Sabah yazarı Ersin Ramoğlu da FETÖ'cülerin deşifre olmamak için sürekli kılık değiştirdiklerini belirterek “Binbir suratlı şeytandır bunlar” ifadesini kullanmıştı. Maskeleri çok. Reis maskesi, CHP maskesi, sendikacı maskesi, Türk Solu maskesi, Milli Görüş maskesi, Ülkücü maskesi vs. Deşifre olmamak için hangi maske gerekiyorsa o maskeyi takarlar ve başka bir renge girerler. Önemli olan hedefe ulaşmak. Gerekiyorsa isim değiştirirler, cinsiyet değiştirirler, din değiştirirler…
Kimlik olmayınca, şahsiyet olmayınca aparat olarak kullanılmak, maşa olmak, manda altında yaşamak bir ayrıcalık olarak görünür. Bu nedenle her an için kullanıma hazır gönüllü hainlik potansiyeli olarak talimat beklerler.
Maya bozuk olursa, cibilliyet bozuk olunca, kan bozuk olunca ihanet etmek, hainlik yapmak, vatanını satmak gelecek bir şifreli talimata bakar.
“Mersin, FETÖ'nün alengirli elemanlarıyla dolu” demişti Ramoğlu, ve isimler saymıştı. Senelerce AK Parti İl Başkanlığı yapan Mekin Merter Salt ismini vermişti. FETÖ’nün Mersin Valisi olacakmış darbeden sonra. Hazır bekliyormuş.
Kapatılan Yıldırımhan okullarını yapanlar, Mersin'i betona boğduran FETÖ'nün inşaatçıları, kıyı bandını Flamingo gibi kuş isimleriyle işgal eden Sinan İnşaat…
Mersin’de FETÖ yapılanmasını o dönemi yaşayan ve gözleyen dikkatli bir okuyucu ifadesi net ortaya koyuyor: “Mersin’de FETÖ’nün Ak Partide etkinliği Mekin Merter Salt’la başladı. Halâ etkililer, bürokratları da atattıran siyasiler. Gerekli mücadele yapılmadı maalesef. 15 Temmuzda ilk akşam partide, cumhuriyet meydanında kimse yoktu. Bir gün sonra vekiller, parti başkanları mikrofon kapma yarışına girdiler. Hepsi FETÖ düşmanı oldu. Hepsini biliyoruz.”
Darbe başarılı olmadı. Peki, Mersin’de hazır görev bekleyen FETÖ’cüler nereye gitti? Kaçanlar kaçtı tamam ama kalanlara ne oldu? Onlar da renklendirme yöntemi ile farklı maskeler takarak, bukalemun gibi renk değiştirerek mandacılarından gelecek emiri bekliyorlar. Yöntem ve misyon değişmedi hiç.
Yer yarıldı yardan aşağı uçtular mı? Veya gök kapı kapı açıldı göğe mi kaçtılar? Kaçanların nereye kaçtığı belli ama kaçmayanlar aramızda. Üstelik bizi yönetmeye devam edenler de var. Maskeli ve renklendirilmiş belediye başkanı, müdür, parti yöneticisi, rektör, dekan, öğretim üyesi, öğretmen…

