Zeynel BOĞAN
Köşe Yazarı
Zeynel BOĞAN
 

İnsan Canı Bu Kadar mı Ucuz?

Dün gece Bolu Kartalkaya’da bir otelin yanması sonucu onlarca insanımız yanarak can verdi. Yanarak can vermek o kadar zor bir durum ki inancımıza göre yangında vefat eden Müslüman kişi, şehit kabul edilir. Yaşanan bu elim hadise, gün içinde birçok soruyu beraberinde getirdi. Ve her zamanki gibi mesele kısır siyasi tartışmalara konu edildi. Konuşulması gerekenleri yine dile getiremedik. Meramımızı ifade edemedik! Bu Memleket Güzel. Amma… Hiç olmayacak işleri konuştuğumuz, konuşulmaması gereken meseleleri gündemimize aldığımız için okyanusu geçip derede boğuluyoruz. Kendimizi ifade etmekte zorlanıyoruz. Duygularımız ve düşüncelerimiz bazen serkeş bir vazıyet alıyor.  66 insanın yanarak can verdiği bir otelin hemen yanında kayak yapmaya devam edenleri gördünüz mü? Hiç mi vicdanınız sızlamadı? Sadece yazıklar olsun! Dünyada en ucuz ölüm bu ülkede derler. Tartışılabilir. Fakat bana göre dünyanın hiçbir ülkesinde ölüm bizdeki gibi normalleşmemiştir. Siyasetçisinden idarecisine, yetkilisinden vatandaşına kadar birçok kişi yaşanan yangın hadisesini normal görüyor. Esasında meselenin ciddiyetini ve vahametini idrak etmek için aile bireylerimizden birinin mi can vermesi gerekiyor? Bazıları için durum böyle. Onca güzelliğe sahip milletimizin, ölümü bu kadar hafife alması yakışmıyor be usta! Hani yer gök inlese tepkinizden! Konuşanız! Bir futbol maçı için döküldüğünüz sokaklarda ağız dolusu öfke kussanız! Bağırsanız! Bu şekilde derdimi izah etmeye çalışıyorum; çünkü öfkeliyim! Farkındayım. Orada can veren her insanı kendi ailemizden ayrı görmememiz lazım. Suçluyu Bulmak Lazım Memlekette her işi usulüne uygun yaparsak bu tarz vakalar yaşanmaz. Sorumluluk ve ciddiyet problemimiz var, bizim. Bu nedenle suçlu öncelikle biziz. Kanunlar bu tarz hadiselerin yaşanmaması için yeterince kuralı ortaya koyuyorken bu tarz feci olayların yaşanma sebebi nedir? Cevabı çok basit: işgüzarlık! İşi yasalara uygun yapmıyor ve ciddiyetsiz davranıyoruz. Masraftan kaçınıyoruz. Bir otel düşünün, büyük ölçüde ahşap; ama yangın söndürme sistemi yok! Dahası yangın merdivenleri işlevsiz! İşletmeciler nice eksikliğe rağmen bu oteli nasıl işletebildi, ya da bunca eksikliğe rağmen otelin işletilmesi için gerekli ruhsat nasıl alındı? Eksiklikleri biranda tamamlayabilmek için ‘’torpil’’ denen bir ‘’acil sorun çözüm yöntemi’’ var. Ya da sırtını dayayacağınız bir dayınız vardır. Memleketteki köprü sayısına bağlı olarak dayı sayısı da artıyor! Mecazi manada köprü diyorum! Yani köprüler olmasa, ayılar dayı olamayacak! Nedir bu, her işi kılıfına uydurma sevdanız, nedir bu az masrafla çok kazanma hevesiniz? Günlüğü 30.000 TL’den misafir ağırlamayı biliyorsunuz; ama bu otele bir yangın söndürme sistemi kuramıyorsunuz! Sizin insanlığınız yok! Onlarca insanın katilisiniz! İşgüzar işletmeci ile ruhsat veren rüşvetçi yetkilinin iş birliğinden doğan felakete bakın! Kendi evladının ateşi çıkınca sabahlara kadar uyuyamıyorsun; fakat 66 insan diri diri yandı. Bazıları tanınmayacak halde. Bu insanları yangın mahallinden çıkarmak isteyen itfaiye ve sağlık ekiplerinin karşılaştıkları manzara nedeniyle geçirdikleri travmayı tahmin edemezsiniz! Psikolojik bunalıma giren, yeme-içmeden kesilen ve uzun süre konuşmayan bu insanların durumu, hakikati ortaya koymuyor mu? Hadise tahmin ettiğinizden daha acı ve feci! Ruhsat veren yetkili ile işletme sahibi kişiler hakkaniyete riayet etseydi bu yaşanır mıydı? Sizin işgüzarlığınız onlarca insanı yaktı! İnsanlığınızdan utanın. Mesele Siyasi Değil; Vicdanidir! Hemen her konuyu siyasete bağlama hastalığı son aylarda yayılmaya başladı. Birçok mevzuda ve gelişmede siyasetçileri itham etme yarışına giren vatandaş sayısı bir hayli fazla! Böyle yaparak, işgüzar işletmecinin ve ruhsat veren yetkilinin kaçışını mı sağlamaya çalışıyorlar, inanamıyorum! Söz konusu işletmenin ruhsat ve denetim işinden sorumlu olan kurumun, oteldeki eksiklikleri gidermeyen otel sahibinin ve bu konuda denetimi elden bırakan yetkili birimlerin yangın konusunda mesul bulunduklarını ifade etmeliyim. İşini namusuyla yapan kamu kurum ve personellerini tenzih ederim; sözüm hukuk tanımayanlara! Sosyal medyada algı ve dezenformasyonla tartışmaya yol açan ve tartışmaları hükümete bağlamaya odaklanan bir suç timi var. Tim diyorum; nitekim bunlar organize bir şebeke! Daha devlet ve hükümet ayırımı yapamayan bu aklı evveller, kirli niyetleriyle algı operasyonu yürütmeye çalışıyorlar! Hepsi hesap verecek. Hiç kimse kusursuz değildir; ama hemen her konuda hükümeti işaret etmek vicdansızlık! Yasalar, hayatı kolaylaştırmak için var; çiğnenmek için değil! Ne acı değil mi, günlüğü 30.000 TL olan otelde yangın söndürme araçları yok! Yangın merdivenleri ise devre dışı! Özür dilemek para etmez; çoğu kişinin canı yanacak! Benden söylemesi!
Ekleme Tarihi: 21 Ocak 2025 -Salı

