Zeynel BOĞAN
Köşe Yazarı
Zeynel BOĞAN
 

Mersin’de Ak Parti Kimlere Kaldı?

Ak Parti, kuruluşundan sonraki en sancılı ve sönük günlerini yaşıyor. Partide değişim tartışmalarının gölgesinde kongreler gerçekleşmiş olsa da umut verici bir adım da atılmış değildir. Gelecekte bir seçim olması durumunda Ak Parti hiç olmadığı kadar yıpranmış ve halk nezdinde itibar kaybetmiş durumda. Mersin’de olup biten ne kadar olumsuz olay veya haber varsa bir şekilde Ak Parti ile ilişkilendirilmektedir. Bu da normal bir durumdur. Uzun süredir iktidarda olan bir parti olarak Ak Parti tüm kamu kurumlarından, bu kurumlarda çalışan amir ve memurlardan da sorumludur. Kamu kurumlarında yönetim zafiyeti veya halkın kamu kurumlarına yönelik suçlamaları elbette Ak Parti ile ilişkili olacaktır. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinden randevu alamayan bir vatandaş elbette dekanı veya rektörü değil Ak Parti iktidarını suçlayacaktır. Aynı durum diğer kurumlar için de geçerlidir. Yönetilemeyen ve halka hizmette yetersiz kalan kamu kurumlarının eksiklikleri veya yetersizlikleri elbette iktidar partisi olan Ak Parti ilişkilendirilecektir. Halkın geleceğe yönelik umudu kalmamışsa, her gün daha perişan halde kalıyorsa, üstelik başvurduğu kamu kurumlarından azar işitiyorsa bu durumun sorumlusunun Ak Parti olarak görülmesi doğaldır. Mersin Üniversitesi taciz olayları ile anılıyorsa, akademisyenlere mobbing yapılıyorsa, kampüste prezervatif dağıtılıyorsa sorumlu olarak elbette rektörden önce Ak Parti görülecektir. Mersin’de bulunan hastanelerde vatandaşlara kötü muamele yapılıyorsa, hastalığı istismar ediliyorsa ve hastalar üzerinden para kazanma yolu açılmış ise elbette sorumlu olarak Ak Parti görülecektir. Parti çalışmaları sadece kimin adamı kazanacak veya kimin adamı yönetimde olacak sorusuna indirgenmişse orada artık adam kayırmacılık, klik veya rant çetesi yer almış demektir. Seçkin, kendine zengin, rant peşinde koşan, ihale takibi yapan Ak Parti teşkilatı mensupları artık halkın gözünün içine baka baka bu işleri yapıyorsa elbette kokuşmuşluğun, dejenerasyonun sorumlusu olarak Ak Parti görülecektir. Eğitim kurumları ideal gençlik yetiştiremiyorsa, gelecek nesillerin durumu konusunda halk artık pesimisttik hale gelmişse, uyuşturucu, zararlı bağımlılıklar, mobbing, şiddet artık gençlik arasında iyiden iyiye yayılmış ise elbette sorumlu olarak Ak Parti görülecektir. Yaz sıcağında seracılık yapanların alın teri ile yetiştirdiği ürünleri 3-5 komisyoncu elinde heder olmuşsa, limon üreticisi 3-5 limon baronunun elinde oyuncak olmuşsa, muz üreticisi muz babalarının eline mahkûm kalmış ise sorumlu olarak Ak Parti görülecektir. Sömürülen, ezilen, perişan olan halk kitlesi artık iktidardan umudunu kesmiş ise, artık Ak Partiye desteğini çekmiş ise sorumlu Ak Parti olacaktır. Ak Parti teşkilatında görevli isimler, rekabetten istifade etmeye çalışan küçük topluluklar, eski veya yeni milletvekilleri, bakanlar ve daha birçok kişi nitelikli, kapsayıcı ve etkili hizmet ile halka dokunmak yerine görünürlük uğruna boy boy resim paylaşmakla yetiniyorsa Ak Partiye desteğin çekilmesinden Ak Parti sorumludur. Ak Parti teşkilatında çalışanlar para, makam, mevki ile havalara giriyorsa, her biri kibir abidesi oluyorsa ve halkı bir şeyden anlamayan saf ve sıradan insanlar olarak görüyorsa elbette Ak Partiden desteğini çekecektir ve bunun sorumlusu Ak Partidir. Ak Parti teşkilatında çalışanlar kalıcı, etkili, problem çözme odaklı çalışmalar yapmak yerine eski bir Ak Partili yetkilinin alışveriş yaptığı kasabın kardeşinin kayınvalidesinin taziyesine katılıyorsa ve bunu boy boy resim vererek büyük iş yapmış havasında paylaşıyorsa sorumlu Ak Partidir. Ak Parti teşkilat çalışanları yaptıkları her şeyi, katıldıkları her toplantılıyı, düzenledikleri her etkinliği sadece ve sadece genel merkezin kanaatini etkilemek için yapıyorlarsa sorumlu Ak Partidir. Parti içerisinde ağalık düzeni kurmak ve şirket yöneticisi gibi hareket etmek bir teamül haline gelmiş ise, tüm ilçelerin başkanları aynı kişinin belirlediği adaylardan atanıyorsa sorumlu Ak Partidir. Parti genel merkezine yanıltıcı bilgi ve rapor sunuluyorsa ve istendik yönde algı oluşturma çabası varsa sorumlu Ak Partidir. Ak Parti içinde rakip olan veya müstakbel rakip aday olma ihtimali olanların ayağını kaydırmak için ağıza alınmayacak cümleler kuruluyorsa, iftiralar üretiliyorsa ve hatta özel meseleleri ayyuka çıkarılarak belden aşağı vurmak göze alınıyorsa sorumlu Ak Partidir. Mut, Silifke ve Bozyazı gibi ilçelerde dibe vuran oy sayıları dikkate alınmıyorsa, elde edilen seçim sonuçları ortada iken ısrarla bazı yetersiz isimler bu ilçelere başkan olarak atanıyorsa sorumlu Ak Partidir. Bütün bunların sorumlusu elbette Ak Parti olarak görülmelidir. Çünkü Ak Parti iktidar partisidir ve uzun yıllardır iktidarda olmaya devam etmektedir. İktidar olmak zoru kabul etmek demektir. Zor zamanlar basit ve sığ zihinlerle aşılamaz. Tek dileğim Mersin Ak Parti teşkilatının yetersizliği ve zaaflarının Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a zarar vermemesi. Sayın cumhurbaşkanının aldığı oy oranı ile Ak Partinin aldığı oy oranı arasındaki makası dikkate alırsak bu makasın sorumluluğunun da Ak Parti olduğu açıktır. Ak Partinin istikbali paragöz patronlarda değil, umuda ve zafere muhtaç milletimizin dilek ve arzularına uygun çalışmalar yapan temiz ve pak Ak Parti çalışanlarına ait olacaktır. Timur, esir aldığı Yıldırım’a döner ve şöyle der: Koca dünya kala kala bir kör ile bir topala kaldı. Mersin Ak Parti teşkilatı kimlere kaldı?
Ekleme Tarihi: 25 Haziran 2025 -Çarşamba