Silifke'de Okul Müdürü, Öğretmenevi ondan sorumlu. Gözümüzün içine sokarak FETÖ’nün gazetesinin reklamını yapıyor. Bu adam Mersin'de hala kamu kurumunda yönetici olarak çalışıyor. Bir de sendika takvimi ekleyince rengarenk olmuş! Kim demiş Silifke’de FETÖ yok diye? Uzun cümleler kurmaya gerek yok! FETÖ’nün renklendirme yönteminin en fazla Mersin’de işe yaradığı açık.
Erdemli FETÖ grubu tamamen Milli Görüş gömleği ile dolaşır. Kuzey Kıbrıs’ı Erdemli'den kontrol ederler. Kamu kurum ve kuruluşlarından hibe desteği, kredi ve doğrudan temin işi alırlar. Gazeteci tedarikçileri bile var.
Daha önce “İki Müdür Hikayesi” başlıklı köşe yazımda Erdemli’deki itirafçı ifadelerinde FETÖ’cü olarak adı geçen iki müdürün hikayesini yazmıştım. Onlardan birisi emekli oldu ama diğeri hala müdür. “2019 Mart ayında başka bir ilde tam İl Milli Eğitim Müdürü olacakken belki de daha önce iştirak ettiği toplantılar nedeniyle yoldan döndürülmüş.” Temmuz 2023 tarihinden beri Mersin’de bir ilçenin Milli Eğitim Müdürü.
Bu İlçe Milli Eğitim Müdürünün Erdemli Ak Parti İlçe başkanına akıl hocalığı yaptığı bilgisi de var. Bu nedenle o ilçe başkanı hep hatalar yapıyor ve Ak Partiye ve Reise zarar veriyor. Kasıtlı olmasın! Neden olmasın!
Bu ilçe milli eğitim müdürü de renklenmiş ve Milli Görüşçü olmuş. Sizce siyasi destek olmadan böyle alengirli bir müdürlük devam eder mi? Yoksa renklendirilmiş siyasiler de mi var?
Bir başkası Tarsus’ta Milli Görüşçü olarak renklendirilen FETÖcü, Ak Parti İlçe Başkanlığına oynuyor! FETÖ’cü Adil Öksüz ile akrabalık bağı var. FETÖcü eğitim sendikasında öncü idi. Oradan Ak Parti İlçe başkanlığına Milli Görüş rengi ile geçiş yaparsa hiç şaşırmam.
Bir diğerinin eniştesi FETÖ’den cezaevinde. Kız kardeşi adamın evinin alt katında oturuyor. Adamın kendi ikametgâhı Ankara görünüyor resmiyette. Babası da fiili olarak CHP’de ve CHP için aktif üye olarak çalışıyor. Mut Ak Parti ilçe başkanlığına oynuyor. Mili Görüş rengi taşıyor. Bagajı karışık ilişkiler ağı ile dolu olan bu adama referans olan isimler çok ilginç. Kimler mi? Mersin’de Ak Parti’de üst düzey yöneticilik yapmış anlı şanlı isimler. Karışık renkler ve ilişkiler ağı!
Bir başka adamın kız kardeşi FETÖ’den cezaevinde. Eniştesi de FETÖ’den cezaevinde. Erdemli FETÖ grubundan. Bu alengirli adam Aile Sosyal Politikalar İl müdürlüğünde il müdür yardımcısı oldu. Erdemli FETÖ grubundan olan adamın da FETÖ’cü olduğu açığa çıkınca tutuklandı ve o da cezaevine girdi! Bu adamı bile bile müdür yardımcısı olarak atayan, referans olan kim? Atanan belli. Atayan veya atanmasına referans olan masum mu? Referans olanın FETÖ’cü olma olasılığı nedir sizce? Ne renklendirme ama! Olayın içindeki herkes renkli olmuş.
Akademide Guguk Kuşları
Guguk kuşları yuva yapmaz, yumurtalarını diğer kuşların yuvalarına bırakır. Yumurtadan çıkan guguk kuşu yavrusunun ilk işi yuvadaki diğer yavruları yuvadan atmak ve yuvaya kendinin ve kendi ailesinin hâkim olmasını sağlamaktır. Tam FETÖ taktiği ve FETÖ parazitliği…
Mersin Üniversitesinde eski FETÖ’cü guguk kuşu... Selçuk Üniversitesinde doçent iken 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden sonra FETÖ iltisaklı olması nedeni ile 3 ay kadar açığa alınıyor. Selçuk Üniversitesinde kadro verilmeyen bu öğretim üyesi şeker hastalığı, ailevi sorunları gibi mağduriyet gerekçeleri ileri sürerek Mersin Üniversitesi Mühendislik Fakültesine kapağı atıyor. Sizce ilk işi ne oluyor?
Hemen bölümdeki asistanları ve diğer öğretim elemanını bölüm başkanına karşı örgütlüyor. Serde FETÖ eğitimi olunca bu işte başarılı oluyor. Zaten Rektörlük başvurusu yaptığı için üniversite yönetiminin rakip gördüğü, yönetim ile arası iyi olmayan bölüm başkanına kumpas kurmaya başlıyor. Tam bir ekip çalışması ile bölüm başkanını görevden aldırtıyor ve kendisi bölüm başkanı oluyor. Guguk kuşu gibi yuvadan bölüm başkanını atıyor ve kendi ekibini yerleştiriyor. Yeter mi? Boşaltmaya devam, kumpasa devam. Odadan da atıyor. Tüm fakülteyi ele geçirene kadar. Nasıl olsa zemin de müsait. Rektör de yaparlar bu guguk kuşunu. Hiç şaşırmam!

Adam FETÖ Zirve Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı. Mersin Üniversitesinde istihdam ediliyor. Araştırma Dekanı oluyor ve kızını da kendi bölümüne asistan alıyor. Tam bir guguk kuşu hikâyesi. Bir süre sonra bölümde kendi gibi olmayanları yuvadan dışarı atarsa ve sadece kendi gibileri kalırsa kimse şaşırmasın.

Bir diğeri, Hakkâri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ebubekir Ceylan FETÖ/PYD soruşturması ile ilgili olarak adliyeye götürülürken etrafında etten duvar örenlerden birisi. Sonra Mersin Üniversitesine getiriliyor, hemen Eğitim Fakültesine Yrd. Doç. olarak göreve başlatılıyor ve hemen dekan yardımcısı oluyor. Sonra da doçentlik kadrosu veriliyor. Kendisi şu anda Eğitim Fakültesinde demirbaş Dekan Yardımcısı olarak göreve devam ediyor. O da guguk kuşu olarak yuvadan boşaltma yapmak için elinden geleni yapıyor.
AKP eski Milletvekili Şamil Tayyar “Gereği yapılırsa o kadar çok makam boşalır ki” sözleri ile FETÖ mensuplarının renklendirme yöntemi ile çok sayıda kamu kurumlarını yönetmeye devam ettiğini vurgulamıştı. Çok doğru bir tespit.
Mersin’de FETÖ varlığı ve guguk kuşları puslu zamanlarda kafa çıkarıyorlar. Ancak temiz, pak ve vicdanlı Mersinliler tüm vatan hainlerine fırsat tanımazlar. Maskesi, rengi ne olursa olsun.
Mersin’i FETÖ ve diğer casusluk şebeklerinin dizayn etmesine izin vermemeliyiz!