İnsan Canı Bu Kadar mı Ucuz?

Dün gece Bolu Kartalkaya’da bir otelin yanması sonucu onlarca insanımız yanarak can verdi. Yanarak can vermek o kadar zor bir durum ki inancımıza göre yangında vefat eden Müslüman kişi, şehit kabul edilir. Yaşanan bu elim hadise, gün içinde birçok soruyu beraberinde getirdi. Ve her zamanki gibi mesele kısır siyasi tartışmalara konu edildi. Konuşulması gerekenleri yine dile getiremedik. Meramımızı ifade edemedik!

Bu Memleket Güzel. Amma…

Hiç olmayacak işleri konuştuğumuz, konuşulmaması gereken meseleleri gündemimize aldığımız için okyanusu geçip derede boğuluyoruz. Kendimizi ifade etmekte zorlanıyoruz. Duygularımız ve düşüncelerimiz bazen serkeş bir vazıyet alıyor.  66 insanın yanarak can verdiği bir otelin hemen yanında kayak yapmaya devam edenleri gördünüz mü? Hiç mi vicdanınız sızlamadı? Sadece yazıklar olsun!

Dünyada en ucuz ölüm bu ülkede derler. Tartışılabilir. Fakat bana göre dünyanın hiçbir ülkesinde ölüm bizdeki gibi normalleşmemiştir. Siyasetçisinden idarecisine, yetkilisinden vatandaşına kadar birçok kişi yaşanan yangın hadisesini normal görüyor. Esasında meselenin ciddiyetini ve vahametini idrak etmek için aile bireylerimizden birinin mi can vermesi gerekiyor?

Bazıları için durum böyle. Onca güzelliğe sahip milletimizin, ölümü bu kadar hafife alması yakışmıyor be usta!

Hani yer gök inlese tepkinizden! Konuşanız!

Bir futbol maçı için döküldüğünüz sokaklarda ağız dolusu öfke kussanız! Bağırsanız!

Bu şekilde derdimi izah etmeye çalışıyorum; çünkü öfkeliyim!

Farkındayım. Orada can veren her insanı kendi ailemizden ayrı görmememiz lazım.

