İnsan hep unutur. Unutmak da bazen bir nimettir ama insan kendisini unuttuğu zaman, insan olduğunu unuttuğu zaman alarm ışığı yanar. İnsan, insan olduğunu unuttuğu zaman kendisi dışındakilerin de insan olduğunu unutur. Asıl tehlike budur.
Hepimiz insanız ve bazen insan olduğumuzu unutuyoruz. İnsan olduğumuzu unuttuğumuz için hata yapabileceğimizi de unutuyoruz. Bizim dışımızdakilerin de hata yapabileceğini hiç aklımıza getirmiyoruz.
Hayatın hengâmesinde kaybolup gittiğimizden olsa gerek insan olduğumuzu unutuyoruz ve hayata hayvan gibi bakıyoruz. Düşünmeden sadece reflekslerimizle hareket ediyoruz. Durup kendimizi dinlemek yok, düşünmek yok, empati kurmak yok, sabır yok, anlayış yok…
"İnsanlar içinde insanlardan bir insan ol!" der Hz. Ali. Ne demek bu?
İnsan ancak insanla insan olur. Öyle ise insan olmak gerek ve herkesin önce insan olduğunu kafamıza yerleştirmemiz gerek. Zira hepimiz insan olarak doğuyoruz ve insan olarak ölüyoruz. Başka bir özelliğimiz veya unvanımız yok ölürken. Sadece insanız. O kadar.
İnsan olan için bu dünya cennettir. İnsan olursak, her zaman insan olduğumuzun bilincinde olursak yaşadığımız bu dünya da cennet olur. Çünkü önce insan olanlar için cennettir bu dünya. Abdallık geleneğinin dervişi Neşet Ertaş’ın ifadesi ile:
Cennettir bu dünya insan olana, insan olana / Cehennem de burada hayvan olana
Ben kimim? Bu soruya verilen cevap önemli. Bu soruya yetiştiğiniz kültürel ve sosyal bağlamlarına veya rollerine göre cevap verebilirsiniz. Babayım, anneyim, Müslümanım, doktorum, müdürüm, valiyim, belediye başkanıyım, generalim, kralım, işçiyim gibi cevaplar verebilirsiniz. Bunların hepsi sonradan elde edilen veya bize verilen unvanlar. Bu unvanların bizim için riskli yanı, bize önce insan olduğumuzu unutturmasıdır.
Önce insan olmak demek, insana özgü duygulara, saygıya, vicdana sahip olmak demektir. İnsan olmak, sevinmeyi bilmek, üzülmeyi bilmek, acımak, empati kurmak, anlayışlı davranmak demektir. “İnsanlar içinde insanlardan bir insan olmaktır.”
Mersin siyasetini yakından takip eden bir gazeteciyim. Mersin Büyükşehir Belediye başkanı Vahap Seçer’i de takip ediyorum. Mersin’de sevilen, sayılan birisi ve bu nedenle de zaten halk nezdinde bir karşılığı var. Başkan seçilmesi bunun ifadesi zaten.
Ama şunu da biliyorum ki Vahap Seçer de bir insan. İnsanlar içinde insanlardan bir insan. Başkanlık ona sonradan verilen bir siyasi unvan. O da kesinlikle biliyor ki insan olarak doğdu ve insan olarak ölecek. Sadece Vahap Seçer değil. Hepimiz insan olarak doğduğumuza göre insan olarak öleceğiz. Tüm sosyal, kültürel unvanlar ve roller dünyada kalacak.
Vahap Seçer’in kız kardeşi de bir insandı. İnsanlar içinde insanlardan bir insandı. O da vefat etti. Hem de uzun süredir acısını çektiği evlerden ırak bir hastalık nedeni ile. Allah rahmet eylesin.
Kız kardeşi uzun süredir acı çekiyordu ve vefat etti. Kız kardeşini kendisi defneden bir insan olan Vahap Seçer var ortada. Bir insan olarak acısını yaşamasına bile izin verilmeden başkanlık görevleri ile ilgili eleştirilere başlamak ne kadar insani bir durum? MESKİ Büyükşehir Belediyesi ve Başkanlık ile ilgili. MESKİ tarafından yapılan su kesintileri var. Bu durumdan şikâyetçi olanlar var. Bu normal.
Fakat henüz kız kardeşini kaybetmenin üzüntüsünü atlatmadan, sıcağı sıcağına eleştiriler için aceleniz ne? Ortada insani bir durum var ve hep birlikte empati ile yaklaşma yerine eleştirerek, bağırıp çağırarak acılı bir insana yaklaşmak ne kadar insani?
Biz ne ara bu hale geldik? Empatiyi kaybettik, insan olduğumuzu unuttuk, insanlar içinde insanlardan bir insan olamadık. Nerde kaldı insanlık değerlerimiz?
Bu siyaset ne melanet bir şeymiş! Bizi insanlıktan uzaklaştırıyor, insanlar içinde insanlardan bir insan olduğumuzu unutturuyor, bizi birbirimize düşman haline getiriyor!
Felaket, ölüm, hastalık gibi insani durumlarda Başkan Vahap Seçer yerine insan Vahap Seçer olarak bakmayı ne zaman öğreneceğiz?
Siyaset, siyasi rekabet, unvanlar, sosyal roller geçicidir. Daimi ve kalıcı olan insan olmak ve insan olarak ölmektir.
İnsan olmak dolu dolu bir gönül sahibi olmaktır. İnsan olmak sevginin hiçbir şeye karşı duramayacağını anlayıp, tüm dünyayı sevgi ile kucaklamak, dünyayı cennete çevirmektir.
İnsan olan Vahap Seçer, her şeyden önce insanlar içinde, insanlardan bir insandır ve insan olarak insanca muameleyi hak etmektedir.
İnsanlar içinde insanlardan bir insan olduğumuzu unutmayalım!