Mersin’de Ak Parti Kimlere Kaldı?

Ak Parti, kuruluşundan sonraki en sancılı ve sönük günlerini yaşıyor. Partide değişim tartışmalarının gölgesinde kongreler gerçekleşmiş olsa da umut verici bir adım da atılmış değildir. Gelecekte bir seçim olması durumunda Ak Parti hiç olmadığı kadar yıpranmış ve halk nezdinde itibar kaybetmiş durumda. Mersin’de olup biten ne kadar olumsuz olay veya haber varsa bir şekilde Ak Parti ile ilişkilendirilmektedir. Bu da normal bir durumdur.

Uzun süredir iktidarda olan bir parti olarak Ak Parti tüm kamu kurumlarından, bu kurumlarda çalışan amir ve memurlardan da sorumludur. Kamu kurumlarında yönetim zafiyeti veya halkın kamu kurumlarına yönelik suçlamaları elbette Ak Parti ile ilişkili olacaktır.

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesinden randevu alamayan bir vatandaş elbette dekanı veya rektörü değil Ak Parti iktidarını suçlayacaktır. Aynı durum diğer kurumlar için de geçerlidir. Yönetilemeyen ve halka hizmette yetersiz kalan kamu kurumlarının eksiklikleri veya yetersizlikleri elbette iktidar partisi olan Ak Parti ilişkilendirilecektir.

Halkın geleceğe yönelik umudu kalmamışsa, her gün daha perişan halde kalıyorsa, üstelik başvurduğu kamu kurumlarından azar işitiyorsa bu durumun sorumlusunun Ak Parti olarak görülmesi doğaldır.

Mersin Üniversitesi taciz olayları ile anılıyorsa, akademisyenlere mobbing yapılıyorsa, kampüste prezervatif dağıtılıyorsa sorumlu olarak elbette rektörden önce Ak Parti görülecektir.

Mersin’de bulunan hastanelerde vatandaşlara kötü muamele yapılıyorsa, hastalığı istismar ediliyorsa ve hastalar üzerinden para kazanma yolu açılmış ise elbette sorumlu olarak Ak Parti görülecektir.

