa etmek ve reklam yapmak, sizi başarılı kılmaz. İnsanlar, gazete sayfalarına bakınca sizin görmediğiniz acı manzarayı müşahede ediyor. Ayrıca üniversite bütçesini, gazetelerde haberinizi yayınlatmak için harcayacağınıza, kurumunuzun bilimsel çalışmalarına yönelik fonu artırın. Bu, üniversitemizin prestijini artırmak ve başarı sıralamasını yükseltmek için hayati derecede önemli olur.
Ekleme Tarihi: 30 Kasım 2025 -Pazar

Bak Sen Şu Rektörün Yaptığına!

Rektörler, tabiri caizse üniversitelerin amiralleridir; fakat sahipleri olamazlar! Olmamalılar! Ne ilginçtir ki Mersin Üniversitesi’nin rektörü, üniversiteyi, sahip olduğu bir şirket gibi kullanmaktan geri durmuyor. Onu, bu eyleme sürükleyen etken ne olsa gerek?

Rektör Bey daha yüksek mevkide bir görev alabilmenin yahut “en azından” bulunduğu konumu muhafaza etmenin derdinde.

MAKAMLAR GİDİCİDİR!

Rektör Bey, üniversiteye atandığından beri ne gibi bir başarı elde etti diye soracak olursanız, size uzun uzadıya bir izahatte bulunmam. Çünkü ortaya elle tutulur başarı yok. Bundan sonraki ifadeler, bana ait tespitler değildir. Açıkçası rektör Bey, Mersin'e ve akademi camiasına tozpembe bir tablo sunma gayretinde olsa da hakikat, acı gerçeği ortaya koyuyor. Rektörün, artık hayal dünyasından çıkması ve olgularla yüzleşmesi elzem halini aldı.

“En kötü ihtimal, bu görevde kalırım" diye iç geçiren rektör Bey, bilimsel araştırmalar sonucunda kamuoyuna sunulan bilgilerle yüzleşmek yerine, medya aracılığıyla “mükemmel yönetici" algısında ısrar ediyor.

Yok, kardeşim. Sen Mükemmel bir yönetici değilsin. İyi de değilsin. İyi olarak tanımlanabilmen için, iyi yöneticilerin icraatlarına uygun işler yapman gerekir. Yaptın mı?

Sana göre evet; ama uluslararası kuruluşlar seni doğrulamıyor. Yoksa, dünyada otorite olarak kabul edilen kuruluşların senin aleyhine manipülasyon yaptığını mı düşünüyorsun?

Rektör Bey, seni öveni sevebilirsin; fakat eleştirilere katlanman gerekiyor. Rektörlük döneminde memleketin bilim havzasına, üniversitemize ve kentimize ne gibi bir faydan oldu?

BİZ GÜNDEM EDİNCE ETEKLERİNİZ TUTUŞUYOR

Uzun zamandır Mersin Üniversitesi'nin akademik alandaki girişimlerini ve faaliyetlerini takip ediyorum. Hem eğitime olan merakımdan hem de üniversitemizin bulunduğu durumdan dolayı…

Son yıllarda üniversitemiz ciddi bir başarı göstermek şöyle dursun, mevcut başarı sırasını dahi muhafaza edemiyor. Kan kaybediyor.

Ben bu sorunun üniversiteden ve üniversitedeki akademik camiadan kaynaklı olduğunu düşünmüyorum. Köklü geçmişi ve akademik potansiyeli olan bir kamu kurumundan bahsediyoruz.

Daha önce nice başarılara imza atan bu kurumumuz, bugün sadece ve sadece iyi idare edilmediği için ulusal ve uluslararası raporlarda “başarısız" olarak yer alıyor. Hiç mi bu raporlar dikkate alınmaz?

Ya da bu raporların ciddiye alınmaları için Erol Bey yönetimindeki Mersin Üniversitesi'nin 1. olarak gösterilmesi gerekiyor. İyi reklam olur değil mi sayın rektörüm?

Böyle bir durumda basın kuruluşlarına özel haber yaptırma gereği ve telaşı hissetmezsiniz. Buna ihtiyacınız kalmaz. Belki de üniversitenin içler acısı halini biliyorsunuz; fakat zahiri kurtarma adına basın kuruluşlarının kapısını çalıyorsunuz.

Sâhi, Erol Bey, Mersin Üniversitesi ile ilgili haberlerimizden sonra bazı basın kuruluşlarında sizinle ilgili övücü nitelikte haberlerin çıkması tesadüf olabilir mi?

Kamuoyuna yönelik bu haberlerde sizi ve üniversiteyi zirvelere taşıyan sûni cümleleri görmek gözlerimizi yaşatıyor(!)

Rektör Bey, gazetelere haber yazdırarak Mersin Üniversitesi’nin akademik alandaki gücünü ve bilimsellik indeksini yükseltmiş mi oluyorsunuz?

Keşke, elle tutulur bir başarınız olsaydı da bunu memleketimiz adına bir gurur vesilesi addetse idik.

YANLIŞ YAPIYORSUNUZ!

Erol Bey, göz kapatmakla gece olunmayacağı gibi gazetelere yazı yazdırmakla da başarılı olunmuyor. Rektörlük görevini layıkıyla yapamıyorsunuz. Bunu ben değil bizzat üniversitede görevli isimler dile getiriyor. İnsanlar sizin yönetim anlayışınızdan şikayetçi…

Bir dokun, bin âh işit kâse-i fağfur’dan…

Kimi dinlesem sadece şikâyet işitiyorum. Sizin döneminizde yaşanan birçok vakaya sessiz kaldınız. Mobbingler, haksız soruşturmalar, kul hakkı, taciz, ahlaksızlık kokan birçok olaya şahidiz.

Ulan, öğrencisini taciz eden hoca meslek yüksekokuluna müdür olarak atandı. Ödül verir gibi!

Kaç tane mobbing hadisesine şahidim. Sizin döneminizde!

Nice hocaya sadece “size rektörlük seçimlerinde destek olmadığı ya da rakip olabileceği” yani sizden olmadıkları bahanesiyle soruşturma açıldı. Dışlandılar, baskıya ve sindirilmeye maruz kaldılar.

Soruyorum? Bir akademisyenin bilgi üretmesi mi, sizden olması mı önemli? Önemli olan memleketin menafii mi, sizin nüfuz elde etmeniz mi?

Söyledikleriniz ve yaptıklarınız arasındaki makas açıklığı almış başını gidiyor. Dünya çapında güvenirliği olan ve bilimsel hassasiyetlerle hareket eden uluslararası kuruluşların raporları bizim size olan yaklaşımımızın esas referansıdır. Sizin referansınız nedir?

Erol Bey! Gazete bültenleriyle akademik kariyer inşa etmek ve reklam yapmak, sizi başarılı kılmaz. İnsanlar, gazete sayfalarına bakınca sizin görmediğiniz acı manzarayı müşahede ediyor.

Ayrıca üniversite bütçesini, gazetelerde haberinizi yayınlatmak için harcayacağınıza, kurumunuzun bilimsel çalışmalarına yönelik fonu artırın. Bu, üniversitemizin prestijini artırmak ve başarı sıralamasını yükseltmek için hayati derecede önemli olur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.