Son dönemlerde Anamur Devlet hastanesi çeşitli iddialarla gündeme gelmişti. Çok geçmeden yeni bir hadise ile yeniden gündeme geliyor. Bu kez gündemi biz belirleyeceğiz. Bir kamu kurumunun bir galyak ihalesi sonrasında içerisine düşürüldüğü durumu gözler önüne seriyoruz. Olmaz öyle şey, diyebilirsiniz; ama oluyor böyle şeyler.
Malumunuz Olduğu Üzere…
Hastanelerin ihtiyaçların karşılamak adına yılın belirli dönemlerinde birtakım ihaleler yapılır ve hastane bütçesine uygun teklifi veren firmalar, ihaleleri alırlar. Böylece hastaneler birçok açıdan tasarrufta bulunmuş ve ihtiyaçlarını en uygun şekilde karşılamış olur. Bu kapsamda Anamur Devlet Hastanesi galyak ihalesine çıkıyor.
İhale sürecinde olanlar pekâlâ normal. Normal olmasına normal; ama sıkıntılı hususa gelelim. Bir yıllık ihtiyacın karşılanması için ihale açılır. İhale süreci kısa sürede tamamlanır. Gerekli olan galyak da kısa sürede hastaneye ulaştırılır. Öyle de oldu.
Fakat ortada bir tutarsızlık var. Hastanenin ilgili birimleri ihtiyaç duyulan galyak miktarını ihaleye çıkarmış ama alınan galyak kısa sürede buhar olmuş!
Bir Anormallik Yok mu?
Bir hastane, yılda ne kadar galyak tükettiğini bilemez mi? Bilebilir tabi. Önceki yılların tüketim miktarına oranla pek bir değişiklik olmaz. Yani, geçen sene alınan galyak miktarı ile bu yıl alınan miktar hemen hemen aynı olur.
Ne var ki bu dönemde bir yıllık ihtiyacın karşılanması için alınan galyak hemen tükenmiş. Ne kadar sürede bitmiş dersiniz? Sıkı durun. Tam iki ay içerisinde bir yıllık galyak tüketilmiş. Ne yaptınız be abi? Eve mi götürdünüz, yoksa fakir fukaraya mı dağıttınız. Babanızın malı değil ki tasadduk edesiniz.
Şimdi mertçe konuşma vakti. Ya dürüstçe izah edin ya da sizi rezil edeceğim. Hastane yönetimi bu sürecin farkında değil mi? Siz hastane bütçesini böyle mi takip ediyorsunuz? Kamu kaynaklarını nasıl harcıyorsunuz, buyurun konuşun.
Şaibenin Kralı Var!
Matematiksel olarak 12 ayda tüketilen bir galyakın 2 ayda bitirilebilmesi mümkün müdür? Bu durum, birkaç koşulda mümkündür. Hani hastane bir yıl gibi bir sürede 6 kat oranında büyümüştür ve hastane yönetimi galyak tüketiminin bu oranda artışını hesaplama ehliyet ve liyakatine sahip olamamıştır. Ya da hastanede galyak tüketimini kat be kat artırarak kamu kaynaklarını zarara uğratmıştır ve hastane yönetimi bu durumdan habersizdir. Bir ihtimal, alınan galyak vurguncuların tezgahıyla ortadan kaybolmuştur ve yine hastane yönetiminin haberi olmamıştır. Tüm yollar hastane yönetimine çıkıyor. Adınız yönetim; ama yönetememişsiniz! Neyse.
Son olarak hastane yönetimi galyak ihalesine katılan firmanın bir yıldan önce yeni bir ihale sürecine katılma yasağına düştüğünü idrak ettiğinde bir şeylerin farkına varacaktır. Onu bunu bırakın binlerce tonluk galyak nerede?
Siyasi bir slogan haline gelebilir; ama siz öyle düşünmeyin. Bu durum benim sosyal sorumluluğum kapsamında.
Memleketin kemer sıktığı şu zorlu dönemeçte kamu kaynaklarını böyle bol keseden harcamak, yakmak ve belki de yok etmek kabul edilemez. Milletin malını tabiri caizse çarçur etmek de nedir?
Bu denli büyüklükte bir kaynağın kısa sürede yok olması şaibelidir. Düşünmüyor değilim, acaba hastanenin bir anda tüketilen başka kaynakları yahut stokları var mıdır?
Sanırım ilgili kurumlar, bu sorunun üstesinden gelecektir. Hakikat ortaya çıkacaktır, er veya geç.