Parti çalışmaları sadece kimin adamı kazanacak veya kimin adamı yönetimde olacak sorusuna indirgenmişse orada artık adam kayırmacılık, klik veya rant çetesi yer almış demektir. Seçkin, kendine zengin, rant peşinde koşan, ihale takibi yapan Ak Parti teşkilatı mensupları artık halkın gözünün içine baka baka bu işleri yapıyorsa elbette kokuşmuşluğun, dejenerasyonun sorumlusu olarak Ak Parti görülecektir.

Eğitim kurumları ideal gençlik yetiştiremiyorsa, gelecek nesillerin durumu konusunda halk artık pesimisttik hale gelmişse, uyuşturucu, zararlı bağımlılıklar, mobbing, şiddet artık gençlik arasında iyiden iyiye yayılmış ise elbette sorumlu olarak Ak Parti görülecektir.

Yaz sıcağında seracılık yapanların alın teri ile yetiştirdiği ürünleri 3-5 komisyoncu elinde heder olmuşsa, limon üreticisi 3-5 limon baronunun elinde oyuncak olmuşsa, muz üreticisi muz babalarının eline mahkûm kalmış ise sorumlu olarak Ak Parti görülecektir.

Sömürülen, ezilen, perişan olan halk kitlesi artık iktidardan umudunu kesmiş ise, artık Ak Partiye desteğini çekmiş ise sorumlu Ak Parti olacaktır.

Ak Parti teşkilatında görevli isimler, rekabetten istifade etmeye çalışan küçük topluluklar, eski veya yeni milletvekilleri, bakanlar ve daha birçok kişi nitelikli, kapsayıcı ve etkili hizmet ile halka dokunmak yerine görünürlük uğruna boy boy resim paylaşmakla yetiniyorsa Ak Partiye desteğin çekilmesinden Ak Parti sorumludur.

Ak Parti teşkilatında çalışanlar para, makam, mevki ile havalara giriyorsa, her biri kibir abidesi oluyorsa ve halkı bir şeyden anlamayan saf ve sıradan insanlar olarak görüyorsa elbette Ak Partiden desteğini çekecektir ve bunun sorumlusu Ak Partidir.

Ak Parti teşkilatında çalışanlar kalıcı, etkili, problem çözme odaklı çalışmalar yapmak yerine eski bir Ak Partili yetkilinin alışveriş yaptığı kasabın kardeşinin kayınvalidesinin taziyesine katılıyorsa ve bunu boy boy resim vererek büyük iş yapmış havasında paylaşıyorsa sorumlu Ak Partidir.

Ak Parti teşkilat çalışanları yaptıkları her şeyi, katıldıkları her toplantılıyı, düzenledikleri her etkinliği sadece ve sadece genel merkezin kanaatini etkilemek için yapıyorlarsa sorumlu Ak Partidir.

Parti içerisinde ağalık düzeni kurmak ve şirket yöneticisi gibi hareket etmek bir teamül haline gelmiş ise, tüm ilçelerin başkanları aynı kişinin belirlediği adaylardan atanıyorsa sorumlu Ak Partidir.

Parti genel merkezine yanıltıcı bilgi ve rapor sunuluyorsa ve istendik yönde algı oluşturma çabası varsa sorumlu Ak Partidir.

Ak Parti içinde rakip olan veya müstakbel rakip aday olma ihtimali olanların ayağını kaydırmak için ağıza alınmayacak cümleler kuruluyorsa, iftiralar üretiliyorsa ve hatta özel meseleleri ayyuka çıkarılarak belden aşağı vurmak göze alınıyorsa sorumlu Ak Partidir.

Mut, Silifke ve Bozyazı gibi ilçelerde dibe vuran oy sayıları dikkate alınmıyorsa, elde edilen seçim sonuçları ortada iken ısrarla bazı yetersiz isimler bu ilçelere başkan olarak atanıyorsa sorumlu Ak Partidir.

Bütün bunların sorumlusu elbette Ak Parti olarak görülmelidir. Çünkü Ak Parti iktidar partisidir ve uzun yıllardır iktidarda olmaya devam etmektedir. İktidar olmak zoru kabul etmek demektir. Zor zamanlar basit ve sığ zihinlerle aşılamaz.

Tek dileğim Mersin Ak Parti teşkilatının yetersizliği ve zaaflarının Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a zarar vermemesi. Sayın cumhurbaşkanının aldığı oy oranı ile Ak Partinin aldığı oy oranı arasındaki makası dikkate alırsak bu makasın sorumluluğunun da Ak Parti olduğu açıktır.

Ak Partinin istikbali paragöz patronlarda değil, umuda ve zafere muhtaç milletimizin dilek ve arzularına uygun çalışmalar yapan temiz ve pak Ak Parti çalışanlarına ait olacaktır.

Timur, esir aldığı Yıldırım’a döner ve şöyle der: Koca dünya kala kala bir kör ile bir topala kaldı.

Mersin Ak Parti teşkilatı kimlere kaldı?

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve birebirhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.