Suçluyu Bulmak Lazım

Memlekette her işi usulüne uygun yaparsak bu tarz vakalar yaşanmaz. Sorumluluk ve ciddiyet problemimiz var, bizim. Bu nedenle suçlu öncelikle biziz. Kanunlar bu tarz hadiselerin yaşanmaması için yeterince kuralı ortaya koyuyorken bu tarz feci olayların yaşanma sebebi nedir?

Cevabı çok basit: işgüzarlık!

İşi yasalara uygun yapmıyor ve ciddiyetsiz davranıyoruz. Masraftan kaçınıyoruz.

Bir otel düşünün, büyük ölçüde ahşap; ama yangın söndürme sistemi yok! Dahası yangın merdivenleri işlevsiz!

İşletmeciler nice eksikliğe rağmen bu oteli nasıl işletebildi, ya da bunca eksikliğe rağmen otelin işletilmesi için gerekli ruhsat nasıl alındı?

Eksiklikleri biranda tamamlayabilmek için ‘’torpil’’ denen bir ‘’acil sorun çözüm yöntemi’’ var. Ya da sırtını dayayacağınız bir dayınız vardır. Memleketteki köprü sayısına bağlı olarak dayı sayısı da artıyor!

Mecazi manada köprü diyorum! Yani köprüler olmasa, ayılar dayı olamayacak!

Nedir bu, her işi kılıfına uydurma sevdanız, nedir bu az masrafla çok kazanma hevesiniz?

Günlüğü 30.000 TL’den misafir ağırlamayı biliyorsunuz; ama bu otele bir yangın söndürme sistemi kuramıyorsunuz! Sizin insanlığınız yok!

Onlarca insanın katilisiniz! İşgüzar işletmeci ile ruhsat veren rüşvetçi yetkilinin iş birliğinden doğan felakete bakın!

Kendi evladının ateşi çıkınca sabahlara kadar uyuyamıyorsun; fakat 66 insan diri diri yandı. Bazıları tanınmayacak halde. Bu insanları yangın mahallinden çıkarmak isteyen itfaiye ve sağlık ekiplerinin karşılaştıkları manzara nedeniyle geçirdikleri travmayı tahmin edemezsiniz!

Psikolojik bunalıma giren, yeme-içmeden kesilen ve uzun süre konuşmayan bu insanların durumu, hakikati ortaya koymuyor mu?

Hadise tahmin ettiğinizden daha acı ve feci!

Ruhsat veren yetkili ile işletme sahibi kişiler hakkaniyete riayet etseydi bu yaşanır mıydı?

Sizin işgüzarlığınız onlarca insanı yaktı! İnsanlığınızdan utanın.

Mesele Siyasi Değil; Vicdanidir!

Hemen her konuyu siyasete bağlama hastalığı son aylarda yayılmaya başladı. Birçok mevzuda ve gelişmede siyasetçileri itham etme yarışına giren vatandaş sayısı bir hayli fazla!

Böyle yaparak, işgüzar işletmecinin ve ruhsat veren yetkilinin kaçışını mı sağlamaya çalışıyorlar, inanamıyorum!

Söz konusu işletmenin ruhsat ve denetim işinden sorumlu olan kurumun, oteldeki eksiklikleri gidermeyen otel sahibinin ve bu konuda denetimi elden bırakan yetkili birimlerin yangın konusunda mesul bulunduklarını ifade etmeliyim. İşini namusuyla yapan kamu kurum ve personellerini tenzih ederim; sözüm hukuk tanımayanlara!

Sosyal medyada algı ve dezenformasyonla tartışmaya yol açan ve tartışmaları hükümete bağlamaya odaklanan bir suç timi var. Tim diyorum; nitekim bunlar organize bir şebeke!

Daha devlet ve hükümet ayırımı yapamayan bu aklı evveller, kirli niyetleriyle algı operasyonu yürütmeye çalışıyorlar!

Hepsi hesap verecek. Hiç kimse kusursuz değildir; ama hemen her konuda hükümeti işaret etmek vicdansızlık!

Yasalar, hayatı kolaylaştırmak için var; çiğnenmek için değil! Ne acı değil mi, günlüğü 30.000 TL olan otelde yangın söndürme araçları yok!

Yangın merdivenleri ise devre dışı!

Özür dilemek para etmez; çoğu kişinin canı yanacak!

Benden söylemesi!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.